Please download to get full document.

View again

of 26
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, 2016/II

Category:

Math & Engineering

Publish on:

Views: 18 | Pages: 26

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, 2016/II DOI: /iuifd DİJİTAL NEFRET SÖYLEMİNİ ANLAMAK: SURİYELİ MÜLTECİ KRİZİ ÖRNEK OLAYI BAĞLAMINDA BBC WORLD SERVICE FACEBOOK SAYFASINA
Transcript
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, 2016/II DOI: /iuifd DİJİTAL NEFRET SÖYLEMİNİ ANLAMAK: SURİYELİ MÜLTECİ KRİZİ ÖRNEK OLAYI BAĞLAMINDA BBC WORLD SERVICE FACEBOOK SAYFASINA GELEN YORUMLARIN METİN MADENCİLİĞİ TEKNİĞİ İLE ANALİZİ Öz Oğuz KUŞ * Dijital nefret söyleminden en çok etkilenen gruplardan bir tanesi mültecilerdir. Suriye deki protestoların, sokak çatışmalarına ardından da bir iç savaşa dönüşmesi kitlesel göçlere sebep olmuştur. Çatışmaların şiddetinin artmasının ardından pek çok Suriyeli, Türkiye, Lübnan, Irak, Ürdün gibi komşu ülkelere ve Avrupa ya mülteci olarak gitmeye başlamışlardır. Bahsi geçen bu durum birçok farklı ülkede medya kuruluşları ve siyasetçiler tarafından kriz olarak tanımlanmış, mülteci karşıtı tutumlarda ve mültecilere karşı geliştirilen nefret söyleminde de farklı sebeplerle artış gözlemlenmiştir. Bu çalışma Suriyeli mültecilere karşı sosyal ağlarda ortaya çıkan dijital nefret söyleminin izini Facebook bağlamında sürmektedir. Çalışma kapsamında BBC World Service in Facebook ta paylaşmış olduğu mültecilerle ilgili haberlerin altına gelen kullanıcı yorumları toplanmış, metin madenciliği yöntemi ile duygu analizleri yapılmış ve nefret söyleminin çeşitleri kategorize edilmiştir. Araştırmanın sonucu olarak yorumların çoğunun mültecilere karşı negatif duygu taşıdığı gözlemlenmiş, bireylerin yaşadığı bölge sebebiyle üstünlük hissetmesi, güvenlik yönelimli, inanç yönelimli, ekonomik yönelimli dijital nefret söylemleri geliştirildiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma, yöntem bölümünde metin madenciliği kullanımını benimsemiş ve Rapidminer Studio ile büyük ölçekli metin analizleri gerçekleştirerek sonuca varmıştır. Bu noktadan bakıldığında çalışma veri analizi konusunda ve iletişim çalışmaları çerçevesinde yenilikçi bir özellik taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Suriyeli Mülteciler, Nefret Söylemi, Metin Madenciliği UNDERSTANDING DIGITAL HATE SPEECH: ANALYSIS OF USER COMMENTS ON BBC WORLD SERVICE FACEBOOK PAGE VIA TEXT MINING IN CONTEXT OF SYRIAN REFUGEE CRISIS CASE Abstract Refugees are one of the groups who are affected by digital hate speech the most. The civil war in Syria led to mass migration. After the violence level of the conflict increased, many Syrian citizens started to migrate to neighbouring countries such as Turkey, Lebanon, Iraq, Jordan, and Europe. This process was defined by the press organizations and politicians of many countries as a crisis, and an increase was observed in anti-refugee attitudes and hate speech for different reasons. This study monitors digital hate speech on Facebook against Syrian refugees. Within the scope of the study, users comments under BBC World Service s news posts shared on their Facebook page about refugees were collected, sentiment analyses were conducted by means of text mining, and types of hate speech against Syrian refugees can be categorized. As a result of this investigation, it was observed that most of the comments belonged to those who had negative feelings towards refugees, and types of hate speech against Syrian refugees categorized as superiority due to area of residence, security-oriented hate speech, belief-oriented hate speech, economic-oriented hate speech. The study adopted using text mining in methodology section and reached conclusions by conducting large scale text analyses with Rapidminer Studio. The study has innovative characteristics in terms of data analysis and communication studies. Keywords: Syrian Refugees, Hate Speech, Text Mining * Res. Asst., Istanbul University, Faculty of Communication, Department of Public Relations and Publicity (İstanbul, Turkey), Makale geliş tarihi Article arrival date: Makale kabul tarihi Article acceptance date: O. Kuş / Dijital Nefret Söylemini Anlamak: Suriyeli Mülteci Krizi Örnek Olayı Bağlamında BBC World Service Facebook Sayfasına Gelen Yorumların Metin Madenciliği Tekniği İle Analizi GİRİŞ Çalışma kapsamında dijital nefret söyleminin izi sürülmüştür. Bu amaçla Facepager aracılığıyla kitlesel olarak dijital nefret söylemine sıkça rastlanan sosyal ağlardan birisi olan Facebook ta BBC World Service sayfası tarafından paylaşılmış, Suriyeli mültecilerle ilgili olan haberlerin altına yazılan yorumlar toplanmış, sosyal bilimlerde görece yeni bir teknik sayılabilecek olan metin madenciliği ile analiz edilmiştir. Türkiye de iletişim çalışmaları alanında yöntemin ilk uygulamalarından birisini içeren bu çalışma kapsamında yorumların duygu analizini gerçekleştirebilmek için k-nn (k-nearest Neighbour) algoritması kullanılmıştır. Bu kapsamda sosyal ağlarda Suriyeli mülteciler ile ilgili BBC World Service in Facebook Fan Sayfası nda yayımlanmış olan haberlere gelen yorumlar pozitif/ negatif olma durumlarına göre değerlendirilmiş, Suriyeli mültecilere karşı gerçekleştirilen dijital nefret söylemi kategorize edilmiştir. Diğer yandan sosyal ağlarda gerçekleştirilen tartışmaların Mülteci Krizi tartışmaları üzerindeki muhtemel etkileri ve mültecilere karşı takınılan negatif duyguların üzerinde nasıl bir etki gösterebileceği tartışılmıştır. Dijital dönüşümün baskın geldiği ve sosyal ağların günden güne haber kaynaklarının yerini aldığı bir dünyada bireyler sosyal ağlardaki tartışmalardan fazlasıyla etkilenmektedirler. Lippmann ın sunmuş olduğu argüman insanların zihindeki gerçeklik algısının zihindeki resimler ve stereotipler tarafından yönlendirildiğini vurgular. Buradan yola çıkarak, insanların zihnindeki resimlerin dış dünyadan medyanın ana bileşenleri aracılığı ile ulaştırıldığını ve bu durumun da sözde-çevreler (pseudo-environments) yarattığı öne sürülmektedir (Lippmann, 1998 [1992]). Bahsi geçen önermeleri de göz önünde bulundurarak, sosyal ağların insanların ideolojik perspektiflerini şekillendirmede her geçen gün daha etkili bir mekanizma haline geldiğini belirtmek mümkündür. Bu bağlamda sosyal medya, mesajların hızlı yayılmasını sağlayan bir platform olarak Suriyeli mültecilere karşı nefret söyleminin ortaya çıkmasına ve iletilmesine olanak tanımakta, bireylerin Suriyeli mülteciler hakkında sahip olduğu önyargıların yoğunlaşmasına sebep olma ihtimali taşımaktadır. Burada, (b)ağlı birey 1 kavramının da önem kazandığının altını çizmek gerekir. (B)ağlı bireyler sosyal medyayı bilgi toplamak, benzer deneyimler yaşamış kişileri bulmak ve fikirlerin karşılaştırmasını/tartışmasını yapmak için kullanmaktadır (Rainie et al., 2012: 14). Bu önerme, bireylerin zihnindeki resimlerin dijital dünya tarafından da şekillendirildiğini de doğrular niteliktedir. Bu iki önermeden yola çıkarak dijital dünyadaki nefret söyleminin dezavantajsız durumdaki gruplara karşı gösterilen toleranssızlığı artırabileceğini söylemek mümkün hale gelmektedir. Nefret söyleminin dijital dünyada nasıl bir pratik alanı bulduğunu anlamak önem taşımaktadır. Çünkü, dijital nefret söylemi radikalleşmeye zemin hazırlama ve nefret söyleminin nefret suçuna dönüştürme potansiyeline sahiptir. Nefret Söyleminin Tanımı, Kapsamı ve Dijital Dünyada Nefret Söylemi Çalışma kapsamında Suriyeli Mülteci Krizi bir örnek olay olarak kullanılarak sosyal ağlardaki nefret söylemi metin madenciliği tekniği ile sorgulanacaktır. Bu sebeple nefret söyleminin kapsamını ve bileşenlerini tanımlamak gerekmektedir. Nefret söyleminin geniş kitleler arasında dolaşıma girmesinde medya büyük bir paya sahiptir. Biz ve onlar 98 İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, 2016/II ayrımından faydalanılarak ortaya çıkan nefret söylemi, medya aracılığı ile yayılarak biz ve onlar ayrımını derinleştirmekte, birbirini döngüsel olarak besleyen olumsuz bir sürecin başlamasına sebep olmaktadır. Diğer yandan dijital gelişmeler nefret söyleminin dijital mecralara taşınmasına ve dijital bir dönüşüm geçirmesine sebep olmuştur. Bu durum nefret söyleminin ana akım medyadan kitleye şeklinde yayılımını tabana yaymış bireyden bireye ve bireyden kitleye şekline dönüştürmüştür. Bu nedenle dijital nefret söyleminin de sınırlarının belirlenmesi elzemdir. Nefret söylemine yönelik pek çok ayrı tanım mevcut olsa da düşmanca ve ayrımcı bir söylemin belirli bir gruba yöneltilmesi hemen hemen her tanımda ortak bir özellik olarak göze çarpmaktadır. Ayrıca nefret söyleminde ortak akılla varılmaya çalışılan doğrunun inkârı ve bireyin kendi düşüncesi bağlamında radikalleşme eğilimi söz konusudur. Parekh (2006: 214) nefret söylemini şu şekilde tanımlamaktadır: Nefret söylemi belirli bir özellik veya özellikler bütünü sebebiyle farklılaşan bir grup bireye karşı düşmanlığın dile getirilmesi, savunulması, teşvik edilmesi veya kışkırtılmasıdır. Nefret; saygının yokluğu veya pozitif saygısızlık, hoşlanmama, onaylamama veya başkalarına karşı küçültücü bakış açısıyla aynı değildir. Nefret; düşmanlık, reddediş, zarar verme ve yok etme isteği, hedef grubu saf dışı bırakma, sessizleştirme veya pasifleştirme arzusu güder. Ayrıca Parekh (2006: 214) nefret söyleminin üç ana karakterinin olduğunu öne sürmüştür. Bunlardan birincisi bir veya bir grup bireyin belirli özelliklere dayanılarak yalnızlaştırılmasıdır. İkincisi, nefret söylemi hedefini çoğunluk tarafından arzulanmayan niteliklerle damgalamaktadır. Üçüncü olarak, hedef grup normal sosyal ilişkilerin dışında tutulmaktadır. Weber (2009: 3), Avrupa Konseyi nin Bakanlar Komitesi kararını alıntılayarak nefret söylemini ırkçı nefreti, yabancı düşmanlığını, Yahudi düşmanlığını veya azınlıklara, göçmenlere ve göçmen kökenli insanlara yönelik saldırgan ulusalcılık ve etnik merkezcilik, ayrımcılık ve düşmanlık şeklinde ifadesini bulan, dinsel hoşgörüsüzlük dâhil olmak üzere hoşgörüsüzlüğe dayalı başka nefret biçimlerini yayan, kışkırtan, teşvik eden veya meşrulaştıran her türlü ifade biçimi olarak tanımlamıştır. Likestillings- og diskrimineringsombudet tarafından yazılan The Equality and Anti-Discrimination Ombud s Report (2015: 13) a bakıldığında nefret söylemi konsepti ve karakteristik özellikleri ortaya çıkmaktadır. The Equality and Anti-Discrimination Ombud s Report (2015: 13) nefret söyleminin karakteristik özelliklerini, şu şekilde ortaya koymaktadır: Nefret söylemi, motive edici sebeplerden (etnisite, cinsiyet, engellilik vb.) bağımsız olarak birçok ortak noktaya sahiptir. Çoğunlukla negatif stereotipler, ön yargılar oluşturur. Bu bireylerin ve grubun onur ve saygınlığını etkiler. Nefret söylemini uygulayan kişiler gereksiz bir korku yayma, farklılığı aşağılama, doğal hiyerarşilerin varlığı düşüncesi ve dışlayıcı bir retorik kullanma eğilimi taşımaktadır. Bireyler ve gruplar hakkında küçük düşürücü konuşmalar, taciz ve komplo teorileri yaygındır. En uç durumlarda nefret söylemi tehdit, şiddetin yüceleştirilmesi, şiddetin kışkırtılması ve ölüm tehdidi retoriğine ve bazı durumlarda şiddet ve cinayet kombinasyonuna varabilir. 99 O. Kuş / Dijital Nefret Söylemini Anlamak: Suriyeli Mülteci Krizi Örnek Olayı Bağlamında BBC World Service Facebook Sayfasına Gelen Yorumların Metin Madenciliği Tekniği İle Analizi Binark ve arkadaşları (2012) ise nefret söylemini 6 ana kategori altında ele almaktadır. Bunlar; siyasal nefret söylemi, kadınlara yönelik nefret söylemi, yabancılar ve göçmenlere yönelik nefret söylemi, inanç ve mezhep temelli nefret söylemi, engellilere ve çeşitli hastalıklılara yönelik nefret söylemi olarak kategorize edilmiştir. Bu tanımlardan yola çıkıldığında nefret söyleminin toplumsal ve insani anlamda yıkıcı etkilere sahip olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü toplumu bir arada tutan temel değer ve hoşgörü bağlarını söylemsel bir şiddetle ortadan kaldırmaya çalışmakta, belirli bir grubu sessizleştirmek için farklı iletişim kanallarını kullanarak baskı yaratmakta ve bu söylemin yaygınlaşmasını sağlamaktadır. Dolayısıyla, toplumsal entegrasyon ve verimlilik noktasında büyük zararlara sebep olmaktadır. Ayrıca, nefret söyleminin çok geniş bir spektrumdaki dezavantajlı bireylere yöneltildiğini söylemek de mümkündür. Yine tanımlardan yola çıkarak nefret söylemini doğrudan ve dolaylı nefret söylemi olarak ikiye ayırmak mümkündür. Çünkü doğrudan nefret söylemini icra etmenin yanında nefret söylemini teşvik etmenin de nefret söylemi olarak değerlendirilmesi gerektiği ortadadır. Bu durumu bir örnekle açıklamak gerekirse, sosyal ağlarda nefret söylemi içeren yorumların paylaşılması doğrudan nefret söylemi olarak nitelenebilecekken, bu yorumların beğenilmesi veya paylaşılmasını da dolaylı nefret söylemi olarak tanımlamak gerekmektedir. Çünkü birçok sosyal ağın algoritması beğenilen ve tekrar paylaşılan gönderilerin daha görünür olmasını sağlamaktadır, dolayısıyla bu durum nefret söyleminin yaygınlaşmasını ve daha geniş kitlelerce görülmesini sağlamaktadır. Diğer yandan nefret söylemi-ifade özgürlüğü karmaşası da nefret söylemi konusundaki sorunlardan bir tanesidir. Weber (2009: 5); nefret söylemi olarak sınıflandırılabilecek beyanların tespit edilmesi, bu tür konuşmaların illede nefret ifadeleri veya duygusu aracılığıyla dışa vurulmaması nedeniyle zorlaştığını, ilk bakışta mantıklı veya normal görünebilecek ifadelerde saklı olabileceğini belirtmektedir. Ozulu (2014: 16), ifade özgürlüğünden yola çıkılarak başvurulan nefret söyleminin toplumda hoşgörüsüzlüğün, kutuplaşmanın, ayrışmanın artmasına sebep olduğunun ve medya ya da topluma yön verebilecek kişiler tarafından kullanıldığında daha çok kimseye ulaşabilmesinden dolayı toplumda daha da yaygınlaştığının altını çizmektedir. Bu noktada Alternative für Deutschland Almanya için Alternatif (AfD) isimli politik partinin Facebook sayfasından bir örnek vermek mümkündür. Almanya da yükselen popülist bir sağ kanat partisi olan AfD nin bir yıl içinde gelen mültecileri kastederek paylaşmış olduğu 2 Günün toplamı: yazılı görsel den fazla beğeni ve paylaşım almıştır. Bunun yanında yorum bölümünde mültecileri hedef alan yorumlar mevcuttur. Bu durum kamuoyunda bilinen bir aktör olan politik bir partinin, in üzerinde takipçisi olan fan sayfasından yayımladığı, fikir özgürlüğü kapsamında ortaya çıkan bir gönderinin nasıl birçok kişiye ulaştığının ve sonuçta kullanıcı katılımıyla nefret söylemi platformuna dönüştüğünün bir örneğidir. Çünkü yorumlarda mültecileri tecavüzcü olarak tanımlayan rapefugees gibi kelimeler, ırka ve dine dayalı ayrımcılık barındıran açıklamalara rastlamak mümkündür. Diğer yandan devlet ve remi temsilcilerin takındıkları tutumlar da kimi zaman nefret söylemi ve ifade özgürlüğünün kesiştiği noktalarda yer almaktadır. Örneğin, Macaristan ın sınırdaki yerleşim yerlerinden birisi olan Assothalom 100 İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, 2016/II belediye başkanı mülteci krizinin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde Message to illegal immigrants from Hungary (Macaristan dan yasadışı göçmenlere mesaj) başlıklı, aksiyon filmlerini andıran bir video aracılığı ile Hungary is bad choice, Assothalom is the worst! (Macaristan kötü bir tercih, Assothalom en kötüsü!) şeklinde bir mesaj yayımlamıştır 3. Yayımlanan mesaj sosyal ağlarda defalarca izlenmiş, ayrıca farklı ana akım haber organları tarafından da haberleştirilmiştir. Bu gibi tutumların toplumda mültecilere karşı olan nefret söylemini artırması olasıdır. Nefret söyleminin en belirgin sonuçlarından bir tanesinin mağdurlarını sessizleştirmesi olduğu, nefret söylemini gerçekleştirirken telaffuz edilen kelimeler belirli gruplar hakkında çeşitli klişeler yaratarak onların ötekileşmesine sebep olabildiği ve bu söylemin devam ettirilerek yeniden üretilmesi halinde çeşitli gruplar üzerindeki baskının arttığı belirtilmektedir (Sosyal Değişim Derneği, 2010: 16-17). Bu durum toplumdaki bireylerin avantajsız gruptaki bireylere karşı davranışlarını etkileyen bir faktördür. Çünkü, medyadan aktarılan bu gibi tanımlamaların sonucunda, söylem düşünceyi inşa eder mantığından yola çıkarak, toplumun bakış açısı ilk karşılaşmadan itibaren olumsuz bir yönde seyretmektedir. Son olarak nefret söylemi kendisine belirli bir konuyu zıplama tahtası olarak kullanmakta ve farklı konularla bağ kurarak genişleme eğilimi göstermektedir. Örneğin, mülteci karşıtı protestoların yoğunlaştığı sırada Polonya da, taraftarların Jan III Sobieski 2015 şeklinde Türkler in Viyana da durdurulmasına atıfta bulunan bir pankart açtığı ve İslam karşıtı tezahüratların yapıldığı 4 görülmüştür. Bu noktada durum sadece mültecilerle ilgili olmaktan çıkarak İslamafobi ve Türkofobi ile de birleşmiştir. Aynı yıl içerisinde Polonya da Türk öğrencilerin saldırıya uğradığı 5 ve takip eden yıl Türk turistlerin ırkçı şekilde tacize uğradığı 6 haberleri basına yansımıştır. T.C. Varşova Büyükelçiliği nin yayımlamış olduğu Yabancı Düşmanlığı İçeren Saldırılar başlıklı duyuru 7 da durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır. Bu olaylar mülteci krizi patlak verdikten sonra gerçekleşen olaylar olduğundan, belirli bir zaman dahilinde belirli bir konudaki nefret söyleminin kapsamının nasıl genişleyebileceğine örnek olarak gösterilebilir. Günümüzde, internetin ve yeni medyanın getirmiş olduğu platformlar sıklıkla kullanılmakta bu platformlara sürekli şekilde bağlı kalmayı kolaylaştıran araçlar yaygınlaşmaktadır. Sosyal medya her geçen gün daha ciddi şekilde bireylerin fikirlerini etkilemekte, bir bilgi edinme ve haber kaynağı haline dönüşmektedir. PEW-Internet Research (Gottfried et al., 2016) ün gerçekleştirmiş olduğu araştırmaya göre her 10 Amerikalı dan 6 sı haberleri sosyal medyadan öğrenmektedir. Diğer yandan Türkiye de yaşındaki bireylerin %91 i internet kullanmaktadır ve aynı yaş grubundaki bireylerin %81 i akıllı telefon sahibidir (Pew Research Center, 2016). Bu rakamlar dijital dünyaya ve onun getirdiği platformlara bağlılık konusunda da ipucu vermektedir. Rakamlar aynı zamanda sosyal ağlarda akan haberleri tüketmek ve bu akışa yenilerini eklemek için teknolojiye sahip olan kitlenin varlığını ortaya koyduğu gibi, sosyal medyanın haber alma ve insanların zihinlerindeki imajları yönlendirebilme noktasındaki potansiyelini de kanıtlar niteliktedir. Çünkü etkileşimli yapısı ve kişiselleştirilmiş içerik sunan sitelerle internet, ikna edici bir hale gelebilmekte, nefret söyleminin yoğunlaşarak nefret suçlarına dönüşmesine sebep olabilmektedir. 101 O. Kuş / Dijital Nefret Söylemini Anlamak: Suriyeli Mülteci Krizi Örnek Olayı Bağlamında BBC World Service Facebook Sayfasına Gelen Yorumların Metin Madenciliği Tekniği İle Analizi Günümüzde, haber sitelerine gelen kullanıcı yorumları, sosyal ağ gönderilerinin kendisi ve sosyal ağlardaki gönderilere yapılan kullanıcı yorumları, nefret amaçlı bloglar, forumlar ise dijital nefret söylemi ve siber-ırkçılığın sıklıkla gözlemlendiği platformlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Dahası, kullanıcı yorumları veya sosyal ağlardaki kullanıcı kaynaklı içeriklerden yola çıkılarak oluşturulmuş haberler ve blog gönderilerinin olduğu dijital bir atmosferde dijital nefret söylemi çok daha yaygın ve tehlikeli bir hale gelebilmektedir. Bu durumun tehlikesini Eylül 1996 da gerçekleştirilen Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme nin uygulaması için yapılan seminerde bilgisayar ağlarından dolaşıma giren ırkçı ve yabancı düşmanı propagandaya yönelik olarak ulusal ve uluslararası ölçekte önlemlerin alınmasının önerilmesi (Akdeniz den akt. Binark: 2010: 18) kanıtlar niteliktedir dan bu yana internetin yakalamış olduğu gelişim ivmesi göz önünde bulundurulduğunda dijital nefret söyleminin çok daha ciddi boyutlara ve tehlike potansiyeline ulaştığını söylemek mümkündür. Dijital nefret söylemini, belirli bir gruba yöneltilmiş nefret içerikli ve ayrımcı mesajların sosyal ağlarda veya bu amaçla kurulmuş web sitelerinde paylaşılması; ayrımcı ve hedef gösteren içerikler barındıran oyunların tasarlanması, video ve podcast yayınlarının yapılması; e-posta gruplarının kurulması ve nefret söyleminin bu yolla yaygınlaştırılması olarak tanımlamak mümkündür. Ayrıca tüm bu sürece dolaylı nefret söylemini artıran etkileşim (beğeni, yorum) ve yeniden üretim (tekrardan paylaşmak, re-tweet etmek vb.) de eşlik etmektedir. Duffy (2003: 292), dijital nefret söyleminin kökenini internetin pek yaygın olmadığı 1980 li yılların ortalarına dayandırmaktadır, bu yönüyle nefret söylemi gerçekleştiren g
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks