Please download to get full document.

View again

of 19
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

EĞİTİM PSİKOLOJİSİ İÇİNDEKİLER BİLGİYİ İŞLEME KURAMI BİLGİYİ İŞLEME KURAMI ZİHİNSEL YAPIDA ÖĞRENMENİN OLUŞUMU BİLGİYİ İŞLEME KURAMI

Category:

Arts & Architecture

Publish on:

Views: 91 | Pages: 19

Extension: PDF | Download: 1

Share
Related documents
Description
İÇİNDEKİLER *BİLGİYİ İŞLEME KURAMI: Bellek ve türleri, Bilişsel Süreçler (dikkat, algı, kodlama, unutma, geri getirme veya çağırma, tekrar vb.), öğrenme stratejileri vb. EĞİTİM PSİKOLOJİSİ *ÖĞRENMEDEN
Transcript
İÇİNDEKİLER *BİLGİYİ İŞLEME KURAMI: Bellek ve türleri, Bilişsel Süreçler (dikkat, algı, kodlama, unutma, geri getirme veya çağırma, tekrar vb.), öğrenme stratejileri vb. EĞİTİM PSİKOLOJİSİ *ÖĞRENMEDEN ÖĞRETİME KURAMLAR ve YAPILANDIRMACILIK: Temel kavramlar (bilgi ve öğrenme), kuramın ilkeleri, süreçleri ve kuram temelli eğitim durumu hazırlama vb. 1 6.Hafta 2 BİLGİYİ İŞLEME KURAMI Öğrenmeyi en en kapsamlı şekilde açıklayan öğrenme yaklaşımı bilgi işleme modeli dir. BİLGİYİ İŞLEME KURAMI Bu model insan zihninin işleme şeklini, bilgisayarın işleme şekline benzeterek açıklar. Buna göre hem insanlar hem de bilgisayarlar bilgiyi alırlar, depolarlar, geri getirirler ve bu bilgilere dayanarak karar verirler. 3 4 BİLGİYİ İŞLEME KURAMI ZİHİNSEL YAPIDA ÖĞRENMENİN OLUŞUMU Örneğin bir matematik problemi ile karşılaştırıldığında, sayı ve yazı şeklindeki semboller kullanılır (girdi), problem üzerinde çalışılır (işlem uygulama) ve bir çözüm meydana getirilir (çıktı). Dikkat Algılama Yürütücü Biliş Tekrar Öğrenme bilgiyi işleme fonksiyonunu sağlayan bir seri işlemler bütünü olarak kabul edilir. Kodlama Geri getirme Bozulma Unutma (Kaybolma) Unutma (Kaybolma) 5 Unutma (Kaybolma) 6 1 ATKINSON-SCHIFFREN BİLGİYİ İŞLEME MODELİ BİLGİ DEPOLARI Bilgi depoları, bilginin tutulduğu ve bilgiyi işlemenin gerçekleştiği depolardır. Üç ana bellek deposu vardır; 1. Duyusal bellek (duyusal kayıt) 2. Kısa süreli bellek (çalışan bellek) 3. Uzun süreli bellek 8 DUYUSAL BELLEK DUYUSAL BELLEK Duyu organları sürekli çevreden gelen uyarıcı bombardımanına maruz kalırlar. Bu uyarıcılar ilk olarak duyusal belleğe ulaşır. Kapasite Duyusal belleğin çevresel uyarıcıları alma kapasitesi sınırsızdır. Bilginin kısa bir süre tutulduğu bilgi deposudur. Ör: Parmağınızı bir süre gözünüzün önünde tuttuktan sonra hızla çektiğinizde gölgesini bir süre hissedersiniz. Bu duyusal kayıtta bir süre tutulmasının sonucudur. 9 Depolama şekli Duyusal bellekte kapsanılan bilgi dış çevrenin ilk izidir ve dış uyarıcıların tam bir kopyasıdır. Duyu organlarının aldığı şekilde depolanır: görsel bilgi görsel biçimde, işitsel bilgi işitsel biçimde vb. bir süre için depolanır. Anlamlı hale getirilmek istenen bilgi, işleme sistemi için kısa süreli belleğe aktarılır. Bu mekanizma dikkat tir. 10 DUYUSAL BELLEK KISA SÜRELİ BELLEK Depolama süresi Bilgi kısa bir sürede işleme sistemine aktarılmaz ise kaybolur ve tekrar geri getirilemez. Duyusal belleğin bilgiyi ne kadar süre tutabildiğine ilişkin kesin veriler sunmak oldukça zordur ve bu noktada psikologlar arasında tam bir fikir birliği yoktur. Bilginin depolanma süresi, alındığı duyu organına göre farklılık gösterir. Görsel bilgi 0,5-1 saniye arası, işitsel bilgi 2-4 saniye arasında tutulabilmektedir. Kısa süreli bellek duyusal kayıttan aktarılan sınırlı miktardaki bilgiyi, kısa süreli depolama görevini üstlenmektedir. Temel bir bellek deposu işlevini yürütmektedir. Kısa süreli bellekte bilinçli olarak bilginin farkına varılır ve bilgi anlamlı bir şekle dönüştürülür. Duyusal bellekte depolama süresi çok kısa olduğundan bilginin farkına varılmaz. Ör: Okuma esnasında öğrenmenin anlamlı olabilmesi için cümlenin bütün algılaması gerekir. Eğer duyusal bellekte kısa süreli bir depolama gerçekleşmemiş olursa cümlenin sonuna geldiğinde başındaki kelimeler unutulmuş olur ve tam bir algılama sağlanamaz KISA SÜRELİ BELLEK KISA SÜRELİ BELLEK Kapasite Sınırlı miktarda bilgiyi alma kapasitesine sahiptir. Miller bu kapasiteyi 7 birim olarak kabul etmiştir. Öğrenme sürecinin birinci aşaması olan kısa süreli bellekte bilgi ne kadar çok olursa olsun ancak 7 birimlik bilgi sisteme alınabilir, diğerleri kaybolur. Depolama şekli Görsel ve işitsel olarak depolanır. İşitsel daha baskındır. Kodlama şekli bireye göre değişir. Ör. İşitme engelli görsel olarak kodlar. Bu sınırları arttırmak için iki yol kullanılır; 1. Gruplandırarak birimleri genişletme (Bilginin daha geniş birimler içerisinde örgütlenmesi yine de gruplanan bilgi fazla ise almakta zorlanır) 2. İşleme süresini kısaltma (Sistemin boş olması gerekir. Bilişsel süreçler daha etkin kılınarak bu süre içerisinde daha fazla miktarda bilgi işlenebilir. 13 Depolama süresi Bilginin tutulma süresi saniyedir. Bu süre içinde bilgi işlenmez ve uzun süreli belleğe gönderilmezse unutulur ve bu bilgi geri getirilemez. Ör: Rehberden bir telefon numarasına bakarak telefon edilebilir ancak bir kodlama yapmadan numarayı ikinci kez hatırlamak zordur ve tamamen unutulur. Bu süreyi arttırmanın yolu zihinsel tekrardır. 14 KISA SÜRELİ BELLEK KISA SÜRELİ BELLEK Bilgiyi işleme şekli Kısa süreli bellek, bilgiyi işleme merkezidir. İşlenen bilgi uzun süreli depoya gönderilir. İki şekilde bilgi depoya gönderme gerçekleşir; - Bilgiyi aynen işleme ve depolama (ezberleme) - Uzun süreli bellekteki ilişkili bilgi ile bütünleştirerek ilişkili şemalar içerisine depolamak (anlamlandırmak) altı kere altı otuzaltı dedemin bıyığı yolda kaldı çöpçü geldi süpürdü dedem bıyıksız kaldı altı kere altı otuzaltı hakem dedi penaltı rıdvan dedi atalım tanju dedi kaçalım Bu tekerlemeleri okuyarak kısa süreli belleğinize atarsınız. Tekrar etmezseniz unutursunuz KISA SÜRELİ BELLEK Bilgiyi işleme şekli Ezberleme yoluyla öğrenmede kullanılan temel bilişsel süreç tekrar dır. Bilgi aynen tekrarlanarak, alındığı şekliyle bağımsız bir birim olarak uzun süreli bellekte depolanır. Bir diğer öğrenme (işleme) şekli anlamlandırma dır. Anlamlandırma uzun süreli bellekteki bilginin, yeni gelen bilgi ile kısa süreli bellekte ilişkilendirmesi yoluyla yeni bilgiye anlam verilerek gerçekleştirilir. 17 Kapasite Depolama şekli 1. Sözel kodlar 2. İmgelem 3. Anlam ve önermeler İşlemsel bilgi Depolama süresi Depolamanın yapıldığı bellek çeşitleri Anısal bellek Anlamsal bellek 1. Hiyerarşik düzenleme 2. Önerme ağı 3. Şema 18 3 Sürekli bellek deposudur. Kısa süreli bellekte işlenmiş olan bilgi uzun süreli belleğe gönderilerek depolanır. Bir bilginin öğrenilmiş kabul edilmesi için mutlaka uzun süreli bellekte depolanmış olması gerekir. Kapasite Uzun süreli bellek kapasitesi sınırsız olarak kabul edilmektedir. Çok miktardaki farklı bilgiyi kapsayabilir. Ör: Telefon rehberinden bir numaraya baktıktan sonra telefon tuşlarına basılarak arama sağlanır. Bilgi uzun süreli belleğe gönderilmeden doğrudan tepki üreticisine gönderilerek tepkide bulunulmuş olur. Öğrenme gerçekleşmiş değildir. Daha sonra aranmak istendiğinde numara hatırlanmaz, bilgi kaybolmuştur. Bir bilgi birikiminin depolanabilmesi için bazı bilgilerin kaybolması ve yeni gelenlere yer açılması gerekmez Depolama şekli İki şekilde gerçekleşir. 1. Açıklayıcı bilgi 2. İşlemsel bilgi Kavramsal bilgi İşlemsel bilgi Depolama şekli Depolama şekli Açıklayıcı bilgi üç ana form içerisinde depolanır. 1. Sözel kodlar (Kelimeler olarak depolanır, hikaye anlatımı, atasözleri vb.) 2. İmgelem (Bireyin bir yapı ve olayı (görsel yada işitsel) depolarken zihinsel resmini oluşturmasıdır) Açıklayıcı bilgi; kavramlar, olgular, tanımlar ve kurallarla ilgili olan bilgidir. 3. Anlam ve önermeler (Bir nesne veya olayın özellikleri, bağlantılı olduğu öğeler, doğru yanlış yargısı içinde ele alınan önermeler vb. kapsar. Hatırlamada her bir ayrıntıdan çok, o durum veya olayın taşıdığı anlam önem kazanır. 21 Ör: Okunulan bir metinde her bir cümle veya kelime değil, genel bir anlam hatırlanır. 22 Anlamlar önermeler şeklinde depolanmaktadır. Ör: Ahmet in çok sevdiği amcasının beyaz bir otomobili var. İşlemsel bilgi; bir işin nasıl yapılacağını gösteren bilgidir. Ör: Bir otomobili kullanırken sıralamada yapılması gereken her bir işleme ilişkin bilgidir. Bir önermenin iki öğesi vardır; 1. Bir veya daha fazla öğeyi içerir (Ahmet ve amcası) 2. Tek bir ilişkiyi kapsar (vardır) 23 Bir işin üretilmesi durumunda ne yapılması gerektiğine ilişkin bilgidir (bazen bir sıralama takip eder). Bir davranışın başarılı olarak yerine getirilmesi için, değişen durumlara davranışların uydurulması gerekir. Davranışın düzenlenmesinde Bu durumda şöyle yapılar mantığı hakimdir. Ör: Bisiklet kullanımında Hızlı gitmek istersen, pedalı hızlı çevir Yavaş gitmek istersen, pedalı yavaş çevir Sağa dönmek istersen, direksiyonu saat yönünde çevir gibi. 24 4 Depolama süresi Depolamanın yapıldığı bellek çeşitleri Depolama süresi oldukça uzundur, hatta sınırsız olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte kaybolma şekli farklıdır. İki ana yapı içinde değerlendirilir. Duyusal bellek ve kısa süreli bellekte bilgi bir diğer belleğe geçmezse kaybolurken uzun süreli bellekte bilgi bir kez depolandıktan sonra kaybolmaz. 1) Anısal (episodik) bellek 2) Anlamsal (semantik) bellek Hiyerarşik düzenleme Önerme ağı Şema Depolamanın yapıldığı bellek çeşitleri Anısal (episodik bellek) Yaşantı içerisindeki olayların depolanmasıdır. İzlediği bir futbol maçındaki olaylar, bir defile, doğum günü vb. olayların zamanı, geçtiği yer, içinde bulunan kişiler, olayların akışı ve sonuçları anısal bellekte depolanır. Yaşamda olağan bir tarzda meydana gelen ve birey için bir anlam ifade etmeyen olayların hatırlanması zordur. Anlamsal (semantik) bellek Kısa süreli bellekte işlenerek anlam kazandırılan ve depolanmak üzere uzun süreli belleğe gönderilen örgütlenmiş bilgi bütünlerini kapsar. Uzun süreli bellekte bir zaman-mekan olayı olarak depolanan anılar, kısa süreli belleğe geri getirilip yeni alınan diğer bilgiyle bütünleştirilerek anlamsal bir yapı kazandırılabilir Anlamsal (semantik) bellek 1. Hiyerarşik düzenleme: Bilgilerin genelden özele doğru ilişkili olarak aşamalı bir şekilde düzenlenmesidir. Bu düzenlemede en genel bilgi üste yazılır. İkinci dereceden genel olanlar alt sıraya yazılır ve diğer aşamalar sırasıyla devam eder. Anlamsal (semantik) bellek 2. Önerme Ağı: Birbiriyle ilişkili fikirler seti olarak görülebilir. Bir yargı vardır. Kanarya bir kuştur yargısı gibi. Bir fikri açıklayan bir cümlenin içerisinde birden fazla önerme vardır ve bunlar uzun süreli bellekte bir ağ şeklinde depolanırlar. Ör: Ahmet in çok sevdiği amcasının beyaz bir otomobili var. Amcanın otomobili vardır Hayvan Derisi vardır Kanarya Otomobil beyazdır Ahmet çok sever Kuş Diğer kuşlar Uçabilir Ötebilir Diğer hayvanlar 5 Anlamsal (semantik) bellek 3. Şema: Şemalar bütünleştirilmiş bilgi birikimleridir. Nesneler ve olaylar, bireyler, duygular ve onlar arasındaki ilişkileri gösteren büyük miktarlardaki bilgilerin örgütlendiği yapıları içerirler. Anlamsal (semantik) bellek 3. Şema Nesneler Şemalar, bireylerin duydukları ve okuduklarını nasıl algılayıp anlamlandıracaklarını etkilerler. Biriktirilemez nesneler Biriktirilebilir nesneler Şemalar farklı kavram ve fikirleri büyük kategoriler altında toplayan çerçeve gibidir. Bellekte ilişkiler ve işlemler ağı olarak betimlenir. Antika olmayanlar Antikalar 31 Kullanım yerleri -Yatırım -Dekorasyon -Hobi Özellikleri -Doğal materyalden -Fonksiyonel -Değerli 32 Dikkat Bir bilgi deposundan diğerine bilgi akışını sağlayan zihinsel eylemler dir. Uyarıcılar üzerinde bilinçli bir odaklaşma sürecidir. Bilinçlilik, odaklaşmada sınıflandırılmış bir kapasite miktarı ortaya koyar ve diğer uyarıcılar bilince ulaşmadan kaybolur. Bu süreçler; Dikkat Algılama Tekrar Kodlama Geri getirme Duyusal bellekten gelen büyük miktarda bilginin sınırlı kapasiteye sahip kısa süreli belleğe bilinçli bir formda kısa sürede gönderilmesi mümkün değildir. Bunun için seçme gereklidir. Bu süreçte üç temel işlem gerçekleşir: 1. Önemli bilgiye karar verilir 2. Önemli bilgi üzerinde odaklaşma sağlanır 3. Odaklaşılan bilgi işleme sürecine gönderilir Dikkat Algılama Bilginin seçiminde içsel ve dışsal özellikler etkili olur. Dışşal özellikler uyarıcı ile ilgili olandır. Uyarıcının büyüklüğü, şiddeti, parlaklığı, değişkenlik göstermesi, hareketliliği ve yeni olması dikkatin odaklaşılmasında etkili olur. Anlam vermeyi ifade eder. Birey duyusal bellekten gelen bazı uyarıcıları fark ettiğinde bu uyarıcıları tanımaya ve yorumlamaya ihtiyaç duyar. Örneğin bir metin içerisinde koyu veya italik yazılmış cümle veya kelimeler diğerlerine göre daha fazla dikkat çeker ve daha önemli olarak algılanır. Kısa süreli belleğe giden bilgiyi etkiler, bu belleğe giden bilgi doğru özellikler olmaktan ziyade algılanmış özelliklerdir. İçsel özellikler ise bireyin kendisi ile ilgili olanlardır. Bireyin beklentileri, geçmiş yaşantısı, ilgisi ihtiyaçları odaklaşmayı sağlayan özelliklerdir. Bireyin öğrenmesi gereken bilgiler olarak gördüğü yapılar diğerlerine göre daha fazla dikkat çekici olur. 35 Algılanmış bilginin geçersiz olduğu durumlarda bilginin yanlış işlenmesi ve depolanmasına yol açacaktır. Ör: Öğretmen öğrenci iletişiminde anne tavrı içinde yumuşak davranış gösterilmemelidir sözü öğretmen resmi ve otokratik tarzda davranmalıdır şeklinde algılayabilir. 36 6 Algılama Algılama bireyin geçmiş yaşantısından ve uyarıcının oluştuğu ortamdan etkilenir. Birey geçmiş yaşantısında edinmiş olduğu bilgi ve önermeler için şemalar oluşturmuştur. Ör: Ders sırasında bir şeyler karalayan öğrenci için öğretmen; a) Saygısızlık ediyor b) Kullandığım yöntem etkili olmadı şeklinde algılayarak kısa süreli belleğe gönderir. Tekrar Kısa süreli bellekte bilgiyi tutma süresi 20 saniye civarı gibi kısa bir süreden ibaret olduğundan zihinsel tekrarın (rehearsal) öğrenmede önemi büyüktür. Kısa süreli bellekten bilgi ya uzun süreli belleğe gönderilir ya da kısa süreli bellekten kaybolmamasını sağlamak için tekrara ihtiyaç vardır. Algılamayı etkileyen bir diğer faktör uyarıcının nasıl bir durum veya formda sunulduğudur. Aynı uyarıcı farklı durumlarda farklı algılanır. Çünkü kısa süreli belleğin alacağı bilgi miktarı oldukça sınırlı olduğundan yeni bilginin ulaşmasıyla kaybolur Tekrar Bu nedenle, daha fazla bilginin kısa süreli bellekte daha uzun süre kalması için; 1-Gruplama, küçük parçaları ilişkilendirerek geniş parçalar haline getirme, 2-Zihinsel tekrar gerekir. Tekrar 1-Gruplama: Kısa süreli bellek ancak 7±2 birimlik bilgi alabildiğinden bu belleğe ulaşan daha büyük miktardaki bilgiler daha büyük gruplar halindeki birimlere ayrılarak daha çok bilgi tutulabilir. Örneğin, olan bir telefon numarasını bu şekilde bir bütün olarak kısa süreli belleğe almaktansa, Ayrıca bu tekrar yeteri kadar uzun süre yapıldığında bilgi ezberlenmiş bir şekilde uzun süreli belleğe kaydedilir. Bunu yaparken aralıklı tekrar tek seferde yapılan yoğun tekrardan daha etkilidir şeklinde 4 birim olarak işlemek kısa süreli belleğin bu bilgiyi daha etkili bir şekilde işlemesini sağlar BİLGİYİ İŞLEME ŞEMASI Tekrar 2-Kodlama: Kısa süreli bellekteki bilgiyi tekrar ederek kısa bir süreliğine zihinde tutmanın dışında kodlama olmadan çevreden edinilen bilginin kaybolur. Kodlama, kısa süreli belleğe alınan bilginin uzun süreli bellekte var olan bilgi ile ilişkilendirilerek uzun süreli belleğe transfer edilmesidir. Uzun süreli bellekte bulunan şemalara yeni gelen bilginin eklenmesi ve var olan şemanın yeniden düzenlenmesi Piaget nin belirttiği dengeleme ve uyum sürecinde olduğu gibi öğrenme sürecinde önemli bir etkinliktir. Kodlamanın etkili olması anlamlandırma ile olanaklıdır Bilgiyi Uzun Süreli Bellekten Geri Getirme (Hatırlama): Bilgiyi Uzun Süreli Bellekten Geri Getirme (Hatırlama): Bilginin uzun süreli bellekte bulunarak açığa çıkarılması sürecidir. Bilginin hatırlanmasının kolaylaştırmak için: 3-Zihinsel olarak zamanda geriye giderek çağrışım bağlarını yeniden oluşturun. 1-Bilgiyi öğrendiğiniz anı ve çevreyi hatırlamaya çalışın. Örneğin, sınıfta öğretmeninizin o konuyu anlatışını hatırlamak size o bilgileri geri getirebilir. 2-Bilgiyi öğrendiğiniz kapsamla olan bağlantıları bulmaya çalışın. Kimi zaman hatırlamak istediğiniz konuyla ilintili olan diğer konuları hatırlamak da bilgiyi geri getirmenizi kolaylaştırabilir Bilgiyi geri getirmek için kullanılabilecek diğer bir yöntem de alfabeden yararlanmaktır. Örneğin; bir isim hatırlamaya çalışıyorsunuz. İsmin ilk harfinden eminsiniz ancak gerisini hatırlamıyorsunuz. Alfabedeki harfleri teker teker hatırladığınız harfin yanına koyarak aradığınız ismi hatırlamanız mümkün olabilir. 44 HATIRLAMAYI GÜÇLEŞTİREN ETMENLER HATIRLAMAYI GÜÇLEŞTİREN ETMENLER Dilimin ucunda fenomeni: Dilimin ucunda fenomeni gündelik hayatımızda sıklıkla yaşadığımız hatırlama güçlüklerinden birisidir. Özellikle bir isim ya da bir kavram hatırlamaya çalışırken karşılaşılan bir durumdur. Bilginin uzun süreli belleğimizde olduğumuzdan eminizdir ancak bir türlü onu bulup geri getiremeyiz. Dilimin ucunda fenomeni gündelik yaşamda ortalama olarak haftada bir kez yaşanmaktadır ve yaşanma sıklığı yaşla birlikte artmaktadır. Hatırlanmak istenen kelimenin genel anlamı ya da belirli bir hecesi hatırlanabilmekte ancak tamamı hatırlanamamaktadır. İnsanların %50 si özellikle ilk harfi hatırlayabilmektedir. Dilimin ucunda fenomenlerinin yaklaşık yarısı ortalama 1 dakika içerisinde çözümlenebilmektedir HATIRLAMAYI GÜÇLEŞTİREN ETMENLER HATIRLAMAYI GÜÇLEŞTİREN ETMENLER Geriye doğru ket vurma: Geriye doğru ket vurma yeni öğrenilen bilgilerin eskisini bozmasıdır. Bir başka deyişle uzun süreli belleğimize yeni gelen bilgi gerideki başka bir bilgiyi engellemekte ve bozmaktadır. İleriye doğru ket vurma: Seri pozisyon etkisi: Bu etki bir listenin hatırlanmasının gerekli olduğu durumlarda geçerli olmaktadır. Bu gibi durumlarda listenin başındaki ve sonundaki kelimelerin orta kısımda yer alan kelimelerden daha fazla oranda hatırlandığı görülmektedir. Burada da önceden belleğimizde var olan bilgilerimiz yeni öğreneceğimiz bilgiyi engellemektedir. Kimi zaman bir şeyi biliyor olmak yeni bir şeyi öğrenmeyi oldukça güçleştirmektedir. İşte buna sebep olan faktör ileriye ket vurmadır. Seri pozisyon etkisi iki bileşenden oluşmaktadır. Listenin başındaki kelimelerin daha kolay hatırlanmasına öncelik etkisi; listenin sonundaki kelimelerin daha kolay hatırlanmasına da sonralık etkisi denilir ÖĞRETİM Öğretmenin temel işlevi; öğrenmeyi sağlamaktır ve buna ÖĞRETME denir. ÖĞRENMEDEN ÖĞRETİME KURAMLAR Öğretim öğrenme amaçlarının kazandırılması için öğrenme koşullarının uygun bir şekilde düzenlenmesidir. Etkili bir şekilde öğrenme sağlanması için öğretim gerçekleştirilirken dört öğenin dikkate alınması gerekir ÖĞRENEN 2-ÖĞRENME GÖREVİ Öğrenen kişinin önceki bilgileri, güdülenmişlik düzeyi, öğrenme stili, bilme biçimleri, tutumları vb. özellikleri ortamı düzenlenirken dikkate alınması gerekmektedir. Öğrenenin öğretim ortamındaki beceri, işaret vb.den hangisini öğrenmesi hedefleniyor ve sonuçta bir çıktı olarak öğrenende ne oluşturulmaya çalışılıyorsa bu öğrenme görevidir ÖĞRENME ÇEVRESİ 4-ÖĞRENMENİN ORTAYA ÇIKTIĞI BAĞLAM: Öğrenme koşulları, öğrencinin güdülenmesi, tutumları ilgileri gibi duyuşsal özelliklerinin nasıl sağlandığı ile ilgilidir. Sınıf, okul, öğrenen grubunun özellikleri ve bunlar üzerinde uygulanan araçların yarattığı etkileşim türlerine dikkat edilmelidir. Örneğin öğrenci kimyaya değer veriyorsa bu dersi öğrenmek için hazır durumdadır. Öğretmen bu boyutları tanıma, düzenleme ve kontrol etme sorumluluğunu taşır BLOOM UN TAM ÖĞRENME MODELİ BLOOM UN TAM ÖĞRENME MODELİ Bloom insanın öğrenme kapasitesini üç ayrı alana ayıran ilk kişidir. Bu alanlar bilişsel, duyuşsal ve psikomotor alanlardır. Öğrencilerin olabildiğince aynı düzeye getirilmeleri sağlanmaya çalışılmalıdır; Bloom un temel sayıltısı bir sınıftaki öğrencilerin başarılı olmaları, onların yetenek düzeylerine değil, öğretimin niteliğine ve onlara ihtiyaçları kadar zaman vermeye dayalıdır. Duyuşsal giriş özellikleri; Derse başlamadan önce öğrencilerin güdülenmesi, ilgisinin çekilmesi, genel olarak o derse olduğu kadar, o gün anlatılacak konuya kaşı olumlu tutum sağlanması gibi duyuşsal özelliklerinde denklik sağlanması Bu durumda öğrenemeyen öğrenci değil yeteneklerine ve öğrenciye uygun hızla yapılmayan öğretim vardır. Bilişsel giriş davranışları; öğrencinin önceki bilgileridir BRUNER VE BULUŞ YOLU İLE ÖĞRENME BRUNER VE BULUŞ YOLU İLE ÖĞRENME Çocuğun dünyayı algılamasında ortaya çıkan temsil (tasarım) ve insan zihin gücünün artmasındaki kültürün aracı rolü üzerinde durmuştur. Okul ile bilişsel gelişim arasındaki ilişki noktasında buluş yolu ile öğrenme yaklaşımını geliştirir. Bul
Similar documents
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks