Please download to get full document.

View again

of 13
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

ABÂKÂ HAN IN DİNÎ ŞAHSİYETİ VE ANADOLU DAKİ UYGULAMALARI THE RULE OF ABAQA KHAN IN ANATOLIA AND HIS PERSONALITY

Category:

Politics

Publish on:

Views: 12 | Pages: 13

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
SUTAD, Güz 2016; (40): E-ISSN: ABÂKÂ HAN IN DİNÎ ŞAHSİYETİ VE ANADOLU DAKİ UYGULAMALARI THE RULE OF ABAQA KHAN IN ANATOLIA AND HIS PERSONALITY Mustafa AKKUŞ * Öz Moğollar Cengiz Han ın
Transcript
SUTAD, Güz 2016; (40): E-ISSN: ABÂKÂ HAN IN DİNÎ ŞAHSİYETİ VE ANADOLU DAKİ UYGULAMALARI THE RULE OF ABAQA KHAN IN ANATOLIA AND HIS PERSONALITY Mustafa AKKUŞ * Öz Moğollar Cengiz Han ın liderliğinde toplanarak kısa sürede büyük bir imparatorluk kurmuş, Asya ve Avrupa da hâkim güç haline gelmişlerdir. Mengü Han zamanına kadar birçok istila faaliyetinde bulunan Moğollar, onun büyük han olmasıyla da kurultayda büyük bir ordu teşekkül ederek İslam Dünyasına karşı nihai bir saldırı başlatmışlardır. Ordunun başında Türkistan ve İran topraklarını geçerek Bağdat önlerine gelen Hûlâgû, Abbasi Halifeliğini yıkarak İran, Irak, Azerbaycan ve Suriye topraklarının bir kısmını da içine alan geniş coğrafyada kendi devletini kurmuştur. Büyük Moğol Hanlığına tabi olan İlhanlı Devleti, Mısır dışında kalan tüm İslam toprakları üzerinde hâkimiyetini sağlamıştır. Hûlâgû Han ın bölgede devletini tesis ettikten bir süre sonra ölmesiyle beraber yerine büyük oğlu Abâkâ geçmiştir. Abâkâ Han babasının takip ettiği siyaseti aynen devam ettirmiş, bölgenin temel unsurunu oluşturan Müslüman halk üzerinde şiddetli baskı kuran sert bir politika gütmüştür. Bu çalışmamızda Abâkâ Han ın İlhanlı topraklarında ve hâkimiyetlerini tanıyan milletler üzerinde uyguladığı siyaset ve bu politikaları şekillendiren dini yönü ele alınacaktır. Bu amaçla Abâkâ Han ın dini şahsiyeti, dini eğitim ve kültürü, dinlere bakışı, din adamlarıyla ilişkileri ve bunun siyasetine yansımalarına değinilecektir. Özellikle dini anlayışının ve uygulamalarının Anadolu Selçuklu devleti ve Müslüman Anadolu halkı üzerindeki etkileri gösterilmeye çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler Moğollar, İlhanlılar, Abâkâ Han, Anadolu, dinî siyaset. Abstract The Mongols established a great empire under the leadership of Genghis Khan within a short period of time governed both Asia and Europe. The Mongols, who launched frequent raids until the reign of Mongke Khan, attacked the Muslim world after having established a great army through consensus. Hulagu Khan, who led the great army via Turkistan and Iran and reached Iran, destroyed the Abbasid Caliphate and founded an empire lying on the lands of Iran, Iraq, Azerbaijan and Syria. The Ilkhanids, a vassal of the Great Mongol Khanate, secured their hegemony all over the Musliminhabited lands, except Egypt. Following Hulagu Khan's death, his elder son, Abaqa, became the khan. * Yrd. Doç. Dr., Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Tarih Bölümü, Konya/Türkiye, Gönderim Tarihi: Kabul Tarihi: 74 Mustafa AKKUŞ Abaqa Khan followed the policies of his father and kept the oppressive policies against Muslims in the region. This study aims at investigating the religious motives of Abaqa Khan s political maneouvres on the Ilkhanid lands and its vassal states. Abaqa Khan s religious personality, religious educatian and culture, his stance towards religion, his relations with the clergy, and its reflections on the policy are also concerned in this paper. Particularly, the effects of his religious thoughts and practices on the Sultanate of Rum and Anatolian Muslims will be discussed. Keywords Mongols, Ilkhanids, Abaqa Khan, Anatolia, religious policies Abâkâ Han ın Dinî Şahsiyeti ve Anadolu daki Uygulamaları 75 GİRİŞ Dünya tarihine yön veren önemli olaylardan biri olan Moğol istilası, XIII. asrın din tarihi açısından da büyük bir etkiye sahiptir. Moğollar kendi din ve inançlarının yanında istila ettikleri bölgelerdeki dinlere ve din adamlarına genel manada büyük bir hoşgörü ile yaklaşmışlardır. Buna mukabil kendi yasalarıyla çelişen dini ritüellere karşı da gayet sert müdahaleden geri kalmamışlardır. Her ne kadar Moğollar, dinler arasında dengeli bir tutum sergilemeye çalışsalar da bu denge dönemin Büyük Han ve mahiyetinin inanç ve düşüncesi çerçevesinde şekillenmiştir. Moğollar kendi Şaman inançlarının yanında diğer dinlere karşı da meraklı olmuşlar, daha önce Moğol kabileleri arasında yayılan Nesturilik ile beraber Budizm ve Taoizm Moğol aristokrasisi içerisinde itibar görüp yayılırken, Türkistan topraklarının istilasıyla beraber İslamiyet ve Mani dini gibi diğer dinler de Moğollar arasında yayılma imkânı bulmuştur. Moğol Hanları arasında Cengiz Han dan itibaren üç nesil genellikle atalarının dini Şaman inancı üzerine kalmışlar ve Şamanist olarak ölüp bu dinî adetlerle gömülmüşlerdir. Hanedan ailesinin kadınları genellikle Nesturi Hristiyanlığına inansalar ve çocuklarına bu dini eğitimi vermiş olsalar da, Moğol aristokrasisi içerisinde ağırlıklı olarak Budist olan haneden üyelerinin eğiticileri her daim bulunmuşlar ve Budist kültürüyle yetiştirilmişlerdir. Ancak başlangıçta Moğol hanları tüm dinlere hoşgörü ile yaklaşmışlar, dengeli bir siyaset gütmüşlerdir. Bu denge Cengiz ve oğullarından sonra bozulmaya başlamış, torunları ve onların çocuklarıyla beraber bürokrasideki kişilerin, bulundukları çevrenin, tahakküm altına aldıkları halkların ve düşmanlarının inançlarına göre değişiklik göstererek, hanların kendi inançları ve devletin çıkarları doğrultusunda yeni din politikaları geliştirmişlerdir. Bu amaçla Hûlâgû Han da dâhil İlhanlı Sultanları iktidarları döneminde kendi dini şahsiyetleri, dini eğitim ve terbiyeleri ile çıkarlarına uygun bir dini siyaset uygulamışlardır. Abâkâ Han ın Dinî Kişiliği Abâkâ, Hûlâgû Han ın on dört oğlunun en büyük olanıdır 1 (Sümer 1988: 8). 631/1234 yılı Mart ayında Moğolistan da dünyaya gelen Abâkâ nın annesi, Yesuncin Hatun dur (Jackson 1983: 61; Galstyan 2005: 51; Kiragos 1928: 379). Hûlâgû Han oğlunun eğitimini Nesturi olan eşi Dokuz Hatuna vermiş, böylece Hristiyanlık ile ilgili temel eğitimi ve bu dini kültürü baş hatun olan üvey annesinden almıştır. Abâkâ nın babası Hûlâgû da aynı Hristiyanlık eğitimi ve terbiyesini almış, tutucu bir Nesturi olan annesi Sorgaktani Hatun, oğulları Mengü, Kubilay, Hûlâgû ve Arık Boğa nın eğitimleri döneminde onların da Hristiyanlık taassubu içerisinde yetiştirilmesine büyük özen göstermiştir Grigor, Abaka nın otuz kardeşi olduğunu belirtiyor ve onu kardeşleri içerisinde en sevimli ve en yakışıklı olanı diye zikreder (Grigor 2007: 67-68). Cengiz Han, Moğol devletinin kuruluşundan yaklaşık iki asır önce Hristiyanlığı kabul etmiş olan Kerayit, Nayman ve Öngüt gibi birçok Moğol kavimlerinin kızlarıyla çocuklarını evlendirmiştir. (Spuler 1987: 221) Nesturi Hristiyan ı Kerayit kabilesinden olan Sorgaktani Hatun oğulları Mengü, Kubilay, Hûlâgû ve Arık Boğa yı bu dini terbiyeye üzerine yetiştirmiştir. Sorgaktani Hatun, devlet işlerine gösterdiği hassasiyeti aynı şekilde dini inançlarını yaşatma ve yaymada da göstermiştir. Bilindiği üzere Çingizli hâkimiyeti Asya da gelişirken aynı coğrafyada Hristiyanlığın Nesturilik kolu da yayılmaya çalışmaktaydı. Asya da bu mezhebin en önemli temsilcilerinin Kereyitler olduğu bilinmektedir. Sorgaktani Hatun da katı bir Hristiyan taassubu içinde yetişmiş olup bu manada oğullarını da tesiri altına almayı başarmıştır. XIII. yüzyılda Nesturilerin yüksek makamlara getirilmelerinde Sorgaktani Hatun un rolü büyük olmuştur. Oğulları da Nesturiliğe özel bir önem vermiştir. Mesela Kubilay Han, 1291 de Pekin Astronomi Merkezi Müdürlüğü ne Nesturi olan birisini müdür olarak tayin etmiş ve aynı zamanda bu kişiyi Hristiyanlığı araştırmakla da görevlendirmişti. Yine bu dönemde Nesturi Abraham adlı birisinin Yangcho da bir kilise inşa edildiği bilinmektedir. Bkz., (Haussig 2001: 252; Bausani 1968: 541; Spuler 1987: 202, 222vd.; Roux 2002: 320). Çinli Nesturilerin ünlü, mükemmel, görkemli, azize bir imparatoriçe olarak kaydettiği bu Hatun kilise ile 76 Mustafa AKKUŞ Abâkâ 1256 yılında babasıyla birlikte İran a gelmiştir (Ebu l-ferec 1999: II, 556). Babasının 8 Şubat 1265 tarihinde vefatıyla İlhanlı tahtına çıkıncaya kadar Horasan valiliği yapmıştır (Sümer 1988: 8). Abâkâ Han ın babası gibi Budizm e karşı aşırı bir meyli vardır. Budizm e olan bu sempati ona atalarından tevarüs eder. Nitekim Babaannesi Sorgaktani Hatun, oğulları Mengü, Kubilay, Hûlâgû ve Arık Boğa nın eğitimini Moğol devletinin resmi kültürünü oluşturan ve bunun taşıyıcı unsurları olarak öne çıkan Uygur Türklerinden Budist olan Sevinç Tuğrul, Bulad Kaya, Mungsuz ve Töre Kaya gibi Cengiz Han a yakın olduğu bilinen adamlarına bırakmıştır (Yuvalı 1998: 473). Abâkâ Han ın ve babası Hûlâgû nun Budizm e ilgisi de böyle başlamış, batı seferiyle beraber de yanlarında çok sayıda Budist din adamını İran ve Azerbaycan topraklarına getirmişlerdir. 3 Bundan dolayı birçok kaynakta Budist olduğu kayıtlıdır (Pfeiffer 2006: 371; Grousset 2006: 406; Sümer 1988: 8). 4 Abâkâ da selefi gibi Budizm e hizmet etmiş, Budist mabetleri inşa ettirmiş, onlara karşı her türlü maddi desteği sağlamıştır (Spuler 1987: 201). Abâkâ Han her ne kadar Budizm e meyletmiş olsa da ölünceye kadar atalarının dini üzere kalmıştır. Şaman inancının bir gereği olarak Şamanların istikbali keşfi konusunda 5 büyük yetenekleri olduğuna inanan Abâkâ, 1269/1270 yılında kâhinlere müracaat ederek gelecek hakkında kehanette bulunmalarını istemiştir (Spuler 1987: 191). Ayrıca Şaman inancında her türlü kötülüklerden arındırmak için iki ateş arasından geçirilirdi (Cüveynî 1998: 196; Carpini ty: 44, 111; Rubruk 2001: 123). Abâkâ da buna binaen 1271 yılında kendisine gönderilen Mısır elçilik heyetini bu şekilde tathir ettirerek Şaman inancının bu ritüelini yerine getirmiştir (Spuler 1987: 194). Nitekim o hayatının her anını şaman inancının adet ve geleneği üzerine yaşamış, bu dönemde Moğollar ve hanedan üyeleri arasında kabul gören tek inanç olan Şaman inancı üzere devam etmiştir. Moğolların Büyük Han ı Kubilay, Budizm inancını benimsemiş, kardeşi Hûlâgû nun da bu dine karşı sempatiyle bakması sonucu Şaman İnancı resmi ehemmiyetini zamanla yitirse de XIV. yüzyıla kadar Moğollar yanında milli bir din ve kültür telakki edilmiştir. Moğollar arasında başka dinlere intisaplar yaşansa da bu durumun Moğol dini kültürüne yansıması daha geniş bir zaman almıştır. Bu sebeple sonraki dönemlerde dahi İlhanlı topraklarında kâhin ve büyücüler hâlâ çok sayıda bulunuyor ve büyük saygı görüyorlardı. Abâkâ kendisini ziyaret eden Barak adlı büyücüye iltifat edip memnuniyetle ağırlamıştı (Reşîdu d-dîn ty: I, 267). İlhanlı hâkimiyetindeki coğrafya da Şamanist figürlerin en çok darbe aldığı dönem yaklaşık olarak yılları arasında, Budist inanç kaidelerinin geniş oranda ve bilinçli bir şekilde uygulandığı Argûn zamanında olmuştur (Bausani 2002: 225). Abâkâ Han, babasının kurduğu İlhanlı Devletinin sınırlarını güçlükle koruyabildi. Halk üzerindeki ağır vergi yükünü hafifleterek içeride huzuru sağlamak istediyse de, gayesiz ve kuru bir cihangirlik sevdası için pek çok İslam memleketlerini talan ve pek çok Müslüman ı şehit etmiş, ilmin ve faziletin yayılmasını engellemiştir. Budizm in yayılmasına çalışmış, birçok Budist tapınağı yaptırmıştır. Hristiyanlığa meyledip onları himaye etse de hiçbir zaman Hristiyan olmamış ömrünün sonuna kadar koyu bir Şamanist olarak kalmıştır (Kitapçı 2000: II, papazların malvarlıklarını korumaları için de büyük destek vermiştir. Bu arada İslam dinine karşı da hoşgörülü davranmayı ihmal etmemiştir. Sorgaktani Beki hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. (Durak 2008: 257). Hûlâgû Han İran'a gelirken yanında çok sayıda Budist rahip yanı sıra şaman ve müneccim vardı (Reşîdu d-dîn ty: II, 701; Spuler 1987: 201). Spuler, Abaka nın resmen Budist olup olmadığı noktasında kesin konuşmaz. O dönem hakkında Budist kaynakların olmayışı veya günümüze ulaşan bir eserin bilinmeyişi nedeniyle de Budist din adamlarının Abaka yı Budist telakki edip etmedikleri noktasında da bir bilgi mevcut değildir. Belki de büyük hana saygılarından dolayı bu dine meylettikleri düşüncesindedir. (Spuler 1987: 201). Şamanların gelecek hakkında kehanette bulunmaları ve bu kehanetlere bakarken kullanılan yöntemler hakkında daha geniş bilgi için bkz. (Roux 2002: 83 96). Bunun yanında Abaka, tahta çıkacağı zamanın uygunluğunu Şamanlara değil, bu işin ilmini bilen Müslüman astrolog Nasreddin Tusi ye sormuş, uygun günün onun tarafından belirlenmesini istemiştir (Roux 2001: 374). Abâkâ Han ın Dinî Şahsiyeti ve Anadolu daki Uygulamaları ). 6 Abâkâ Sünni Müslüman karşıtı dini siyasetine rağmen diğer Moğol prensleri gibi din mensuplarına saygılı davranmış, yerli halka mümkün olduğu kadar adaletle muamele etmiş, onların haklarını gözetip vergi yükünü azaltmasından dolayı İbn Fûtî ve Aksarâyî gibi Müslüman tarihçiler tarafından övgüyle anılmıştır (İbn Futî 1963: 353, 417; Aksarâyî 2000: 58-59) 7. İçkiye aşırı olarak düşkün olan Abâkâ, bu yüzden 1 Nisan 1282 (20 Zilhicce 680) tarihinde Hemedan da öldü (Ebu l-ferec 1941:52; Aksarâyî 2000: 106). Bazı kaynaklar onun zehirlenerek öldürüldüğünü, bazıları ise tutulduğu bir hastalıktan kurtulamadığını kaydederler 8. Abâkâ Han ın Dinlere Bakışı Abâkâ Han selefi ve babası Hûlâgû Han ile aynı dini ve kültürel eğitimi aldığı, büyük oranda aynı şartlarda yetişip bizzat onun çizgisinden hareket ettiğinden takip ettiği politika ve uygulamalarda hemen hemen aynı olmuştur. Dinlere bakışı babasından çok farklı olmayan Abâkâ nın uygulamalarında kısmen farlılıklar görülmektedir. Budist ve Hristiyanlara karşı uygulamalarında önemli farklılıklar görülmezken, Abâkâ Müslüman halka karşı daha sert bir tutum sergilemiştir. Şüphesiz bunda Budist ve Hristiyanların etkisi olsa da Memlüklere karşı mücadelelerindeki yenilgilerin tesiri büyüktür. Abâkâ, İlhanlı Devletinin Hûlâgû Han zamanında Hristiyan dünyasına karşı yürütülen dini politikasında önemli bir değişikliğe gitmese de uygulamada ve özelliklede ikili ilişkilerdeki üslubunda değişiklikler görülür. Babası daha hükmedici bir ifade kullanırken o daha hafif ve yapıcı ifadeler kullanır. Bizans la yaşanan ilişkileri aynen devam ettirmiştir. Bizans İmparatoru Michael sadakatini göstermek için 1265 yılında Altınordu sebebiyle bozulan dostluğu yeniden tesis etmek ve Hûlâgû yu kızı Maria Despina ile evlendirerek müttefikliği pekiştirmek amacıyla, Hûlâgû Han daha ölmeden Prinkips başkanlığında bir elçilik heyeti göndermişti. 9 Ancak heyet daha Kayseri deyken Hûlâgû Han ın ölüm haberi geldiğinden Bizans Elçilik heyeti geri dönmeyerek yollarına devam etmiştir (Ebu l Ferec 1999: II, 585). Prenses Maria ya Antakya Patriği ve birçok piskopos da refakat ediyordu. Abâkâ vaftiz edildikten sonra 10 İmparatorun gayrı meşru kızı Maria Despina ile evlenmiştir (Ebu l Ferec 1941: 47; Geanakoplos 1973: 220, , 389; Grousset 2006: 406). Hristiyanlar Dokuz Hatun dan gördükleri destek ve himayeyi Kitapçı, a.g.e., II, s.112. Kaynaklar Budist olarak gösterse de o dönemde Şaman İnancı tam olarak bilinmediğinden ve bölge halkının zihnindeki din anlayışında bazı ritüelleri olmadığı ndan Budizm le bir görülmüştür. Nitekim şaman inancının kutsal kitabı olmamasından dolayı Cengiz Han da bunun eksikliğini hissetmiş ve bir nevi ezikliğini yaşamıştır. Aksarayî onun tahta geçişini zikrederken uzun uzun över ve hakkında birçok şiir aktarır. O Abâkâ dan şöyle bahseder: O adalet yayan öyle bir padişah ki (onun varlığıyla) düşman topluluğundan hiçbir yaratık kalmadı. 663 (1265) yılında ülke tahtı onun devletli ve âdil varlığıyla süslendi. Dünya ülkelerindeki zamanın melikleri ona boyun eğme küpesini kulaklarına taktılar. Onun iyilik bağına bağlandılar. O, hükümdarlık dirayetiyle dünyadakilerin boynunu, itaat boyunduruğuna soktu. Adalet temellerini atmasıyla getirdiği emniyet sabahı ülke göğünde her gün daha çok görülür oldu. Onun koruyuculuk ve gözeticilik rüzgârından dünyanın dört bir yanında rahat ve huzur kokusu yayılmaya başladı. O devletinin günlerinde ülkenin her tarafı öyle bir durum almıştı ki serçe şahinin gözüne yuva yapıyor; güvercin, kartalın yuvasında bulunuyor, koyun kurt ile aynı yuvayı paylaşıyor, doğan, kırlangıcın yuvasını gözetiyor, şahin kekliğin konakladığı yeri koruyordu. Onun zamanında kader habercileri, olayların diline himaye mührünü vurdu, kazaya sebep olanlar, halkın yüzüne (kötü) olayların kapısını kapadı. Öyle ki padişahlık peşinde koşan hiç kimse, isyan ayağını düşmanlık mahallesine koyamadı (2000: 58-59). Niğdeli Kadı Ahmed onun hakkında tedbiri güçlü, ra iyyete dost, akıllı melik ifadelerini kullanır ( s.510). Ermeni kaynaklarından Sebastatsi de zehirlendiği (Galstyan 2005: 54); Ebu l-fidâ da Abaka nın Ağu(zehir) verilerek öldürülmüş olduğu söylenir. (1286: IV, 16.); Reşîdu d-dîn ise, Abaka nın ölümünü anlatırken onun Bağdad tan Hemadan a gittiğinde, Melik Fahrüddin Menüçehr in sarayında kaldığını burada içki içip eğlendiğini, hayatın zevkini çıkardığını ve 1282 de orada öldüğünü yazmaktadır. ( ty: I, 18-20); Cüveynî ye atfedilen ve İran da dolaşan bir rivayette de Abaka Hristiyanlara dost olmasından dolayı zehirlendiği söylenmektedir. (Spuler 1987: 88; Roux 2001: 398); Ebu l-ferec ise Sahib-i Divan Şemseddin Cüveynî nin Abaka ya ağu vererek öldürtmüş olduğunu oğlu Argûn un duyduğunu, O nu amcası Ahmed Teküdar dan istediğini, vermeyince amcasının da bu işte eli olduğunu zannettiğini zikretmektedir. Aynı müverrih Şemseddin Cüveyn ı nin Argûn tarafından bu sebeple öldürüldüğünü anlatır. ( 1941:61; 1999: II, ). Ebu l Ferec, İmparatorun kızını Hûlâgû nun istediğini bunun içinde Hûlâgû nun Antakya daki Rumların patriği Eftimius u elçi olarak imparatora gönderdiğini yazar. (1999: II, 585). Vartan, Despina nın evlenmeden önce Abaka nın vaftiz edilmesini arzu ettiğini ve bu izdivacın prensin vaftiz edildikten sonra olduğunun rivayet edildiğini söyler (1936: 46). 78 Mustafa AKKUŞ ondan da beklemişler ancak Moğollar içerisinde Abâkâ nın hanımı Maria hiçbir zaman Dokuz Hatunun sahip olduğu nüfuza ulaşamamıştır 11. Abâkâ Han ın ilk yılları Hristiyanlar açısından oldukça sakin geçmiş, İlhanlı sarayıyla olan münasebetler Hûlâgû dönemindeki kadar yoğun olmamıştır. Hristiyan tebaa Abâkâ nın çocukken vaftiz edilmesini de göz önüne alarak Hristiyanlar lehine ondan daha büyük beklenti içindelerdi. Bu sebeple Abâkâ, Hristiyan kaynaklarda babası Hûlâgû Han kadar iltifat görmemiş, fakat Abâkâ Han saltanatının ilk yıllarından itibaren babasının din politikasını devam ettirerek Hristiyanların her zaman hamisi olmuştur (Ebu l Ferec 1999: II, 592: Grousset 2006: 406). Bundan cesaret alan Hristiyan rahiplerin Müslüman halka karşı tazyikleri görülür yılında Nesturilerin Katolikosu olan Mar Denha seneler önce Müslüman olan Tikrit halkından birini zorla Dicle de vaftiz etmek istemiştir. (Ebu l Ferec 1999: II, 588). Yine 1274 yılında Nesturi bir rahip Müslüman bir kadını sevmiş ve o yüzden dinini terk ederek Müslüman olmuştu. Buna razı olmayan Hristiyanlar durumu Moğol ordu komutanı Tarpaşi ye bildirmişler, o da öldürmek istemişti. Ancak rahip, Müslümanların rahibi kurtarmak için çıkardığı kargaşa sebebiyle kurtulabilmiştir (Ebu l Ferec 1999: II, 592). Abâkâ döneminde Moğol sarayında Hristiyanlara her yönüyle destek olan onları koruyan diğer bir Hristiyan kadın da Kutay Hatun dur. Abâkâ nın diğer karısı olan Kutay Hatun Moğol neslinden olup Nesturi bir Hristiyan idi (Ebu l Ferec 1999: II, 602; Spuler 1987: 202). Ebu l Ferec, Kutay Hatun un Müslümanlara yapılan savaşlar nedeniyle Hristiyanların son yıllarda nehir sularını takdis etmek için ayin yapamadıklarını ve kışın şiddetli geçmesi sebebiyle Maraga şehrine giderek orada ayin yapıp suları takdis ettirdiğini zikreder. Ona göre bu sayede soğuğun şiddeti azalmış, çayırlar bitmiş ve kış, otların bitmesine müsait bir mahiyet almıştır (1999: II, 602). Kubilay Han ın Markus adında bir Hristiyan papazını hac ibadeti için hocası Rabban Sauma refakatinde Kudüs e göndermesiyle 1281 yılında Nesturi kilisesine, saraydaki nüfuzunu yeniden kuvvetlendirmek için bir fırsat hâsıl oldu. Bu hac siyasi nedenlerle gerçekleşmese de her ikisi de Katolikos II. Denha nın yanında kaldılar. Başlangıçta Katolikos henüz 34 yaşında olan Markus u Kuzey Çin patrikliğine tayin etti. Bu atamadan kısa bir süre sonra Katolikos II. Denha nın ölümü üzerine Temmuz 1281 yılında Markus u III. Yaballaha ( ) adıyla Nesturi kilisesine katolikos tayin ettiler (Spuler 1987: ; Grousset 2006: 407). Abâkâ döneminde Nasturi Hristiyanlığı İlhanlı siyasetinde önemli ro
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks