Please download to get full document.

View again

of 21
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

SOVVE1 RUSYA - TÜttK NOTALARI AYDINLIĞINDA TÜRK BOĞAZLARİ ' G İ R İ Ş

Category:

Others

Publish on:

Views: 56 | Pages: 21

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
SOVVE1 RUSYA - TÜttK NOTALARI AYDINLIĞINDA TÜRK BOĞAZLARİ ' Onl. FroL Cemil IİİLSKL G İ R İ Ş Potsdam gönj sinelerinde genel barış, meselesine bağlanmak imenilen Türk boğazları için Amerika Birleşik Devletleri»
Transcript
SOVVE1 RUSYA - TÜttK NOTALARI AYDINLIĞINDA TÜRK BOĞAZLARİ ' Onl. FroL Cemil IİİLSKL G İ R İ Ş Potsdam gönj sinelerinde genel barış, meselesine bağlanmak imenilen Türk boğazları için Amerika Birleşik Devletleri» İngiltere ve Sovyet Rusya İle Türkiye Cumhuriyeti arasında notalar teati edildi. Bu notaların ışığı altında Boğazlar meselesini incelemek istiyoruz. Türk Boğazları on dokuzuncu yüzyılda Avrupa genel politikasının dönüm noktalarından biri idi. Bunun için üç konlerans toplandı. Bu üç konferanstan üç sözleşme doğdu: 1841 Londra, 1856 Paris, 1871 Londra Boğazlar sözleşmesi. Yirminci yüzyıla bu sözleşmelerle kavuşan Türk Boğazlan, Birinci Dünya Harbinde başlıca amaçlardan biri oldu ve dünya ölçüsünde bir önem aldı. Bundan Ötürü de dünya barış konulan arasına girdi. İlk rejimi, onanmadığı için bir tasan mahiyetinde kalan Sevr andlaşmasından sonra Lozan barış konferansında tesbit edildi. Bu rejimi tesbit eden 1923 Lozan Buğazlar sözleşmesi. Montrö konferansında değiştirildi. Bu konferansta kabul edilen 1936 Boğazlar sözlesmesile bugünkü rejim kuruldu. Sovyet Rusya bu rejimin harp içinde iyi işlemediğini ileri sürerek değiştirilmesini istediğinden yirminci yüzyılda boğazlar isi için üçüncü bir konferansın toplanması beklenebüir. Genel Devletler Hukukunda da, dünya politikasında da evrensel bir mahiyet ve Önem aldıkları için Türk boğazlarım bu sırada incelemek dünya Ölçüsünde bir ilgi çekecektir. Evvelâ ad üzerinde duralvn. Devletler Hukukunda Türk boğazlarının durumuna temas eden veya bunlar üzerine kitap veya etüd yazan bilginlerin çoğu. bunları Çanakkale ve İstanbul boğazı adile anarlar kimi de Türk boğazlan adile incelerler. Meselâ Profesör George Scelle, 1943 de basılan Manuel élémentaire de droil international public adlı eserinde - 1) 1M7 bntfnrımln yünlün bu mflkulenln UMUMİMİ AmerUjın Journal of İnlurnnlloriHİ UW F UTl 41 inrl Ciminin 1ÎH7 Katlim lorlhll A üncü sayışımla c-ıjtmıjtıt 2» sahtff 38B M*. SOVYET RUSYA - TÜRK NOTALARI azlarımızı bu ad altında incelemektedir. En yetkili Rus devletler huu âlimi Fredrik De Martens bile aynı tâbiri kullanmaktadır; *Eger boğaz (ek bir devletin top menzili içinde bulunursa bu devlete bağlı ve opraklarımn parçaların dan sayılır Du suretle Türk topraklarile çevri! i olan İstanbul ve Çanakkale boğazları Türk boğazlan sayılmıştır*. Sözleşmenin mahiyeti: Türk boğazlarının bugünkü rejimini tesbit eden Montrö sözleşmesi imzalandığı gün, bunun bütün ilgili devletleri de, bütün dünya devletlerini de memnun eden bir rejim kurduğu fikri hakimdi- Konferansta Sovyet Rusyayı yetki İle temsil eden bu devletin dışişleri komiseri Litvİnol imza günü söylediği uzun ve manalı nutukta ki buna ileride temas edeceğiz bu genel duyguyu şu sözlerle ifade eylemişti: *Bana öyle geliyor ki konferansa bütün katılanlar buradan memnun gideceklerdir ve memnun olmıyan bulunmıyacaktır. Konferans, burada bulunmamış olar devletlere de memnunsuzluk verebilecek bir şey yapmamıştır, bu devletlerin de barışçı menfaatleri tamamile gözet i imiş tir. s Bu genel memnunluk duygusu iledir ki ben bu sözleşmenin karakterini, ^milletlerin hukukî hayatı- serisi içinde, Parisıe basılan La Turquie adlı eserdeki Türkiyenin milletlerarası hayata nda 1 şu suretle İfade etmiştim; ^Hukukta kaide koyan andlaşmalar zıt menfaatleri uzlaştırmaktan ziyade birbirine benzeyen menfaatleri düzenler. Boğazlar işinde menfaatlerin birbirine zıdlığı giderilerek yeni kaideler konmuştur. Durumun icaplarına bugünkü şartlarda en uygun olanları kabul edilmiştir.» Sözleşmeyi özel durumda ve büyük önemde olan bir mesele için kaun andlaşma mahiyetinde bir genel anlaşma saymak ilerisi için bütün siyasi güçlükleri önlemekti. Ben Üniversitedeki ve Harp Akademisindeki derslerimde hep anlaşmanın bu karakterini telkine çalıştım. Türk - Rux dostluğu; Bu revüde çıkan Türkiyede Devletler Hukuku adlı yazımda sözleşmenin herkesi memnun eden bu mahiyetini belirterek harp içinde devletlerce ileri sürülen dört beş meseleye Türkiye Cumhuriyetinin bu zihni yetle cevap verdiğini belirttim, Vaşington hukukçular komitesinde de, San Fransisko konferansında da beraber çalıştığımız Sovyet devletler ukuku bilgin profesörü şimdi Milletlerarası Adalet Divanı üyesi sayın Krylov ki komisyon I İn komite 1 inde ilk söz söylediğim gün salonun 3 F, de M ı r r. Truite de tiroit International V, 1. n r 4 La Turqıık» La Vtit InUrnaUrmaLe do in Turquie 1938, flhiv 5ı American Journal nf Int. La«1944 no. 4. H. SOfi ta öte başından yanıma kadar gelerek beni güzel sözlerle tebrik etmek nezaketinde bulunmuştu yanıma düştüğü bir oturumda bana bu yazımı taşıyan revü nüshasının hep masası üstünde bulunduğunu söylemişti Yazımda devletler hukuku Türk Enstitüsünden de bahsederken bu enstitünün gelecek yıllar Amerika Birleşik Devletleri İngiltere ve Sovyet Rusyamn tanınmış birer âlimini konferans için kürsülerine çağırmak kara rında olduğunu belirtmiştim . Ben buna ima ettiği mânasına alarak siz gelirseniz ne kadar memnun oluruz dedim. Bilgin profesör şu cevabı verdi- Şimdi değil, iki devlet arasındaki münasebetler düzelince, memnuniyetle* Türk - Rus dostluğunun samimi* bir taraftan olduğum için kendisine bunun geeikmiyeeeği umudunda bulunduğumu söyledim. Bugün de bu umuddayım. Bir tahlili bu revünün 1934 yılı nüshasında çıkan Lozan adlı eserimin ikinci cildinde Türk - Rus dostluğunun tarihin bir zarureti olduğunu belirtmiştim, fki milletin karakterini tanıyan bit insan sıfatile bugün de İnanım budur. İki memleket arasındaki uyuşmazlığın İki taraf için de, dünya İçin de çok zararlı olabileceği ve hattâ bugünkü durumu ortaya çıkaranların da tahmin edem ivecekleri sonuçlar doğurabileceği inanında bulunduğum için tarihin bir zarureti saydığım bu dostluğun nasıl kurulduğunu, esasa girmeden hatırlatmakta fayda görüyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi ilk olarak 23 Nisan 1920 de toplandı. Onun 11 Mayıs tarihli oturumunda Sovyet Rusyanın bir mesajı okundu. Bütün Doğu m ÜGİ uman lan m müstevlilere karşı ayaklanmaya ve savaşmaya çağıran bu mesajda aynen şu cümleler vardır: +(flkrhk tarafından tanzim edilen htanbulun cehren işgali andlasmast yirtlfaftt attlnuşttr Sovyet Rus cuıtüıuriyetleri memleketferinizin şorta İşgalini red ile ilân eder ki İstanbul müsliimansarın elinde kalarak t tr. Türkiyenın takvimine l e Türk topraklarında hir Ermenistan teşkiline dair tılan artdiaşrta j/ırtttmış yok edilmiştir.* fil Neteklm IfMT den mil IcLn Lnndrn unlverallm* devleilcr hukuku PrıifcıulrU Smtrh, Kolumblyu üniversitesi rlevlrtler hukuku PrnTt-ımru Kİ Ih Jrpsup ve Onmell ünlveraiietl devletler hukuku Profesörü Hrrbrrt Erkeği lir Parla ununtıt.- -ski rajfctçft Profraor Gllhcrl Cldrl. -; =:mı* vr Proroaor *am Ekim ayında E^lerr*: The Chanıcİns!aw,-j natlnns trilı hv» kunieronn vrrmltur Profeaıır Bripch dr Mart 30 da künirra nal arını vereoekhr. Blrle»lk Devletleri Türklyedr yrikl lir temsi) oden ve tanınmıa mezlyetleruc bullin mrmlekclln de r meftlrkda&lunnın ün takdir vr taygıaını kazarımla olan mümtaj Büyük elci Mlıter WUannun kemline vaki müracaat İmi en yakın llptjl İle karıuarmı vr»,.i:hni:- olmatını huradu lükranla kaydetmedi borç bilirim. g SOVYET RUSYA - TÜRK NOTALARI Batıya karşı kurtuluş savaşına atılmış olan Türk milleti. Doğudan gelen bu hitap üzerine Moskovaya bir heyet gönderdi. Yalnız Türkiye değil, Sovyet Rusya da güç durumda İdi. Müttefik devletlerin Rusyaya karşı giriştikleri harekele, Türkiye de katılsa. Rusyadaki Türklerin de ayaklanmasile Sovyet rejimi devri leb il irdi. Bunu en iyi anlıyan L*nin, heyetimizle görüştü ve dışişleri komiseri Çiçerin'in çıkardığı güçlüklen yenerek 16 Mart 1921 anlaşmasının imzalanabil meşini sağladı, Netekim andlaşma preambülünde. milletlerin kardeşliği ve halkın kendi kaderlerini serbestçe tayin etmek hakkını tanıyan İki memleketin vistilâ siyasetine karşı mücadelede yekdiğerine dayanışı zikredildi. Yine andlaşmada (madde 4) Türklerin millî kurtuluş hareketi ile Rus işçilerinin yeni hir sosyal nizam için mücadelesi arasındaki benzerlik kaydolundu. Bu suretle kurulan ve iki memlekete de çok fayda getiren dosttuk, Lozan barış konferansında dışişleri komiseri Çiçerin'in Türkiye menfaatlerini Rus görüşüne mal eden aşırı savunmalarına Türkiyenİn katılmamasile ve Türkiyenin barıştan sonra Batı devletlerile normal dostluk münasebetlerine girişmesile biraz sarsılır gibi oldu. Halbuki Türkiye siyasetini idare edenlerin Sovyet Rofr yayî karşı hareketlerinde hep aynı dürüst dostluk duygulan vardı. Türk milleti kurtuluş savaşına millî egemenliği uğrunda atılmıştı. Milli ege* menliği sa i belen di reb ilecek bir tesir ve nüfuz, ister Doğudan, ister Batıdan gelsin, Türk milleti bunu kabul edemezdi Türk Rus dostluğu bu temel üzerine kurulmuş ve andlaşma bunu tesbit eylemişti. Batı ile andlaşmanın Türk - Rus dostluğuna halel verebilecek hiçbir mahiyeti olmadığına ve Türkiyenin daima bu dostluğa sadık kalacağına, Sovyetler de İnandıkları için, dostluk münasebetlerimiz gelişti, yeni yeni andlasmalar yapıldı. Türk Başbakanı İsmet İnönü, Moskovayı ziyaret etti. Ertesi yıl savunma komiseri general Voroşİlof'un başkanlığında bir heyet bu ziyareti iade etti (1933) Montrö konferansında Lftvinof'un söylediği sözler, İki memleket arasındaki dostluğun 1936 daki ifadesidir Sovyet dışişleri komiseri, Osmanlı imparatorluğunun yerini alan, umut ve enerji dolu genç Türkiye Cumhuriyetinin, kurucusu Atatürk'ün rehbertiğile ilerleme yolunda yürüdüğünü ve Avrupada barışın teşkllâtlandırılışında gittikçe daha büyük ve daha bağımsı? bir rol oynadığım, emperyalist eski Rusyanm yerini de banş politikasını değişmez ve sistematik olarak miden Sovye» Rusyasının aldığını belirttikten sonra aynen söyle dedi: *Bu konferans şunu da anladı ki yeniden doğan bu iki devleti, on beş yıldanberi bîribirine haglıyan sıkı dostluk bozulmazdır ve geçici bir tertip değildir 7.» Türk - Rus dostluğunu bütün siyasi münasebetlerimizde değişmez bir 7ı Art es rtc la Conferenro de Mnnlreu* p 181. esas tutan telâkki terimiz ikinci dünya harbinin başladığı tarihe kadar devam etti. An karayı ziyarete gelen dışişleri komiser muavini Poiemkin ile bu esaslar dairesinde görüşme ve anlaşma oldu. Hattâ anlaşmanın esa* maddesi Po temkin tarafından yazıldı. Bu esas dairesinde yapılat ak anlaşmayı imzalamak üzere Dışişleri Bakanımız Moskovaya gönderildi. Lâkin hava orada değişti. Buna rağmen İngiltere ve Fransa ile yapılan ittifak andlaşmasına Sovyet Rusya ile dostluğumuzu amaçlı yan sarih bir protokol kondu. Fakat Sovyet Rusya île olan dostluk münasebetlerimi? o gündenberi düzelemedi. Bu yazımızda şu noktalan ineeliyeceğiz: 1) Boğazların önemi. 2) Tarihçelerin 3) Hukukî durum, 4) Sovyet notaları ve Türk cevapları. 5) Çözüm şekli. * I BOĞAZLARIN ÖNEMİ Türk boğazlarının siyasi, ekonomik ve stratejik önemleri vardır. Bu önem coğrafî durumlarından ve hunlara bağlanan siyasî menfaatlerden doğmaktadır. Coğrafî durum haritaya bakınca görülür Türk boğazları iki işlek deniz arasında tek geçittir Asya İle Avrupayı birleştiren bu geçitler dardır, aynı devletin toprakları içindedir. Kalınmaya gayet elverişlidir. Netekim en kuvvetli donanmalar bunlardan geçememiş, en kudretli ordular bunları ele geçirememiştir, öbür yandan boğazlar şark meselesi denilen dünya politika meselesinin dönüm noktasıdır Türk boğazlarını dünya politika meselelerinin en önemlilerinden biri yapan da Rüyadır, Rusya için önemleri: Bugün ülkesi Avrupanın ortalarından Asyamn sonuna kadar uzanan bu büyük devletin kuzeyinde Donan deniz ve bundan ayrılan Beyaz deniz. Batısında Baltık denizi, Doğusunda Pasifik Oseanı ve Güneyinde Hazer denizi ve Karadeniz var. Rusyanın bu beş denizde i^lek limanlan vardır Hazer denizi bir çıkmaz deniz olduğu için onu bırakıyorum: meselâ Beyaz denizde Arkanjel. Ballık denizinde Kronstad, Pasifik Oseamnda Vladivos tok ve Karadenizde Odesa, Nikolayef. Gerson H Sivaatapnl, Rostnf. Batum. Rusyanın en işlek limanlan Karadenizdedir Lozan konferansında Çiçerin Rus buğdaylanndan yüzde 70 inden fazlasının boğazlar yolile dünya pazarlarına ulaşığım söylemişti. Beyaz Rusların 1919 da Paris barış konferansına verdikleri muhtıraya göre. Rus petrollerinin yüzde 88 i, manganezinin yüzde 93 ü, demirinin 61 i boğazlardan geçer bütün Rus deniz ihracatının yüzde 54 u bu yoldan yapılır. Bu rakamlarla boğazların Ru* SOVYET RUSYA - TtİBK NOTALARI ya için ekonomik önemi anlaşılır. Stratejik durumlarile Rus güvenliği için ar/ettikleri önem de anlaşılır. Bunun içindir ki, boğazlar üzerine Rus görüşüne göre olmakla beraber en güzel kitaplardan birini yazmış olan Goryanof * butun şark meselesini Rusya için şu sözlerle özetleri * Boğazlar kimin elindedir», istanbul ve boğazlara ait gizli vesikaları yayı nlı yan fransızca iki ciltlik esere» önsöz yazan Sorbon Profesörlerinden Renovin lakdenize, ıhk denize çıkmak meselesi herhangi bir Rus hükümeti için geçici bir amaç değildir ve olamaz. Onun önüne bu lemelli meseleyi her lâhza koyan coğrafi şartlardır» diyor, Çİçerin bozanda boğazların Rusya için hayati önemi bulunduğunu, Litvİnof Montröde «boğazların Rusyanın hayat damarı* olduğunu söyledi. Bütün bunlar doğrudur Ekim ayında İstanbul Halkevinde verdiğim konferansta bütün bunları arılattım. Bununla Rus durumunu ne kadar geniş anlayış zihniyetile kavradığımı belirtmiş oluyorum. Bu, varacağım hal şeklinin ne kadar objektif olacağım gösterir. Türkiye için: Boğazların Rusya için önemini belirttikten sonra şu soruya cevap verelim: Boğazların yalnız Rusya için mi önemi var? Yine haritaya bakınca tereddütsüz cevap veririz: Hayır. Boğazların evvelâ, Rusyadan da her devletten de çok, Türkiye için önemleri var. Çünkü boğazlar Türkiye için menfaat değlt, varlık, egemenlik ve güvenlik meselesidir. Beş asır danberi Türkiyenin bütün güvenliği ve varlığı boğazlara bağlanmıştır. Boğazlarla en ilgili devlet Tiirkiyedİr. Boğazlar Türk toprakları içinde dir ve ülkesi bunlarla bir birlik olur. Genişliği 550 metreye kadar inen 27 kilometre boyundaki İstanbul boğazı da, genişliği metre olan 64 kilometre boyundaki Çanakkale boğazı da Türkiyenin tam egemenliğine tâbi İç sulandır. Çarlık Rusyası bile bunu teslim eylemiştir de Çar İkinci Aleksandr'ın görüşünü Prens Gorçakofa bildiren telgrafta «Osmanlı padişahlarının iki boğa2 ile bunları kaplıyan toprakların sahipleri olmak itlbarile koydukları kapalılık kaidesi...'» sözlerine tesadüf ediyoruz. Rus bilgini Frederik De Martens'in yukarda naklettiğimiz *bu suretle Türk topraklarile çevrili olan İstanbul ve Çanakkale boğazlan Türk boğazlan sayılmıştır? sözü de ilim alanında bunu belirtir. Bunun içindir ki Lozanda Türk baş murahhası boağztarın sahibi sıfatile 8» Çanakkale ve İstanbul bcfrazlaıı Devitil Oamnniye Huiya alyaaetj. Mütercimleri AH RetncJ. Macar Takdirler a. 27, CnnatnntlnnpİF et leı Detrolt* İDİ AtHrt de la Curt f eren re de Montreu* p 23 Türkiyenin evvelâ bunlara ait bütün teklifleri bilmek ve bunların ken egemenlik haklan ve mutlak bağımsızlığı ile ilişiğini incelemek prensibini pek haklı utarak ileri sürmüştür. Montrö konferansında Romanya baş delegesi Titulescu, yerinde olarak «boğazlar Türkiyenin hattâ kal» bidir» demiştir 10. Fllp Marşal Bravn da bu revüde çıkan bir yazısında Türkiyenin boğazlarda en ilgili devlet olduğunu belirtmiştir 11. Başka devletler için: Boğazlarda başka devletlerin de önemli menfaatleri var. Lozan konferansında İngiliz baş delegesi ve dış bakanı Lord Gürzon. boğazlarda! geçen gemilerden yüzde 20 sinin Karadenizde kıyısı nlsn devletlere ve yüzde sekseninin öbür devletlere ait olduğunu söylemişi!. Bu söz boğaklarda ve Karadenizde başka memleketlerin ne büyük ekonomik men faalleri olduğunu göstermeğe yeter Boğazlar meselesini milletlerarası yanan bu menfaatlerdir. Karadeniz kıyısında Türkiye ile beraber dön Tum sebebile de beş, Akdenizde kıyısı oları 11 devlet var. Bunların hepsinin de. bunlar dışındaki devletlerin de menfaatleri vardır. Karadeniz devletle rinden Romanya, Lozan konferansında Sovyet Rusya görüşlerine hiç iştirak etmemiş Karadenizin bitarafiastırılmasını istlyeeek kadar ileri gitmiş, Montrö konferansında Boğazlan Romanyanın ciğerleri diye vasıl - (andıran Titulesku da davasını Türk tezine hağlamısu, Çiçerin, Lozanda Romanya ile olan münasebetlerinin asıl karada bellilesmekte olduğunu söylemiş İse de Pascoviçi'nin boğazlara ait eseri de 1 * Romanya delegelerinin her iki konferanstaki ifadeleri de Romanyanın bugünkü durumunda belirlemediği ayrı görüşleri bulunduğunu gösterir. Akdeniz devletlerinden olması İtibartle de. yüzyıllardanberl şevketinin temellerini denizyolları üzerine kurması itibarile o , boğazlar rejimini Türkiye ile 1SD9 da tesbiı eylemesi itibarile de İngiltere en ilgili devletlerden biri olduğu gbi bir dünya devleti olmak ve dünyanın durumile bugün her devletten ziyade ilgili bulunmak itibarile de Birleşik Amerika boğazlarla en ilgili devletlerden biridir. Lozandaki müşahit delegesi Child. bütün dünya devletlerinin boğazlar İşile uğraşmaya hakkı olduğunu haklı olarak söylemişti. II BOĞAZLAR MESELESİNİN TARİHÇESİ. Boğazlar meselesinin tarihçesi çok uzundur. Bunun ancak esas ftotttalannı alacağız. 111 Amerinin.Inumnl of IfiIrrnMUmnl ÎJIW rlll 37 1B43 nn jı tho 12) Ynni İİ İnci ytlzyilın. 1^1 i. : h-.iı El. - - SOVYET RUSYA - TURK NOTALARI Birinci devre: Mutlak kapahlık. Türkler Çanakkale boğazının iki kıyısını 1356 da ( İstanbul boğazının iki kıyısını 1453 ile, Karadenizin bütün kıyılarını da 1475 de ele geçirdiler. Azak denizi, Karadeniz ve Marmara denizi bu suretle birer İç dem* oldu. Boğazlar da kapal tululdu. Frederik De Marlena dahi bunu haklı görüyor; *Türklyenin, Kaadenizin bütün kıyılarına sahip olduğu zamanlarda bu boğazlardan gemi geçişini kendi keyfine göre düzenleme hakkı itiraz götürmez surette vardı* *. Rusya Karadenize indikten sonra Î ) kendi gemileri için Karadenizde seyrüsefer ve boğazlardan geçiş aradı. Rusyanın ve bütün milletlerin ticaret gemilerine bu geçiş nihayet sağlandı. Harp gemileri için kapalılık prensip kaldı. Bu devre içinde Rusya ile üç ve İngiltere ile bir andlaşmada harp gemileri için hükümler konmuştur, ingiltere ile yapılan 1809 andlasmasının 11 inci maddesinde boğazların barış zamanında yabancı devletlerin harp gemilerine kapalı olacağı ve Ingilterentn de buna uyarağı kaydedilmiştir. Rusya ile yapılan 1798, 1805 ve 1833 ittifak andtaşmaları ki birincisi Napolyonun Mısın istilâsı ve üçüncüsü Mısır ordusunun Osmanlı ordusunu yenerek Anadolu içinde ilerlemesj üzerine yapılmıştı Rus harp gemilerine ittifak müddetince imtiyazlı durum vermîşli. Osmanlı imparatorluğunun en zayıf zamanında yapılmış bu üç andlaşma ile Rusyanın elde ettiği durumu, gazetelerde okuduğumuza göre son günlerde Moskovada bir Rus bilgini Rusya emniyetinin ideal devn olarak Östermiştir. Bunun sebebini Rus vesikaları ile gösterelim. Çar Birinci ikola 1833 de Osmanlı padişahına yolladığı mektupta şöyle diyor; *Dev^ letinizin huzur ve refah içinde yaşaması ancak Rusyanın dostluğuna guvenebilmesl ile mümkündür... Rusyanın bu güvene lâyık olduğunu ispat edebileceğim. Ancak bunun hakkınızda selâmet verici olabilmesi için kayıtsız şartsız güven göstermeniz gereklidir. Bu yolda gösterilecek ufak bir tereddüt bile en meş'urn sonuçlar doğurabilir. Rus dış bakanı Nessetrode de bu ittifak münasebetite şöyle yazıyor: -Aktedilecek İttifak Türkiyenin bundan böyle Rusyanın himayesine sığınmak kararında ve Rusyanın da bu himayeyi esirgememek azminde olduğuna.. kanaat doğuracaktır... Bu suretle Rusyanın doğrudan doğruya menfaatlerine en elverişli gelen siyasi aciz durumu daha bir müddet devam edecektir... Bu ittifak sayesinde Türkiyede bir miktar asker bulundurmamız meşru olacak ve bu suretle vukuat sahnesine herkesten önce yetişmek ve şark meselesine ister Türkiyenin devamını mümkün sayalım, İster hu devletin İnkırazını kaçınmaz bilelim, daima hâkim olmak, başka bir deyimle bu me^e- 1-1) Trnll* de Dmlt Intemnlkmal vo\ 3. p. 3fFT leyi kendi emel ve menfaatlerimize göre istediğimiz yolda çözmek imkâm elde edilecektir.* lllifakın manasım ve amacını açıklıyan hu resini sözler. Rus dostluk politikasının iç yüzünü de anlatır. Çarlık Rusyasımn bu ihtirası, Osmanlı devletinin devamını isteyen devletlerin gözü
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks