Please download to get full document.

View again

of 19
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

Eğitim ve Öğretim Araştırmaları Dergisi Journal of Research in Education and Teaching Mayıs 2017 Cilt: 6 Sayı: 2 Makale No: 26 ISSN:

Category:

Finance

Publish on:

Views: 21 | Pages: 19

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
EPÖ ALANINDA GÖREV YAPAN EĞİTİM BİLİMCİLERİN YAPILANDIRMACILIKLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİ: BİR KARMA YÖNTEM ARAŞTIRMASI Öğr. Gör. Mine Çeliköz NEÜ KAMYO Doç. Dr. Yavuz Erişen YTÜ Eğitim Fakültesi
Transcript
EPÖ ALANINDA GÖREV YAPAN EĞİTİM BİLİMCİLERİN YAPILANDIRMACILIKLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİ: BİR KARMA YÖNTEM ARAŞTIRMASI Öğr. Gör. Mine Çeliköz NEÜ KAMYO Doç. Dr. Yavuz Erişen YTÜ Eğitim Fakültesi Özet Bu araştırmanın temel amacı eğitim fakültelerinde EPÖ alanında görev yapan eğitim bilimcilerin yapılandırmacılıkla ilgili görüşlerini ortaya koymaktır. Sonuçların, gerçeği bütüncül ve zengin bir çerçevede yansıtabilmesi için yöntembilim yaklaşımı olarak nicel ve nitel verilerin bütünleştirildiği karma yöntem kullanılmıştır. Önce nitel yöntemle ayrıntılı bilgiler toplanmış, daha sonra bu bilgilere dayalı olarak nicel yöntemde kullanılan veri toplama aracı geliştirilerek, alandaki öğretim üyelerinin bu görüşleri destekleyip desteklemediği belirlenmiştir. Nitel boyut, olgu bilim, nicel boyut ise tarama deseni kapsamında yürütülmüştür. Nitel boyutta farklı üniversitelerden 11 öğretim üyesi katılımcı olarak yer alırken, nicel boyutta Türkiye deki 52 üniversiteden EPÖ alanındaki toplam 112 (evrenin % 33 ü) öğretim üyesi örneklemde yer almıştır. Araştırmanın nitel boyutunda yarı yapılandırılmış görüşme formu, nicel boyutunda ise görüş listesi veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Nitel veriler araştırmacı tarafından yüz yüze görüşmelerle toplanırken nicel veriler internet ortamında online bir yazılım kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen bulgular; öğretim üyelerinin yapılandırmacılığı hem bir öğrenme kuramı hem de bir eğitim felsefesi olarak algıladıkları, tüm unsurlarıyla birlikte ele alındığında öğretim üyelerinin yapılandırmacılığı tam olarak uygulayamadıkları ancak yapılandırmacılığı temsil eden bazı uygulamalara yer vermeye çalıştıkları yönündedir. Eğitim bilimciler yapılandırmacılıkla ilgili hem anlayış hem de sitemle ilgili ciddi sorunlara işaret etmekte, YÖK ve MEB e yönelik sistemsel dönüşümlere işaret eden öneriler getirmektedirler. Ayrıca nitel bulgulardan çıkan bu görüş ve öneriler alandaki diğer öğretim üyeleri tarafından da büyük ölçüde desteklenmektedir. Anahtar Sözcükler: Yapılandırmacılık, Karma Yöntem, Eğitim Programları ve Öğretim. THE VIEWS OF FIELD LECTURERS ON THE CONSTRUCTIVIST PRACTICE IN THE CURRICULUM AND INSTRUCTION: A MIXED METHOD RESEARCH Öğr. Gör. Mine Çeliköz NEÜ KAMYO Doç. Dr. Yavuz Erişen YTÜ Eğitim Fakültesi Abstract This research aims to find out the views of lecturers teaching in the field of Curriculum and Instruction for the faculties of education. The methodology used here is mixed method, qualitative and quantitative together, so as to reflect the truth in a holistic and broad way. The qualitative method is used for collecting details account and views and with the developed qualitative tool, the data are analyzed to see if they support the collected views. The qualitative one is used for phenomenology and the qualitative one is used for surveying. 11 lecturers participated in the qualitative stage and in the quantitative stage, the number of faculty members that can be reached from 52 different universities has been 112, corresponding to 33% of the population. A semi structured interview form was used for the qualitative stage and in the quantitative stage a classification type of control list 286 (questionnaire) was used. The qualitative data were collected by using face to face interview and fort he qualitative data, the advantages of using online software and the data was collected online as access was easy by the participants willing to respond. The findings indicate that the lecturers regard constructivism both as a learning theory and a philosophy and that faculty members are not able to fully implement constructivism but trying to include some characteristics of it. They mention some major problems regarding both the understanding of constructivism and the system, and therefore, they have some suggestions for systematic transformations expected from the Council of Higher Education and Ministry of National Education. In addition, the views and suggestions obtained from the qualitative findings are strongly supported by other faculty members too. Keywords: Constructivism, Mixed Method, Curriculum and Instruction. GİRİŞ Yapılandırmacılık (constructivism) geleneksel davranışçı ve deneysel yaklaşımlara alternatif olarak ortaya çıkmış ve 20. yy ın ortalarından itibaren eğitimle ilgili küresel alan yazında en çok değinilen konulardan biri olmuştur (Gür, Dilci ve Arseven, 2009). Ancak tarihsel süreç olarak ele alındığında yapılandırmacılığın, yeni bir düşünce olmadığı; felsefe, matematik, sosyoloji, mimarlık, yönetim, organizasyon gibi pek çok alanda etkili olduğu (Şimşek, 2004) ve son yirmi yıl içinde baskın bir şekilde vurgulandığı görülmektedir (Bay, 2008). Platon a kadar inen ve Antik çağa kadar dayandırılan yapılandırmacılık (Ozmon ve Craver, 1986), 20. yüzyılın başlangıcında James ve Dewey gibi pragmatistlerin (Tynjala, 1999), 20. yüzyılın ikinci yarısında da Piaget, Vygotsky Ausubel, Bruner ve Glasersfeld gibi araştırmacıların yaptıkları çalışmalarla (Açıkgöz Ü., 2003) çağdaş eğitimin temelini oluşturan bir anlayış halini almıştır. Bentley (1998) ve Matthews (1993;2002) Yapılandırmacılık teriminin öğrenme kuramı, bilgi kuramı, eğitim kuramı, pedagojik etik, politik kuram, dünya görüşü, düşünme kuramı, kişisel bilgi kuramı, bilimsel bilgi kuramı, program geliştirme kuramı ya da felsefi bir kuram olarak ele alındığını belirtmektedir. Şimşek (2004) e göre temeli yapılandırmacılığa dayanan yaklaşımların ortak noktası, var oluşun karmaşık gerçeğinin öznellik temelinde aranmasıdır. Bu yüzden yapılandırmacılık homojen bir kuramsal yapı olmayıp daha çok genel bir çerçeve olarak görülmek durumundadır. Bu çerçevede yapılandırmacılık, gerçeğe nesnel (objektivist) yaklaşan pozitivist paradigmanın karşısına, ona zıt yeni bir paradigma olarak ortaya çıkmıştır (Çubukçu, 2010). Bu yeni paradigmaya göre bilgi keşfedilmek ya da ortaya çıkarılmak yerine, yorumlanmakta ve oluşturulmaktadır (Yıldırım ve Şimşek, 2013) öğretim yılından itibaren davranışçılık yaklaşımından büyük ölçüde vazgeçilerek yapılandırmacı eğitimin benimsendiği Türk Eğitim Sisteminde, öncelikle ilköğretim düzeyindeki programlarda köklü bir değişime gidilerek yapılandırmacı yaklaşım uygulanmaya başlanmıştır. Programların geliştirilmesi süreci, Milli Eğitim Bakanlığı nın öncülüğünde gerçekleşmiş olmakla birlikte, eğitim ile ilgili bütün tarafların yer aldığı, şeffaf, açık ve sağlıklı bir tartışma yapılmadan yürütülmüştür (Fer, 2005). Programlar hazırlanırken Türkiye nin eğitimbilim geleneği, öğretmen özelliği, teknik donanım yeterliği, süre, materyal, yönetim anlayışı, öğrenci özellikleri vd. eğitim sistemin ana ve alt unsurları açısından yeterince sorgulama yapılmamıştır (Ev, 2010). Bu yüzden programlar, ilk uygulanmaya başladığı yıllardan bugüne değin farklı kesimler tarafından pek çok eleştiriye maruz kalmıştır (Şimşek, 2004; Aydın, 2006; Baş, 2011; Tonbuloğlu, 2014). Literatürde tüm bu eleştirilerin yanı sıra yapılandırmacılığın sınırlılıkları noktasında pek çok eğitim bilimci tarafından dile getirilen görüşler de bulunmaktadır (Richardson, 2003; Çınar, Teyfur ve Teyfur, 2006; Ocak, Koçyiğit ve Özermen, 2010; Ocak, 2010; Çiftçi, Sünbül ve Köksal; 2013). Bu görüşler yapılandırmacılığa dayalı programların oluşturulması, uygun içeriğin hazırlanması, uygulama süreci ve değerlendirme zorluğunun yanı sıra çok zaman alıcı olması hususunda da toplanmaktadır. Bu yaklaşımda öğrenciler her ne kadar kendi öğrenmelerinden sorumlu olsalar da bu durum öğretmenin iş yükünü hafifletmek değil aksine daha fazla artırmaktadır. Oluşturulan gerçek yaşam ortamları çok pahalıya mal olmaktadır. Ayrıca kalabalık ortamlarda aktif katılım düzeyi düşmektedir. Yapılandırmacı sınıf ortamlarında grup çalışmaları esnasında çekingen öğrenciler üzerinde baskı olabileceği gibi ortak 287 çalışmalarda iş yükü eşit dağılım göstermeyebilir. Lider yönü iyi olan ya da dominant öğrencilerin diğerlerine baskın olma ve daha üst düzey performans gösterme olasılıkları da yapılandırmacılıkla ilgili olumsuz görüşler olarak yansıtılmaktadır. Yapılan literatür taramalarında uygulandığı ilk yıllarda genel olarak yapılandırmacılığa yönelik olumsuz görüşler daha fazla çeşitlilik ve daha fazla yoğunluk göstermektedir. Bu yoğunluk ve çeşitlilik belki bu yaklaşımın kusurlu bir yaklaşım olduğu veya buna göre hazırlanan programların sağlam temellere dayanmadığı izlenimini de uyandırabilmektedir. Bu yüzden bu araştırmayla Türk Eğitim Sisteminin bilimsel dayanağının başat öğelerinden biri olan EPÖ alanındaki eğitim bilimcilerin, ülkemizde yaklaşık on yıldır uygulanan eğitim programlarının kendine özgü bir anlayışla esas aldığı yapılandırmacılık ve uygulamalarına ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmaktadır. Araştırmayla, EPÖ alanındaki eğitim bilimcilerin yapılandırmacılığı nasıl algıladığı, kendilerinin yapılandırmacı bir anlayışa sahip olup olmadığı, yapılan uygulamaların yapılandırmacılıkla uygun düşüp, düşmediği ve daha iyi uygulamalar için ne gibi değişimlerin ya da gelişmelerin olması gerektiği konularında ilgilileri aydınlatacağı düşünülmektedir. Bu nedenle de bu çalışmanın eğitim alanıyla ilgili olan tüm kesimlere, özellikle de programın uygulayıcısı olan öğretmenler ile öğretmen adaylarına ve dolaylı olarak da tüm topluma katkı getireceği beklenmektedir. Araştırmanın Amacı Bu araştırmanın genel amacı, MEB in 2005 yılından itibaren eğitim sisteminde uygulamaya çalıştığı ancak ne derece uygulanabildiği hususunda tartışmaların devam ettiği Yapılandırmacılık ile ilgili, EPÖ alanındaki eğitim bilimci öğretim üyelerinin görüşlerini ortaya koymak ve bu doğrultuda yapılandırmacı eğitimin iyileştirilmesine katkıda bulunmaktır. Bu doğrultuda aşağıdaki alt amaçlara cevap aranmıştır. Görüşme verilerine dayalı olarak, EPÖ Alanında Görev Yapan Öğretim Üyelerinin; 1. Yapılandırmacılıkla ilgili algıları nasıldır? 1.1. Nasıl tanımlamaktadırlar? 1.2. Nasıl bir anlayışa sahiptirler? 2. Yapılandırmacılıkla ilgili uygulamalara ilişkin görüşleri nelerdir? 2.1. Kendileri ne tür uygulamalar yapmaktadırlar? 2.2. Eğitim fakültelerindeki uygulamalara ilişkin bakış açıları nasıldır? 2.3. Milli Eğitimdeki uygulamaları nasıl değerlendirmektedirler? 3. Yapılandırmacılık açısından yaşanan sorunlara ilişkin görüşleri nelerdir? 3.1. Zihniyetle ilgili ne tür sorunları ifade etmektedirler? 3.2. Sistemle ilgili ne tür sorunlara işaret etmektedirler? 4. Yapılandırmacılığın daha iyi uygulanabilmesi için neler önermektedirler? 4.1. MEB e yönelik önerileri nelerdir? 4.2. YÖK e yönelik önerileri nelerdir? 5. Öğretim üyelerinin nitel verilerle elde edilen görüşleri, nicel verilerle de desteklenmekte midir? 5.1. Yapılandırmacılığa ilişkin algılar farklılaşmakta mıdır? 5.2. Yapılan uygulamalara yönelik görüşler ilişkili midir? 5.3. İşaret edilen sorunlar örtüşmekte midir? 5.4. Getirilen öneriler benzerlik göstermekte midir? YÖNTEM Araştırmanın Modeli Bu araştırma, yöntembilimde son yıllarda kullanım oranı giderek artış gösteren ve tüm dünyada yaygınlık kazanmaya başlayan karma model yaklaşımı doğrultusunda yürütülmüştür. Karma model araştırmaları, nitel ve nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı, araştırma problemini derinlemesine inceleme imkânı veren araştırmalardır (Creswell ve Plano Clark, 2014). Farklı yöntemlerin bir arada kullanılması, tek başına nitel ya da tek başına nicel yöntem kullanıldığında oluşabilecek sınırlılıkları en aza indirebilmektedir. Bu yüzden bu araştırmada araştırma sorularının daha esnek ve kapsamlı olarak irdelenebilmesi, bir yöntemin zayıf yönünün diğer yöntemin güçlü yönüyle tamamlanması ve nitel 288 yöntemlerle toplanacak veriler doğrultusunda yapılandırmacılıkla ilgili genellemelere olanak veren bir örneklem üzerinde nitel bulguların test edilmesi ihtiyacından dolayı karma model tercih edilmiştir. Karma modelin sıralı-keşfedici desenine dayalı olarak yürütülen bu araştırmanın ilk sırasını nitel boyut oluşturmuştur. Araştırmanın nitel boyutunun temellendirildiği desen ise olgu bilim desenidir. Olgu bilim, bireylerin kendi bakış açıları doğrultusunda algı ve deneyimlerini ortaya koyan bir araştırma desenidir (Lester, 1999). Bu araştırmada EPÖ alanındaki öğretim üyelerinin yapılandırmacılık olgusuna ilişkin yaşadıkları deneyimler belirlenerek öğrenme-öğretme sürecini geliştirmeye dönük veriler elde edilmeye çalışılmıştır. Yapılandırmacılığın ne olduğu, nasıl algılandığı ve konuyla ilgili deneyimlerin neler olduğuna yönelik öğretim üyelerinin bireysel algıları ve ortak özellikleri betimlenmiştir. Ayrıca sosyal bağlamda oluşturdukları anlamlar dikkate alınmış ve deneyimlerindeki ayrıntılara odaklanılarak gizli anlamlar ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu ise tarama modeline dayalı olarak yürütülmüştür. Tarama araştırması, geçmişte veya halen var olan bir durumu var olduğu şekliyle betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımıdır (Karasar, 2012). Bu araştırmanın nitel boyutunda katılımcı olarak yer alan EPÖ öğretim üyelerinden görüşmeler yoluyla elde edilen ve içerik analizi ile çözümlenen verilerden elde edilen görüşler bir kontrol listesine (anket) dönüştürülerek yine EPÖ alanının Türkiye evrenini oluşturan diğer öğretim üyelerinin görüşlerine sunulmuştur. Öğretim üyelerinin yapılandırmacılık uygulamalarına ilişkin görüşleri o andaki mevcut durumu ortaya koymakta ve verinin toplandığı andaki algılarını, bakış açılarını olduğu gibi her hangi bir etkiye maruz bırakmadan, yansıtmayı amaçlamaktadır. Evren ve Örneklem/Katılımcılar Bu araştırmayla Eğitim Fakültelerinin EPÖ bilim dalında görev yapan eğitim bilimci öğretim üyelerinin yapılandırmacılıkla ilgili görüşleri belirlenmeye çalışılmaktadır. Araştırmanın karma modele dayalı olarak yürütülmesi nedeniyle verilerin elde edilmesinde nitel ve nicel veri toplama yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin elde edilmesinde, amaçlı örnekleme tekniklerinden ölçüt örnekleme ve kolay ulaşılabilir örnekleme tekniklerinden faydalanılmıştır. Bu teknikte araştırmacı, kendisine yakın ve ulaşılması kolay olan durumları seçmektedir (Yıldırım ve Şimşek, 2013). Bu yüzden araştırmanın örnekleminde, yapılandırmacılıkla ilgili zengin yaşantılara sahip olan ve araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden öğretim üyelerinden, kolay ulaşılabilir olanların yer almasına dikkat edilmiştir. Nitel verilerin elde edildiği örneklem grubunun belirlenmesinde kullanılan ikinci teknik ölçüt örnekleme tekniğidir. Creswell (2007), olgu bilim araştırmalarında katılımcıların belirlenmesinde ölçüt örnekleme tekniğinin kullanılmasını önermektedir. Özellikle araştırmaya konu olan olgu ile ilgili deneyimlere sahip birey sayısı çok olduğunda bir takım kriterlerin belirlenmesi gerekmektedir. Ölçüt örneklemin temel gerekçesi, seçilen katılımcıların bilgi kaynaklığı açısından zengin olmasıdır. Ölçüt örneklem doğrultusunda seçilen katılımcılar, programların veya sistemlerin temel eksiklerinin ortaya çıkarılmasında ve sistemlerin iyileştirilmesinde önemli bir fırsat oluşturmaktadır (Patton, 2014). Bu araştırmada da yapılandırmacılık olgusuna ilişkin üst düzeyde deneyim sahibi olan ve eğitim sisteminin iyileştirilmesi için görüşlerinden yararlanılan öğretim üyelerinin belirlenmesinde iki kriter esas alınmıştır. Bu kriterlerden birincisi 15 yıllık mesleki deneyime sahip olma, ikincisi ise lisansüstü düzeyde ders vermiş ya da vermekte olma ölçütleridir. Bu yönüyle öğretim üyelerinin alana hem öğretim üyesi yetiştiriyor olmaları hem de lisansüstü dersleri değerlendirebilme donanımına sahip olmaları gözetilmiştir. Sonuç olarak tespit edilen kriterleri taşıyan ve ulaşılabilme kolaylığı bulunan 11 katılımcı ile araştırmanın yürütülmesine karar verilmiştir. Araştırmada etik kurallar gereği katılımcıların adları gizli tutulmuş ve görüşleri ÖÜ1, ÖÜ2, ÖÜ3, ÖÜ4, ÖÜ5, ÖÜ6, ÖÜ7, ÖÜ8, ÖÜ9, ÖÜ10, ÖÜ11 şeklinde kodlanarak sunulmuştur. Araştırmada görüşlerine başvurulan katılımcılar, 3 ü bayan, 8 i erkek olmak üzere toplam 11 öğretim üyesinden oluşmaktadır. Öğretim üyelerinin 5 i Prof. Dr., 3 ü Doç. Dr. ve 3 ü de Yrd. Doç. Dr. olarak görev yapmaktadır. Yaş ortalaması 47 olan öğretim üyelerinin EPÖ alanındaki görev süreleri en az 17, en çok 27 yıldır. Bu katılımcılardan 7 si yüksek lisans eğitimini EPÖ alanında, 4 ü ise Ölçme- Değerlendirme, Eğitim Teknolojisi, Felsefe ve İngiliz Dili/Edebiyatı alanlarında yapmışlardır. Ayrıca üç 289 öğretim üyesi Eğitim programları ve Öğretim alanının haricinde Felsefe, Ölçme-Değerlendirme ve Din Felsefesi alanlarında da doktora yaptıklarını bildirmişlerdir. Yani çift doktoralıdırlar. Araştırmanın nicel boyutu teyit amacı taşıdığı için evren, doğal olarak Türkiye deki tüm eğitim fakülteleri ve bu fakültelerde EPÖ alanında görev yapan eğitim bilimci öğretim üyelerinden oluşmuştur. Türkiye de eğitim fakültesi olan 80 üniversitede eğitim bilimleri bölümüne bağlı 80 eğitim programları ve öğretim (EPÖ) anabilim dalı bulunmaktadır. Bu anabilim dalları içerisinde 54 profesör, 75 doçent ve 211 yardımcı doçent olmak üzere toplam 340 öğretim üyesi yer almaktadır (YÖK, 2017). Araştırmada öğretim üyesi sayısının çok fazla olmaması nedeniyle ayrıca bir örneklem seçimine gidilmemiş, evreninin tamamına ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu yüzden veri toplama sürecinde gönüllülük esasına dayalı olarak basit tesadüfî örnekleme tekniği kullanılmıştır. Basit tesadüfî örneklemede evreni oluşturan her elemanın örnekleme girme şansı eşit (Arıkan, 2004) olmakla birlikte gönüllük ilkesiyle birlikte kullanıldığı için bu araştırmada 52 üniversiteden toplam 118 öğretim üyesi örneklem içerisinde yer almıştır. Bunlardan 6 sı eksik ya da hatalı işaretlemelerde bulundukları için örneklemden çıkarılmıştır. Sonuç olarak 12 profesör, 38 doçent ve 62 yardımcı doçent olmak üzere toplam 112 EPÖ öğretim üyesi araştırmanın çalışma grubunda yer almıştır. Çalışma grubu evrenin % 33 ünü kapsamaktadır. Görüşlerin evreni temsil oranı; Türkiye deki EPÖ alanında görev yapan tüm profesörlerin % 22 si, doçentlerin % 51 i ve yardımcı doçentlerin ise % 29'u şeklindedir. Veri Toplama Araçları ve Geliştirilmesi Araştırmada nitel ve nicel verilerin elde edilmesinde 2 tür veri toplama aracı kullanılmıştır. Bunlar; (1) Görüşme Formu ve (2) Kontrol Listesi dir. Nitel verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu, nicel verilerin toplanmasında ise sınıflama türü bir ölçme aracından (kontrol listesi) yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri görüşme tekniğiyle elde edilmiştir. Olgu bilim araştırmalarında veriler toplanırken çoğunlukla görüşme tekniği kullanılmaktadır. Merriam (2009) a göre insanların etrafındaki dünyayı nasıl algıladığını belirlemede yani duygularını, gözlemlenemeyen davranışlarını anlamada görüşme, en uygun veri toplama tekniğidir. Bu yüzden bu araştırmada öğretim üyelerinin yapılandırmacılık olgusu ile ilgili görüşlerini belirlemede görüşme tekniği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formunun hazırlanmasında ilk olarak araştırmanın genel amacı doğrultusunda yurtiçinde ve yurt dışında yapılan çalışmalar taranarak Yapılandırmacılığın teorik çerçevesi belirlenmiş ve yapılandırmacı eğitim uygulamaları ile yaşanan sorunlar konusunda literatürde vurgulanan noktalar ortaya konmuştur. Elde edilen bilgi ve bulgular uzman görüşleri doğrultusunda süzgeçten geçirilerek öğretim üyelerinin görüşlerini belirlemek amacıyla önce yarı yapılandırılmış görüşme sorularına daha sonra da görüşme formuna dönüştürülmüştür. Araştırmanın nicel verilerinin toplanmasında, yapılandırmacılıkla ilgili önermelerden oluşan sınıflama türü bir ölçme aracı (kontrol listesi) kullanılmıştır. Ölçme aracı katılımcıların görüşlerinden nitel verilere dayalı olarak hazırlanmıştır. Ölçme aracıyla katılımcıların ileri sürdükleri spesifik ve bazı tartışmalı görüşlerin sahadaki diğer öğretim üyeleri tarafından teyit edilip edilmediği belirlenmeye çalışılmıştır. Ölçme aracının değerlendirme kategorileri her bir görüş/önerme için (1) katılıyorum ve (2) katılmıyorum seçeneklerinden oluşmaktadır. Nitel boyutta yer alan katılımcıların öne sürdükleri görüşlerin alandaki öğretim üyelerinin
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks