Please download to get full document.

View again

of 26
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

* 1995 yılında, 9 Eylül Üniversitesi, Güzel Sanaılar Fakültesi Geleneksel Sanatlar

Category:

Biography

Publish on:

Views: 0 | Pages: 26

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
GELENEKSELLİK, BİR EL YAZMASı VE İDEOLOJİ* Faruk ATALAYER** Bu incelemede, geleneksel sanatların ereği, programı, süreci ve Türkiye sanatsal yaşamına katkısı tartışılmayacaktır. Yine sosyolojikpsikolojik
Transcript
GELENEKSELLİK, BİR EL YAZMASı VE İDEOLOJİ* Faruk ATALAYER** Bu incelemede, geleneksel sanatların ereği, programı, süreci ve Türkiye sanatsal yaşamına katkısı tartışılmayacaktır. Yine sosyolojikpsikolojik açıdan gelenkselliğin bilimsel açılınnda yapılrmyacaktır darbesinden sonra, üni versiter sanat yaşamına yaygınlaştırılarak monte edilen geleneksel sanatların sanatsal gerekliliği ve varsa çizgisi bu çalışmada irdelenmeye çalışılacaktır. İdeolojik analizler, 1950'li yıllarda yazıldığı tahmin edilen, el yazması sanat eğitimiyle ilgili bir kitaptaki verilerle yapılacaktır. ı Analizlerden önce; gelenekselliğin sosyolojik, psikolojik, sosyo-ekonomik dayanaklarının verileriyle raruşmaksızın , ilgili başlıklarlı genel çerçevede çizilecektir. 1- GELENEKSEL NEDİR?2 Geleneğe; Büyük Türk Sözlüğü; (İsm. Sosyolojik) Alışagelmiş şeyler tanımını veriyor. Yine Serhat Yayınlannın Türkçe Sözlüğü Eski, atalardan kala kala süregelmiş alışkı, huy, uyulması zorunlu durum diye, geleneği tammlıyor. Kocaoluk Yayınevinin Türkçe sözlüğü, Kuşaktan kuşağa geçerek gelen, topluluğun üyeleri arasında ortak ve özel bir ruh dolayısıyla sağlam bir bağ kuran hertürlü * 1995 yılında, 9 Eylül Üniversitesi, Güzel Sanaılar Fakültesi Geleneksel Sanatlar Scmpozyumunda sunulan, geliştirilmişve yeniden düzenlenmişbildiridir. ** Yrd.Doç., Anadolu Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Öğretim Üyesi. 1 ACJARTl Ömer, Resim Sanat Tarihi Terbiyesi ve Öğretim Metodu, El 2 Yazrnası, Tarih belirsiz. Kavramın tanımı, MEB'nın tavsiye ettiği sözlüklerden sorgularidi. 12 alışkı, anane, bir ulusu oluşturan etkenlerden birisi diye tanım yapıyor. Hat Yayınevinin sözlüğünde; Öteden beri toplumda sürüp gelen ve bizim uymak zorunda olduğumuzhertürlü davranış, anane tanımı var tarihi TDK'nın Türkçe Sözlüğünde; Bir toplumda, bir toplulukda eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup, kuşaktan kuşağa iletilen kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi-töre ve davranışlar. tanımlaması getirilmiş. Meydan Larus Büyük Lugat'da, gelenek; Uzun bir zaman süresi boyunca efsane, doktirin, görüş ve törelerin aktarımı. diye açıklanıyor. Geleneksel (sıfat), ise tüm sözcüklerde geleneğe dayanan, gelenekselle ilgili olan diye tanımlanıyor. 0, HançerlioğlununFelsefe Sözlüğü'ndegelenekcilik; gerçeği geçmişde bulan yada geçmişi özliyen öğretilerin genel adı olarak belirtilmiş. Görüleceği üzere, gelenek-geleneksel kavramlarını,sözlüksel veya ansiklopediksel kaynaklarla değerlendirmek, kaçınılmaz olarak, soyut, öykünmeci veya içi kof sosyolojik tanımlarla uğraşmakdır. 2. YAPAY GELENEKLER (veya gelenekeilik) Zaman zaman yükselen (yada güdümlenen) ideolojik kadrolaşma ve siyasi ikdidar örgütlerımesinde, gelenek, geleneksel kavramları korkutucu. öldürücü, yıldırıcı, pasivize edici bir silah olarak, zaman zamanda dokunulmaz, tabu olarak kullanılmaktadır. Günümüzde, hem İslam, hemde Türk-İslamsentezi görüşlerine ait görünen (kimi gruplarda ırkcı-milliyetci,kimi gruplarca kökdendinci ağrılıklı), yakıcı bir takkiye aracına dönüştürülmüş olan gelenekgeleneksel kavramlarına bağlanan görsel sanat yapılaşmaları için, bilimsel bir tutumla yazılıp-söylenecekçok şey vardır. Tüm popülist, ırkcı, dinci, kof ve doğmatik maddeci tanımyaklaşım ve tutumlara karşın, gerçekden Plastik Sanatlar alanında, gelenekselolan nedir? (... ) Sosyolojik açıdan gelenekselolan herşey a) Olumlu b) Olumsuz c) Yapayolarak ayırt edilir. (Yapay gelenekler, olumsuz 13 gelenekler grubunda olmasına karşın, kendiliğinden(spontan) değil de, topluma zorla-tepeden inme dayatılıp-yaratıldığı için ayrı bir grubu oluştururlar.) Olumlu olanlar, hem ekonomik, hem değerlerini, tüm gelişmelere karşın sosyolojik varlık sürdüren geleneklerdir.olumsuz olanlar ise, ekonomik gerçekliğini yitirip, sosyal gerekliliği kaybolan geleneklerdir. Yapay gelenekler ise; hem politik, hem ideolojik olarak körüklencn geleneklerdir. Bunlar, işlevsel açıdan, yöneterılere çıkar ve iktidar sağlıyan, zorla dayatılan, insanı insan olmaktan çıkaran (kullaştırmanın,sömürrnenin, gütmenin ön koşulu) Bu gelenekler, özelliklede geçmişin kurumlaşmalardır. yöneten-egemen zümrelerine (soylulara, feodal yöneticilere) aittir. Nerede, tepeden inme, yasalarla korunan bir gelenek yapayolarak hortlaulırsa ,bu geleneklerin geçmiş bir soyluluğa, hanedana ait olduğu çok kolayca tanımlanabilir.aksine olarak, göçerlerin. boyların, halkın, yönetilenlerin gelenekleri ya folklorik , ya da zerıaat kapsamında hiçleştirilir.t' bir altyapı Bayron, yapay geleneklerin kurumlaşnnlmadanönce, sağlam ve pazar ilişkilerinin gerçekleştirildiğini,uzun bir süreç içinde, propoganda ağırlıklı insan ilişkileri ürettiği gerçeğinin altını çizerek belirler. Yani yapay geleneklerin zor'a başvurarak, yeniden egemen kılınması için, eski ekonomik ve pazar ilişkilerinin de horlaulıp' işletilmesi gerekmektedir. 3- GELENEKSEL KARŞısıNDAKİ TUTUM Toplumsal bir bireyin gelenek ya da geleneksejjiğe karşı olması veya onları yokurnsaması olası değildir. İçinden çıktığımız tarih, iyisiyle-kötüsüyle bizimdir. Onları araştırmak, incelemek, yaşatmak ve sürdürmek objektif bir tutumdur. Ama, toplumsal bireyi, yurtdaşı kulluştırmaya , toplumu ümmete dönüştürmeye yönelik, ideolojik, siyasal amaçlı yapay gelenekiere (yada gelenekciliğe) karşı olmak da, en erdemli, en doğru :1 ATALAYER, Faruk, Sanat tarihi Semineri, Tcksir, Sf. 3, 1976, 14 tutumdur. Sanatsal ilerleme ve gelişmenin temel ve değişmez ekseni olan; yenicilik, buluşculuk, yaratıcılık nitelikleri, geleneksel sanatların erek, kapsam, süreç ve sonuç yapılanması ile a s i a bağdaşmarnaktadır. Erek olarak geleneksel; eskiyi yeniden diriltip-t'rnuhafaza etmedir. Kapsam olarak geleneksel iktidar kavgasının güçlü, etkili bir propaganda ve ajitasyon aracıdır. Süreç olarak geleneksel akıl egemenliğindeusta-çırak ilişkisi içeren atölye eğitimiyle tümevanmcıtümdengelirnci aynılık-benzerlikedinilmesini sağlamakdır. Sonuç olarak geleneksel; hortlatılmış geri ekonomik alt yapıya ara eleman teknisyen-uzman yetiştirmekdir yada görsel sanatlardaki (kuşkusuz diğer tüm sanatlardaki) kirlilik, yabancılaşma, kısırlık ve tıkanmışlığın panzehiri-kurtuluşu, Geleneksel Sanatlar değildir. (Amacı, kuralları işlem biçimi, mistik denetlenebilirliğibuna el vermez.) Kısaca kirlilikden kurtuluşu gelenekselde görme , propoganda amaçlı ideolojik bir iddia olmaktadır. Günümüz yaşamında,emperyalist nitelikli kültürel baskınlara. teknik ve teknolojinin yarattığı, kirlilik ve yabancılaşma sorunlarına karşı, yaratıcı-çağdaş sanatın tüm dinamiklerine gereksinim duyarken; geleneksel sanatları alternatif olarak kurumlaşurmak,asla samimi bir çözüm değildir. Ya da, tarihsel hoşgörüyle, entellektüel afiyle, çakayla, demokrat olma soytanlığıyla, gelerıekciliğin altındaki ideolojiyi, ikdidar olma siyasetini görmemek, çok pahalıya ödenecek bir tutumdur. Geçmiş zamanının eğitimi, sanatı, geçmiş zaman ortamına, doğal ve yapay biçimlerine aittir. Yeni: yaşanılan zamanla, yeni zamanın çabası ve ürünleriyle tarihsel zorunlu bağlara, determinist ilişkiye karşın eski zamanın ne eğitimi, ne de sanat ürünleri çakışmaz, bir birlerini karşılamaz.? çünkü yeni, eskinin yıkılmışlığıdır. Tüm yaşamımızı kaplıyan ve olumsuzca denetliyen tekniğe, 4 ATALAYER, Faruk. Temel sanat Ögeleri, I\.Ü GSF yayınları, SL2 ı 2, 1994, Eskişehir. 15 teknoloj ik çağdaşlığa sırt çeviremeyiz. Ya da karşısına ilk çağ el sanatları veya lonca ustalığıyla çıkamayız.t Hcl' yaşanılan zaman, hiç kuşkusuz toplum ya da bireyolarak, daima geçmişin bir sentezidir. Geçmiş olmadan, gelecek örgülenmez. Yeni, eskiden çıkmış, eskiye bağlı olarak varolmuş. ama asla eskisinin tekrar-ı olmıyan, bambaşka bir bileşimdir. Geçmiş bilinmcden, geçmiş özümsenmeden, gelecek inşa edilemez. Yeni olan, yaşanılan daima geçmişin yıkılmasından, çökmesinden, parçalanmasından doğar. Geçmişin içinden çıkagelir. Ama, geçmişden hem nicel, hem nitel olarak ap-ayrı bir süreç olarak varolur.t' Geçmiş sanatları yeniden yapılaşımp. bir toplumda egemen üstyapı, kurumu haline getirilirse (sürekli, tekrarlara dayalı, üretim yapan bireyler yetiştirileceğinden) zaman geriye-eskiye döndürülmüşdemektir. Acaba bu iyi ve doğru mu'? Genelolarak insanlığın ulaştığı ortalama uygarlık çizgisine göre değerlendirirsek, geriye dönüş bir toplum için, maliyeti çok pahalı olumsuzlukdur. Gc leneksci S anatların, bir darbcden sonra, ünivers iter düzeyde kurumlaştınlması,süreç içinde çok genişlemişbir altyapının da örgütlerıip, yaşama geçirildiğini gösteriyor. Çünkü sermaye, kar, pazar altyapısı olmıyan yapay bir kurumlaşma , zorla bile olsa varlığını sirdürcmcz. Mağrur bir tavırla, ifade edelim ki sadece islami esaslı yayın çeşitlerimiz(dini, siyasi, iktisadi, kültürel, fıkıhi ve ilh.) 5.000'ni çoktan geçrnişdir.v/ Yaşamaktayızki; geleneksel sanatlarda dahil, farklı bir toplum yapısını (şeriat düzenini) güdümliyecek her türlü ekonomik altyapı, uzun bir süreç içinde ve klasik takkiye yöntemleriyle yaşama geçirilmiştir. ATALAVER, Faruk. Age. sf KIZILIRMAK, Ali. Süreç Nedir'?, sl12, 19X6. İST. BÜVÜKALTUN. Abdullah. Bildiri, İma.. Hal. Yap. Dcr., 1990, Ankara. 16 Şu anda, Türkiye'de ne var. İrşat var, tebliğ var, hakkı söylemek var... Cihat kafirle olur. Daha vakti var.,,8 Lo yıllık bir süre üzerinde, yasal destekle korunarak sanat alanında geleneksel emek yetiştirmeninideolojik gerçeği, uzun süreci, oluşumun çok riskli maliyetinin göze batırmak tutumu, bir görev, erdemli bir görevolmaktadır. 4- HANGİ KÖK'! Geleneksel eski olandır. Tarihdir. Kısaca içinden çıkıp-gelinen kök dür. Türk Kültür ve sanatında İslamiyet öncesimi, yoksa İslamiyet sonrasıını geçmiş olarak, kök olarak ele alınacak? Ya da Geleneksel Sanat dalları hangi tabana oturacak? Gelenekciliğin, ideolojik geçmişi, kuşkusuz Pan türkizm, Pan İslamizrne kadar gider. Ama, 1940' lı yılardan sonra, Şoven-milliyetçilik İslamiyet öncesi gelenekleri baş tacı ederken ( arasında Sovyetlerden yüzlerce yazı, makale, kitap çevirisi, türk mitolojisiyle ilgili ilk denemeler vs.), i 970' li yıllardan sonra islamiyet olgusu da, ideolojinin içinde eritilerek Türk-İslam sentezi örgülendi. Zaman zaman kökdendincilik de milliyetciliği benimsedi. Kısaca her iki kanat, sonuçda araptaşma ve köktendinci emparyalizmde karar kıldı. Böylece tarih, kök, gelenek, islamiyer sonrası sanatlarla (Hat, tezhip, cilt, minyatür, tekstil, Ebru v.s) sınıflandırıldı. Kökümüz sözcüğüne yaslanarak, etrafıımza kalın bir yöresellik duvarı örmek niye? Yoksa, bunun ardında gizlenerek, şu endişe verici istek ve özlemler mi dile getirilmek isteniyor? - Evrenselliğin kökünü kurutmak, - Çağdaş uygarlığın kökünü kazımak. - Gerçek aydın, bilim adamı ve sanatçıların köküne kirbit suyu ekmek, - Kökden dinciliğin kökünü sulamak.? Prof.Dr.COŞAN, M.Esad. Konuşma metni, 26 mayıs. \990, Cumhuriyet. Prof.AKÇI, Saim, M.S.Ü. Devlet Konscrvatuarı, , Cum, Makale. 17 5- GELENEKSELLİGİN BİLİMSEL TABANI Bir toplumdaki olumlu geleneklerin sosyolojik, psikolojik, etik, estetik ve ekonomik önemini asla unutmuyor ve tartışmıyoruz. Ama, geri bir zamanı, tüm yapısıyla hortlamayı erekliyen yapay gelenekci gelişmelerin ideolojik kandırıkcılığını da belirtmek ve iletmek gerekiyor. sürdürınesi; B ir geleneğin olumlu (poz.iıin olarak varlık değerini a) Geçmiş Zamanı (hem enerji, hemde yapı olarak) taşıması, b) Üretim yada ürün olarak, varlığım geri bir biçimde sürdürebiimiş olması, c) Üretici güçler açısından, teknik ve teknolojinin (malzeme, araç - gereç, kol emeği vs.) eskimesi, d) Geçmişde egemenlik varlığı (egemen üretim biçiminde yer alıp) kazanmış olması, c) Üretim ilişkileri açısından işlevini yitirmesi (lokal ve kapalı ekonomi-pazar ilişkilerini aşamamış olması), n İkincil ve ayrı bir işlev (belgesel. tanıtıcı, turistik, moral, tarihsel, sosyolojik bağ vs. gibi) değeri yüklenebilir olması gerekmektedir. Bu niteliklere haiz görüşler, inanışlar, doktirinler, alışkanlıklar, kültür form ve normları, sanat ürünleri gelenek olarak yaşam bulurlar. Halbuki Geleneksel Türk SanatJarı bölümlerinin yapılanmalarındaki bölüm ve dallar, bilimsel hiçbir gösterge değeri taşımamaktadır. Belli bir ideolojiye hizmet değeri içeren, siyasal örgütlenmelerin pazarına yörüngesine su akıtan, doğrudan Osmanlı hanedarıma hizmet vermiş sanatlar kurumlaştırılmışdır. kitap sanatları adı altında toplanabilen hat, tezhi p, minyatür, eilt, ebru gibi sanatlar Osmanlı döneminde, egemen bir sınıfın sanatı olarak dikkati çekmektedir. LO Halı, çini, kitap sanatları, saray ve çevresine hitap eden sanat i o ÖZTÜRK. İsmail. Geleneksel Türk EI Sanaılanna giri~. Sf. 107, 19 dalları olmuşlardır. ı ı ardına açılan hat Yani, Güzel Sanatlar Fakültelerinde ardı tezhip-çini-ebru-minyatür VS. bölümleri asla raslantısal Geçmiş dönemin, halkı değildir. sürü, teba-kul sayan yönetici sınıfa ait sanatlarının, bilinebilirliği sıkıntısı, İsim enflasyonunundan da anlaşılmaktadır. Türk Sanatları, Anadolu Türk Sanatları. İslami Sanat, El Sanatları, Halk El Sanatları, Turistik EI Sanatları, Küçük EI Sanatları, Geleneksel Sanatlar, Geleneksel Türk Sanatları, Geleneksel Türk El Sanatları vs. vs... Eğer yapay geleneklerin ideolojik özü kavranır ve anlaşılırsu, Geleneksel Sanatlarımızın üniversiter düzeyde nesnel değerlendirmesi ve yapılanışı doğru tabana oturur. Günümüzdeki üniversiter Geleneksel Türk El Sanatlarının bilimsel, sosyal ve tarihsel bir gerekliliği yoktur. Siyasi iktidar mücadelesi veren bir ideolojinin (idcolojilerin), sanat alanındaki zorlama! i uzantılandır. Geriye dönüş veya geriye dönüş özlcrnlcrinin, yoğun bir propoganda süreci ile, ideolojilerini özürusemiş insan üretim ilişklteriui örgüledikleri, buna paralel yoğun para-üretilmiş mal çevresinde pazar-üretim araçları ağı üretükleri. yadsıması olanaksız gerçeklikdir. Buna bağlı olarak; i) Yeni bir tarih anlayışı (Kurtuluş savaşını, gerekçelerini ve sonrasını kuralayıp-kötülüyen.)... 2) Dil dönüşümü (Arapça ve Osmanlıca çizgisinde,)... :1) Harf değişimi (Arap yazısına dönüş.)., 4) Arapça kökenli okuma-yazma sıçraması (Kuran kursları, İmam Hatip Liseleri-Anadolu Liseleri, İlahiyat Fakülteleri, Geleneksel El Sanatları Bölümleri ile.)... S) (he! tarikat mahalleri, toplantı salonları, şeyh-şih-hoca malikaneleri. büyük çarşı-pazar örgütlenmesini de içine alan camiier, kontrol dışına çıkmış dev vakıf yapılanmaları, folklorik örgütlenmeleri (ayinler, mehter takımları, otağ şölerıleri, diploma törenlerine kadar genişletilen ıncvlüt toplantıları,)... 6) Osmanlı ve dini müzik etkinlikleri... 7) Geleneksel Sanat Eğitimiyle de sanat-kültür-magazin-moda-medya gereksinimlerinin ı i ÖZTÜRK. İsmail. Age, sf. ı O~. karşılanıp-kadrolaştırılması... Bu kısaca sayılanlar, geriye dönüş özlem ve girişimlerinin ekonomik ve kurumsal göstergeleridir (kuşkusuzizlenebilen legalize olmuş kısmının.) 6- GELENEKCİLİ{;İN İDEOLOJİSİ Pan İslamizrn, Pan Türkizm, Yeni Osmancılık, Türk-İslam sentezi v.s. hep milliyetçilik-islamcılıkideolojileriyle, tüm bileşimlerini örgülemişlerdir. Araplaştırrna ideolojilerin ortak niteliğidir. Geleneksillik de, bu ideolojilerin önyargıiı üniformasıdır. Ne denli Türk, Geleneksellik, Tarih, İslam kavramları kullanılırsa kullanılsın, ideolojilerin geçmişe yaklaşımı yüzeyselolup, tabulaştırmaçizgisindedir. Geçmiş, tarih bu ideolojiler için Bedevi Arap tarihselliğini övme ve yüceitme biçimindedir. Bu öykünme öyle keskin ve dokunulmazdır ki, kökdendinci emperyalizmin ve şoven milliyetçiliğin tüm verileri, her söyleminde bunları yansıtır. Bilimsel temelden, tarihsel gerçekliklerden ve özgün içerikden yoksun kökderıdinci emperyalizmin ideolojisi; gelenekselliği kullanılabilir bir işlevolarak erekleştirir. Özellikle sanat alanındaki verileri, estetik biliminden, sanatsaldan teknik ve tekolojik gelişmenin bireysel özgünlüğünden daima uzakdır. (Buna zorunludur yoksa geleneksel niteliğini yitirir.) Tarihe (tarihsel sanatlara) yaklaşımı ise hem tekyanlı, hemde abartılı bir öykünme olarak, bilimselliğeve gerçekliğe tam karşıdır. Tarih, abartılı-masalımsı kahramanlıklardizgesi olup, Türk geçmişindeözellikle Araplaştırılma' dilimiyle ilgilidir. (Son ortalise Türk tarihi kitapları, hep İslamiyet Tarihi ağırlığıyla yazılmış olması, asla rastlantı değildir.) Gelenekselliğin, tarihselliği-sanatsallığı hem donmuş (kurallara bağlanmış), hem bitmiş (mükemmel-erişilmez),hem kutsal (göksel-yakıcı), hemde dokunulmaz (tabıı-günah) kılındığından. evrensel değildir. Geleneksellik donmuşdur; çünkü eski kural ve yaptarımlarına, uymak zorunludur. Geleneksellik bitmişdir; çünkü hem dışına çıkılmasınaizin verilmez, hemde eski bir ekonomik düzenin yapılaşması 20 olarak gerekliliğini yitirmişdir. Geleneksellik kutsaldır, çünkü o, geçmişin tanrının yeryüzündeki gölgesi olan zümrelere aittir. Dini inanışlan denetlendiğinden, kullaştırmanm uhrevi gereçleridir. Geleneksellik dokunulmazlıkdır;çünkü tekrarı zorunluluk olan ve dinen içazet verilmişfiği ile dışındaki herşeyi kirli-yabancı-günah ve şeytani saymadır. Aşın petrol gelirleriyle, ticari-tecimerı anamalcılığı aşanuyan ve otoktonizm mahkumu olan kökdendinci emperyalizm, kendi pazarına, iktidarına ve ideolojisine hizmet üretecek eğitilmiş eleman gereksinimini, Geleneksel Sanatlarla karşılamak çabasındadır. Kuşkusuz, ırkçılık ve dincilik ideolojilerine, geleneksel sanatlar, a) propoganda-ajitasyon olanakları, b) rant esaslı çalışan pazarında da, görsellik ögelerini düzerıleyip-üretenbireyleri yetiştiren bir işlev yüklenmiş durumdadır. Anti-demokratik şiddetin tüm dinamiklerini içinde barındıran, Araplaştırma ideolojisine, Geneksel El Sanatları nasıl takılmışdır . İslam öncesi Türk kültlerini, Anadolu kültlerini yok sayıp, salt Osmanlı Saray sanatlarını, varlık değer kabul etmek, kökdendinci emperyalizmin tipik göstergesidir. Tüm geçmiş tarihimizin, tekstil, taş, maden, cam, deri-kemik, toprak ve doğal atık (kabuk-saz vs.) malzemelere dayalı el sanatları, hele çok tanrılı, islamiyet öncesi sanatları, Araplaştıtma ideolojisinin işine yaramaz. Gerçek amaç, çağdaş sanatırmza kaynak-taban kazandırmak değildir. Tarih bu ideolojiye göre İslarnlıkla başlamaktadır. Tarih de o'dur, kökde o'dur. Bu yüzden Gelenekselden Çağdaşa görüş ve bildirimleri, sanat eğitimimizdeyer tutamamışdır. Alternatifolamamışdır. 7- BİR EL YAZMASı RESİM E{;İTİMİ KİTABI: Yapay geleneklerin, sanat alanındaki örgütlenmesinin süreci hayli uzun. Anıtkabiri bile bir yabancılaşma abidesi sayan ideolojinin, tipik göstergelerini. 1950'li yıllarda net görmek olası. (DP iktidar dönüşümü, özellikle bu ideolojilerin legalize olduğu başlangıç 21 yıllarıdır.) Bu tarihlerde yazılan, el yazımısı bir kitapdaki ilginç alıntı, makale ve ekler, şoven rnilliyetciliğin, köktendinci emperyalizmin net niteliklerini sergiliyor. Yazar: Ömer Ağartı. Dönemine uygun bir üslup kullanmış. El yazması kitabın adı, Resim Sanatı, Tarihi Tcrbiyesi ve Metodu İlkokul öncesi resim cğitiminden, perspektiv, anotomi bilgilerine kadar ilginç, yararlı, dürüst ve kapasiteli. El yazısı kullanmış. Kendine ait olmıyan yazıları yazar olarak, tarih olarak yer yer belirtmis. Bazı alıntılar sadece tırnaklanmıs. Alıntıların felsefe ve.: ~') ideolojisi, yazarı endişendirmiş olamalı ki, kendi görüşlerini özelolarak kendi kanaatiın diye belirlemiş. İçeriği ilc kitap, dönemi açasından hayli tutarlı ve zengin. Yazar bazı sanat meseleleri ile ilgili konuları açıklarken döneminde yazılmış kitap ve makalelerden yararlanmiş. İşte özetle bizi, bu yorumlarda kullanılan alıntı ve geniş aktarımlar ilgilendirdi. Bazı yazılar, kesilmiş gazete küpurleri olarak, talirsiz isimsiz verilmiş. İçerik tutarlığına bağlı olarak, yazarın kendi öznel koşullannın etkisiyle bu alıntıları yaptığını sanıyorum. Amacımız kitabın tanıtımını yapmak değil. Kitaba alınmış bazı fikirlerle, hem ırkcı, hem İslam serıtezlerinin özel dönemecindeki vcrilerini değerlendirmek. Çünkü yine aynı dönemde çıkan gelenekselliği daha farklı anlıyan grupların, ne yazık ki zaman içinde eriyip-kaybolmalan. i 950'li yılları daha önemli yapıyor. Biçimci, neme gerekçi, gelenekoi sanat anlayışına...o halkın heybesinde. kiliminde ve giysil
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks