Please download to get full document.

View again

of 84
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

T.C. PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ACİL TIP ANABİLİM DALI

Category:

Economy & Finance

Publish on:

Views: 30 | Pages: 84

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
T.C. PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ACİL TIP ANABİLİM DALI ACİL SERVİSTE TRAVMAYA BAĞLI OLMAYAN KAS İSKELET SİSTEMİ AĞRILARINDA İNTRAVENÖZ PARASETAMOL VE DEKSKETOPROFENİN ETKİNLİĞİNİN KARŞILAŞTIRILMASI:
Transcript
T.C. PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ACİL TIP ANABİLİM DALI ACİL SERVİSTE TRAVMAYA BAĞLI OLMAYAN KAS İSKELET SİSTEMİ AĞRILARINDA İNTRAVENÖZ PARASETAMOL VE DEKSKETOPROFENİN ETKİNLİĞİNİN KARŞILAŞTIRILMASI: RANDOMİZE, ÇİFT KÖR, KONTROLLÜ ÇALIŞMA UZMANLIK TEZİ DR. EZGİ DEMİRÖZOĞUL DANIŞMAN DOÇ. DR. İBRAHİM TÜRKÇÜER DENİZLİ 2017 T.C. PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ACİL TIP ANABİLİM DALI ACİL SERVİSTE TRAVMAYA BAĞLI OLMAYAN KAS İSKELET SİSTEMİ AĞRILARINDA İNTRAVENÖZ PARASETAMOL VE DEKSKETOPROFENİN ETKİNLİĞİNİN KARŞILAŞTIRILMASI: RANDOMİZE, ÇİFT KÖR, KONTROLLÜ ÇALIŞMA UZMANLIK TEZİ DR. EZGİ DEMİRÖZOĞUL DANIŞMAN DOÇ. DR. İBRAHİM TÜRKÇÜER Bu çalışma Pamukkale Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi nin tarih ve 2015TPF028 nolu kararı ile desteklenmiştir. DENİZLİ-2017 III TEŞEKKÜR Çalışma süresince düşünce ve önerileri ile bu tezin hazırlanmasına katkıda bulunan, bütün bilgi ve deneyimlerini bana aktarmaya çalışan, her konuda destek ve yardımlarını esirgemeyen, değerli hocam Sayın Doç. Dr. İbrahim Türkçüer e sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Yine Acil Tıp ihtisasım boyunca bilgi ve tecrübelerini samimi ve içten duygularla paylaşan hocalarım, Prof. Dr. Bülent Erdur a, Yrd. Doç. Dr. Atakan Yılmaz a ve Pamukkale Üniversitesi nin tüm acil servis çalışanlarına teşekkür ederim. Hayatımın tüm zorluklarında bana her türlü desteği veren, bana güvenen, her zaman yanımda olduklarını hissettiren aileme, son olarak hayatımın her aşamasında olduğu gibi bu süreçte de bana sevgi, sabır ve sonsuz destekleriyle yanımda olan, tüm sıkıntılarımı paylaşan sevgili eşim Barış a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bu çalışma onlar olmadan var olamazdı. Dr. Ezgi Demirözoğul Denizli, 2017 IV İÇİNDEKİLER Sayfa No ONAY SAYFASI III TEŞEKKÜR IV İÇİNDEKİLER. SİMGELER VE KISALTMALAR TABLOLAR DİZİNİ. GRAFİKLER DİZİNİ... ÖZET İNGİLİZCE ÖZET.. V VII VIII IX X XI 1.GİRİŞ. 1 2.GENEL BİLGİLER 2.1. BOYUN AĞRISI SIRT AĞRISI BEL AĞRISI OMUZ AĞRISI DİRSEK AĞRISI KALÇA AĞRISI DİZ AĞRISI KAS İSKELET SİSTEMİ AĞRILARINA YAKLAŞIM ANAMNEZ FİZİK MUAYENE KAS İSKELET SİSTEMİ AĞRILARINDA MEDİKAL TEDAVİ 33 3.GEREÇ VE YÖNTEM BULGULAR TARTIŞMA. 49 V 6.SONUÇLAR KAYNAKLAR VI SİMGELER VE KISALTMALAR BT: Bilgisayarlı tomografi IV: İntravenöz NSAİİ: Non-Steroid Antiinflamatuar İlaçlar SF: Serum Fizyolojik SD: Standart Deviasyon VAS: Visual Analog Skala NRS: Numeric Rating Skala VRS: Verbal Rating Skala PAÜTF: Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi ASA: Amerikan Anestezi Derneği MRG: Manyetik Rezonans Görüntüleme EMG: Elektromiyografi USG: Ultrasonografi RA: Romatoid Artrit VII TABLOLAR Tablo 1 Boyun ağrısı nedenleri Tablo 2 Bel ağrısı nedenleri Tablo 3 Bel ağrılı hastanın değerlendirilmesinde dikkat edilecek kırmızı bayraklar Tablo 4 Lumbosakral kökler için nörolojik muayene rehberi Tablo 5 Omuz ağrısı nedenleri Tablo 6 Dirsek ağrısı nedenleri Tablo 7 Kalça ağrısı nedenleri Tablo 8 Diz ağrısı nedenleri Tablo 9 Çalışmaya alma ve almama kriterleri Tablo 10 Katılımcıların özellikleri Tablo 11 İlaç gruplarına göre cinsiyet, yaş ve ağrı yerlerinin dağılımı Tablo 12 Gruplardaki kas iskelet ağrısının numeric rating skala skorlarının zaman bağlı değişimi Tablo 13 Gruplardaki kas iskelet ağrısının vizuel anolog skala skorlarının zaman bağlı değişimi Tablo 14 Gruplardaki kas iskelet ağrısının verbal rating skalaya göre zamana bağlı değişimi Tablo 15 Gruplara göre tedavi etkinlikleri VIII GRAFİKLER DİZİNİ Grafik 1. Gruplardaki kas iskelet ağrısının NRS skorlarının zaman bağlı değişimi Grafik 2. Gruplardaki kas iskelet ağrısının VAS skorlarının 0-30.dk zaman aralığında değişimi Grafik 3. Gruplardaki kas iskelet ağrısının VAS skorlarının zaman bağlı değişimi Grafik 4. Gruplardaki boyun ağrısının VAS skorlarının zaman bağlı değişimi Grafik 5. Gruplardaki omuz ağrısının VAS skorlarının zaman bağlı değişimi Grafik 6. Gruplardaki sırt ağrısının VAS skorlarının zaman bağlı değişimi Grafik 7. Gruplardaki kalça ve diz ağrısının VAS skorlarının zaman bağlı değişimi IX ÖZET Acil Serviste Travmaya Bağlı Olmayan Kas İskelet Sistemi Ağrılarında İntravenöz Parasetamol ve Deksketoprofenin Etkinliğinin Karşılaştırılması: Randomize, Çift Kör, Kontrollü Çalışma DR. EZGİ DEMİRÖZOĞUL Bu çalışmanın amacı acil serviste travmaya bağlı olmayan kas iskelet sistemi ağrısıyla gelen hastalarda parasetamolle deksketoprofenin etkinliğini karşılaştırmaktır. Çalışma 2015 Ağustos ile 2016 Eylül tarihleri arasında üçüncü basamak şehir hastanesinde randomize, çift kör, kontrollü olarak tasarlandı. Travmaya bağlı olmayan kas iskelet sistemi ağrısıyla gelen hastalar iv parasetamol ve iv deksketoprofen grubuna randomize edildi. 10 cm lik vizüel analog skala (VAS), numeric rating skala (NRS) ve verbal rating skalada (VRS) ağrı skorları kaydedildi. İki yüz hasta çalışmayı tamamladı. Hastaların 100 ü parasetamol, 100 ü deksketoprofen grubundaydı. Hastaların % 49 u (n=96) kadın ve yaş ortalaması 32,6 ydı. Altmışıncı dakika VAS skorlarındaki ortalama düşüş parasetamolde 6,44 ± 1,71 cm iken deksketoprofende 7,09 ± 1,44 cm olarak ölçüldü (p=0,001). Çalışmamızın sonucunda deksketoprofen ve parasetamolün travmaya bağlı olmayan akut kas iskelet sistemi ağrılarını istatistiksel olarak azalttığı, deksketoprofenin de parasetamole göre daha üstün analjezik etkinlik sağladığı belirlendi. Ayrıca boyun, omuz, sırt ve kalça-diz ağrılarında parasetamol ve deksketoprofenin etkinlikleri karşılaştırıldıklarında birbirlerine üstünlüğünün olmadığı saptandı. Anahtar kelimeler: parasetamol, deksketoprofen, acil servis, kas iskelet ağrısı X SUMMARY Comprasion of Efficacy of Intravenous Paracetamol and Dexketoprofen for Acute Non-traumatic Musculoskeletal Pain in the Emergency Department: A Double-Blinded, Randomized, Controlled Trial The goal of this study was to compare the efficacy of intravenous dexketoprofen with paracetamol in the treatment of acute non-traumatic musculoskeletal pain. This double-blinded, randomized, controlled study was conducted in the emergency department of an urban tertiary-care hospital from August 2015 to September Patients who presented with non-traumatic musculoskeletal pain were randomized to iv paracetamol and dexketoprofen group. 10-cm visual analog scale (VAS), numeric rating scale (NRS) and verbal rating scale (VRS) pain scores were recorded. Two hundred patients were included in the final analysis. Of these patients, 100 (%50) received paracetamol; 100 (%50) dexketoprofen. The mean age was 32,6 years and 49% (n=96) were female. Median reduction in VAS score at 60 min was 6,44 ± 1,71 cm (mean±sd) for the paracetamol group and 7,09 ± 1,44 cm for the dexketoprofen group (p=0,001). As a result our study it is found that dexketoprofen and paracetamol statisticly diminish non-traumatic acute musculoskeletal system pains besides dexketoprofen has a superior analgesic efficacy compared to paracetamol. In addition, paracetamol equivalent dexketopofen in neck, shoulder, back and hip-knee pain. Key words: paracetamol, dexketoprofen, emergancy department, musculoskeletal pain XI 1.GİRİŞ Kas iskelet sistemi problemlerinin bir çoğu kısa süreli, kendini sınırlayan ya da basit analjezi ve/veya fizyoterapi veya osteopati gibi fizik tedavi yöntemleri ile çözülebilen sorunlardır. Yine bu hastalıklar, birinci basamak sağlık hizmeti veren hekimlerin iş yükünün %20-30 unu oluşturmaktadır. Birçok ağrılı romatizmal hastalığın tanısının konulması ve erken dönemde doğru tedavisi, kronik ağrı ile giden hastalıkların insidansının azalmasına yardımcı olabilir. Uzmanlardan oluşan multidisipliner bir ekip ile erken tanı ve sonrasında tedavi semptomların daha iyi kontrolüne, uzun dönemde eklem hasarı ve sakatlığın önlenmesine yardımcı olacaktır. Kas iskelet sistemi hastalıklarının prevalansı ayrı ayrı incelendiğinde değişkenlik göstermekle birlikte bu hastalıkların çoğu dünyada yaygın olarak görülmektedir (1). Akut kas iskelet sistemi ağrıları tendinit, kas spazmı, kemik ve eklem yaralanmaları gibi birçok nedeni olmakla beraber oldukça sık görülmektedir. Akut ağrı, analjezik ilaçlarla uzun süreli tedavi gerektirmez. Analjezik ilaçlar ağrı giderici ve fonksiyonu arttırmak için etkili olabilir. En yaygın olarak kullanılan analjezik ilaçlar; oral ve topikal nonsteroid anti-iflamatuar ilaçlar (NSAİİ), asetaminofen, tramadol ve opioidlerdir ( 2). Narkotik analjezikler etkin ve hızlı analjezi sağlamasına rağmen, hipotansiyon, bulantı ve kusma, sersemlik gibi yan etkileri vardır (3). Son yıllarda NSAİİ parenteral formlarının üretilmesi ile beraber, bu ilaçların analjezik etkinliği araştırmacılar için ilgi çekici konulardan birisi olmuştur. Ne yazık ki NSAİİ de, özellikle yaşlı hastalarda ciddi yan etkileri görülmektedir. En çok bilinen yan etkisi genellikle peptik ülseri, gastriti olan hastalarda gastrointestinal sistemde görülen kanamadır (4). Parasetamol ateş düşürücü ve ağrı kesici olarak dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır. NSAİİ'lerden farklı olarak inflamasyon ve platelet agregasyonu üzerine etkisi yoktur. Özellikle parasetamolün intravenöz (IV) formu henüz diğer NSAİİ lere göre daha yeni olup, güvenlik marjı geniş ve yan etki insidansı düşük bir ilaçtır (5). Her iki ilaç da acil servisimizde travmaya bağlı olmayan kas ağrılarının tedavisinde sıklıkla kullanılmaktadır. Bizim amacımız travmatik olmayan akut kas 1 iskelet sistemi ağrılarının tedavisinde deksketoprofen ve parasetamolün etkinliğini karşılaştırmaktır. 2 2.GENEL BİLGİLER 2.1. BOYUN AĞRISI İnsanların yaklaşık %10 u hayatlarının bir döneminde boyun ağrısından yakınırlar (6). Boyun ağrısı bel ağrısından sonra ikinci en sıklıkta görülen kas iskelet sistemi yakınmasıdır. Prevelansı yaşından sonra artar ve kadınlarda erkeklere göre daha sıktır. Boyun ağrılarının %90 ı mekanik kaynaklıdır (7). Bunlar arasında dejeneratif eklem hastalığı en önde gelen nedenlerden biridir. Bunu travmalar ve disk hernileri izler. Nispeten sık görülen bu nedenlerin yanında daha seyrek olup sinsice yayılan schwannoma, pancoast tümörü, brakial pleksus nöriti ve refleks sempatik distrofi gibi nedenlerin de olabileceği unutulmamalıdır (8). Tablo1 de boyun ağrısı nedenleri görülmektedir. 3 Tablo 1:Boyun ağrısı nedenleri Mekanik Dejeneratif eklem hastalığı Akut servikal strain Servikal disk hernisi Servikal radikülopati Servikal spondilitik miyelopati Kırbaç(whiplash) yaralanması İnfeksiyöz Diskit Osteomyelit Menenjit Herpes Zoster Yansıyan Ağrı Özefajit Schwannom Pancoast tümörü Anjina pektoris Semptom ve Bulgular İnflamatuar Romatoid artrit Ankilozan spondilit Seronegatif Polimiyalji romatica Miyofasial ağrı sendromu Fibromiyalji sendromu Neoplastik Osteokondrom Osteoblastom Nörofibrom Kondrosarkom Kemik metastazı Nörolojik Brakial pleksus nöriti Refleks sempatik distrofi Siringomiyeli Torasik çıkış sendromu Servikal omurgayı etkileyen problemler boyun ağrısına veya kol ağrısına neden olurlar. Ağrı oksiput, omuz, kol, el ve parmaklara yayılabilir. Sıklıkla muayene sırasında aktif ve pasif boyun hareketleri ağrılıdır. Boyun hareketlerinde limitasyon en sık görülen muayene bulgusudur. Genellikle ağrının şiddeti ile radyolojik bulgular arasında zayıf korelasyon vardır (9). Servikal radikülopati olması durumunda, etkilenen dermatom, miyotom ve reflekslerle ilişkili semptom ve bulgular ortaya çıkar. Omurilik basısı tetrapleji veya paraplejiye neden olabilir. Yansıyan ağrı sıklıkla boynun hiperekstansiyonu ve boynun tutulan tarafa deviasyonu ile şiddetlenir. Akut servikal strain: Boyundaki paraspinal kaslar ve ligamentlerin yaralanması neticesinde gelişen kas spazmı ve boyun ağrısı ile karakterize akut bir durumdur. 4 Boynu zorlayıcı hareketler, uyku sırasında postür bozukluğu, ani ısı değişimleri, hapşırma ve akut travma (whiplash) servikal strain gelişmesine neden olur. Kas spazmı sıklıkla boyun hareketlerinde ileri derecede kısıtlanmaya neden olur. En fazla etkilenen kaslar trapezius ve sternokleidomastoid kasıdır (10). Nörolojik muayene ve direkt grafi normaldir. Şiddetli ağrı ve boyun hareketlerinde kısıtlanma nedeniyle hasta günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirmede zorlanır. Servikal disk hernisi ve radikülopati: Servikal radikülopatinin en sık nedeni köklerin kompresyonu ile ortaya çıkan ağrı ve disfonksiyondur (6). Sıklıkla kompresyonun nedeni disk hernisi, zigo-apofizyel eklem, vertebra gövdesi veya unkovertebral eklem hipertrofisi kaynaklı foraminal stenozdur. İnterverterbal disk içeriğinde bulunan nükleus pulpozusun arkaya doğru yer değiştirmesi veya annülüs fibrozus liflerini yırtarak ekstrüde olması durumunda foraminal stenoz, spinal stenoz, radikülopati veya tekal kese basılanması gelişebilir. Tutulan düzeye ait refleks, dermatom ve miyotomlar ile ilişkili olarak semptom ve bulgular ortaya çıkar. Öksürme, ıkınma ve ağır kaldırma gibi zorlayıcı aktiviteler semptomların artmasına neden olur. Servikal kompresyon (Spurling belirtisi) semptomları arttırırken, manuel traksiyon semptomları azaltır. Servikal spondiloartroz: Servikal omurgada bulunan tüm eklemleri (intervertebral disk, zigo-apofiziyel) etkileyen deneratif değişiklikleri anlatan bir klinik terimdir. Sıklıkla yaşlarından sonra ortaya çıkar. Bazı hastalar asemptomatik olabilir, ancak genellikle kronik, yaygın boyun ağrısına ve boyunda sertliğe neden olur. Foraminal stenoza bağlı olarak radiküler tipte ağrı yakınması da görülebilir. Servikal spondilitik miyelopati: Ağır spondiloartroz veya disk hernisi olan hastalarda zaman içinde myelopati gelişebilir. 55 yaş üstü kişilerde omurilik disfonksiyonunun en sık rastlanan nedenidir (7). Diğer myelopati nedenleri arasında travma, primer karsinoma, infeksiyon, radyasyon, HIV, transvers myelit ve nörodejeneratif hastalıklar yer alır (6). Tipik olarak hastalarda duyu kaybı, kuvvet kaybı, derin tendon reflekslerinde artış, pozitif babinski belirtisi, klonus ve spastisite gibi üst motor nöron bulguları ortaya çıkar. Bazı durumlarda yürüme güçlüğü, nörojenik mesane veya seksüel disfonksiyon gelişebilir. Fizik muayenede boyuna fleksiyon ve 5 ekstansiyon hareketi yaptırılması elektrik çarpması hissine neden olur (Lhermitte belirtisi). Atlantoaksiyal subluksasyon: Romatoid artrit veya ankilozan spondilitli hastalarda, sinoviyal inflamasyon, erozyon ve ligament laksisitesi neticesinde atlantoaksiyal subluksasyon ve omurilik basısı gelişebilir. Subluksasyonun derecesine bağlı olarak hastada tetraparezi veya tetrapleji gelişebilir. Kırbaç (whiplash) yaralanması: Sıklıkla arabaya arkadan çarpılması durumunda, servikal omurganın ani ve şiddetli olarak fleksiyon/ekstansiyon hareketi yapması ile gelişir. İlk anda hafif olarak hissedilen boyun ağrısı birkaç gün içinde kas spazmının gelişmesi ile birlikte giderek şiddetlenir ve boyun hareketlerini ileri derecede kısıtlayarak günlük yaşam aktivitelerini bozar. Yaralanma sırasında tüm boyun dokuları (faset eklem, intervertebral disk, boyun kasları, ligament ve tendonlar, spinal sinir) zedelenebilir Görüntüleme Akut boyun ağrısı büyük oranda kendiliğinden düzeldiğinden görüntüleme gereksizdir. Kronik boyun ağrısı ise nadiren kendiliğinden düzeldiğinden ayırıcı tanı için görüntüleme gerekir. Servikal strain durumunda düz grafiler normaldir. Lateral servikal grafilerde lordoz kaybı sık görülür, ancak nonspesifiktir. Serfikal spondiloartrozda intervertebral disk aralığında daralma, omurgaların ön kenarında osteofit oluşumu görülür. Genellikle dejeneratif değişiklikler 30 yaşından itibaren gelişmektedir (9). Fizik muayenede servikal disk hernisi, radikülopati veya servikal spondilitik miyelopati düşünülen hastalarda manyetik rezonans görüntüleme (MRG) tanıyı doğrulamada yardımcıdır Tedavi Yönetimindeki farklılıkları vurgulamak için tedavi üç kategoriye ayrılır; boyun ağrısı, radikülopati ile birlikte boyun ağrısı ve miyelopatiyile birlikte boyun ağrısı (6). Kanıta dayalı bilimden ziyade uzmanların görüşleri, mekanik boyun yada kamçı yaralanmasına bağlı bozuklukları için önerilen konservatif tedavi yöntemlerinin (fizyoterapi, akupunktur, elektroterapi, manipulasyon, çekme, ısı terapisi, ilaç ve 6 enjeksiyon tedavileri, egzersizler) çoğunu desteklemektedirler; bununla beraber hastalar ayrı ayrı bu tedavilerin bir veya bir kaçından fayda görebilirler. Radikülopati veya miyelopati olmadan boyun ağrısı: Altta yatan patolojisi belirgin olmayan boyun ağrısı vakalarının çoğu çok az müdahale ile düzelmektedir. Hastalara her zamanki gibi hareket etmeleri ve ağrıya yol açacak aktivitelerden kaçınmaları konusunda tavsiyede bulunulmalıdır. Başlangıç ilaçları NSAİİ, kas gevşeticileri ve belirgin ağrı için kısa etkili oral opioidler olabilir. Fizik tedavi veya elle tedavi ihtiyacını desteklemektedir. Bu nedenle başın kamçı yaralanmalarının tedavisi analjezikler ve kas gevşeticilerle birlikte dayanılabildiği kadar hareketin devamlılığını içermelidir. Eşlik eden romatolojik veya neoplastik durumu olan hastalarda boyun ağrısı tedavisi, servikal omur kararsızlığı (Cl- C2) ve/ veya omurilik basısı varlığına veya yokluğuna bağlı olacaktır. Ağrı kesici ilaçlar ve oral glukokortikoidler, kararsızlık ve omurilik basısı yokluğunda ilk basamak tedavi olarak düşünülebilirler. Bu komplikasyonlardan birisinin varlığında hastaneye yatış ve beyin cerrahi konsültasyonu yapılmalıdır. Miyofasiyal ağrı sendromuna bağlı boyun ağrısı tedavisi hem kas gerginliği hem de psikodavranışsal durumları kapsamalıdır. Başlangıç tedavisi NSAİİ, kas gevşeticileri ve şiddetli semptomlar için kısa etkili opioidleri içerir. Akselerasyon-deselerasyon (kamçı) yaralanmalarını takiben akut boyun ağrısı olan hastalar yukarıda tanımlanan farmakolojik rejimin benzerinden fayda görebilirler. Radikülopatiyle beraber boyun ağrısı: Çoğu uzman, miyelopatinin varlığının kanıtı olmadığı sürece konservatif tedavinin denenmesini önerir. Başlangıç tedavisi aktivite düzenlenmesi, oral ilaçlar ve yumuşak veya yarı sert boyunluk (sabitlemenin önerilmediği, radikülopatinin olmadığı boyun ağrısı tedavisinin aksine) ile sabitlemeyi içerir. Uzman konsültasyonu, elektrodiagnostik değerlendirme ve ek rehabilitasyon araştırmalarının kararı için hastaların aile hekimleri tarafından yakın takipleri teşvik edilmelidir. Oral tedavi NSAİİ, opiat analjezikler ve kas gevşeticileri içerebilir. Steroid tedavisi, oral (ör, metilprednisolon - kendi kendine azalan doz paketi) veya bir uzman tarafından epidural enjeksiyonu radiküler ağrının akut fazında yararlı olabilir. Akut servikal kök 7 basısının semptom ve belirtileri konservatif tedaviye yanıt vermiyorsa veya tekrarlıyorsa eğer görüntüleme uyumlu bulgular gösteriyorsa cerrahi önerilebilir. Hastaneye yatış endikasyonları şunlardır: miyelopatinin akut veya ilerleyici semptom veya belirtileri, özellikle C7 dağılımında ilerleyici üst ekstremite güçsüzlüğü veya hastane dışında uygulanan maksimum tedaviye yanıt vermeyen, dinmeyen radiküler ağrının olmasıdır. Miyelopatiyle birlikte boyun ağrısı: Omurilik basısı semptom ve belirtileri olan hastaların tedavi kararları bir uzman ile birlikte verilmelidir. Servikal spondilotik miyelopati, spondilozun sürekliliğinde en fazla sakatlık ve maluliyete neden olan durumdur. Miyelopati 55 yaşın üzerindeki hastalarda spastik paraparezinin en sık nedenidir, bu spondiloz gelişimiyle paralel zamandır. Rahatlatma cerrahisinin kararı için hasta beyin cerrahisine sevk edilmelidir. Ek tedavi (örneğin steroidler ve spinal epidural metastazlarda radyasyon) semptom ve belirtilerin çıkma zamanı ve etiyolojiye bağlıdır ama bu bir beyin cerrahı ile birlikte yapılmalıdır (11). 2.2.SIRT AĞRISI Sırt ağrısı semptomların süresine bağlı olarak üç grupta sınıflandırılır: akut sırt ağrısı 6 hafta devam eden ağrıdır, subakut ağrı 6-12 hafta devam eden ağrı ve kronik ağrı 12 hafta devam eden ağrıdır. Özgül olmayan sırt ağrılarının çoğu atakları (%80-90) ilk altı hafta içinde sonlandığından, altı haftadan fazla devam eden ağrı çok daha ciddi hastalıklar açısından bir risk faktörüdür Semptom ve Bulgular Onsekiz yaş altı ve elli yaş üstü olan hastalarda, yaş grubundaki hastalardan farklı olarak, sırt ağrısı olasılıkla tümor veya enfeksiyon nedeniyledir. On sekiz yaş hastalarda spondiloz, s
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks