Please download to get full document.

View again

of 11
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

ANKARALI SEYH İZZEDDİN VAKIFLARI VE ÂK MEDRESE (OGÜST MABEDİ)

Category:

Sheet Music

Publish on:

Views: 0 | Pages: 11

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
43 KAMİL ŞAHİN ANKARALI SEYH İZZEDDİN VAKIFLARI VE ÂK MEDRESE (OGÜST MABEDİ) ANKARALI SEYH İZZEDDİN VAKIFLARI VE AK MEDRESE (OGÜST MABEDİ) Türl siyasî ve sosyal tarihlinin önemli merkezlerinden olan Ankara,
Transcript
43 KAMİL ŞAHİN ANKARALI SEYH İZZEDDİN VAKIFLARI VE ÂK MEDRESE (OGÜST MABEDİ) ANKARALI SEYH İZZEDDİN VAKIFLARI VE AK MEDRESE (OGÜST MABEDİ) Türl siyasî ve sosyal tarihlinin önemli merkezlerinden olan Ankara, aynı zamanda özgün Türk-İslâm kültürünün de izlerini taşımaktadır. Ankara'daki Türk islâm eserlerinden bir kısmı da, bu yörenin yetiştirdiği Şeyh İzzeddin ve Gül Baba tarafından vücuda getirilmiştir. Söz konusu eserler Ankara'nın millî ve dinî kimliğinin önemli işaretlerindendir. zesi bahçesinde bulunan vakfiyeli kitabe'de ölüm tarihi, İbrahim Hakkı Konyalı tarafından 702/1302 olarak okunmuştur. Bu tarihte vefat eden Şeyh İzzeddin'in, 830/1429 tarihinde vefat eden Hacı Bayram-ı Velî'nin hocası olması mümkün değildir. Ancak Etnografya Müzesindeki kitabeyi 1947 yılında bazı mütehassıslar 750/1349 olarak okumuş ve müze defterine de 1. Şeyh İzzeddin Vakıfları Ankara Ahi'lerinden olan Şeyh İzzeddin hakkında fazla bir bilgiye ulaşılamamıştır. Ahîler, Anadolu'nun hemen her tarafında kuvvetli bir teşkilata sahip oldukları gibi, Ankara'da da teşkilatlarını genişletmişlerdir. Ankara'yı âdeta yeni baştan imar etmişler, bir çok câmi, medrese, zâviye ve bu müesseselere gelir sağlayan vakıflar kurmuşlardır. Şeyh İzzeddin'in XIII. yüzyıl sonları ile XIV. yüzyılın ortalarında Ahîler döneminde yaşadığı, mal ve mülklerini vakfettiği, Ankara Etnoğrafya Müzesi'nde bulunan kendisine ait mezar taşı kitabesi ile adına yapılan vakıf kayıtlarından anlaşılmaktadır. Şeyh İzzeddin'in oturduğu mahallenin adının, önceleri Arap Dağı', olduğu daha sonraları Şeyh İzzeddin-, Akşemseddin' ve Börekçiler Mahallesi- şeklinde değiştirildiği vakfiye kayıtlarından anlaşılmaktadır.- Bilindiği kadarıyla Şeyh İzzeddin, Ankara'nın ilim ve irfan hayatına önemli katkılarda bulunmuştur. Bunu kurduğu medreselerden ve yetiştirdiği öğrencilerinden anlamaktayız. Onun meşhur öğrencileri arasında Hacı Bayram-ı Velî de bulunmaktadır. Halk da bu zâtı Hacı Bayram-ı Velî'nin Hocası olarak tanımaktadır.^ Hacı Bayram-ı Velî ile ilgili olarak Ankara'da es-seyyid Abdulkadir b. Yusuf İsfahâni'ye ait vakfiyede, Kutbü'l-Evliyâ eş-şeyh el-hâc Bayrâm b. Ahmed b. Mahmud el-ankaravî ibâresinde. Hacı Bayram-ı Velfnin babasının adının Ahmed olduğu ve ölümünün de Irtihâlü'l-lnsân terkibinin karşılığı olan 833/1432 olarak gösterilmiştir. Şeyh İzzeddin'in Ankara Etnoğrafya Mü böylece kayıt ettirmiştir.' Şeyh İzzeddin'in Türbesi duvarında ki kitabede ise : 752/1351 olarak yazılıdır. Biz de bunu böyle okuduk. Ayrıca Hacı Bayram-ı Velf vakıfları ile Şeyh İzzeddin'in Ankara vakıflarının: Câmi, zâviye, türbe, medrese ve mezarlık gibi ünitelerle bir külliye oluşturduğu kuşkusuzdur. Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi (VGMA), Hulâsa-i Vakfiye, 2874; Kuyûd-ı Vakfiye, 1207; Esas Def S. 4589; Sarı Sânî, Sıra. 791; Ankara-Etnoğrafya Müzesi'ndeki Seyh İzzeddin Mezar Taşı, Defter Kayıt No. 40; ibrahim Hakkı Konyalı, Ankara Câmileri, Ankara, 1978, s Vakf-ı Zâviye-i Şeyh izzeddin, Zemin, der-zîr-i Arap Dağı, hâsıl müdlük. Başbakanlık Osmanlı Arşivi fboajjapu-tahrir, 438, s. 365; Tapu-Kadasfro Genel Müdürlüğü Arşivi (TKGM), Tapu-Tahrir, 558, vr Vakf-ı Mescid-i Mahalle-i Şeyh İzzeddin, bir dükkan ve kârbâne-i hâne, yekûn: 1336 akçe. Hane. 9, mücerred. 3, muhassıl. 1 /60A,Tapu-Tahrir, 438, s. 363). ' VGAİA, San Sânî, Sıra. 791; Esas Def. 228, s. 347; Esas Def. 224, Sıra Diyanet Reisi olan Rifat Börekçi de, bu soydan geldiği için Börekçi soyadını da buradan almıştır. (Diyanet İslâm Ansiklopedisi (DlAj, C. VI. s ). VGMA, Sarı Sânî, Sıra 791; Esas 224, sıra 4589; Esas 228, Sıra 347; Hulâsa-i Vakfiye, 2874; Kuyûd-ı Vakfiye Nu ' ' Hikmet Tanyu, Ankara'da Adak ve Adak Yerleri, A.U. İlahiyat Fakültesi, s Taşçı Hatası: Bir kitabe yazılırken genellikle, önce bu binanın yapanı, yaptırdanı ve cinsi, tarihini belirten bir yazı bir şâire üç-dört satırı geçmemek üzere verilir. Daha sonra bir başka şâire kontrol ettirilir. Varsa hataları düzeltilir. En son olarak da, bir taşçı ustasından taşa işlenmesi istenir. Eğer taşçı, Arapça ve Farsça'yı iyi bilmeyen bir kimse ise bu kitabeyi yanlış işleyebilir, işte buna taşçı hatası denir. Kitabelerde taşçı hataları çok görülmektedir. Bu kitabedeki tarih de, böyle bir taşçı hatasından kaynaklanmış olabilir. (Kâmil Şahin, Kilâbe Metedolojisi, Kitâbeler Nasıl Hazırlanır Bölümü, (Başılmamıştır). Hacı Bayram-ı Velî, Ankara'nın Solfasol köyündendir. Sol Lûgatto: Yüce ve yüksek anlamına gelen Sûlr demektir. Son dönemlerde kullanılan Zülfodlı kelimesi de; Sol kelimesinin bir anlamı mahiyetindedir. (Hüseyin Hüsameddin, Amasya Tarihi, c. 2. s. 215). 45 KÂMİL SAHİM 2. Şeyh İzzeddin Mescidi Şeyh İzzeddin Mescidi, Şeyh İzzeddin mahallesi Yay ile Yokuş sokaklarının birleştiği noktada 18 kapı numarasını taşımaktadır. Mescidin vakfiye kayıtları Vakıflar Arşivinde bulunmaktadır.' Kitabesi olmayan Mescid'in, Şeyh İzzeddin Türbesi duvarında bulunan 752/1351 tarihli mezar taşından döneminin XIV. yüzyıl olduğu anlaşılmaktadır. Şeyh İzzeddin kendi mescidi için bazı vakıflar bıraktığı gibi, daha sonraki dönemlerde de bu mescide mahalle halkı tarafından vakıflar yapılmıştır. Söz gelişi, mahalle esnafından Seyyid Ali Ağa b. Hacı Ahmed bir tabakhane dükkanını 27 Zilkade 1301( ) tarihinde, gelirini Şeyh İzzeddin Câmii'nde imam olanlara tahsis edildiği bildirilmiştir. Şeyh İzzeddin Câmii hakkında, Yusuf Akyurt Türk Tarih Kurumu Başkanlığı adına 1942 yılında yapılan bir çalışmada şu kayıtlar düşülmüştür: Şeyh izzeddin Câmii'nin kitabesi yoktur. Mihrabı alçıdar) kabartmalı olarak, diğer mihraplar gibi yapılmıştır. Minaresi tahtadandır. demektedir.'^ Gönül Öney de etrafı profilli konsollarla çevrili ahşâb kirişli tavan XIV-XV. Yüzyıl Ankara Mescidierl karakterinde olduğunu söylemektedir. Mescid çeşitli dönemlerde yenilenmiştir. Şeyh İzzeddin Mescidi, güneye doğru eğimli bir yere inşa edilen kerpiç duvarlı, çatılı, sade bir yapıdır. Boyuna dikdörtgen planlı mescidin duvarları taş temel üstüne ahşap, hatıllı, kerpiç örgüdür. Çatısının kuzey doğusunda kısa ve küçük ahşap bir minaresi vardır. Yanları kapalı son cemaat yeri camekanla örtülmüştür. Mahfelin üstü sonradan son cemaat yerine doğru genişletilerek iki katlı duruma getirilmiştir.'^ Güneyde iki alt, iki üst, batıya bir alt, doğuya iki alt, iki üst penceresi vardır. Harîmin tavanı sâdedir. Kenarlarda uçları profilli ahşap konsollar dizilmiştir. Ahşap kirişler kıbleye doğru paralel olarak uzatılmıştır. Tavana kadar yükselen mihrabın nişi beş kenarlıdır. Niş köşelerinde zar başlıklı sütunceler yer alır. Nişin içi ve kovsaranın iki yanındaki boşluk geometrik geçmelerle doldurulmuştur. Nişin çevresini dolaşan iki sıra silme yazı ile süslüdür. Mihrabın üstünde bir sıra palmet sıralanır. Ahşap minberi yenilenmiş; planı da. Gönül Öney tarafından çıkarılmıştır.' Mescidi 3. Şeyh İzzeddin'in Ak Şemseddin Ak Şemseddin Mescidi; İsmet Paşa Mahallesinde şimdi Bedensel Özürlüler Genel Merkezi haline getirilen binanın önündeki Çocuk Parkı'nın bulunduğu yerde idi. Bu mescidin. Şeyh İzzeddin'e ait olduğu bilinmektedir. Zira Şeyh İzzeddin'in lâkabı Ak Şemseddin olduğu söylenir.'^ Akşemseddin Mescidi konusunda İbrahim Hakkı Konyalı şu kayıtları düşmektedir: 6u Mabet, ismet Paşa mahatlesindeydi. Altı sene önce şehrin imarı sırasında yıkılmıştır. Mabed, İsmet İnönü Okulunun karşısına rastlardı. Arkasında Bostancılar sokağı vardır. Şimdi câminin bulunduğu yere Okul Meydanı denilmektedir. Mabedin çeşmesi hâlâ ayaktadır. Çeşmenin kitabesi yoktur. '' Ak Şemseddin Mescidi, Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'ndeki Emlâk ve Hayrat Satılan, İstimlak Edilen Câmi ve Mescidler Kayıtlarında Defteri, Ankara, s. 284, sıra 5'deki kayıtlara göre; söz konusu Câmii tarihinde 938/5730 evrak numarası ile 2900 liraya satılmıştır. VGMA, Esas Def, 2/1(224), S Vakf-ı Mesdd-i maballe-i Şeyh izzeddin. Bir dükkân ve kârhâne-i hâne, T 86, akçe 12500, yevmi dört olunmağa meşnıttur. Yekun. 1436 ; VGMA. Hulâsa-i Vakfiye, 2898, Kuyûd-ı Vakfiye No. 3239; VGMA. Ankara Esas, 224, sıra. 999; Hulâsa Vakfiye, 2874, Vakfiye Nu Yusuf Akyurt, Ankara Kitabeleri, Türk Tarifi Kurumu Arşivi, Y/605, s. 51. Gönül Öney, Ankara Türk Devri Yapıları, A.Ü.D.T.C.F. Yayını, 1971, s. 352; Ali Kılcı, Altındağ'm Manevî Coğrafyası, s G. Öney, Ankara'da Türk Devri Yapıları, s Hikmet Tanyu, Ankara'da Adak ve Adak Yerleri, s İbrahim Hakkı Konyalı, Ankara Câmileri, Ankara 1978, s. 13. ANKARALI SEYH İZZEDDİN VAKIFLARI VE AK MEDRESE (OGÜST MABEDİ) 4. Şeyh İzzeddin Ak Medresesi (Ögüst Mabedi) Bu Ak Medrese konusunda 1311/1893 tarihli Ankara Salnâmesi'nde şu kayıtlara yer verilmiştir: Ogüst mabedi diye bilinen yer AK MED RESE olarak bilinmektedir.'^ Ak Medrese adıyla bilinen yer dahi âlemin en kıymettar biryâdigârı ve âsâr-ı afîkanın en muteberi sayılır.. denilmektedir;^ Şeyh İzzeddin'in Ankara'daki vakıf kurumlarından birinin de Hacı Bayram Câmii bitişiğindeki Ogüst Mâbedi'nin yerinde bulunan Ak Medrese olduğu görülmüştür. Şeyh İzzeddin'in lâkabının Ak Şemseddin olması^ ve aynı bölgede bir de Akşemseddin Mescidi'nin bulunması, bize Ak Medrese'nin Şeyh İzzeddin tarafından yaptırılmış olduğunu düşündürmektedir. Bu eğitim kurumu Hacı Bayram-ı VelTnin Ankara'daki müderrislik yaptığı iki medreseden birisidir.^' Ak Medrese yedi yüzyıldan fazla bir zaman dilimi içinde, bir ilim yuvası olarak yüzlerce ilim odamı ve müderris yetiştirmiş, bir yönüyle de Ogüst Mabedi'ni günümüze kadar sağlam bir şekilde gelmesine vesîle olmuştur. Ak Medrese ile ilgili Başbakanlık Arşivi, Vakıflar Arşivi ve Tapu-Kadastro Arşivlerinde bulunan bir çok belge, bu medreseye çok sayıda müderris ve muîd ve diğer görevlilerin tayin edilmiş olduğunu göstermektedir. Buna bir örnek olarak Sultan II. Beyazid'in İmamı, Çorumlu Ali Efendi Ankara Hacı Bayram Câmii bitişiğinde olan Ak Medrese'ye müderris olarak tayin edilmiştir. Bir müddet sonra da Bursa kadılığına (919/1513) atanmıştır.^ Ak Medrese'nin, 30 Kasım 1925 tarihli medrese, tekke ve türbelerin lağvedilmesi hakkındaki kanun gereğince, diğer medreselerle birlikte faaliyetleri durdurulmuştur. Bir süre sonra do eski adı unutularak Ogüst Mabedi olarak anılmaya başlanmıştır. Söz konusu medresenin kütüphanesinin ise, Ogüst mâbedinin Hacı Bayram Câmii tarafındaki duvarın çatısına kadar yığılı yazma eserleri olduğu, o dönemi yaşayan, Ankara Yuva köylü Hatip Hoca adıyla bilinen Mehmet Ali Bilgin ile Yuva köylü Vâiz Sadık Gök (ö. 1970) tarafından anlatılmıştır. 5. Şeyh İzzeddin Zâviyesi Şeyh İzzeddin Zâviyesi'nin, câmi ve türbesinin de yer aldığı Börekçiler mahallesinde olduğunu, vakıf kayıtları ile tapu-tahrir defterlerinden öğrenmekteyiz. Şeyh İzzeddin Zâviyesi ilgili bilgiler tevcih kayıtlarında yazılıdır.^' Başta yolcular olmak üzere, bütün fakir ve yoksullara yiyecekiçecek temin eden ve sağlık hizmeti veren, bu zâviyeden günümüzde bir eser yoktur. 6. Şeyh İzzeddin Türbesi Şeyh İzzeddin Türbesi, mescidinin yakınında bir bahçe içindedir. Burada, Beylikler dönemine ait olduğunu sandığımız kitabesiz, bazı mezar taşları bulunmaktadır. Eskiden yakınında bir de çeşmesi olduğu söylenmektedir. Etnoğrafya Müzesi eski müdürlerinden Osman Ferit Sağlam'ın İbrahim Hakkı Konyalı'ya naklettiklerine göre: Türbe eskiden mahrûfî yani koni şeklinde yapılmış çok kıymetli bir esermiş ve bakımsızlık yüzünden çökmüş. Kitabesi de Müze'ye nakledilmiştir.' ' ANKARALI GÜLBABA VAKIFLARI Kaynaklarda adı Gül Baba^' ve bazen de Gül Dede^^ olarak geçtiği söylenen Gülbabo'nın, Menkıbevî hayatı konusunda, asıl isminin ne olduğu tam olarak anlaşılmış değildir. Ankaralı Gülbaba'nın asıl ismi konusunda kesin bir şey Ankara Salnâmesi, XIV. s Ankara Salnâmesi, XII, 1311 /l 893, s BOA, Topu-Tahrir Defteri, 438, s. 339, 367, 438; BOA, Ankara Tapu-Tahrir, 117, s. 41. ^ Hikmet Tonyu, Ankara'da Adak ve Adak Yerleri, s Bu medreselerden birisi Kara Medrese: ikincisi de Ak Medrese'dir. Kara Medrese, Doğanbey manallesi Karyağdı Türbesi güneyinde ve Eynebey Hamamı arkasındaki boş vakıf arsasında bulunuyordu. Bu medreseyi Mevlânâ Celaleddini Rûmî'nin ( ) Kirâ (Kerrâ) Hatun'don doğma kızı Melike Hatun tarafından 680/ 'li vıllarda yaptırıldığı anlaşılmaktadır (Kâmil Şahin, Ankara'da Melike HatunA'akıflarr, VakSar Dergisi, S...XX1I, s. 75 ; Kâmil Şahin, Çorum Mevlevihanesi , Selçuk Üniversitesi, X. Millî Mevlânâ Kongresi, 2-3 Mayıs 2002, s ). Bursa Medreseleri Defteri, Kâmil Şahin nüshası, vargk 6 ; Mecdî, Terceme-i Şakâ'iku'n-Nu'mâniyye, İstanbul, Amire, 1269, s BOA.,Tapu-Tahrir Defteri, 438, s. 183, 365. Vakf-ı Zâviye-i Şeyh İzzeddin zemin der-nezd-i Arap Dağı, dört müdiük, hâsıl 400 (BOA, T.T s Zilhicce 1284). İbrahim Hakkı Konyalı, Ankara Câmileri, s. 86. Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Evkaf Mufıasebe Defteri, 14841/1. Hüseyin Çınar-Osman Gümüşçü, Osmanlıdan Cumhuriyete Çubuk Kazası, s KÂMİL ŞAHİN 48 söyleyemiyoruz. Bu hususta Ankara eşrafından Helvacıoğullan ailesinden Hayri Helvacıoğiu ( ^ bize şu bilgiyi vermişti: Ankara'daki Gülbaba'nın bizim Oğulbey (Yanucak/Bakacakj köyünden olduğunu büyüklerimiz söylemişlerdi. Biz de Başbakanlık Arşivi Ankara 438 numaralı tapu-tahrir defterinde, eski ismi Yanucak (Bakacak) olan Oğul Bey köyünde bir Yanucak Bey Zâviyesi olduğunu tespit etmiş bulunmaktayız.^' Söz konusu Oğulbey köyü Zâviyesi hakkında Tapu-Kodastro Genel Müdürlüğü Arşivi'nde bilgiler bulunmaktadır.' Bu durumda Gülbaba'nın Hacı Bayram-ı Velfnin evlatlarından olduğu anlaşılıyor. Ankara Gölbaşı'na bağlı Oğulbey (Bakacak) köyünde Oğulbey'e ait vakıflar da yine Hacı Boyram-ı Velî vakıfları ile birlikte geçmektedir.^' Mütevellilerinin Hacı Bayram-ı Velî mütevellileriyle birlikte olması. Hacı Bayram-ı Velî ile akrabalığı olabileceği ihtimalini akla getirmektedir. Gülbaba Türbesi Ankara Hacı Bayram-ı Velî Câmii'nin kuzey tarafında. Şeyh İzzeddin mahallesinde ve yol üzerinde bulunmaktadır. Bir evin köşesi ha-linde bulunan bir mekan 1970'li yıllarda Hacı Bayram-ı Velî Câmii etrafında yo-pıian yol genişletme çalışmaları sırasında keşfedilmiştir. Bizim de Ankara'da olduğumuz o dönemde, söz konusu mezar inşaat makinaları ile ortadan kaldırılmak istenmişse de bir türlü muvaffak olunamamıştır. Gülbaba'nın, Ankara'da türbe ve zâviyesi olduğu gibi Ankara-Çubuk kazasından buralara çeşitli vakıf gelirlerinin tahsis edildiği,'^ Başbakanlık Evkâf Muhasebe Defterlerinde kayıtlıdır.^' Sonuç Ankara, XI. yüzyılın sonlarından itibaren Danişmendliler tarafından Türk ülkesine katılmıştır. Burada Danişmendli, Selçuklu, Osmanlı ve özellikle Ankara Ahîleri döneminde câmi, medrese, hamam, dâruşşifâ ve köprü gibi, dinî ve sosyal bir çok eser meydana getirilmiştir. Zamanla bu eserlerin bir kısmı fonksiyon kaybı veya çevre düzenlenmeleri gibi sebeplerle tarihe karışmıştır. Bir bölümü de, câmi ve türbe olarak günümüze kadar gelebilmiştir. Bunlardan, Ankara Ahîlerinden Şeyh İzzeddin Câmii ile Gülbaba Türbesi günümüze ulaşanlar arasındadır. Söz konusu bu eserler Ankara'nın mahalli tarihi ve kimliğinin önemli kaynakları olma yanında milli kültürümüzün de vazgeçilemez unsuriarındodır. Görülüyor ki Ogüst Mâbedi de yedi yüzyıldan daha fazla bir süreden beri. Ak Medrese olarak, hem halka eğitim-öğretim vermiş, Ogüst Mâbedi'nin medrese olarak kullanılmış olması, bu mabedin günümüze kadar sağlam bir şekilde gelmesini sağlamıştır. Diğer taraftan da zâviye, tekke ve imareti (aşevi) ile din farkı gözetmeksizin, yolcular ve fakirlere yiyecek ve içecek temin edilmiştir. Şeyh izzeddin Câmii halen ibadete açık bulunmaktadır. Fonksiyonunu günümüzde de devam ettiren Türbesi, çok sayıda ziyaretçiler tarafından ziyaret edilerek Cenab-ı Hakk'a duada bulunmaktadırlar. Hayri Helvacıoğiu, Doğumu 9 Mart ö. 11 Kasım Vakf-ı Zâviye-i Yanucak, Mezre'a-i Yanucak nâm dîğeı Oğul Bey. Hâsıl der-nefs-i Hacı Bayram Sultan oğullarından İbrahim Paşa. IBOA. T.T. 438, s. 369, Tarih. 937/1530). Vakf-ı Zâviye-IYanucak (Oğulbeyj el'ân der tasarrufu İbrahim Paşa b. Hacı Bayram Sultan, bâ-berâf-ı Hümâyûn deyü mukayyed der-defter-i Atik. (TKGM, Ankara,Tapu-Tahrir, 558, vr. 49*=). ^' ...Yine Ankara kazasında vâki' Şeyh İzzeddin Zâviyesi vakfının tevliyet ve zâviyedarlığına ve yine Ankara'da kasaba-i süflâya tâbî Bağlıca ve Hacı Köy ve Ankara sancağında Ayaş kazasında İnce Pelit nâm karye zâviyedarlarının nısıf hisse zâviyedarlık ve meşihat ve tevliyetine ve yine Ankara'da medfun Seyyid Şeyh İzzeddin kuddise sirrehu'l- 'aziz evkâfından olup Medîne-i mezbur kurbünde Kazlık nâm mevzide kâin bir taraftan Tekkenişin Çayırı ve bir taraftan Ağzı Açıkzâde ve Müderriszâde Çayırları ve bir taraftan Paşa imamoğlu Tarlası ve bir taraftan tarîk-ı hâs ile mahdud tahminen onaltı dönüm miktarı vakıf arazi ve gailenin ber-vecb-i meşrûta tevliyetine ve yine Ankara sancağında ve nahiyesinde Zâviye-i Bakucak alan vakfından ve Haymana kazası muzâfatından Karacadağ nahiyesine tabi Bakucak nâm diğer Oğulbey Zâviyesinin nısh Hacı Bayram Sultan ve nısf-ı âhari Oğulbey evladı vakh olup... (Fuad Bayramoğlu, Hacı Bayram-ı Velî, Yaşamı, Soyu, Belgeler, Türk Tarih Kurumu, 2. baskı 1989 Ankara, c. II, s ). Vakf-ı Gülbaba der-kazâ-i Çıbuk Âbâd,l (BOA, Evkaf Muhasebe Defteri, 14841/2). Vakf-ı Zâviye-i Gül Baba der-kazâ-i Çıbuk Âbâd (BOA. Evkaf Muhasebe Defteri,l 4841/1). ANKARALI ŞEYH İZZEDDİN VAKIFLARI VE AK MEDRESE (OGÜST MABEDİ) I T l ' f ^ - * * '. V V fl i» A V! 1 ' '^'^ ^ Ankaralı Gülbaba'nın Çubuk Kazasındaki geliherini gösteren belge (Evkaf) (BOA, Evk 14841/1). Şeyh Izzeddin'in Ankara Etnografya Müzesindeki mezartaşı kitabesi. Ak Medresenin (Ogüst AAâbedi'nin) Medrese olduğunu gösteren kayıtları BOA Tapu Tahrir 438. s. 339: Tarih: 937/1530 vakıf). ANKARALI S E Y H İZZEDDİN VAKIFLARI VE AK M E D R E S E (OGÜST MABEDİ) Tl*- um 1!^ 1^ Km TMRİİ f7 İ t i Şeyh İzzeddin Türbesi. 51 / T I Şeyh İzzeddin Mescidi Şerifi. f - W Şeyh İzzeddin'in Hacı Bayram Câmii yanındaki Ogüst Mâbedi olarak bilinen yapısı, yedi asırdan fazla Medrese olarak kullanılmıştır. X Şeyh Izzeddin Mescidi'nin mihrabının görünüşü. Ak Şeytı Izzeddin Türbesinin içten görünüşü. 53 Şeyh İzzeddin'in Ak Mescid olarak bilinen ve önündeki a r s a d a bulunan eseri, şimdi Engelliler ve Özürlüler G e n e l Merkezi olarak yaptırılmaktadır. Ankara ahilerinden Şeytı İzzeddin'in 752 H. tarihli Kitabesi Türbesi yanındadır. AH Akşemseddin Mescidi.
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks