Please download to get full document.

View again

of 253
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ 23 NİSAN ÖZEL YAYINI

Category:

Film

Publish on:

Views: 72 | Pages: 253

Extension: PDF | Download: 1

Share
Related documents
Description
İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ 23 NİSAN ÖZEL YAYINI 2017 Bandrol Uygulaması na İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde bandrol taşıması zorunlu değildir.
Transcript
İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ 23 NİSAN ÖZEL YAYINI 2017 Bandrol Uygulaması na İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde bandrol taşıması zorunlu değildir. İSTANBUL BAROSU DERGİSİ ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ (ÇHM) 23 NİSAN ÖZEL YAYINI SAHİBİ İSTANBUL BAROSU ADINA BARO BAŞKANI Av. MEHMET DURAKOĞLU SORUMLU MÜDÜR Av. CENGİZ YAKA YEREL SÜRELİ YAYIN YAYINA HAZIRLAYANLAR Av. Aydeniz ALİSBAH TUSKAN Koordinatör, YK Üyesi Av. Süreyya TURAN - Koordinatör, YK Üyesi Av. Prof. Dr. Serap Keskin KİZİROĞLU - Koordinatör, YK Üyesi Av. Aşkın Topuzoğlu - ÇHM Başkanı Av. Ayşenur Demirkale - ÇHM Başkan Yrd. Av. Selmin Cansu Demir -ÇHM Sekreter Yönetim Yeri Şahkulu Mah. Serdar-ı Ekrem Cad. No:7 Galata-Beyoğlu-İst. Tel: (0212) Faks: (0212) Yayın Kurulu: (0216) www. istanbulbarosu.org.tr NİSAN 2017 Baskı Ege Reklam ve Basım Sanatları San. Tic. Ltd. Şti. Esatpaşa Mah. Ziyapaşa Cad. No: 4 / Ataşehir - İSTANBUL Tel: (0216) Fax: (0216) www. egebasim.com. tr Yayıncı Sertifika No: 12457 İSTANBUL BAROSU ADLİ YARDIM BÜROLARI Merkez Büro İstiklal Cad. Orhan Adli Apaydın sok. No:8 Kat:2-3 Beyoğlu/İstanbul Tel: (0212) (dahili ) Faks: (0212) Bakırköy Şube Osmaniye M. Şirin Sk. No:28/32 Bakırköy/İstanbul Tel: (0212) Faks: (0212) Gaziosmanpaşa Şube Merkez Mah. Eyüp Yolu Ecla Sok. No:7 Gaziosmanpaşa/İstanbul Tel: (0212) Faks: (0212) Kadıköy (Anadolu Yakası) Şube Bahariye Caddesi Ün Er Tan İş Hanı No: 35 Kat: 1 Daire: 4 Kadıköy Tel: (0216) (0216) (216) Faks: (0216) Kartal (Anadolu Yakası) Şube Maltepe Belediyesi Türkan Saylan Kültür Merkezi Gülsuyu Mah. Nar Sok. Kat:4 E-5 Yanyol Üzeri Maltepe / İstanbul Tel: (0216) Faks: (0216) Büyükçekmece Şube Ekinoba Mah. Necip Fazıl Kısakürek Sokak No:29 D:4 Büyükçekmece/İstanbul Tel: (0212) Faks: (0212) Çağlayan Kadın Hakları Merkezi Şiddeti Önleme Bürosu (Adli Yardıma bağlı) Çağlayan Adalet Sarayı Çağlayan/İstanbul Tel: (0212) Faks: (0212) Ümraniye Şube Saray Mah. Alemdağ Cad. 175/B D.4 Ümraniye/İstanbul Tel:(0216) Faks: (0216) İÇİNDEKİLER Sunuş... 7 Çocuk Gelinlere Hayır, Tecavüz Meşrulaştırılamaz Av. Aydeniz ALİSBAH TUSKAN... 9 Adli Görüşme Odaları Yönetmeliği...15 Çocukların Yetişkinlerle Birlikte Suç İşlemesi Halinde Yargılama ve Çocuğun Yüksek Yararı Av. Aşkın Topuzoğlu Çocuk Hukukunda Sosyal İnceleme Raporları Ayhan Erbay Şişli de Suriyeli Çocuklar Ayşegül OVALI Çocuk Hukukunda Güvenlik Tedbirleri Av. Ayşenur Demirkale Çocuklara Yönelik Dijital Tehditler ve Pratik Çözüm Önerileri Av. Can YAVUZ Suça Sürüklenen Çocuklarda Uzlaşma Dr. Cengiz APAYDIN Fransız Hukukunda Mağdur Çocuk Av. Ebru Demiralp Engelli Çocuklar, Karşılaştıkları Sorunlar, Çözüm Önerileri Av. Figen Erbek Güncel Anayasa Mahkemesi Kararları ve Kanun Değişiklikleri Işığında Çocukların Cinsel İstismarı Suçu (TCK m. 103) Yrd. Doç. Dr. Fulya Eroğlu ERMAN... 99 Engelli Çocuklarımızın Eğitim Hakkı Av. Güler Polat Çocuk İstismarı Olgularında Adli Rapor Doç. Dr. Işıl PAKİŞ RÖPORTAJ Meltem CUMBUL Bu Sette Çocuk Var Çocuklarla Adli Görüşme Doç. Dr. Neylan Ziyalar Geçici Koruma Altındaki Kişilere Yönelik Düzenlemeler Kapsamında Entegrasyon Çalışmaları ve Türkiye de Yaşayan Suriyeli Çocuklar Yrd. Doç. Dr. Pelin SÖNMEZ Özgürlüğünden Yoksun, Haklarından Mahrum Çocuklar Av. Selmin Cansu DEMİR Sayılı Türk Ceza Kanununda Çocuklara Karşı Cinsel Suçlara İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararları Av. Prof. Dr. Serap KESKİN KİZİROĞLU Velayet Vesayet- Kayyımlık Çocuk Yargılamasına Hakim İki Temel İlke Sevgi USTA Çocuğun Hakları: Tıbbi Uygulamaya Rıza Dr. Yakup Gökhan DOĞRAMACI Çocuğun Mekan Hakkı Yasemin Çakırer-Özservet Çocuk Haklarına Dair Sözleşme Çocuk Koruma Kanunu SUNUŞ 23 Nisan Çocuk Bayramı kutlu olsun. Çocuk Hakları Merkezi olarak, 23 Nisan Çocuk Bayramı nedeni ile geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da çocuk haklarının konu edildiği özel bir yayın hazırladık. Çocuk hukukuna ilişkin pek çok konunun değerlendirildiği kalıcı bir yayın çıkarmayı gelenek haline getirmek istiyoruz. Bildiğiniz gibi Çocuk Bayramı büyük Atatürk ün ülkemiz çocuklarına armağan ettiği ve dünya çocuklarıyla kutladığı Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dır Bu bir yıl içerisinde çocukların öznesi olduğu hak ihlalleri yaşanmaya devam etti. Türkiye nin gündemine oturan cinsel istismar davaları, çocukların kendilerine karşı suç işleyen faillerle zorla evlendirilmelerinin önünü açacak yasa teklifleri, çocukların kaldığı yurt ve hapishanelerde çıkan yangınlar, savaş ve göç mağduru olup ülkemize sığınan çocukların mağduriyetleri, çatışma bölgelerinde yaşayan çocukların uğradığı hak ihlalleri ve risk altındaki çocukların karşılaştığı tehlikeler ve daha pek çok vakıa karşısında sarsıldık. Yaşananlar sonucunda, Türkiye nin dört bir yanındaki davalara müdahil olduk, yasa teklifleri karşısındaki endişelerimizi ve önerilerimizi yüksek sesle dile getirdik, devletin çocukların mağdur olduğu alanlarda politika geliştirmesi ve çocukların yaşadıklarının görünür kılınması için çalışmalar yaptık, çocuk haklarının önündeki engellerin kaldırılmasında hukukçuların önemini bildiğimizden meslek içi eğitim programlarını yoğunlaştırdık. Sözümüz, yazımız, çabamız; çocukların uğradığı haksızlıkların son bulması için. Yazı ve çalışmalarıyla bu yayına katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz. 23 Nisan Çocuk Bayramı nın tüm çocuklar için bayram gibi güzel günler olmasını diliyoruz. Saygılarımızla. İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi ÇOCUK GELİNLERE HAYIR, TECAVÜZ MEŞRULAŞTIRILAMAZ Av. AYDENİZ ALİSBAH TUSKAN 1 Bugün hep birlikte karşı çıktığımız konu sadece çocuk yaştakilerin cinsel istismarı ile ilgili bir konu değildir. Toplumun en önemli ve en küçük birimi olan aileye, toplum vicdanına, insan sağlığına, ahlaki değerlere, nesebin tespitine zarar veren, vicdan sahibi herkesin hayır dediği, hukukçu olarak hiç birimizin içine sindiremediği, toplumsal bir sorundur. Hukuk devletine ve sosyal devlet olgusuna tamamen aykırı olan bu öneride TBMM ne sunulmuş ancak eleştiriler sonunda geri çekilmiştir. Bildiğiniz gibi yasalarda değişikliklerin ve yeni yasal düzenlemelerin yapılabilmesi ancak bu konularda toplumda bir ihtiyacın doğması halinde mümkün olabilmektedir. Bizler Türkiye Cumhuriyetinin felsefesine bağlı, aydın, devrimci, cumhuriyetçi, laiklik ilkesine inanmış kadınlar olarak bu tür gerici tutumlara karşı direnmek zorundayız. Altında Türk kadınını Cumhuriyetin gerisine itme hedefi yatan bu düşünce yapısını red ediyoruz. Cumhuriyetin kazanımlarının ve hukuk devletinin bekçileri olan kadınlarımız, bu değerleri korumak ve yaşat- 1 İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Sayman Üyesi 10 / İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ mak kararlılığı ile dimdik ayaktadır. İlgililerin tarihten ders almalarını diliyorum. Meclis gündeminde bulunan bu sapkın öneri Anayasamıza, tarafı olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ilgili ulusal ve uluslar arası sözleşmelere de tamamen aykırıdır. TECAVÜZ MEŞRULAŞTIRILAMAZ, BU NEDENLE ÇOCUK GELİN YASA TEKLİFİ BİR UTANÇ OLMUŞTUR tarihinde ilan olunan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ne göre 18 yaşını doldurmayan her insan ÇOCUK tur. 2 Bu nedenle 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren, tarihinde TBMM de kabul edilmiş bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu nun 6/ (1),b maddesine göre ceza kanunlarının uygulanmasında çocuk deyiminden henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişi anlaşılacağı yazılıdır. Türk yasa koyucusu TCK nun 6.maddesinin gerekçesinde: Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi hükümleri göz önünde bulundurularak, Çocuk deyiminden henüz onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin anlaşılması gerektiğine dair bir tanıma yer verilmiştir. demiştir. Yine Türk yasa koyucusu, çocuklar bakımından cinsel suçları cezalandırıcı kuralları koyarken, erişkinlerin mağduru olduğu bu tür suçları cinsel saldırı olarak nitelendirmişken, çocukların mağduru olduğu bu tür suçları çocukların cinsel istismarı olarak nitelendirmiştir. Diğer deyişle Türk yasa koyucusu 2004 yılında çocuklara karşı olan cinsel davranışları BİLİNÇLİ OLARAK İSTİSMAR ŞEKLİNDE TANIM- LAMIŞTIR. Yasa koyucu Türk Ceza Hukuku açısından cinsel özgürlük hakkının başlangıcını 15 yaş olarak belirlemiş ve Türk Ceza Kanunu nun 104.maddesinde yaş aralığındaki çocuklarla rızalarıyla cinsel ilişki kurulması durumunda ancak ŞİKÂYET ÜZERİNE failin cezalandırılabileceğini kabul etmiştir. Dolayısıyla yaş aralığındaki çocuk, rızasıyla cinsel ilişki kurduğu kişi hakkındaki ŞİKÂYETİNİ HÜKÜM KESİNLEŞİNCEYE KADAR GERİ ALABİLECEĞİNDEN, kendisiyle rızasıyla cinsel ilişki kuran kişi 2 Uluslararası Sözleşmeler, Çocuk Hakları Sözleşmesi İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ / 11 ile evlenecek olursa şikâyetini geri alır ve eşi cezalandırılmaz. Bu noktada Türk Medeni Kanunu nun 124/2. ve 128. maddelerine göre yargıcın olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebileceği de hatırlanmalıdır. Ancak 15 yaşını doldurmamış olan çocuk bakımından hukuk düzeni bunu haklı olarak reddetmiş ve 2004 yılında yeni Türk Ceza Kanunu hazırlanırken Türk Ceza Kanunu nun 103.maddesinde 15 yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışı CİNSEL İSTİSMAR olarak kabul etmişti. Anayasa Mahkemesi tarihli kararı ile resmi nikah yapmadan, dini merasim yapan imamların cezalandırılmasıyla ilgili TCK maddesini iptal etmiştir. Ayrıca yine Anayasa Mahkemesi 12 Kasım 2015 tarihli kararı ile TCK 103/2 maddeyi iptal etti. Daha sonra tarihinde 6 ya karşı 7 oyla kabul ettiği ve tarihinde Resmi Gazetede yayınlan ÇOK TARTIŞMALI KARARIYLA, ne yazık ki ÇOCUK GELİNLERİ MEŞRULAŞTIRICI HUKUKA AYKIRILIĞA KAPI ARALAMIŞTIR 3. Şöyle ki: Anayasa Mahkemesi hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının bulunduğu hukuksal gerçeğini göz ardı ederek, ceza yargıcının önündeki somut olayın özellikleri kapsamında duruma göre örneğin alt sınırdan 8 yıl hapis cezası ya da üst sınırdan 15 yıl hapis cezası verilebilmesine müdahale etmiştir. Anayasa Mahkemesi bütüncül bir yaklaşımla 15 yaşın altındaki çocuklar arasında yaş grupları oluşturulmadan aynı alt ve üst sınırlı hapis cezalarının belirlenmiş olmasını ÖLÇÜLÜ bulmayarak bir oy farkla Anayasa ya aykırılık görmüştür. Anayasa Mahkemesi Türk Medeni Kanunu na göre evlilik yaşının 17 olduğunu ve ancak olağanüstü bir durumun varlığında 16 yaşına indirgenebileceği göz ardı edilmiş, bu kararının gerekçesinde 15 yaşını doldurmamış bir çocukla RIZASI ile cinsel ilişki kurulmuş olması durumunda fiilden sonra mağdurun yaşının ikmali ile fiili birlikteliğin resmi evliliğe dönüşmesi gibi her bir somut olayın özellikleri dikkate 3 TMK ve Anayasa Mahkemesi kararları tarigli kararı 12 / İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ alınarak ceza tayin edilmesi veya onarıcı adalet kurumlarının uygulanmasından söz edebilmiştir. İŞTE, TÜRK HUKUK DÜZENİNE AÇIKÇA AYKIRI OLAN BU YAK- LAŞIM ÇOCUK GELİN YASA TEKLİFLERİ HAZIRLANABİLMESİNE VESİLE OLMUŞTUR. Cinsel özgürlük yaşı 15 tir ve bu yaşın altındaki çocukların CİN- SELLİK KONUSUNDA RIZA AÇIKLAMA EHLİYETİ YOKTUR. BU NE- DENLE DE ANAYASA MAHKEMESİ KARARINDA DEĞİNİLEN FİİLİ BİRLİKTELİK OLGUSU 15 YAŞ ALTI ÇOCUKLARDA BİR HUKUK DÜZENİNDE KABUL EDİLEMEZ. TAM AKSİNE SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİNİN BU ÇOCUKLARI KORUMAYA ALMASI GÖREVİDİR. SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİ 15 YAŞ ALTI ÇOCUKLARI EVLEN- DİREN DEĞİL, KORUYAN DEVLETTİR. CİNSEL İLİŞKİ YAŞAYAN KİŞİLERİN HER İKİSİNİN DE ÇOCUK VE/ VEYA 15 YAŞ ALTI OLMASI DURUMUNDA DA HER İKİSİNİ DE KORU- YAN DEVLETTİR. Ancak, iktidar partili 6 milletvekilinin verdiği önergede (2) Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16/11/2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçunda, mağdurla failin evlenmesi durumunda, Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesindeki koşullara bakılmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir. Zamanaşımı süresi içinde evliliğin, failin kusuruyla sona ermesi halinde fail hakkındaki hüküm açıklanır veya cezanın infazına devam olunur. Bu fıkra uyarınca fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi durumunda, suça azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında kamu davasının düşmesine veya infazın ortadan kaldırılmasına karar verilir denilmektedir. Bu önergeye, toplumun her kesimi başta kadın kuruluşları ve çocuk hakları örgütleri neden isyan ettiler? Geçici maddeye eklenmeye çalışılan fıkranın, hukuk devleti adına, çocuk hakları adına kabul edilebilmesi mümkün olmadığı için büyük tepkiyle karşılandı, toplum ayağa kalktı. Bu Önergenin geri çekilmesi İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ / 13 çağrıları karşısında Başbakan, muhalefet partileriyle tekrar görüşülmesi talimatı verdi. Önergeyi savunan Adalet Bakanı, her ne kadar cebir, tehdit, hile veya iradeyi sakatlayan başka bir nedenle cinsel istismar suçu işleyenler bu düzenlemeden yararlanamayacaklar dese de, her cinsel istismar fiilinde ruhsal veya fiziksel bir baskı olduğu göz ardı edilmemelidir. 6 Mayıs 2016 tarihinde açıklanan Boşanma Komisyonu diye anılan Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar İle Boşanma Olaylarının Araştırılması ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Meclis Araştırması Komisyonu raporunda da önergedeki gibi bir düzenlemeye yer verilmişti. O tarihte de, çocukların, istismarcıyla/tecavüzcüyle evlendirilmesinin, evlilik yaşının 15 in altına indirilmesinin yolu açılmak isteniyor diye çok tepki vermiştik. Karşı çıkmamızın nedenlerine gelince; - Çocuk tecavüzlerine evlilik kılıfı adı altında meşruluk kazandırılmaya çalışılması, - Önerilen düzenlemenin 16 Kasım 2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçları açısından bir örtülü af olması, - Sonraki tarihlerde işlenen cinsel istismar suçu faillerinin de eşitlik istiyoruz iddialarıyla talepte bulunmalarına yol açacak olması, - Cinsel istismara maruz kalan çocukta meydana gelen travmanın evlilikle daha da artacak olması, - Çocukların cinsel istismarında rızadan söz etmenin hiçbir mantıkla bağdaşmaması, - Cinsel istismar suçlarını işlemeyi cesaretlendirecek olması, - Medeni Kanunun, evlilik yaşının gözardı edilmesi, - Cinsel suçların önlemesine yönelik yapılan çalışmaları olumsuz etkilemesi, -Önerge ile çocuklara tecavüzcüler ile evlendirme zorunluluğu getirilmek istenmesi, 14 / İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ - Türkiye nin taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesini, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Kaldırılması Sözleşmesini, Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesini, İstanbul Sözleşmesini ihlal etmesi, - Eski TCK m.434 deki tecavüzcüsüyle evlendirilme halinde faile ceza verilmemesi şeklindeki hükme geri dönülmesi, - Anayasamızın 41. maddesinin Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır 4 hükmünün yok sayılması, - Çocukları ihmal ve istismardan korumaya yönelik önlemlerin gündeme getirilmesi yerine istismarcıların kurtarılmaya çalışılması, - Eşinin, çocuğunun babasının bu suçtan dolayı cezaevinde olmasından dolayı mağdur olduğunu ileri sürenlere sosyal devlet gereği her türlü desteğin verilmesi yerine, failin serbest bırakılması yoluna gidilmesi Bu nedenlerle önerge Kadınların baskılarıyla geri çekilmiştir. Kazanılmış haklardan geriye gidişe başta kadın kuruluşları olmak üzere toplumun her kesimince gösterilen tepki dikkate alınmalıdır. Toplumun huzur ve mutluluğu için, istismar ve şiddetle mücadele yanında, önlemeye yönelik çalışmalara da öncelik verilmelidir. Taraf olduğumuz ve imzaladığımız Avrupa konseyi sözleşmesine göre gelenek, görenek, sözde namus kadın ve çocuğa şiddette taraf devletlerce gerekçe yapılamaz. Bu nedenle verilen önerge taraf olduğumuz sözleşmeye aykırılık oluşturmaktadır. BU NEDENLERLE ÇOCUK GELİNLERİ BELLİ BİR TARİHE KADAR MEŞRULAŞTIRAN VE BU TARİHTEN SONRA DA DÖNEMSEL OLA- RAK BENZER TALEPLERE KAPI AÇACAĞI KUŞKUSUZ OLAN YASA TEKLİFİ GERİ ÇEKİLMİŞTİR. ÇOCUK GELİN KAVRAMINDAKİ ÇOCUK VE GELİN KELİ- MELERİ ASLA BİRARAYA GELEMEYECEK KELİMELERDİR VE HİÇ BİR HUKUKÇU BUNU FİİLİ BİRLİKTELİK olarak değerlendirip meşrulaştıramaz. Tam aksine eğer bu bir toplumsal olguysa, SOSYAL BİR YARA OLARAK DEĞERLENDİRİLİP, sosyal bir hukuk devletinin bu YA- RAYA karşı mücadele etmesi ve YENİ FATMAGÜLLER YARATMAMASI gerekir. 4 Anayasa ilgili md.41 md.10 ADLİ GÖRÜŞME ODALARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; öncelikli olarak çocuğun üstün yararı ilkesi uyarınca çocuk dostu adli usullerin işletilmesini, adli süreç içinde yer alan mağdur, tanık ve suça sürüklenen çocuklar ile cinsel suç, aile içi şiddet mağdurları ve diğer kırılgan gruba dahil mağdurlarla uygun ortam ve yöntemle görüşme yapılmasını, ikincil örselenmenin önlenmesini, korunma ihtiyaçlarının tespitini ve ilgili hizmetlere yönlendirilmesini sağlamak üzere adliyeler bünyesinde özel bir alan olarak adli görüşme odalarının kurulması, işlerlik kazanması, ilgili personelin görev, yetki, sorumlulukları ile bu odaların işleyişine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Kapsam MADDE 2- (1) Bu Yönetmelik, Bakanlıkça belirlenen adliyeler bünyesinde kurulacak adli görüşme odaları ile bu odalarda görev alacak adli ve idari personeli kapsar. Dayanak MADDE 3- (1) Bu Yönetmelik, 9/12/1994 tarihli ve 4058 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 12 nci maddesinin ikinci fıkrasına, 19 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına ve 40 ıncı maddesine, 25/11/2010 tarihli ve 6084 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürüsü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesinin 36 ncı maddesine, 24/11/2011 tarihli ve 6251 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi 16 / İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin 26 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 56 ncı maddesinin birinci fıkrasına, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 4 üncü, 5 inci ve 15 inci maddeleri ile 35 inci maddesinin birinci fıkrasına ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 52 nci ve 236 ncı maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. Tanımlar ve kısaltmalar MADDE 4- (1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Adli görüşme: Mahkemelerden veya Cumhuriyet başsavcılıklarından adli görüşme odası koordinatörlüğüne yönlendirilen dosyalardaki çocuk veya yetişkinlerle, adli görüşme odalarında yaşlarına, içinde bulundukları duruma uygun şekilde uzmanlar tarafından yapılan görüşmeyi, b) Adli işlem: Adli süreçte çocuklara veya yetişkinlere yönelik olarak yürütülen ve bu kişilerin bizzat hazır bulunmasını gerektiren her türlü işlemi, c) Bakan: Adalet Bakanını, ç) Bakanlık: Adalet Bakanlığını, d) Başkanlık: Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Mağdur Hakları Daire Başkanlığını, e) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi, f) Görüşme yapılan/yapılacak kişi: Adli süreç içinde yer alan mağdur, tanık ve suça sürüklenen çocuklar ile cinsel suç, aile içi şiddet mağdurları ve diğer kırılgan gruba dâhil yetişkin mağdurları, g) Hâkimlik: Görüşme yapılan kişilerle ilgili olarak adli ve idari tedbirlere karar veren ve bu amaçlarla ifade ve sorgu gibi adli işlemleri gerçekleştiren sulh ceza ve infaz hâkimliklerini, ğ) Komisyon: Adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunu, h) Koordinatör: Odaların kullanımı ile ilgili işlemlerde teknik personel, uzman ve ilgili yazı işleri personelinin koordinasyonunu sağlayan kişiyi, İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ / 17 ı) Mahkeme: Adli görüşme odalarının bulunduğu yerlerde faaliyet gösteren her türlü ilk derece hukuk ve ceza mahkemelerini, i) SEGBİS: Yargı çevresi dışında bulunan ya da mahkemede hazır bulunamayan kişilerin video konferansla dinlenmesi ve ifadelerinin kayıt altına alınması amacıyla kullanılan ses ve görüntü bilişim sistemini, j) Teknik personel: Video kaydı, ses kaydı, internet bağlantısı, SEG- BİS bağlantıs
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks