Please download to get full document.

View again

of 21
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

islam MEDENiYETiNDE (MEDİNETÜ'S-SELAM) ULUSLARARASI SEMPOZ\'UM KASIM PDF

Category:

Devices & Hardware

Publish on:

Views: 18 | Pages: 21

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
islam MEDENiYETiNDE (MEDİNETÜ'S-SELAM) ULUSLARARASI SEMPOZ\'UM KASIM 2008 _ı ~ ' ~ ilatıiya'j: S:~T:.ı:o. Ümraniye FAK:ULTESI ARAŞTIRMAMERKEZI Belediyesi Marmara Üniversitesi, İlah!)'at Fakültesi,
Transcript
islam MEDENiYETiNDE (MEDİNETÜ'S-SELAM) ULUSLARARASI SEMPOZ\'UM KASIM 2008 _ı ~ ' ~ ilatıiya'j: S:~T:.ı:o. Ümraniye FAK:ULTESI ARAŞTIRMAMERKEZI Belediyesi Marmara Üniversitesi, İlah!)'at Fakültesi, islam Tarihi ve Sanatlan Bölümü Marmara University, Faculty of Theology. Department of Islami c History and Arts & islam Konferansı T~kilatı, İslam Tarih, Sanat ve Kültür Ara tırma Merkezi (IRCICA) - Organisation of lslamic Conference, Research Centre for Islamic History. Art aı'ıd Culture İSLAM MEDENIYETINDE BAGDAT 1\ A (MEDINETU'S-SELAM) ULUSLARARASI SEMPOZVUM INTERNATIONAL SYMPOSIUM ON BAGHDAD (MADINAT ai-saiam) IN THE ISLAMI C CIVILIZA TION 7-9 Kasım 1 November 2008 Bağlarba~ı Kültür Merkezi Üsküdar- İSTANBUL TÜRKİYE PROGRAM Ümran!}'e Beled!}'esi'nin katkılar!yia Sponsored by Umran!}'e Municipalio/ CELAL-ZADEMUSTAFA ÇELEBİ'NİN ANLATIMI İLE IRAKEYN SEFERİNİN AYRlNTlLI PAN O RAMASI Dr. Fun.da DEMİR.TAŞ.. Giriş Irak-ı Arap ve Irak-ı Acem 1 bölgelerine tertip edildiği için Irakeyn Seferi adını alan bu sefer, Sultan Süleyman'ın altıncı seferi olarak bilinmektedir. Mustafa Çelebi, Tabakatü'l-Memalik ve derecatü'l-mesalik adlı eserinde bu seferi müstak.il bir başlık altında anlatmıştır. Selimname'sinde verdiği bilgiden hareketle ( ) yıllarında doğduğu tahmin edilen Mustafa Çelebt, 922 (1516) yılında Divan-ı Hümayun katipliğine tayin edilerek devlet hizmetine başlamıştır. Daha sonra vezir-i azam Piri Mehmed Paşa ve onun yerine atanan İbrahim Paşa'nın tezkireciliğini yapmıştır. Mısır isyanlan sonrasında geniş yetkilerle Mısır'a gönderilen İbrahim Paşa ile Mısır'a giden Mustafa Çelebi, Mısır'dan döndükten hemen sonra reisülküttab olmuş ve bu görevi on yıl boyunca sürdürmüştür. Reisülküttab olarak ( ) yılları arasında gerçekleştirilen Irakeyn Seferine katılan Mustafa Çelebi, sefer esnasında hayatını kaybeden Nişancı Seydi Bey'in yerine Bağdat'ın fethinden sonra nişancılığa tayin eclilmiş (941/1534) ve yirm!.. ' Bu tebliğin verileri Funda Demirtaş'ın Erciyes Üniversitesi Bilimsel.Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenen SOBT Protokol No'lu Celal-zade Mustafa Çelebi, Tabakatü'l-memiilik ve dereciitü'l-mesiilik isimli doktora tezine dayanmaktadır... Erciyes Üniversitesi ilahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi. Irak-ı Arap, Musul, Bağdat ve Basra tarafları, Irak-ı Acem ise İran topraklarındaki Hemedan, Kirmanşah gibi daha iç kısımda bulunan bölgelerdir. 564 ULUSlARARASI islam MEDENiYETiNDE BAGDAT SEMPOZVUMU üç yıl aralıksız nişancılık hizmetinde bulunmu,ştur. 964 (1557) yılında emekli 9lan Mustafa Çelebi, müteferrika olarak katıldığı Sigetvar Seferi esnasında tekrar nişancılığa atanmış (974/1566), vefatma kadar (975/1567) da bu vazifede kalmıştır. Mustafa Çelebi'nin tarihe dair eserlerinin başında otuz tabaka (bölüm), üç yüz yetmiş beş derece (alt bölüm) üzerine tertip edilen Tabakatü'l-memalik ve deredıtü'l-mesalik isinıli eseri gelmektedir. Tabakatü'l-memalik'in ilk yirmi dokuz bölümünde esere ismini veren memleketin idari tabakaları ve mesleklerin dereceleri özet şeklinde verilmektedir. Eserin çok az bir kısmını oluşturan ve giriş mahiyetinde kalan bu bölümden sonra 962 (1555) yılına kadar olan Sultan Süleyman devri olaylarının anlatıldığı otuzuncu bölüm gelmektedir. Irakeyn Seferinin Ayrıntılı Panoraması Tabakatü'l-memalik'de bahsi geçen her olayı bir alt bölüm altında aıılatan Mustafa Çelebi, Irakeyn seferini de Bu derece hazret-i padişah-ı sa' adet-nihad diyar-ı şark-ıpür-fesada azlınet idüb, ol sefer-i ferhunde-eserde feth-i darü'ssedad Bağdad etdikleridir başlığı altında şu şekilde anlatmaktadır: Bağdat hakimi Emir Zülfıkar Osmaıılı padişahına itaat etmeyi bir iftihar kabul ederek 2 yakın adamlarından biriyle Bağdat'ın anahtarlarını Sultan Süleyman'a göndermişti. Acem şahı bundan rahatsız olarak 3 Irak'a hareket etmiş ve Bağdat'ı kuşatmıştı. Emir Zülfikar bir süre oıılarla savaşmış, fakat kendi adamlarından bazı kimselerin isyan ve hıyanetiyle öldürülmüştü. Emir Zülfikar'ın ölümü üzerine Irak-ı Arap Safeviler'in yönetimine geçmişti. Bu esnada asılda Teke sancağı sipahilerinden olan ve Sultan Bayezici zamanında Osmanlı'ya isyan ederek İran'a kaçan Ulama Bey oradan yüz çevirerek tekrar Osmaıılı'ya itaat etti. Bitlis Ocaklı Beyi Şeref Bey ise Bitlis' i terk ederek İran'a sığındı. Bunun üzerine Bitlis eyaleti Ulama Paşa'ya verildi ve istediği kadar askerle o bölgeye gönderildi 4 939 (1532) yılında . Bk. Peçevi İbrahim Efendi, Tarfh-i Peçevi, İstanbul 1283, I, 174; Gelibolulu Mustafa Ali, Kitabü't-tarihi künhü'l-ahbar, İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi, Türkçe Yazmalar Koleksiyonu, nr. 5959, vr. 253a. Acem şahı, Sultan Süleyman'ın Bağdat'a hakim olduktan sonra İran ve Turan'ın fethine kalkışmasından endişe ediyordu. Bk. Ali, Kitabü't-tarihi künhü'l-ahbiir, vr. 253a; Vahid Çabuk, Solakzade Mehmed Hemdemi Çelebi Solakzade Tarihi, Ankara 1989, II, 178; Acem şahı yakınında bulunan Emir Zülfikar'ın Sultan Siileyman'a baş eğmesinden dolayı utanma ateşi ile yandı. Bk. Karaçelebizade Abdü'l-Aziz Efendi, Süleymanname, Bulak 1248, s Ulama Bey' e kırk kere yüz bin akçalık ikta' ile Bitlis ve Hasankeyfin beylerbeyliği verildi. Karaman, Rum, Dulkadir, Şam ve Diyarbakır beylerbeylerine askerlerini CElAL-zADE MUSTAFA ÇELEBİ'NİN ANLATIMI İLE IRAKEYN SEFERiNiN AYRlNTili PANORAMASI!565 Bağdat'ın gerçek hlli:rni meriıleketinin anahtarlarını Osmanlı'ya göndernıiş iken, Acem şahının Bağdat'ı kuşatarak alması 5 doğuya bir sefer düzenlemeyi zorunlu kıldı. 6 Sultan Süleyman'ın 931 (1525) tarihinde Mustafa Çelebi'nin inşasıyla Şah rahınasb'a gönderdiği tehdidname 7 ile Diyarbakır Beylerbeyi Hüsrev Paşa'ya gönderdiği mektup 8 daha 932 (1526) baharında bir doğu seferinin düşünilidüğünü göstermektedir. Ancak Belgrad'ın alınmasıyla hız kazanan Macaristan fetihleri kesin bir sonuca ulaşmadan Safeviler üzerine yürümekten vazgeçilmiştir. Macaristan'ın fethi tamamlandıktan sonra yapılan Alman seferi ile hem Alınanya'yı saf dışı bırakan hem de 939 (1533) yılında imzalanan barış antlaşmasıyla Avusturya'yı Osmanlı Devleti'ne tabi bir güç haline getiren Sultan Sütoplayarak Ulama Paşa ile Bitlis üzerine gitmeleri emredildi. Alınan seferinin hazırlıkları tamamlandıktan sonra Ulama Paşa'nın mühimmatı da hazırlanarak İstanbul'dan Diyarbakır'a gönderildi. Ulama Paşa Diyarbakır'a varınca kendisine katılma emri alan beylerbeyleri ile görüştü ve Diyarbakır' dan malzeme ve asker tedarik ederek elli bin miktarı asker ile Bitlis' e yöneldi. Şeref Bey Acem askeri ile Ulama Paşa'nın üzerine gelince Ulama Paşa Bitlis muhasarasını kaldırarak Diyarbakır'a döndü. Bk. Bostan Çelebi, Gazaviit-ı Sultan Süleyman, Süleymaniye Kütüphanesi, Ayasofya Koleksiyonu, nr. 3317, vr. 131a-132a. Ulama Paşa Osmanlı Devleti'ne sığındıktan sonra Safeviler'in dine aykırı bozuk inançlarını anlatmıştı. Dahası Osmanlı askeri Bitlis üzerine vardığında düşmanlık göstermişlerdi. Sultan Süleyman bu sebeplerden dolayı Acem diyarına yürümeyi düşündü. Bk Bostan Çelebi, Gazaviit-ı Sultan Süleyman, vr. 145a; Şark diyarında Hz. Muhammed'in şeriatını değiştiren, Hanefi mezhebini bozan, dinden dönerek haram şeyleri mübah sayan, Şia mezhebini yayan, Hulefa-i Raşidin'e buğz eden, imarnlara haset eden ve seçkin sahabeye söven kızılbaşların reisi Şah Tahmasb'ın varlığını ortadan kaldırmak için harekete geçildi. Bk. Hüseyin Gazi Yurdaydın, Nasuhüs's-Silahl (Matrakçı) Beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han, Ankara 1976, s Celal-zade Mustafa Çelebi, Tabakatü'l-memalik ve dereciitü'l-mesalik, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, Nadir Eserler Bölümü, nr. 5997, vr. 193a-194a. Otağırnın Tebriz, Azerbaycan belki İran, Turan, Semerkant ve Horasan salıralarında kurulması kararlaştırıldı. Bunun şimdiye kadar ertelenmesinin sebebi Belgrat ve Rodos seferleri idi. Şimdi haberin olsun ki seferimin yönü senin üzerine, aske- rimin hücumu da senin vilayetinedir. Askerimle memleketine girmeden ilh~d ta~: nı başından çıkararak atalarının yolundan gidersen benden iyilikten başka bir şey görmezsin. Fakat dalalet yoluna saparak ordumun hedefi olursan karınca olup toprağa girsen, kuş olup havaya uçsan dahi seni Allah'ın izni ile bulup cihanı pis vücudundan temizlerim. Bk. Feridun Ahmet Paşa, Mecmua-i Münşeiit-ı Feridun Bey, İstanbul 1274, I, Bu taraflada ilgili işler tamamen istediğim gibi neticelendiği için yönümü o tarafa çevirdim. Emrim sana ulaştığında bir an bile gecikmeden savaş hazırlıklarını yaparak askeri uygun bir yerde topla... , Feridun Ahmet Paşa, Mecmua-i Münşeat-ı Feridun Bey, s 566 ULUSLARARASI islam MEDENiYETiNDE BAGDAT SEMPOZVUMU leyman böylelikle batıyı emniyet altına almış ve ilk fırsatta Safeviler üzerine harekete geçmiştir. Bağdat ve Bitlis meselelerinin harekete geçmede etken olduğu bu seferin sebepleri arasında Çaldıran Savaşı'ndan sonra düzelrneyen Osmanlı-Safevi ilişkileri ve özellikle Safeviler'in Anadolu'da Sünni-Şii gerginliğini tahrik eden faaliyetleri önemli bir yer tutmaktadır. Bu bağlamda Mustafa Çelebi seferin bilinen sebeplerine, Anadolu'da gizlice faaliyette bulunan kızılbaşların her fır: satta çıkardığı isyanları da ekleyerek bu konuda detaylı bilgi vermektedir 9 Mustafa Çelebi ( ) yılları arasında Anadolu patlak veren sos- yal huzursuzlukların/isyanların altında ortak sebeplerin yattığını düşünerek konuyu Vilayet-i Bozok'da hariciler hurı1c idüb, şimşir-i feth-te'sir ile makhılr-ı kahr-ı İlahi oldıkiarı hadise-i meşhılre beyanındadır başlığı altında bir alt bölüm olarak incelemiştir. Seferin bilinen en önemli sebebi Bağdat meselesidir. Mustafa Çelebi'nin Bağdat' ın gerçek hakimi diye verdiği Zülfikar Han, Bağdat Beylerbeyi amcası İbrahim Han'ı ani bir baskınla öldürmüş (934/1528) ve kırk gün kuşattığı Bağdat' ı amcasının oğullarının elinden alarak kendiliğinden Bağdat Beylerbeyi olmuştur. Safeviler'in kendisini tanımayacağını ve cezalandıracağını düşünen Zülfıkar Han şehir halkıyla da arılaşarak Bağdat'ın anahtarlarını İstanbul'a göndermiş ve Sultan Süleyman adına hutbe okutınaya başlamıştır. Zülfikar Han'ın düşündüğü gibi Şah Tahmasb Bağdat üzerine yürümüş ve 935 (1529) tarihinde Zülfikar Han'ın öldürülmesiyle Bağdat Safeviler'in eline geçmiştir. Seferin diğer önemli bir sebebi de Bitlis meselesidir. Osmanlılar'ın Teke Sancağı sipahilerinden iken Şalıkulu isyanına katılan ve arkasından Şah İsmail'e sığınarak mansıp alan Ulama Han tekrar Osmarılılar'ın hizmetine girmiş ve divanda vezirlere Bitlis beyi Şeref Bey'in şaha meyli olduğunu, hatta bu yüzden kendisini öldürmeye teşebbüs ettiğini ve İstanbul'a çağrılsa bile itaat edip gelrneyeceğini söylemiştir. Bunun üzerine Bitlis Ocaklı Beyliği kaldırılarak Bitlis Beylerbeyilik şeklinde Ulama Paşa'ya verilmiştir. Bunu duyan Şeref Bey de Şah Tahmasb'a sığınarak yardım talebinde bulunmuştur. Ulama Paşa 938 (1532)'de Bitlis'i kuşatmış, fakat Şah Tahmasb'ın Safeviler'den aldığı kuvvetlerle Şeref Bey'in yardıma geldiği haberini duyunca kuşatmayı kaldırarak D iyarbakır' a çekilmiştir. Osmanlı Devleti kendisine tabi iken Safeviler'in himayesine giren Bitlis - üzerine asker göndererek tekrar kontrol altına almayı meşru bir hak olarak görürken, Safeviler'in bir oldu bittiyle kaybettikleri Bağdat gibi öneırıli bir Bk. Mustafa Çelebi, Tabakatü'l-memalik ve derecatü'l-mesalik, vr. 124b-136b. ceıjj.-zade MUSTAFA ÇELEBİ'NİN ANLATIMI İLE IRAKEYN SEFERİNİN AYRlNTlLI PANORAMASI j567 ı:nerkezi tekrar kontrol alhna almak istemesini ve almasını bir savaş sebebi saymaktadır, Osmanlılar'ın kendi kontrolünden çıkan Bitlis'i tekrar itaat altına almayı istemesi ne kadar doğalsa, Safeviler'in de kendi kontrollerinden çıkan Bağdat'ı tekrar itaat alhna almayı istemesi o kadar doğaldır. Mustafa Çelebi, 914 (1508) yılında Şah İsmail tarafından alınan Bağdat'ın Şah Tahmasb zamanında Safeviler'in kontrolünden nasıl çıktığı ve Zülfildr Han tarafından zorla ele geçirilmeden önce kimin hakimiyeti altmda olduğu hususunda bilgi vermemektedir. Dahası haksız bir şekilde elde ettiği Bağdat'ın Safeviler tarafından zorla alınmasından endişe ettiği için Osmanlı Devl~ti'ne bağlılığını bildiren ve Bağdat'ta Sultan Süleyman adına hutbe okutturup, para bastıran Zülfikar Han'ı da Bağdat'ın gerçek hakimi olarak nitelendirmektedir. Verilen bilgiler ışığında da doğal olarak Bağdat için Irak'ın merkezi kendiliğinden Osmanlılar'a tabi olmuşken Şah Talımaslı'ın Bağdat'ı kuşatarak alması doğuya bir sefer düzenlemeyi ' zorunlu kıldı değerlendirmesi, Bitlis için ise Şah Tahmasb Osmanlılar'a bağlı bir uç beyliğini kendi himayesine alarak savaş açılmasına sebep oldu değerlendirmesi yapılmaktadır. Safeviler, Osmanlılar'la savaşacak gücü kendilerinde bulamadıkları için Bağdat'ın tekrar kontrol alhna alınmasını Osmanlı'nın saldırısından emin olduğunda yapmış ve bunu bir savaş nedeni saymamıştır. Osmanlılar'ın ise Safeviler'i tarih sahnesinden silecek gücü kendilerinde buldukları için hem kendi kontrollerinde kabul ettikleri Bağdat'ın Safeviler tarafından kuşatılarak alınmasını, hem de kendisine tabi Bitlis'in Safeviler'in kontrolüne geçmesini bir savaş sebebi saymış ve Osmanlı ordusu Horasan'a kadar ilerlemiştir. İlk olarak serasker İbrahim Paşa'nın Halep'e giderek orada kışlaması kararlaştırıldı. 940 (1533)'ta da seraskerlik sancağı verilen vezir-i azam İbrahim Paşa Anadolu yakasına geçtu 0 Eski Bitlis Ocaklı Beyi Şeref Bey üzerine gönderilen Ulama Paşa Diyarbakır üzerinden Bitlis' e ulaştı ve yapılan savaşta Şeref Bey öldürüldü.u İbrahim Paşa Çınarlı menziline geldiğinde Ulama Paşa'nın adamları gelerek Şeref Bey'in öldürilidüğünü haber verdiler. Yapılan savaştan kurtulanlar yaptıklarına pişman olarak Şeref Bey'in Şemseddin isimli oğlunun etrafında toplandılar. Şemseddin bundan sonra Osmanlı'ya itaat üzere olacaklarını bildirme~ içm' Pir Muhammed isimli kethüdasını İbrahim Paşa'ya gönderdi. Paşa, özfuie~ini 10 Sene dokuz yüz kırk re bi iliiliirinin onunda... Kostantiniye' den teveccüh edip Bk. Yurdaydın, Nasuhüs's-Silahl, s Daha önce isyan eden Şeref Bey'in Hivan isimli bir kaleye saldırması üzerine Ulama Paşa yanında bulunan asker ile Şeref Bey üzerine yürüdü. Yapılan savaşta Şeref Bey ve önde gelen adamları öldürüldü. Bk. Bostan Çelebi, Gazaviit-ı Sultan Süleyman, vr. 143b-144a. _, 568 ULUSLARARASI islam MEDENiYETiNDE BAGDAT SEMPOZVUMU kabul ederek Bitlis' e bağlı kalelerin idaresini Şemseddin' e ilisan etti ve durumu padişaha bildirdi. İbrahim Paşa durmadan ilerleyerek Konya'ya geldi ve burada Mevlftna'nın mezarını ziyaret ederek fakiriere ve dervişlere ilisanda bulundu. Konya'dan göçilierek 10 Cemaziyelahir 940 (27 Aralık 1533)'ta Halep'e gelindi. Kış mevsimi geldiği için Halep'te kışlanarak balıarda yapılacak seferin hazırlıkları görüldü. Bu esnada Cezayir fatihi Hayreddin Reis 12 Osmanlı Devleti'ne bağlılığını bildirmek için İstanbul'a gelıniş ve padişahın iltifatlarına mazhar olınuştu. Sonra da menıleketin idari işlerinden sorunılu olan İbrahim Paşa ile görüşmek için Halep'e hareket etmiş ve Halep'te paşanın huzuruna çıkmıştı. İbrahim Paşa, Cezayir' i Beylerbeyilik şeklinde Hayreddin Reis' e vermeyi uygun görüp durumu padişaha arz etti. Sultan Süleyman tarafından da münasip bulunan bu atamadan sonra Hayreddin Reis'in namı Hayreddin Paşa oldu ve beylerbeyilik için kendisine menşı1r, alem, tabl, nakkare ve tuğ ilisan olundu. Sultan Süleyman'ın Irak-ı Arap'ı almak için hareket etmesinden ve serasker İbrahim Paşa'nın sefer hazırlıklarını yapmak için Halep'te kışlamasından Acem şahının haberi oldu. Çaldıran'da aldıkları darbe henüz zihinlerinden silinmediği için Aşığa ya sabır, ya sefer sözünden hareketle Acem şahı Azerbaycan'ı terk ederek Horasan taraflarına gitti. 13 Özbek hükümdarı Ubeyd Han Horasan'a beşinci kez sefer yapmış ve 938 (1532)'de Safeviler'in kontrolündeki Herat'ı kuşatmıştı. Altı aydan fazla süren bu kuşatma esnasında şehir halkı erkenden kıtlık ve açlık çekmeye başlamış, fakat halk ve asker destansı bir direniş göstererek Özbekler' e teslim olınamıştı. Bu esnada Şah Tahmasb Bitlis' i kuşatan Ulama Paşa'nın burayı almasını engellemek için Şeref Bey' e yardım ediyordu. Bitlis kuşatmasının kaldırılmasını sağlayan Şah Tahmasb hemen ordusuyla Herat'ın yardımına koşmuş ve şahın yaklaştığını duyan Ubeyd Han kuşatmayı kaldırarak geri çekilınişti. Bu vesile ile Herat'a gelen Şah Tahmasb kışı burada geçirmişti. Şah Tahmasb'ın Özbekler sebebiyle kışını da Horasan'da geçirmesinil4 ve 1533 güzünde Osmanlılar'ın Bitlis'i yeniden itaat altına almasına 12 Hayreddin Reis hakktnda bk. Ali, Kitiibü't-tiirihi künhü'l-ahbiir, vr. 254a-256b. 13 Mustafa Çelebi, Tabakatü'l-memiilik ve dereciitü'l-mesiilik, vr. 194a-196b. Ali yanlışlıkla Şah İsmail dediği Acem şalu Tahmasb'ıri av bahanesi ile Horasan'a gittiğini söylemektedir, Ali, Kitiibü't-tiirihi künhü'l-ahbiir, vr. 256b; Peçevi de şahın av bahanesi ile Horasan'a gittiğini zikretnıektedir. Bk. Peçevi, Tarih-i Peçevi, s İbrahim Paşa'nın Diyarbakır beylerbeyi Süleyman Paşa'dan şahın durumu hakkmda bilgi edinrnek için gönderdiği mektubun cevabında, o sırada Herat'ta bulunduğunu haber aldığı Şah Talımaslı'ın kışı Kum'da geçirmesinin kuvvetle muhtemel CElAL-zADE MUSTAFA ÇELEBi'NiN ANLATIMI ile IRAKEYN SEFERiNiN AYRlNTlLI PANORAMASI j569 ve Van çevresindeki yerlerin Osmanlılar'a itaat etmesine rağmen harekete geçmemesini Ali ve Peçevi gibi kaynaklar şahın avianma bahanesiyle Horasan'a gittiği ve savaştankaçtığı şeklinde yorumlamışlardır. Av bahanesiyle değil de ani bir Özbek baskını endişesiyle Horasan'a giden ve Otlukbeli'nde Uzun Hasan'ı, Çaldıran'da Şah İsmail'i mağlup eden Osmanlı ordusunun karşısına çıkacak gücü kendinde bulamayan Şah Tahmasb, Osmanlı kuvvetlerinin iledediği haberini alınca ancak bu iledeyişi durdurmak için hazırlıklar yapmıştır. Bu hazırlık, Çaldıran'da babasının yaptığı gibi pasif olup, yol boylarındaki ekin ve otlakları yakmak, köy ve kentleri ıssız bırakıp.çekilmek suretiyle insan için yiyecek, hayvan için de ot ve yem bırakmamak şeklinde olmuştur. 15 Giderken de Osmanlı sınırında bulunan veya sınıra yakın olan Adilcevaz, Erciş ve Van kalelerini tahkim ederek asker ve savaş malzemesi takviyesinde bulunt;iu. Serasker İbrahim Paşa bu kalelefil 6 savaşsız almak için haddinden fazla altın sarf ederek 17 kısa sürede hepsini ele geçirdi. Baharın gelmesiyle Serasker İbrahim Paşa Halep'te bulunan askerle Diyarbakır taraflarına hareket etti. 18 İbrahim Paşa'nın asıl niyeti Musul üzerinden hareket ederek Bağdat' ı almaktı. Fakat Rumeli defterdan ve serasker kethüdası İskender Çelebi, İbrahim Paşa'yla olan kişisel hesaplaşması sebebiyle paşayı Tebriz taraflarına gitmeye teşvik etti. 19 Mısır'da isyan eden Ahmet Paşa'nın yardımıyla defterdar olan İskender Çelebi oldukça fazla bir servete sahipti, faolduğu, çünkü Özbek hükümdan Ubeyd Han'ın Merv'den gelerek her an hücuma geçebileceği endişesi ile Horasan huduc4ından ayrılamayacağının zannedildiği yazmaktadır. Bk. M. Tayyib Gökbilgin, Arz ve Raporlarına Göre İbrahim Paşa'nın Irakeyn Seferindeki İlk Tedbirleri ve Fütuhatı , Belleten, sy. 83, 1995, s M. Fahrettin Kırzıoğlu, Osmanlılar'ın Kafkas-Elleri'ni Fethi ( ), Ankara 1993, s Oynuk, Bayezid, Van, Vastan, Erciş, Adilcevaz, Alıtarnar ve benzeri kaleler fethedildi. Bk. Bostan Çelebi, Gazavat-ı Sultan Süleyman, vr. 148b; Yurdaydın, Nasuhüs's-Silahi, s İbrahim Paşa, güvenilir, işbilür, gönül almayı bilen adamlar tedarik ederek Adilcevaz, Erciş, Ahlat ve Van kalelerindeki Kızılbaş idarecilere gönderdi. Gönderilenlerin her biri çeşitli tedbirlerle idarecilerin kalplerini Osmanlı'ya ısındırarak kalelerinin anahtarlarını teslim ettirdiler. Bk. Peçevi, Tarih-i Peçevi, s Diyarbakır'da Kürt beyleri ile seferin ayrıntılarını görüşen İbrahim Paşa bur~tla kırk-elli gün miktarı kaldı. Bk. Bostan Çelebi, Gazavat-ı Sultan Süleyman, vr. 148a. 19 İbrahim Paşa yaptığı istişare toplantısında şah tarafından Bağdat muhafazasına konulan Kızılbaşlar üzerine yürüyerek kaçış yolunu kapatmaya karar verdi. Defterdar İskender Çelebi ve Ulama'nın karşı çıkmaları ile paşa bu fıkirden vazgeçerek Tebriz tarafına yöneldi. Bk. Karaçelebizade, Süleymanname, s ; Defterdar İskender Çelebi Tebriz ta
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks