Please download to get full document.

View again

of 18
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

1930 LARIN TASARRUF POLİTİKALARINDA İDEALİZE EDİLEN KADIN İMGESİNİN BASINDA TEMSİLİ: GENÇ CUMHURİYETİN MODERN VE TUTUMLU KADINLARI

Category:

Nature & Wildlife

Publish on:

Views: 18 | Pages: 18

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
The Journal of Academic Social Science Studies International Journal of Social Science Doi number:http://dx.doi.org/ /jasss6934 Number: 54, p , Spring I 2017 Yayın Süreci / Publication Process
Transcript
The Journal of Academic Social Science Studies International Journal of Social Science Doi number:http://dx.doi.org/ /jasss6934 Number: 54, p , Spring I 2017 Yayın Süreci / Publication Process Yayın Geliş Tarihi / Article Arrival Date - Yayınlanma Tarihi / The Published Date LARIN TASARRUF POLİTİKALARINDA İDEALİZE EDİLEN KADIN İMGESİNİN BASINDA TEMSİLİ: GENÇ CUMHURİYETİN MODERN VE TUTUMLU KADINLARI REPRESENTATION OF THE IDEALIZED WOMAN IMAGE IN THE 1930 S SAVING POLICIES IN THE PRESS: THE MODERN AND FRUGAL WOMEN OF THE YOUNG REPUBLIC Öğr. Gör. Filiz Yıldız Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Öz Uzun savaş yıllarının ardından kurulan Cumhuriyet Türkiye si yokluk ve olanaksızlıklarla karşı karşıyadır. Bu tabloya 1929 dünya ekonomik bunalımının etkileri de eklenince milli ekonomiyi güçlendirme çabasında tasarruf ve yerli malı kullanımının önemi de artmıştır. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, 1930 yılından itibaren ağırlık kazanan ulusal kalkınma mücadelesinde tasarruf ve yerli malı seferberliği önemli bir yer tutmaktadır. 14 Aralık 1929 tarihinde kurulan Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti önderliğinde, vatandaşlarda tasarruf ve yerli malı kullanımına dair bilinç uyandırmak ve tüketim alışkanlıklarının bu bilinçle oluşmasını sağlamak için çeşitli etkinlikler düzenlenmiş, halka tasarruf ve yerli malı kullanmanın önemi anlatılmış, bu yönde davranışları pekiştirecek yarışmalar yapılmıştır. Tasarruf mücadelesinde ev idaresi ve çocuk yetiştirme rolleri nedeniyle kadınlardan daha fazla destek beklenmiştir. Dönem gazeteleri incelendiğinde halkın tasarruf bilincini yükselten ve yerli malı kullanımını teşvik eden yayınlarla basının bu süreçte önemli bir misyon üstlendiği görülmektedir. Kadınların desteğini arttırmak adına yapılan çağrılarda ulusal kalkınma mücadelesine destek vermek için tutumlu davranmak ve yerli malı kullanmak vatansever olmakla eşlenirken, ekonomik alanda yapılan bu mücadele milli mücadeleyle bir tutulmuştur. Basında yer verilen içeriklerde ev idaresinde tasarruf bilinciyle hareket eden, çocuklarını tutumlu olmaya alıştıran kadınlardan övgüyle söz edildiği, lüks tutkusu ve israfın ise eleştirildiği görülmektedir. Betimleyici tarihsel analiz yöntemiyle yapılan bu çalışmada Cumhuriyet, Akşam, Vakit ve Hakimiyet-i Milliye gazeteleri incelenerek tasarruf politikalarıyla idealize edilen kadın imgesinin basında nasıl üretildiği ortaya çıkarılmaya çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Tasarruf, Yerli Malı Haftası, Kumbara Seferberliği, Ev Ekonomisi, Tutumlu Kadınlar 390 Filiz Yıldız Abstract Founded after an extended war epochs, the Turkish Republic faced poverty and impossibilities. When the effects of word economic depression in 1929 was added, the importance of savings and use of domestic goods was amplified for struggle of national economic consolidation. In the history of the Turkish Republic, campaign for savings and domestic good kept ground in the struggle of national development highlighted after With the leadership of Association of National Economy and Savings, founded on 14th December 1929, various activities were organized, the importance of savings and use of domestic goods were articulated, and contests reinforcing the such behavior were conducted in order to raise awareness on savings and use of domestic goods among public and to ensure shaping the consumer habits according to this very sentience. During this struggle, owing to their role on home economics and child rearing, supports of women were expected even more. When the newspapers of that period are examined, it is clearly seen that the press undertook a very central duty by means of topics on raising awareness of public for savings and on encouraging the use of domestic goods. Frugal behavior through struggle of national development and use of domestic goods was levelled as being patriotic in invitation to boost the women support, while this economic struggle considered equal to war of independence. The press content, while eulogized the women who made conscious choices about home economics and trained their children as frugal people, criticized the gracious living and extravagance. Conducted with Descriptive Historical Research method, this study scrutinizes newspapers called Cumhuriyet, Akşam, Vakit and Hakimiyet-i Milliye and attempts to narrate how the image of women, idealized with the saving policies, was produced in the press. Keywords: Savings, Domestic Goods Week, Moneybox Campaign, Home Economics, Frugal Women Giriş 1930 yılı Türkiye nin ekonomi politikalarında önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirilmektedir dünya ekonomik bunalımının etkisi ile güçlü bir milli ekonomi yaratılması yolunda çabalar artmış, içe dönük, korumacı-devletçi ekonomi politikaları ağırlık kazanmıştır. Bu süreçte atılan ilk önemli adım bazı milletvekilleri tarafından kurulan Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyetidir. Başkanlığını TBMM Başkanı Kazım Özalp in yaptığı cemiyet, 14 Aralık 1929 tarihinde kurulmuş, bu çerçevede ülke çapında uzun soluklu bir tasarruf seferberliği başlatılmıştır. 12 Aralık 1930 tarihinden itibaren ise her yıl Aralık tarihleri arasında Tasarruf ve Yerli Mallar Haftası kutlanmaya başlamıştır. Krizin etkilerini en aza indirmek ve ulusal ekonomiyi güçlendirmek amacıyla uygulanan ekonomi politikalarının önemli bir yönünü halkın tasarrufa ve yerli malı kullanmaya teşvik edilmesi oluşturmaktadır. Bu amaca ulaşmak adına yapılan bir takım yasal ve kurumsal düzenlemelerin yanı sıra basın da etkin biçimde kullanılmıştır. Dönem gazetelerine bakıldığında Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti nin kuruluşunun ardından gazetelerin konuyla ilgili gelişmeleri aktaran haberlere ve bilinç yükseltici yazılara ağırlık verdiği görülmektedir. Bu süreçte evin idaresinden sorumlu bireyler olarak daha çok kadınların tasarruf bilincine sahip olmaları amaçlanmış, Cumhuriyet kadınlarından hem ev idaresinde hem de çocuk yetiştirirken bu bilinçle davranmaları beklenmiştir. Bir diğer ifadeyle 1930 lu yılların tasarruf mücadelesinin merkezine kadınlar yerleştirilmiştir. Cumhuriyet in ilanın ardından Muasır Medeniyetler Seviyesine Ulaşmak şeklinde ifade edilen çağdaşlaşma hedefinde kadınla ilgili modernleştirici uygulamalar önemli yer tutmaktadır. Bu süreçte kadınların, toplumsal rollerini değiştiren ve kamusal hayata katılımlarını arttıran düzenlemeler yapılmıştır. Bu kapsamda eğitimli, laik, düşünce yapısı, davranışları ve dış görünüşüyle modern, kamusal alanda erkeklerle yan yana olan, kariyer mesleklerde yükselen kadınlar yeni 1930 ların Tasarruf Politikalarında İdealizeedilen Kadın İmgesinin Basında Temsili: Genç Cumhuriyetin 391 rejimin ideal kadınlarıdır. Erken Cumhuriyet dönemi toplumsal cinsiyet ideolojisi, modern aile söylemine ve aileyle ilgili hukuksal düzenlemelere yer veren, eğitim alanında eşitlik temelli cins ideolojisini egemen kılan, kadın ve erkeğin karma pratikler içinde bir araya gelmesini sağlayan ve çalışma hayatında kadın varlığını arzulayan bir yapıya sahiptir (Durakbaşa, 1998: 51). Bununla birlikte, kadınların özel alandaki rol ve sorumluluklarıyla ilgili bazı beklentiler de dile getirilmektedir. Modernleşme yanlısı egemen erkeklerin söylemlerinde modern Cumhuriyet kadınlarının iyi bir eş ve anne olarak özel alandaki sorumlulukları vurgulanmaktadır. Kadınlardan öncelikle ev içi rollerini başarıyla yerine getirmeleri beklenir. Kadınların ev içi rolleriyle ilgili olarak öne çıkarılan bazı değerlerin tasarruf politikalarıyla da örtüştüğü görülmektedir. Egemen ideolojinin değerlerinin halka anlatılması ve benimsetilmesinde önemli rol oynayan dönem gazeteleri incelendiğinde Yuvayı dişi kuş yapar mantığıyla evinde sorumluluklarını bilen, ev idaresinden anlayan, tutumlu, maharetli, lüks ve israftan kaçınan, eşine karşı anlayışlı kadınlar; sağlıklı, çalışkan ve tutumlu çocuklar yetiştiren annelerin idealize edildiği görülmektedir. Cumhuriyet kadınının 1930 ların tasarruf politikalarının simgesi haline getirildiği düşüncesiyle yola çıkılan bu makalede, kurucu kadronun kadınlardan beklentileri ve idealize edilen tutumlu kadın imgesinin gazeteler üzerinden ortaya konulması hedeflenmiştir. Çalışma kapsamında betimleyici tarihsel analiz yöntemi uygulanmıştır. Nitel araştırmalarda başvurulan betimleyici analizde elde edilen veriler başlıklar altında tasniflenmekte, özetlenmekte ve yorumlanmaktadır. Bulgular arasında neden-sonuç ilişkileri kurulmakta ve gerekli görüldüğünde olguların karşılaştırılması yapılmaktadır. Araştırmaya ışık tutacak verilere ulaşmak için ise görüşme, gözlem ve doküman incelemesi olmak üzere başlıca üç yöntem kullanılmaktadır (Yıldırım & Şimşek, 2008: 224) lu yıllarda Türkiye nin ulusal kalkınma mücadelesinde kadınların rolünü ve basının bu konudaki tutumunu ortaya koymayı amaçlayan bu çalışmada gerekli verilerin elde edilmesinde doküman incelemesine başvurulmuştur. Kurucu idarenin uygulamaya koyduğu Tasarruf politikalarının odağında kadınların olduğu varsayımına dayanan çalışmada, Tasarruf mücadelesinde Cumhuriyet kadınları nasıl konumlandırılmıştır?, Basında tasarruf seferberliğine destek veren kadınlar nasıl temsil edilmektedir?, Tasarruf bilincinin oluşturulması ve uygulanmasında sınıfsal ayrılıklar söz konusu mudur?, Annelerden bu konuda ne tür görevler beklenmekte ve bu konu basında nasıl işlenmektedir? gibi sorulara yanıt aranmaktadır. Basının konuya ilgisinin daha çok tasarruf ve yerli malı haftasının kutlandığı aralık ayında arttığı bilinmektedir. Bununla birlikte 1929 Aralık ayında Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti nin kurulmasını izleyen günlerde ve 1930 yılının Ocak ayında devam eden bilinç yükseltme etkinlikleri nedeniyle gazetelerde tasarruf konusuna geniş ölçüde yer verilmiştir. Bu nedenle çalışma kapsamına Cumhuriyet, Akşam, Vakit ve Hakimiyet-i Milliye olmak üzere yüksek tirajlı dört gazetenin 1929 Aralık, 1930 Ocak ve Aralık, sayıları dâhil edilmiştir. Zaman aralığının yıllarıyla sınırlanmasının nedeni, bu dönemin tasarruf seferberliğinin ağırlık kazandığı bir zaman dilimine karşılık gelmesidir. Böylelikle daha fazla örnek içerik üzerinden tasarruf ideolojisinin kadınla ilgili yönünün aktarılabileceği düşünülmektedir lu Yıllarda Tasarruf Politikaları ve Yerli Malı Kullanımının Teşviki Genç Türkiye Cumhuriyeti, güç savaş yıllarının ardından maruz kaldığı ekonomik sıkıntıları, ulusal kalkınma mücadelesiyle aşmaya çabalamıştır. Ulusal kalkınma hamlesinde halktan, özellikle de milli mücadele yıllarında fedakarlıklarıyla takdir kazanan kadınlardan kurucu kadroların destek bekle- 392 Filiz Yıldız diği anlaşılmaktadır (Yaşa, 1980: 82; Yavuz, 1999:94). Cumhuriyet in ilanından önce Mustafa Kemal Atatürk ün bu beklentiyi dile getirdiği görülmektedir. Zira Atatürk ün tam bağımsızlık anlayışının temelinde siyasal, askeri, hukuki, kültürel ve ekonomik alanda olmak üzere bütüncül bir bağımsızlığın zorunluluğuna olan inanç yer almaktadır Memleketin ekonomik sorunlarına çareler aramak üzere 17 Şubat-4 Mart 1923 tarihleri arasında toplanan İzmir İktisat Kongresinde bir konuşma yapan Mustafa Kemal Atatürk, ekonomi konusunun birincil önemde olduğunu vurgularken, ülke kalkınması için tüm kesimlerin desteğini istemiştir. İzmir İktisat Kongresi nde yaptığı konuşmada Atatürk, Azami tasarruf şiarı millimiz olmalıdır diyerek tasarruf ve tüketimin sınırlandırılması çağrısında bulunmuştur. Bu çağrıyla uyumlu biçimde Kongre de, tüm çabaların ülkenin ekonomik kalkınmasına yöneleceği vurgusu yapılmış, yerli üretimin geliştirilmesi, lüks ithalatın sınırlandırılması, gibi milli ekonomiyi güçlendirecek kararlar alınmıştır (Yaşa, 1980: 77; Killi, 2011: 203; Arıburnu, 1973: 78). İzmir İktisat Kongresi ile özel girişime yatırım imkânı tanınmışsa da ülkede yeterli sermaye ve deneyime sahip işadamlarının olmayışı, anamal kıtlığı, teknik bilgi yoksunluğu gibi nedenlerle ekonomide liberal tavır sonuca ulaşmamıştır. Yalnız Türkiye de değil dünyada da, Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler anlayışının 1929 bunalımıyla daha da aşınması devletçilik ilkesinin güçlenmesine yol açmıştır. Böylelikle bu süreçte bürokrasinin denetlediği ve yönettiği bir ekonomik kalkınma mücadelesi ağırlık kazanmıştır (Killi, 2011: 203). Ekonomik kalkınma mücadelesinin önemli bir yönünü oluşturan tasarruf ve yerli malı seferberliği kapsamında halkı tutumlu davranmaya koşullandıran mesajların gerek devlet kurumlarınca tertip edilen toplantılar ve çeşitli etkinlikler gerekse de basın aracılığıyla dolaşıma sokulduğu görülmektedir. Bu süreçte gazetelerin mizah sütunlarından reklamlara dek pek çok içerikte tasarruf bilinciyle hareket etmenin vatandaşlık görevi olduğu vurgulanmış, ekonomik kalkınma mücadelesinin milli mücadeleyle eşdeğer olduğu inancı pekiştirilmeye çalışılmıştır. TBMM reisi Kazım Özalp başkanlığında kurulan ve isteyen herkesin üye olabileceği Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti tasarruf mücadelesinde önemli bir aşama olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk ün himaye ettiği cemiyetin gayesi, Halkı israfla mücadeleye, hesaplı, tutumlu yaşamağa (yaşamaya) ve tasarrufa alıştırmak; Yerli mallarımızı tanıtmak, sevdirmek ve kullandırmak; Yerli mallarımızın miktarını yükseltmeğe (yükseltmeye), metanet ve zerafet (zarafet) itibarile (itibarı ile) hariçteki mümasil mallar derecesine getirmeğe (getirmeye) ve fiyatlarını ucuzlatmağa (ucuzlatmaya) çalışmak; Yerli mallarımızın sürümünü arttırmak şeklinde sıralanmıştır (Hakimiyet-i Milliye, 17 Kânunuevvel 1929). Kısa sürede ülke genelinde 273 şubeye ulaşan Cemiyetin propaganda faaliyetleri arasında halkı tasarruflu olmaya teşvik etmek üzere tasarruf konulu filmlerin yapılarak vatandaşlara izlettirilmesi, tasarrufla ilgili atasözlerinin gazetelerde aktarılması, afiş ve broşürler bastırarak tasarrufun gerekliliğinin anlatılması sayılabilir (Duman, 1992: 131). Ayrıca 1930 yılı başından itibaren yerli üretim yapan ve satan kuruluşlar cemiyet tarafından kayıt altına alınmış, yerli malı katalogları oluşturularak halkın konuya göstermiş olduğu ilgi pekiştirilmeye çalışılmıştır. Düzenlenen yerli malı sergilerinde Türk sanayiini en iyi temsil edecek ürünlerin numuneleri cemiyet tarafından toplanarak Ankara ya getirilmiş ve bu tür etkinliklerde sergilenmiştir. Yerli mallar üzerine yerli olduğuna dair ibare konulması yerli malı kullanımını teşvik edici bir diğer uygulamadır. İthal ürünlere yerli malı etiketi iliştirilmesi halinde ise ağır para cezası uygulanacağı belirtilmiştir (Akşam, 29 Kânunuevvel 1929). Tasarruf propagandasının güçlü mecralarından bir diğerini ise gazete reklamları oluşturmaktadır. Bu süreçte gazetelerde özellikle tasarruf seferberliğinin lokomotif kuruluşlarından olan Türkiye İş Bankası nın kum- 1930 ların Tasarruf Politikalarında İdealizeedilen Kadın İmgesinin Basında Temsili: Genç Cumhuriyetin 393 bara seferberliği kapsamındaki reklamları görünür olmuştur. Vatandaş Tasarruf Milli Bir Borçtur. Tasarrufa Başla, Çocuğunuzu küçükken tasarrufa alıştırınız. Tasarruf itiyadını tesis için en iyi vasıta evinizde bir kumbara bulundurmaktır. Tasarruf kumbarası çocuğu abur cubura para sarf etmekten kurtarır ve ona istikbal için hazırlanmak lüzumunu öğretir, Tasarrufun birinci şartı evde kumbara bulundurmaktır. Kumbarasız tasarruf yapılamaz, Tasarruf Kumbaraları Hayatınızın her müşkül anında imdadınıza yetişebilecek yegâne emin sigortadır. Evinizde bir kumbara bulundurunuz şeklindeki mesajlarla ailelerin çocuklarını para biriktirmeye teşvik etmesi istenir. Ayrıca bazı gazetelerin, tanınmış ailelerin çocuklarını örnek göstererek ebeveynleri etkileme çabasında olduğu gözlenmektedir. Örneğin Hakimiyet-i Milliye, Tasarruf, zamanımızın en lüzumlu ve ehemmiyetli bilgisidir başlığıyla hazırladığı iktisat sayfasında Tasarruf ordusunun küçük neferlerinin para biriktirme başarısını övgü dolu sözlerle aktarmıştır ( 17 Kânunuevvel 1930) yılından itibaren Aralık tarihleri arasında kutlanmaya başlanan Tasarruf ve Yerli Malı Haftası, ulusal kalkınma sürecinin bir başka aşamasıdır. Sergi, konferans, yarışma, radyo konuşmaları, basına verilen demeçler gibi bilinç yükseltici faaliyetleri içeren Tasarruf ve Yerli Malı Haftasının ilki Başvekil İsmet İnönü tarafından Türk Ocağında yapılan bir konuşmayla açılmıştır. Radyodan naklen verilen bu konuşmada Başvekil İsmet Paşa, milli iktisat ve tasarruf için halk desteğini vurgulamış ve milli sermayeyi güçlendirecek en önemli unsurun ailelerin sabırla biriktireceği mütevazı paralar olduğunu söylemiştir. Tasarruf ve Yerli Malı haftası kapsamında düzenlenen faaliyetler arasında Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti tarafından düzenlenen Vitrin Müsabakası da yer alır. Mağazalarının camekânlarını yerli ürünlerle en iyi süsleyen işyeri sahiplerinin seçildiği bu yarışmalar geleneksel hale getirilmiş ve bu tür etkinliklerle halkın ilgisi yerli ürünlere çekilmek istenmiştir (Hakimiyet-i Milliye, 13 Kânunuevvel 1930) Ayrıca, kumbara seferberliğinin öncü kuruluşu Türkiye İş Bankası tarafından hafta kapsamında düzenlenen etkinliklerle halka tasarruf konulu filmler izlettirilmiştir (Hakimiyet-i Milliye, 18 Kânunuevvel 1930). Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti tarafından 20 bin risale bastırılarak tayyareler tarafından havadan bırakılmıştır (Akşam, 12 Kânunuevvel 1930). Basında da yerli ürün kullanımını arttırma yönünde propaganda nitelikli içeriklere ağırlık verilmiştir. Bu içerikler arasında Vatandaş, yerli malı kullanmak Türk çiftçisini ve Türk işçisini düşünmek demektir gibi milli duygulara seslenen sloganlar yer almaktadır. Hatta milli bir vazife olarak nitelendirilen tasarruf mücadelesinde halkın çay ve kahve tüketimini de sınırlandırması istenmiştir. 01 Kânunusani 1930 tarihli Akşam gazetesinde yer alan bir duyuruda, 1928 yılında 4.5 milyon liralık kahve, 2 milyon liralık çay ithal edildiğine dikkat çekilerek herkesin günlük çay ve kahve tüketimini yarıya indirmesi çağrısı yapılır. Bu dönemde gazetelerde ıhlamurun sağlık açısından faydalarına yer veren içerikler artar. Bu tür haberlerde halka verilen mesaj, çay ve kahvenin gıda maddesi olmadığı gibi sağlık açısından zararlı özellikler taşıdığı, kahvaltıda sıcak içecek ihtiyacının çorba ile karşılanması şeklindedir. Hatta, Türk Kadın Birliği tarafından yapılan bir çalışmada alt gelir grubundaki ailelerin çocuklarının yeterli ve dengeli beslenmesi için bir beslenme listesi hazırlanmış, bu listeye uyulması halinde tasarruf yapılabileceği vurgulanmıştır. 2. Tasarruf Mücadelesinde Cumhuriyet Kadınları Cumhuriyet Türkiye sinde, kadın ve kadınlık alanı, toplumu yeniden yapılandırmak amacıyla değiştirilmesi gereken bir unsur olarak görülmüştür. Modernleşmenin simgesi haline getirilen kadının, 1930 yılı son- 394 Filiz Yıldız rası devletçi ekonomi politikalarına koşut olarak hayata geçirilen tasarruf seferberliğinin de kadınlara sorumluluk yüklediği söylenebilir. Bu süreçte, kamusal alanda modern görünümüyle varlık gösterdiği kadar özel alandaki rollerini de layıkıyla yerine getiren kadın imgesinin yüceltildiği görülmektedir. Bir diğer ifadeyle savaş yıllarının vatansever Türk kadınından bu kez de ulusal kalkınma mücadelesinde fedakârlık beklenmektedir. Vatansever kadın, başta ülkesinin sonra ailesinin geleceği için israftan kaçınmalı, kendisinin ve ailesinin ihtiyaçlarını karşılama konusunda tutumlu olmalıdır. Çocuk yetiştirme rolü nedeniyle annelik kutsanırken, gelecek nesillerin tasarruf bilincine sahip olmasında kadınlara büyük görevler düştüğü inancı egemendir. Tasarruf ve yerli malı kullanımıyla ilgili politikalarda kadının sembol olarak öne çıkarılması da bu beklentiyle açıklanabilir. Sanayileşmede geç kalmış toplumların ulus inşa sürecine modernleşme uygulamaları eşlik ederken, bu süreçte bir ideoloji ve siyasi hareket olarak milliyetçilik akımları belirleyici olmuştur. Cumhuriyet ideolojisinin kadının özel alandaki varlığıyla ilgili beklentileri, ulus devlet inşasında egemen olan milliyetçi değerlerle uyumludur. Kandiyoti ye göre (2015: ), ulus devletlerin kurulma sürecinde egemen olan milliyetçi politikaların kadınlar üzerindeki etkilerine dair birbirine zıt iki yaklaşım söz konusudur. Bu yaklaşımlardan ilki milliyetçi projeleri, kadınların bilincini yükselten, onları kamusal alan
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks