Please download to get full document.

View again

of 7
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

FAALİYETİNE SON VEREN KURUMLARDA DEVREDEN KDV

Category:

Government & Nonprofit

Publish on:

Views: 20 | Pages: 7

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
FAALİYETİNE SON VEREN KURUMLARDA DEVREDEN KDV İbrahim ERCAN* 55 ÖZ Katma değer vergisinin en önemli özelliği, indirim müessesine sahip olmasıdır. Mükellefler mal veya hizmet alışları nedeniyle yüklendikleri
Transcript
FAALİYETİNE SON VEREN KURUMLARDA DEVREDEN KDV İbrahim ERCAN* 55 ÖZ Katma değer vergisinin en önemli özelliği, indirim müessesine sahip olmasıdır. Mükellefler mal veya hizmet alışları nedeniyle yüklendikleri KDV leri satışları nedeniyle hesapladıkları KDV den mahsup etmekteler, hesaplanan KDV nin fazla olması halinde ödenecek KDV, mahsup edilecek KDV nin fazla olması halinde devreden KDV oluşmaktadır. Bu işlemler genel de aylık dönemler halinde gerçekleştirilmekte, önceki dönemden devreden KDV, sonraki dönemde mahsup edilecek KDV ye ilave edilmektedir. Faaliyetine devam eden kurumlar bu işlemleri faaliyetleri süresince devam ettirdiklerinde devreden KDV dönemler itibariye mahsup edilebilmektedir. Ancak, faaliyete son veren kurumlarda devreden KDV nin mahsup imkanı ortadan kalktığından, indirilemeyen KDV ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Anahtar Sözcükler: Katma değer vergisi, kurumlar vergisi, devreden KDV, indirim, mahsup, iade, tasfiye, bölünme, devir, iflas. 1- GİRİŞ Katma değer vergisinin en önemli özelliği, indirim müessesine sahip olmasıdır. İndirim sisteminde maliyet veya giderler nedeniyle ödenen KDV satışlar üzerinden alınan KDV den mahsup edilmektedir. Maliyet ve giderler nedeniyle ödenen KDV indirilecek KDV, satışlar üzerinden alınan KDV hesaplanan KDV olarak adlandırılmaktadır. Aylık dönemler halinde indirilecek KDV nin hesaplanan KDV den mahsup edilmesi halinde ortaya çıkan fazlalık devreden KDV, hesaplanan KDV nin indirilecek KDV den fazla olması durumunda ödenecek KDV oluşmaktadır. Faaliyetlerine devam eden mükellefler, devreden KDV leri sonraki dönem mahsup edilecek KDV lerine dahil edip hesaplanan KDV den mahsup etmektedirler. Bu süreç faaliyetleri süresinde bu şekilde devam etmektedir. Faaliyetine son verecek mükelleflerin devreden KDV si bulunması halinde, söz konusu KDV nin mahsup imkanı ortadan kalkmakta ve dolayısıyla, faaliyetine son veren mükellefler indiremeyen KDV sorunuyla karşılaşmaktadırlar. Bu yazımızda, faaliyetine son veren kurumların devreden KDV sine değerlendirme yapılmaya çalışılacaktır. 55 * Vergi Müfettişi Makale Geliş Tarihi: Yayın Kurulu Kabul Tarihi: 2- KURUMLARDA FAALİYETE SON VERME HALİNDE DEVREDEN KDV 2.1- Faaliyete Son Verme Faaliyete son verme, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu nun (T.C. Yasalar, 1961) işi bırakmanın tarifi başlıklı 161 inci maddesinde, mükelleflerce vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi olarak tanımlanmıştır. Bununla birlikte, aynı Kanunda, faaliyetine son veren mükelleflerin durumu ilgili vergi dairesine bir ay içinde bildirmesi gerektiği, belirtilmiştir. Kurumlar vergisi mükelleflerinin faaliyetlerine son vermeleri, tasfiye, devir, birleşme, bölünme ve iflas hallerinde gerçekleşmektedir. Tasfiye, devir, birleşme ve bölünme halinde bu işlemlerin sonuçlanmasına, iflas halinde iflasın kapanmasına kadar mükellefiyet devan etmekte, Tasfiye, devir, birleşme ve bölünmenin sonuçlandığının ve iflasın kapandığının 1 ay içinde bildirilmesiyle söz konu mükellefiyet sona erdirilmektedir Faaliyete Son Verme Halinde Devreden KDV 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu nun (T.C. Yasalar, 1984) 29. maddesinin 1. fıkrasında, mükelleflerin faaliyetlerine ilişkin olarak yüklendikleri KDV leri indirim konusu yapabilecekleri 2. fıkrasında ise bir vergilendirme döneminde indirilecek KDV toplamının mükellefin vergiye tabi işlemleri dolayısıyla hesaplanan KDV toplamından fazla olduğu takdirde aradaki farkın sonraki dönemlere devrolunacağı ve iade edilmeyeceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca, aynı Kanun un 58. maddesinde ise, mükellefçe indirilebilecek KDV lerin Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği belirtilmiştir. KDV Kanununa göre, yüklenilen KDV ile ilgili olarak, indirim, iade, gider ve maliyet olarak dikkate alma uygulamaları söz konusudur. KDV de vergilendirme istisnalar haricinde 1 er aylık dönemleri kapsamaktadır. Bir dönem içinde mal ve hizmet alışları nedeniyle yüklenilen KDV, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV den mahsup edilebilmektedir. Mahsup edilecek KDV nin hesaplanan KDV den yüksek olması halinde sonraki döneme devreden KDV oluşmakta, söz konusu KDV de sonraki dönemde mahsup edilecek KDV ye dahil edilmekte ve mükelleflerin faaliyetleri süresince bu süreç bu şekilde devam etmektedir. Bununla birlikte, KDV Kanunu nun 17/4-c maddesinde, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu na (T.C. Yasalar, 2006) göre yapılan devir ve bölünme 276 TEMMUZ - AĞUSTOS işlemlerinin KDV den istisna olduğu, bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından KDV Kanunu nun 30 uncu maddesinin (a) bendi hükmünün uygulanmayacağı, işlem sonunda faaliyetini bırakan, bölünen veya infisah eden mükelleflerce yüklenilen ve indirilemeyen vergilerin, faaliyete başlayan veya devir ve bölünme sonrasında devredilen veya bölünen kurumların varlıklarını devralan mükellefler tarafından mükerrer indirime yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılacağı, hüküm altına alınmıştır. Bu doğrultuda, Kurumlar Vergisi Kanunu hükümlerine uygun olarak gerçekleşecek bölünme ve devir işlemleri sonucunda, oluşacak yeni kurumun, devrolan veya bölünen kurumda, devir ve bölünme tarihine kadar indirilemeyen ve devreden KDV olarak kalan KDV, mükerrer indirime yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılabilecektir. KV Kanunu nun 19 maddesine göre gerçekleştirilen birleşme ve tür değişiklikleri devir hükmünde kabul edildiğinden, birleşme ve tür değişikliği durumunda da devreden KDV yeni kurumda indirim konusu yapılabilecektir. Buna göre, kurumlarda KV Kanuna göre gerçekleştirilen bölünme, devir (birleşme ve tür değişikliği) hallerinde devreden KDV nin yeni kurumda indirim imkanı devam ettiğinden tam anlamıyla faaliyete son verme söz konusu olmamaktadır. Devreden KDV nin indirim imkanının ortadan kalması yönünden faaliyete son verme tasfiye ve iflas hallerinde söz konusu olmaktadır. Bu şekilde, faaliyetlerine son veren kurumların yüklendikleri KDV nedeniyle mahsup edemedikleri ve dolayısıyla sonraki döneme devreden KDV olarak oluşan KDV leri önemli bir sorun oluşturmaktadır. Faaliyetlerine son verdiklerinden sonraki dönemlerde söz konusu KDV yi mahsup etme imkanı ortadan kalkmaktadır Faaliyete Son Verme Halinde Devreden KDV İade Alınabilir Mi? İşi bırakan mükelleflerin yüklenip indiremedikleri KDV nin, işi bırakma fiilinin KDV Kanunu nda düzenlenen iade hakkı doğuran işlemler arasında sayılmaması nedeniyle iade edilmesi de mümkün bulunmamaktadır (Sezer, 2014). Vergi İdaresi ve Danıştay işi bırakan mükelleflerin yüklenip indiremedikleri KDV nin, işi bırakmanın iade hakkı doğuran bir işlem olmaması nedeniyle iade de edilemeyeceği görüşündedirler (Talu, 2003). Vergi idaresince verilen (MB. nin, tarih ve 57334, tarih ve 8882 sayılı Özelge de; 277 İşin terk edilmesi halinde işini terk eden mükellefler, mevcutlarını terkten önce satış vb. yollarla tasfiye ettikleri takdirde teslim bedeli üzerinden, mevcutlar tasfiye edilmemişse, işletmeden çekiş göstererek KDV Kanunu nun 3/a maddesi gereğince emsal bedeli üzerinden vergi hesaplayıp beyan etmek zorundadırlar. Hesaplanan bu vergilere rağmen indirilemeyen kısım kalırsa, indirilemeyen KDV nin iadesi söz konusu olmayacaktır. şeklinde görüş bildirilmiştir. İstanbul Defterdarlığınca verilen tarih ve KDV.MUK.B DEF sayılı Özelge de; İşi terk eden mükellefler stoklarını terkden önce satış vb. yollarla tasfiye ettikleri takdirde teslim bedeli üzerinden, stoklar tasfiye edilmemişse işletmeden çekiş gösterilerek Katma Değer Vergisi Kanununun 3/a maddesi gereğince maliyet bedeli üzerinden vergi hesaplayıp beyan etmek zorundadırlar. Hesaplanan bu vergilere rağmen indirilemeyen kısım kalırsa iade söz konusu olmayacaktır. denilmektedir. Danıştay tarafından verilen bir kararda ise; KDV Kanunu na göre iade, ancak Kanun un 328. maddesinde sayılan tam istisnalar ile 29/2. maddesinde belirtilen temel gıda maddesi teslimleri nedeniyle yapılmaktadır. Faaliyetin terki iade hakkı doğuran bir işlem olmadığından, indirilemeyen verginin iadesi kanunen mümkün değildir. denilmektedir. Buna açıklamalara göre, faaliyetine son veren kurumların indiremedikleri ve dolayısıyla Devreden KDV olarak kalan KDV yi iade almaları mümkün değildir. Ancak, KV Kanuna göre gerçekleştirilen bölünme ve devir halinde, bölünme veya devir öncesine ilişkin yüklenilen KDV den KDV Kanuna göre nakden veya mahsuben iade alınması mümkün olan KDV bulunması durumunda, yeni oluşan kurum, söz konusu KDV yi nakden veya mahsuben iade talep edilebilecektir Faaliyete Son Verme Halinde Devreden KDV Gider Olarak Dikkate Alınabilir Mi? Katma değer vergisini nihai tüketiciler yüklenmektedirler. Mükellefler ise ticari faaliyetlerine ilişkin yüklendikleri KDV ler açısından aracı konumundadırlar. Ticari mal ve hizmet alışlarına ilişkin KDV leri ticari mal ve hizmet satışlarına ilişkin KDV den mahsup etmektedirler. Bu şekilde, yüklendikleri KDV leri satışlarından dolayı almış oldukları KDV lerden mahsup etmektedirler. Faaliyetine devam eden mükellefler için bu süreç bu şekilde devam etmekte iken, faaliyetine son veren mükelleflerin devreden KDV yi indirim yoluyla telafi etme imkanı ortadan kalkmaktadır. 278 TEMMUZ - AĞUSTOS Yüklenilip indirilemeyen ve işi bırakma nedeniyle de bir daha indirilmesi mümkün olmayan KDV nin, iade ya da gider yazma yoluyla telafisine olanak sağlanmaması, işi bırakan mükellefleri nihai tüketici konumuna getirir ki, bu da KDV nin genel teorisine aykırıdır (Talu, 2003). Faaliyetine son veren kurumlar açısından devreden KDV nin indirim imkanı ortadan kalktığından, söz konusu KDV indirilemeyecek KDV hükmünü kazanmaktadır. KDV Kanunu nun 58 inci maddesinde, indirilebilecek KDV lerin gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiş olup, söz konusu maddenin mefhumu muhalifinden hareketle faaliyetine son veren mükelleflerin devreden KDV olarak kalan miktarı gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak dikkate almaları uygun olacaktır. Bu konuda, düzenlenmiş olan özelgelerden bazıları şöyledir. Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığı nın tarih ve B.07.1.GİB KDV-2010/ /-107 sayılı Özelgesinde; Buna göre, mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesapladıkları KDV, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak düşülemeyeceği gibi bu işlemlere ilişkin olarak alış vesikalarında gösterilen ve indirilebilecek KDV de gider olarak kabul edilmeyecektir. Bu hüküm, mükellefin üstünde yük olarak kalmayacak verginin, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabulünün önlenmesi amacıyla konulmuştur. İndirilemeyecek KDV nin gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınacağı tabiidir. Bu çerçevede, 31/8/2010 tarihinde işi bırakmanız nedeniyle yüklendiğiniz ve indirim yoluyla gideremediğiniz KDV yi 2010 yılı gelir vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate almanız mümkün bulunmaktadır. denilmektedir. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı nın tarih ve B.07.1.Gİ- B KDV sayılı Özelgesinde; İndirim konusu yapılamayan KDV ise sonraki döneme devreden KDV olarak kalacaktır. Sonraki döneme devreden KDV nin iadesinin talep edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Ancak, mükellefiyetin terkin edildiği tarih itibariyle indirim yoluyla giderilemeyen KDV ilgili dönem gelir ya da kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilecektir. Diğer taraftan, devreden vergilerin gider yazılabilmesi ile ilgili bu uygulama sadece faaliyeti bırakan mükellefler için geçerlidir. Faaliyetin devamı süresince devreden vergilerin gider veya maliyet ola- 279 rak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı tabiidir. denilmektedir. Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığı nın tarih ve B.07.1.GİB MUK sayılı Özelgesinde; faaliyetin bırakılması nedeniyle 2011/Ocak-Kasım dönemlerinde tarafınızdan KDV beyannamesi verilemeyeceğinden, indirimli orana tabi işlemlerinizden doğan iade alacağınızın, faaliyetin bırakıldığı tarihi kapsayan vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinde beyan edilmesi gerekmektedir. Bu şekilde iadesini talep ettiğiniz tutarın, vergi dairesine vereceğiniz iade talep dilekçeleri ile 31/12/2010 tarihine kadar muaccel hale gelecek borçlarınıza mahsuben, 1/1/2011 tarihinden sonra ise talebiniz doğrultusunda nakden veya söz konusu borçlarınıza mahsuben iadesi mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, iadesi talep edilen tutar düşüldükten sonra kalan devreden vergi tutarının, gelir vergisi matrahının tespitinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabileceği tabiidir. denilmektedir. Yukarıda yer verdiğimiz özelgelerden de, vergi idaresinin, faaliyetine son veren kurumların devreden KDV lerini Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak dikkate alabilecekleri doğrultusundadır. 3- SONUÇ Katma değer vergisinin en önemli özelliği, indirim sistemine sahip olmasıdır. Mükellefler mal ve hizmet alımları nedeniyle ödedikleri KDV yi, mal ve hizmet satışlarına ilişkin aldıkları KDV den mahsup etmektedirler. İndirilecek KDV nin hesaplanan KDV den yüksek olması halinde fazla olan KDV sonraki dönemde mahsup edilmek üzere devreden KDV olarak sonraki döneme devretmektedir. Kurumlar vergisi mükelleflerinin faaliyetlerine son vermeleri, tasfiye, devir, birleşme, bölünme ve iflas hallerinde söz konusudur. Ancak, KV Kanunu na göre gerçekleştirilen bölünme ve devir (birleşme ve tür değişikliği devir hükmündedir) hallerinde, devreden KDV nin yeni kurumda indirim imkanı devam etmektedir. Dolayısıyla, devreden KDV nin mahsup imkanının ortadan kalkması tasfiye ve iflas hallerinde söz konusu olmaktadır. Buna göre, faaliyetine son veren kurumların devreden KDV lerini sonraki dönemlerde mahsup etme imkanı ortadan kalktığından söz konusu KDV indirilemeyen KDV hükmü kazanmakta olup, söz konusu KDV yi iade almaları da mümkün olmadığından, KDV Kanunu nun 58 inci maddesinin mefhumu muhalifinden hareketle kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında gider 280 TEMMUZ - AĞUSTOS olarak dikkate almaları gerektiği görüşündeyiz. Vergi idaresince verilen özelgeler de faaliyetine son veren kurumların devreden KDV lerini gider olarak dikkate alabilecekleri yönündedir. KAYNAKÇA Sezer,Yılmaz (2014), İşi Bırakan Mükellefler İndiremedikleri KDV yi Gider Yazabilecekler, [çevrimiçi erişim T.C. Yasalar, ( ), 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu. Ankara: Resmi Gazete (10703 sayılı) T.C. Yasalar ( ), 5420 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu. Ankara: Resmi Gazete (26205 sayılı) T.C. Yasalar, ( ), 3065 sayılı KDV Kanunu. Ankara: Resmi Gazete (18563 sayılı) Talu,Abdullah (2003), İşi Bırakan Mükelleflerin İndiremedikleri KDV yi Gider Yazabilecekler, Yaklaşım Dergisi, 132 (2003) 281
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks