Please download to get full document.

View again

of 20
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

Celâlzâde Salih Çelebi nin Hayatı ve Eserleri

Category:

Public Notices

Publish on:

Views: 19 | Pages: 20

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
Celâlzâde Salih Çelebi nin Hayatı ve Eserleri Dr. Seyid Ali TOPAL * Atıf / - Topal, S.A. (2011). Celâlzâde Salih Çelebi nin Hayatı ve Eserleri, Çukurova Üniversitesi Đlahiyat Fakültesi Dergisi 11 (1),
Transcript
Celâlzâde Salih Çelebi nin Hayatı ve Eserleri Dr. Seyid Ali TOPAL * Atıf / - Topal, S.A. (2011). Celâlzâde Salih Çelebi nin Hayatı ve Eserleri, Çukurova Üniversitesi Đlahiyat Fakültesi Dergisi 11 (1), Özet-. Celalzâde Salih Çelebi, Osmanlı Devleti nin altın çağı olarak adlandırılan XVI. yüzyılda yaşamış bir bilim adamıdır. Türkçe tarih yazıcılığının kendini ispat etmeye başladığı bu dönemin örneklerinden olan Tarih-i Sultan Süleyman ın yazarı Celalzâde Salih Çelebi, pekçok ilim dalı yanında tarih alanında da önemli eserler telif etmiştir. Devrinin hareketli ve üst düzey kültürel hayatında kendine belirli bir yer edinmiş olan Celalzâde Salih Çelebi, muhtelif tercüme ve telif eserleriyle tanınmış, çeşitli yerlerde müderrislik ve kadılık görevlerinde de bulunmuş bir tarihçidir. Nitekim, Salih Çelebi Kanûnî Sultan Süleyman döneminin fıkıhta en yetkin on âlimi olarak nitelendirilen isimler arasında anılmıştır. Aynı şekilde Celalzade Salih Çelebi, alandaki Tarih-i Sultan Süleyman adlı eseriyle tarihçiler arasında da önemli bir yere sahip bir bilim adamıdır. Anahtar sözcükler- Celalzâde Salih Çelebi, Süleymannâme, Tarih-i Sultan Süleyman Giriş Türkçe tarih yazıcılığının kendini ispat etmeye başladığı dönemin tarihçilerinden olan Celalzâde Salih Çelebi, Tarih-i Sultan Süleyman adlı eseriyle tarihimizde önemli bir kişiliktir. Müellifin söz konusu yazma eseri, Türk, Fars ve Hind geleneğinin ortak ürünü olan şehnâmelerle aynı kategoridendir. Celalzâde Salih Çelebi, Osmanlı Devleti nin altın çağı olarak adlandırılan XVI. yüzyılda yaşamış, pek çok ilim dalında ve özellikle tarih alanında eserler telif etmiş bir bilim adamıdır. Çeşitli telif ve tercüme eserleri bulunan müellif, değişik bölgelerde kadılık görevin- DĐB, Din Đşleri Yüksek Kurulu Üyesi, e-posta: Dr. Seyid Ali TOPAL de bulunmuş, Kanûnî Sultan Süleyman döneminin fıkıhta en yetkin on âlimi olarak nitelendirilen isimler arasında anılmıştır. Müellifin fıkıhtaki bu şöhreti, birçok fıkhî esere ve özellikle hocasının bazı teliflerine yaptığı şerh ve haşiyelerden ileri gelmektedir. Tarihçi bir aileden gelen müellifin, fıkıh sahasında adı duyulmasına rağmen tarihçiliğinin yeterince öne çıkmamış olduğunu görüyoruz. Bunun nedeni olarak müellifin tarihe dair önemli bir eser olan Tarih-i Sultan Süleyman ın gerektiği şekilde bilinmiyor olmasıdır. 1 Zira, kütüphanelerimizde ve klasik kaynaklarımızda müellifin tarih alanında, Belgrad Fetihnâmesi, Rodos Fetihnâmesi, Tarih-i Budin, Tarih-i Mısır gibi eserleri yer almışken, Tarih-i Sultan Süleyman a ait bir kayda rastlanmamaktadır. Bu sebeple, müellif, devrinin on büyük bilgini arasında zikredilmesine rağmen, tarih alanında, çağdaşları Celalzâde Mustafa, Gelibolulu Mustafa Âlî ve Hoca Sâdeddin gibi tarihçiler kadar gündeme gelmemiştir. Bu çalışmada, Tarih-i Sultan Süleyman adlı tarihe dair önrmli bir esere sahip olan Celalzâde Salih Çelebi nin hayatını ve eserlerini ele alıp tarihçiliğini biraz daha ön plana çıkarmak amaçlanmaktadır. A-HAYATI Celalzâde Salih, aslen Tosyalı olan Kadı Celâleddin'in (ö. 935/ ) 2 üç oğlundan ikincisi olup, tam adı Molla Salih b. Celâl er-rumî dir. 3 Doğum yeri babasının kadılık yaptığı Vulçitrin kasabasıdır. 4 Babası Kadı Celâleddin, Rumeli bölgesinde kadılık yapmış ve Eşrâf-ı Kudât 5 rütbesine kadar yükseldikten sonra emekli olmuştur. Devrin meşhur hattatı 1 Aslı Almanya nın Leipzig şehri kütüphanesinde olan eser üzerinde yapılan ve basılan doktora çalışması için Bkz. Seyid Ali Topal, Celalzade Salih Çelebi nin Süleymannâmesi, Ankara Kadı Celâleddin'in ölüm tarihi Tuhfe-i Hattâtîn de Gülşen-i Saâdet terkibiyle verilmiş olup, ebcet hesabına göre H. 935 yılını göstermektedir. Bkz. Müsbirtakımzâde Süleyman Sadeddin, Tuhfe-i Hattâtîn, Türk Tarih Encümeni Külliyatı (12), Đstanbul Devlet Matbası, 1928, s Âşık Çelebi, Meşâirü'ş-Şu'arâ, Millet Kütüphanesi, Ali Emiri trh. 772; Nev izade Atâ î, Şakayık-ı Nu maniye ve Zeyilleri, Hadâikü'l-Hakâik fî Tekmiîeti'ş Şakâ'ik, Haz. Abdülkadir Özcan, c. I, Đstanbul 1989, s Đsmail Hakkı Uzunçarşılı, Onaltıncı Asır Ortalarında Yaşamış Olan Đki Büyük Şahsiyet Tosyalı Celalzâde Mustafa ve Salih Çelebiler Belleten, XXII, S. 87, (1958) s Kadılık mesleğinde yükselerek sitte tâbir olunan mansıba vâsıl olanlar hakkında kullanılan bir tâbirdir. Manası kadıların eşrafi, ileri gelenleri demektir. Kadı yetiştiren Medresetü'l-Kudât açılmadan kadılar medrese tahsili görenlerin aralarından tayin edilir ve derece derece terakki ettirilirdi. 110 Celâlzâde Salih Çelebi nin Hayatı ve Eserleri Amasyalı Hamdullah'tan hat dersleri almış olan Kadı Celâleddin 6, alçakgönüllülüğü, yumuşak huyu ve doğruluğuyla tanınıp sevilen bir kişidir. Kadı Celâleddin in, Gelibolulu Mustafa Alî tarafından birbirine denk olarak nitelendirilen üç oğlundan en tanınmış olanı, büyükleri Mustafa Çelebi'dir (ö. 975/ ). En küçükleri Atâyî mahlasıyla meşhur olan Ataullah Bey'- dir. Salih Çelebi ise, Kadı Celâleddin in şi r u inşâda nâmdâr-ı hünerver 7 olan ikinci oğludur. Kardeşlerin büyüğü olan Mustafa Çelebi, Yavuz Sultan Selim zamanında Divân-ı Hümayun kâtipliği yapmış ve Kanûnî Sultan Süleyman zamanında da nişancılığa yükselmiştir. Mustafa Çelebi nin bu ününe bağlı olarak, Salih Çelebi meşhur Koca Nişancının biraderi olarak da anılmıştır. Celalzâde Salih Çelebi hakkında önceki kaynaklarda en geniş bilgiyi, aynı asırda yaşamak suretiyle kendisini bizzat tanıyan ve ondan övgüyle söz eden Âşık Çelebi vermektedir. Âşık Çelebi, Salih Çelebi maddesinin başında ondan; âlim, devlet adamı, tarihçi, mütercim, edebiyatçı ve hattat olarak bahsettikten sonra şu beyitiyle takdim eder: Ulemâ-yı fudalâ-yı fukahâdandur ol Şu'arâ-yı bülegâ-yı fusahâdandur ol. 8 1-Doğum Tarihi Kaynaklarda Salih Çelebi'nin doğum tarihi olarak verilen rakamlar birbirini tutmamaktadır. Tuhfetü'l-Hattâtîn de onun doğum tarihi hakkında diğerlerine oranla daha kesin ifadeler ihtiva eden bilgiler bulunmaktadır. Uzunçarşılı, Tuhfetü'l-Hattâtîn de 890/1485 olarak verilen Salih Çelebi'nin doğum tarihinin doğru olmadığını belirtmekte, müellifin kendi divanının mukaddimesine dayanarak takriben kaydıyla 899/ olarak vermektedir. 9 Bu tarih Bkz. Mehmet Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı, Đstanbul 1983, c I, s Muhittin Serin, Hattat Şeyh Hamdullah Hayatı, Talebeleri Eserleri, Đstanbul 1992, s Mustafa Âlî (Gelibolulu), Künhü'l-Ahbâr'ın Tezkire Kısmı, haz. Mustafa Đsen, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Ankara 1994, s Âşık Çelebi, a.g.e, 214b. 9 Uzunçarşılı, a.g.m, s Dr. Seyid Ali TOPAL Hüseyin Gazi Yurdaydın'a göre 899/ , Diyanet Đslam Ansiklopedisi'nde ise 900/ tir. 11 Salih Çelebi, 951/1544 yılında Halep e vali olduktan beş yıl sonra, 66 yaşında baba olmuştur. 12 Altı yıl sonra (962/ yılında) Mesnevi sini yazmasına sebep olan çocuğunun ölümünde 72 yaşında olup, 966/1558 yılında Eyüp Medresesine geçtiğinde 76 yaşındadır. Gözlerinden rahatsızlığı sebebiyle 969/ yılında emekli olduğunda ise 79 yaşında olup, kesinliği bilinen ölüm tarihinde- ki Salih Çelebi'nin Eyüp Nişancı Camii haziresindeki kabrinin ayak taşında Ağabeyi Mustafa Çelebi'nin yazmış olduğu manzum kitabedeki ölüm tarihi 973 Rebiülevvel/26 Eylül 25 Ekim 1565'tir 13 - müellif 83 yaşındadır. Celalzâde Salih in Halep kadısı olduğu 3 Şevval 951/18 Aralık 1544'ten hareketle, bu tarihten hemen önce altmış yaşında olduğu ve yaklaşık beş yıl sonra 66 yaşında baba 10 Yurdaydın, Hüseyin Gazi Yurdaydın, Celalzâde Salih in Süleymannâmesi, Ankara Üniversitesi Đlahiyat Fakültesi Dergisi (1966), XIV, s Celalzâde Salih Çelebi, DĐA, Đstanbul 1988, c. VII, s Rıfat Kütük tarafından yapılmış olan Mecnûn u Leylâ isimli yüksek lisans tezinde Salih Çelebi nin doğum tarihi yaklaşık / şeklinde verilmektedir. Bkz. Rıfat Kütük, Celalzâde Salih Çelebi, Mecnûn u Leylâ, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1995, s Çünkü Salih Çelebi'nin şakirdlerinden Rahmî'nin çocuğun doğumu için düşürdüğü Halef-i Salih ide cell-i Celâl 956/1549 tarihini göstermektedir. 13 Mustafa Çelebi'nin tarih düşürmek için mezar taşına yazmış olduğu şiir şöyledir: Dâr-ı dünyâ menzil-i fânî imiş Hep geçer mîr ü vezîr ü pâdişâh Đrse ger takdîr-i hayy-ı lâ-yemût Saçılır toprağa tohm-ı 'izz ü câh 'Avn-i Hakk ile birader-i ferîd Fazlu 'irfan u 'ulûm ana sipâh Azm-i tarf-ı âhiret kıldı bu dem Rahmet-i Hak 'dan te 'âlâ lutf-hâh Rıhlet-i sâlini ma'lûm itmeğe Đstedi Hak 'dan Nişânî pür-günâh Didi hatif bu du'â târîhidür Kabr-i Salih cennet ola yâ Đlâh, Celâlzâde Salih Çelebi nin Hayatı ve Eserleri olduğu düşünülecek olursa, Halep kadısı olduğunda yaşı muhtemelen altmış birdir. Bu tarih de geriye doğru bizi 890/1485'e ulaştırır ki mevcut tarihler arasında en isabetli olanı budur. 2-Tahsil Hayatı Celalzâde Salih dönemin ünlü âlimlerinden Kemâl Paşazâde'nin önde gelen talebelerindendir. Ömrünün son yıllarındayken kaybettiği evladı için duyduğu üzüntü nedeniyle kaleme aldığı Mecnûn u Leylâ mesnevisindeki bir şiirinde, hocasının Đbn Kemâl olduğunu ve ilim yolunda onu takip ettiğini ifade etmiştir. 14 Babasının da hat dersleri aldığı, zamanın ünlü ve önde gelen hattatlarından Şeyh Hamdullah tan hat dersi almıştır. Özellikle talik ve nesih yazıda oldukça başarılı olmuştur. 15 Gerek tahkikini yaptığımız Süleymannâme si ve nüshaları, gerekse yazmış olduğu diğer eserleri Celalzâde nin yazısının güzelliğini göstermektedir. Celalzâde Salih, Kemâl Paşazâde'nin talebesi olmasına rağmen mülâzemeti, Kanûnî Sultan Süleyman'ın hocası olan Hayreddin Efendi'dendir. Geleneğe göre, Kanûnî nin 926/1520'de hükümdar olması ve cülûsu nedeniyle hocası Hayreddin Efendi, danişmendlerine mülâzemet verme hakkına sahip olmuştur. Celalazâde Salih Çelebi de kendi hocası Kemâl Paşazâde'yi bırakarak Hayreddin Efendi'ye danişmend olmuştur. Kınalızâde Hasan Çelebi, hocasını terk etmiş olmasından dolayı Salih Çelebi yi şu sözlerle tenkit etmiştir; (...) merhum Sultân Süleyman Han fermân-fermâ-yı cihan oldukda hocaları Hayreddin Efendi kavâbil-i zamâneyi cem' idüp mülâzım virmege âzim oldukda mezbûr dahi şifte-i zahârif-i dünyâ olup mânend-i tekerek ol semâ-i fazl u ûlâyı terk idüp nitâk-ı hukuk yirine kemer-i ukûkı miyân-ı dil ü cinâna berk eyledi, bu halden gâfil ve bu emrden zâhil oldı ki rif'atde iken tenezzül itdi, izzette iken tezellül itdi Salih Çelebi nin Mesnevide yazdığı şiir şöyledir: Đtmedi mi bu Türkî sihri Celâl Müfti-i Rûm Ahmed b. Kemâl Kıssa-i Yûsuf u Züleyhâ'yı Nazm idüp virmedi mi fetvayı Peyrev oldum ana idüp ikdam Ben de virdüm bu dürr-i nazma nizâm. (Bkz. Mecnun u Leyla, 96a,b) 15 Müstakimzâde Süleyman Sadeddin, Tuhfe-i Hattâtîn, Türk Tarih Encümeni Külliyatı 12, Đstanbul Devlet Matbaası 1928, s Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü ş-şuarâ I, haz. Đbrahim Kutluk, Ankara TTK 1989, s Dr. Seyid Ali TOPAL Ancak, Salih Çelebi'nin hocasına olan bağlılığı, sevgi ve saygısı hep devam etmiştir. Nitekim, Divan ındaki yedi kasideden birini de Kemâl Paşazâde için yazmış olduğu görülmektedir. Celalzâde bu kasidede hocasını överek, dönemindeki ününü ve saygınlığını şöyle dile getirmektedir: Kimse yok yirün tutar mümkin midür heyhât kim Mislüni peyda ide bu gerdiş-i devr-i zeman Đtmek-içün safha-i 'âlemde ihyâ-yı 'ulûm Vaktidür kalkup şifâ dersine başlarsan hemân Đlm-i dînin şimdi kim sensin imâm-ı a'zamı Đçtihâdındur iden müşkillerin şer'ün beyân Aldı gitti Rûm'dan her millete nâmın sabâ Müşk-bârın bağladı sankim Hıtâ 'dan kârbân 17 Salih Çelebi, kendi ifadesiyle hayatını tahsil-i 'ulûm ve tekmîl-i fünûn la geçirmiştir. Mantık, kelâm, hadis ve tarih öğrenmiş, bedî, beyân ve me'âni gibi edebi ilimler yanında, Münşeât adlı eserinde belirgin bir şekilde görüldüğü, gibi inşâ ve nazmda da maharetini ortaya koymuştur. 18 Đlim öğrenmeye karşı bu düşkünlüğü nedeniyle ileri yaşlarına kadar evlenmemiştir. 19 Sâlih Çelebi kendini ilim öğrenmeye ve öğretmeye adamış ve çok sayıda talebe yetiştirmiştir. Tezkirelerde müderris olarak adı zikredilenlerden Mehmed b. Đbrahim, Ali b. Abdülaziz, Mustafa (oğlan Mustafa), Şeyhî, Kutbeddinü'l-Acemî, Sinaneddin Yusuf, Sâlih Çelebi den mülazemet alanlardan bazılarıdır Sâlih Çelebi, Dîvân, Nur-ı Osmaniye Kütüphanesi, Nr. 3846, 16a-17b. 18 Sâlih Çelebi, Münşe'ât, Süleymaniye Kütüphanesi, Kadızâde Mehmed Bölümü Nr. 557, 1b-2b. 19 Uzunçarşılı, a.g.m, s. 427; Nev îzâde,a.g.e, s Nev îzâde Atâî, Şakâ'ik-i Nu'mâniyye ve Zeyilleri: Hadâikü'i-Hakâik fî Tekmiîeti'ş Şakâ'ik, Haz. Abdülkadir Özcan, Đstanbul 1989, s. 24, 43, 44, 120, 177, 248, Celâlzâde Salih Çelebi nin Hayatı ve Eserleri 3-Meslek Hayatı Celâlzade Salih Çelebi meslek hayatında daha çok hocalığı ile tanınır. Uzunçarşılı, Hammer in, Salih Çelebi'yi Kanûnî Sultan Süleyman zamanının fıkıhta en yetkin on âlimi olarak nitelendirdiği, Kemâl Paşazâde, Ebussuûd, Halebî Đbrahim, Taşköprülüzâde, Hafız Acem, Muslihiddin, Lârî, Birgivî Mehmed, Hayreddin, Mustafa Sürûrî gibi isimler arasında zikrettiğini ifade etmiştir. 21 Bu nedenle, Salih Çelebi Meslek hayatına müderris olarak başlamıştır. Hayreddin Efendi'ye danişmend olması neticesinde ilk memuriyeti olan Edirne'deki Saraciye Müderrisliği'ne tayin edilmiştir. Burada Kanûnî'nin Belgrad, Rodos, Budin ve Üngürüs seferlerini yazmıştır. 22 Salih Çelebi nin bu eserlerinin üçü de tez konumuz olan Süleymannâme nin bölümleridir. Salih Çelebi, Veziriazam Đbrahim Paşa'ya 941/ 'te Mısır seferi için yola çıkmadan önce takdim ettiği bir tarih manzumesinin beğenilmesi üzerine Đstanbul'daki Murad Paşa Medresesi ne müderris tayin edilir. Söz konusu manzume, Đbrahim Paşa'nın tezkirecisi olan ağabeyi Mustafa Çelebi tarafından Paşa'ya ulaştırılmıştır Uzunçarşılı, a.g.m, s. 426; Hammer, a.g.e. III, s Müellifin Tarih-i Sultan Süleyman adlı eserinin Đstanbul Üniversitesi Kütüphanesi Nr: 1285 te kayıtlı Târîh-i Budun adlı (Ü) nüshasının başında Mevlânâ Salih b. Celal, ( ) Sarrâciye-i Edirne'de müderris iken eyyâm-ı ta tîlinde Belgrad ve Rodos ve Mohac ve Üngürüs gazâlarını edâ-i nefîs ve inşâ -i selîs birle ketb ü zabt ve tahrîr etmişdir. şeklinde bir not mevcuttur. Ayrıca bkz; Kınalızâde Hasan Çelebi, a.g.e, s Ancak, aynı eserin Topkapı Revan nüshasında müellifin kendi notu olan Bu evrakın kitabet-i pür-kusûru münşi-i hakiri Salih b. Celâl elinde tamam olub tarih-i hicretin dokuz yüz otuz altı senesi evâsıt-ı zilhicce-i mübarekede daru's-saltanat-ı Đstanbul'da vaki oldu cümlesi bu bilgilerin doğru olmadığını göstermektedir. 23 Kınalızâde Hasan Çelebi, a.g.e, s Salih Çelebi nin söz konusu manzumesi şöyledir: Hazret-i pâşâ-yı â'lî-menzilet-i 'âlî-cenâb Hak te 'âlâ 'izzetiyle dâima şâd eyleye 'Asker-i mansûr-ı şâh ile geçüp deryaları Şâh Süleymân-ı zaman devrinde bir ad eyleye Zulm ile viran olan iklimi ma 'mûr itmeğe Varup Đslâm ehlini her gamdan âzâd eyleye Hâtif-i kudsî didi târihi ilham eyleyüp 115 Dr. Seyid Ali TOPAL Bundan bir yıl sonra, 942/ 'da, Atik Ali Paşa Medresesi'ne müderris tayin edilmiştir. Çok geçmeden Vezir-i Azam Ayas Paşa'ya hitaben kaleme aldığı kasidelerin takdir görmesiyle 943/ 'de diğer medreselere göre daha üst düzey eğitim veren 24 Sahn-ı Semân Medresesi ne müderris yapılmıştır. Celalzâde Salih burada, Kanûnî nin emriyle, Firuz Şah Kıssası'nı Farsça dan Türkçe ye sekiz büyük cilt halinde tercüme etmiştir. Eseri kısa zamanda tamamlaması nedeniyle, mükâfat olarak 949/ te Edirne Sultan Bayezid Medresesi Müderrisliği'ne tayin edilmiş ve burada iki yıl görev yapmıştır. Salih Çelebi, buradaki görevinden ayrılmasından memnun olmadığını, Edirne sonrası görevlerinde bazı zorluklarla karşılaştığını, Târîh-i Mısr-ı Cedîd adlı eserinin mukaddimesinde şöyle dile getirmektedir: Târîh-i mezkûrda Edirne'de merhum Sultân Bâyezid Medresesi'nde müderris idüm, (...) Nâ-gâh az geçmedin gördüm, hâh-nâ-hâh sürûrum şurûra ve hubûrum fütûra mübeddel oldı. Emr-i pâdişâhla bi't-takdîr-i hükmillâh ile dârü'l-emân Edirne'den çıkdum. Diyâr-ı Arab'dan medîne-i Haleb'e andan Darü l-kâhire-i Mısr 'a 'azm itdüm. ( ) Edirne 'den Mısır 'a üç ay sefer itdüm. Bu yolda hezâr zahmet ve bî-şümâr meşakkat çekdüm 25 Salih Çelebi 3 Şevval 951/18 Aralık 1544'de yaklaşık iki ay kadar görev yaptığı Halep Kadılığı'na tayin edilmiş, 28 Zilkade 951/10 Şubat 1545'te bu görevinden alınarak Mısır Beylerbeyi Hadım Davud Paşa nın ve Mısır evkafının teftişinde görevlendirilmesi sonucu, Edirne'den başlayan ve olumsuzluklar içeren bir serüvenin sonunda Mısır'a ulaşmıştır. Cevâmi ü l-hikâyât mukaddimesinde Mısır görevi esnasında yaşamış olduğu güçlüklerden de bahsetmektedir: ol diyarlarda olan zaleme ile imtizaç, gök yere inüp gökten çıkmak gibi 'asîr oldı; ne anlar beni zulme uydurabildi ne ben anları 'adle. 'Akıbet anlar zulm ile gâlib ve ben 'adl ile maglûb oldum. 26 Salih Çelebi, Mısır daki görevi nedeniyle, Kahire nin tarihî yapısı ve mimarisi ile ilgilendiği anlaşılmaktadır. Müellif, Mısır hakkındaki duygularını:... diyâr-ı Rûm ve Karaman ve Arab'dan ve arâzi-i Şâm ve Tarsus ve Haleb'den nice tayy-ı merâhil ve kat'-ı menâzil itdük. Çok bevâdî ve tilâl ü cibâl ve rimâl aşduk (...) dârü'l-kâhire-i Mısr'a erişerek gördüm; Mısr ümm-i dünyâdur didükleri musaddak bir sevâd-ı cihân-peymâdur 27 cümleleriyle dile getire- Âsâf-ı devrân-ı 'âdil Mısr'ı âbâd eyleye. (Bkz: Kınalızâde Hasan Çelebi, a.g.e, s. 549). 24 Bkz. Mehmet Zeki Pakalın, a.g.e, c. III, s Salih Çelebi, Târîh-i Mısr-ı Cedîd, Süleymaniye Kütüphanesi, Halet Efendi Đlavesi, Nr.190, 2a. 26 Salih Çelebi, Cevâmi'ü'l-Hikâyât. Süleymaniye Kütüphanesi, Yozgat Bölümü, Nr. 862, 5a 27 Salih Çelebi, Târîh-i Mısr-ı Cedîd, 2a 116 Celâlzâde Salih Çelebi nin Hayatı ve Eserleri rek, Târîh-i Mısr-ı Cedîd adlı eserini burada yazmaya başlamış ve Đstanbul'a döndükten sonra da tamamlamıştır. Đstanbul'a döndüğünde tekrar Halep Kadılığı teklif edilmesine rağmen bu görevi kabul etmemiş ve Đstanbul'da Sultan Bayezid Medresesi Müderrisliği'ne tayin edilmiştir. Fakat aynı yıl, önce Şam ve çok geçmeden de (954/ ) Mısır Kadılığı'na atanmıştır. Müellif, Mısır Kadılığı ndan sonra emekliye ayrılarak (957/1550), ağabeyi Mustafa Çelebi'nin Eyüp Nişanca da yaptırdığı cami civarındaki evinde uzlete çekilmeyi tercih etmiştir. 28 Ömrünün bu safhasında müellif, Sultan Süleyman'ın oğlu şehzade Bayezid'in isteğiyle, Cemaleddin Mehmed Avfî'nin (ö. 629/ ) Delhi Türk Sultanlığı adına Farsça olarak yazdığı Cevâmi ü'l-hikâyat ve Levâmi ü'r-rivâyât adlı tarih ve ahlaka dair, oldukça hacimli olan eserini tercüme etmiştir. Eseri beğenen Şehzade'nin, murâd ve meramı ne ise inha ve i'lâm itsün iltifatına ilk etapta murâdât-ı dünyâda ta'rîzüm kalmadı diye cevap vermiş ancak daha sonra öğrencileriyle ilgilenebilmek amacıyla Eyüp Müderrisliği ni istemiştir. Bu isteği yerine getirilerek Eyüp Müderrisliği ne tayin edilmiş, (966 Safer/13 Kasım 11 Aralık 1558) 29 böylelikle hayatının son dönemlerinde bir kez daha görev almıştır. Eyüp Müderrisliği, Salih Çelebi nin son görevi olup üç sene sonra 969/1561 de tekrar emekli olmuştur Kişiliği Salih Çelebi, dürüst ve doğru kişiliğiyle tanınmış, cömert, yumuşak huylu ve sorumluluk sahibi bir insan olarak vasıflandırılmıştır. Bilhassa, büyük bir titizlikle tahsil etmeye çalıştığı ilmi, meslekî kariyerinde bir vasıta olarak görmemiştir. Nitekim yüksek makamlar elde etmek veya mal mülk sevdasıyla bu anlayıştan ayrılmamış olduğunu kendisi şöyle ifade etmiştir: Râh-ı ibâdete, haklara rubâh gibi hile ile mürailik göstermedüm (...) câdde-i şer'-i kadîmden bir kadem taşra basmadum. Ne kimsemin bir habbe malına tama' itdüm ve ne hilâf-ı şer' bir kaziyye hükm eyledüm 31 Meslek hayatında ve görev anlayışında ortaya koyduğu titizlik ve dürüstlük, onun en önemli kişilik özelliği olarak tarihçilerin dikkatini çekmiştir. Kadılık görevini yaparken hak- 28 Kınalızâde, a.g.e, s Aşık Çelebi, a.g.e, s. 214b; Kınalızâde, a.g.e, s Kınalızâde, a.g.e, s Salih Çelebi, Cevâmi'ü'l-Hikâyât, Süleymaniye Kütüphanesi, Yozgat Bölümü, Nr. 862, 5a. 117 Dr. Seyid Ali TOPAL sız yere kimseyi cezalandırma yoluna gitmeyen, muhtaçları koruyup gözeten, yardımsever ve cömert bir kişi olan Celalzâde, fukara babası olarak anılmıştır. 32 B- ESERLERĐ Salih Çelebi, Türkçe ve Arapça, telif ve tercüme olmak üzere tarihî, edebî ve ilmî çok sayıda hem m
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks