Please download to get full document.

View again

of 6
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

Eski Türkçe kı Ünlemi ve Bunun Anadolu Ağızlarındaki kı/gı Ünlemiyle Karşılaştırılması 1

Category:

Resumes & CVs

Publish on:

Views: 0 | Pages: 6

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
Modern Türklük Araştırmaları Dergisi Cilt 4, Sayı 2 (Haziran 2007) Mak. #25, ss Telif Hakkı Ankara Üniversitesi Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları
Transcript
Modern Türklük Araştırmaları Dergisi Cilt 4, Sayı 2 (Haziran 2007) Mak. #25, ss Telif Hakkı Ankara Üniversitesi Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Eski Türkçe kı Ünlemi ve Bunun Anadolu Ağızlarındaki kı/gı Ünlemiyle Karşılaştırılması 1 Mehmet Vefa Nalbant Pamukkale Üniversitesi (Denizli) ÖZET Bu çalışmada, Eski Türkçe döneminden başlamak üzere yazılı kaynaklarda tanıklayabildiğimiz ve Anadolu ağızlarında da yaşayan fakat seslik benzerlik nedeniyle kız sözcüğüyle karışan eski bir ünlem (ķı) incelenmiştir. Bir taraftan bu ünlemin Türkçe nin tarihi boyunca izlediği seyir ilgili dönem eserlerinden hareketle gösterilirken, diğer taraftan da, bu ünlemin Anadolu ağızlarında yaşayan şekilleri üzerinde durulmuştur. Eski Türkçe döneminde görülen ķı ünlemiyle Anadolu ağızlarında yaşayan ve tarafımızdan bu ünlemle ilişkili olduğu düşünülen biçimlerin aslında aynı olduğunun ortaya çıkarılmasına çalışılmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER Ünlemler, Eski Türkçe, Orta Türkçe, Anadolu ağızları. ABSTRACT This study basis on interjection ķı which attested at the Old and Middle Turkish texts and modern Anatolian dialects. Old Turkish and Middle Turkish interjection ķı can ve compared with ġı, ġu, ķıg etc. which attested at Anatolian dialects. According to us, these interjections in Turkey Turkish should be the same and identical with the Old Turkish ķı.. KEY WORDS Interjections, Old Turkish, Middle Turkish, Anatolian dialects 1 Bu makale, Ankara Üniversitesi., Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Dil ve Edebiyat Araştırmaları Derneği tarafından yapılan, II. Dil ve Edebiyat Araştırmaları Sempozyumu nda (Ankara, Mayıs 2004) sunulan ve aynı adı taşıyan bildiriden genişletilmiştir. Eski Türkçe kı Ünlemi ve Bunun Anadolu Ağızlarındaki kı/gı M. Vefa Nalbant 147 Gerek yazılı gerekse sözlü anlatımda özel bir yeri bulunan ve dillerin türeyişi ile ilgili bazı teorilere de, ses özellikleri dolayısıyla kaynaklık eden ünlemler; söz içinde konuşanın acıma, beğenme, sevinç, korku, çaresizlik, şaşkınlık, üzüntü, dua, hayret, pişmanlık, kıskançlık, özlem gibi çok çeşitli duygu ve heyecanlarını etkili ve kısa bir biçimde anlatmaya; karşısındakilere seslenmeye, çağırmaya, cevap vermeye, göstermeye, sormaya, onları onaylamaya, redde veya tabiattaki sesleri taklit yolu ile kelimeler türetmeye yarayan söz türü (Korkmaz 2003:1140) olarak tanımlanır. Büyük bir kısmı insan sesleri ve doğadaki başka seslerin taklidi sonucu oluşmuş ünlemler, dilin diğer sözcükleri gibi zaman içinde, hem yapısal hem de anlamsal olarak bazı değişikliklere uğrayabilmektedirler. Böyle bir değişikliğe uğrayan ünlemlerden biri bugün incelemeye çalışacağımız ķı ünlemidir. Ey, hey, ya anlamlarında seslenme bildiren bu ünlem, birincil ses taklidi bir sözcüktür.(zülfikar 1995)2 Bu ses taklidi sözcük hakkında etimolojik sözlüklerde doyurucu bilgilere ulaşmak mümkün olamamaktadır. Clauson, bu ünlemin, seslenme ifade ettiğini belirttikten sonra, DLT de geçen örneğe gönderme yapmaktadır. Clauson, bu ünlemle ilgili açıklamalarının devamında DLT deki dizilişte, ķı ünleminden sıraca önce gelen ve akrabalık adlarına gelerek acıma ve sevme bildiren -ķı ekine hatırlatmada bulunmakta ve belki de bu yolla bu iki sözcük arasında karşılaştırma yapılabileceğine dikkat çekmektedir.(clauson 1972:578) Clauson dan çok önce Brockelmann da bu sözcüğün seslenme bildirdiğine dikkat çekmekte ve yine Kaşgarlı nın divanında geçen ķı berü kel ifadesiyle aç berü gel hey beri gel ifadelerindeki ķı ve aç ünlemlerinin karşılaştırılması gerektiği üzerinde durmaktadır.(brockelmann 1954:193) Drevnetyursky Slovar adlı sözlükte ise bu sözcüğün anlamı üzerinde durulmakta ve Kaşgarlı nın verdiği örneğe gönderme yapılmaktadır (Nadelyaev vd. 1969:439). Etimolojik sözlüklerde bu şekilde kendine yer bulan bu ünleme, Türkçenin tarihî dönem metinlerinde pek rastlanılmamıştır. Üç büyük runik harfli yazıtta izleri görülmeyen bu ünlemin, Bay Bulun yazıtında geçtiğini Talat Tekin in (2000) Orhun Türkçesi Grameri adlı eserinden öğrenmekteyiz. Talat Tekin in bu ünlemle ilgili olarak eserinde naklettiği örnek şöyledir : äsizim kı katlan bodunum ädgü kan Yazık! Heyhat! Çalış çabala (ey) halkım ve iyi Han. (Bay Bulun I ön 2) (Tekin 2000:165) Bu ünlem taradığımız Eski Uygur Türkçesi eserlerinde görülmezken bu ünlemden türemiş ve ikincil yansıma sözcükler olarak kullanılan ķıkır-(u IV; 36, 89, / AY; 12/2, 641/3 vb), ķıķrış- (U IV-A; 9, 295) gibi fiillere rastlayabilmekteyiz. 2 Ses yansımalı sözcüklerin sınıflandırılması konusunda Hamza Zülfikar ın Türkçede Ses Yansımalı Kelimeler adlı eserine bakılabilir. 148 Modern Türklük Araştırmaları Dergisi Cilt 4. Sayı 2. Haziran 2007 Gabain, Eski Türkçenin Grameri adlı eserinin dizin kısmına ķı sözcüğünü almış, fakat gönderme yaptığı bölümde sözcüğün yalın haldeki biçimini değil, isimden fiil yapım eki olan +ķır- ve uş- ekli biçimini yani ķıķıruş- şeklini vermiştir. Yani Gabain de, ķıķıruş- şekli için ķı şeklindeki bir isim kökü düşünmüş olmalı ki dizinde yer verdiği ķı için ķıķıruş- şeklinden yararlanmakta ve gönderme yaptığı yerde ķıķıruş- fiilini göstermektedir. (Gabain 1988:49 ve 153b) Karahanlı Türkçesi dönemi eserlerinden Kutadgu Bilig ve DLT de bu sözcükten türeyen ķıķır-(kb, 4113)3/ DLT C I, 142, 441, C II, 83) şekli bulunmaktayken, ķı (DLT, C III, 212), ķıķı (DLT, C III, 227), ķıkrış-(dlt, C II, 220) sözcükleri yani asıl sözcükle, bu sözcükten türeyen biri isim diğeri fiil olan üç sözcük ise sadece DLT de bulunmaktadır. DLT de Kaşgarlının ķı ünlemi üzerine değerlendirmeleri şöyledir : kı : Nida yā sı, çağırma edatıdır. Ķı berü kel : Hey beri gel. Kelime ile ى arasında uzatılır. (DLT, C III, 212) Kaşgarlı nın açıklamasındaki kelime ile ى arasında uzatılır ifadesi bu sözcüğün uzun ünlülü olduğunu anlamak da mümkün olmaktadır. Kaşgarlı nın çağırma edatı olarak gösterdiği bu sözcük, Harezm Türkçesi dönemi eserlerinde görülmezken, Kıpçak Türkçesi dönemi eserlerinden sadece Kitābü l- İdrāk te geçmekte ve eserde bu sözcük cevap ünlemi olarak ortaya çıkmaktadır. Bu sözcük adı geçen Kıpçak dönemi eserinde şu şekilde yer almaktadır: kı : Evet. (76) (Caferoğlu 1931:75) Çağatay ve Eski Anadolu Türkçesi dönemi eserlerinde saptayamadığımız bu ünlem, standart Türkiye Türkçesinde de kullanılmamaktadır. Fakat standart Türkiye Türkçesinin dışında, Anadolu ağızlarında ķı ve ġı olarak görülen iki çağırma ünlemi bulunmaktadır. Bu iki ünlem için gerek derleme sözlüklerinde gerekse Anadolu ağızlarıyla ilgili olarak yapılan çalışmalarda küçük de olsa bazı değerlendirmeler yapılmıştır. Derleme sözlüğünde bu ünlemin Anadolu ağızlarında görülen ķı, ġı, ġığ, ġu şekillerine yer verilmiş ve ünlemin Be!, Hey! anlamlarına gelen bir çağırma, seslenme ünlemi olduğuna dikkat çekilmiştir. Derleme sözlüğünden anlaşıldığına göre, bu ünlem, Doğu Anadolu dan Batı Anadolu ya kadarki geniş coğrafyada bazı küçük ses değişiklikleriyle kullanılmıştır.(ds 1993:IV 2024, VIII 2780) Bu ünlemin Anadolu ağızlarında kullanımıyla ilgili olarak görülen ses değişikliklerini, başta k g değişmesi, sonda g türemesi, veya sonda herhangi bir ses 3 Arat tarafından hazırlanmış olan Kutadgu Bilig metninde kakırma sen anda ya sudma katıġ / otunluġ bolur bu kiterür tatıġ (KB, 4113) şeklindeki beyit Fergana nüshasında kıkırma katıġ sen ünün katġura / Otunluġ bolur bu kişiler ara şeklindedir. Bilgi için bkz. : Reşit Rahmeti Arat, ÚutaĢġu Bilig- Metin, TDK yay., Ankara, 1991 Eski Türkçe kı Ünlemi ve Bunun Anadolu Ağızlarındaki kı/gı M. Vefa Nalbant 149 türemesi olmaksızın ünlemin ünlüsünde görülen, örneğin ı u değişmesi olarak saymak mümkün olmaktadır. Anadolu ağızlarında görülen bu ünlemle ilgili olarak önümüzdeki en önemli problem bu sözcüğün Gemalmaz (1995), Korkmaz(1994) gibi bilim insanlarınca etimolojik olarak ķız sözcüğüyle ilişkilendirilmesi ve bu ünlemin bazı istisnaları olmakla birlikte genellikle bayanlara seslenmek için kullanılıyor olmasıdır. Bu iki sorun Anadolu ağızlarında görülen ķı / ġı ünlemini Eski ve Orta Türkçe ye ait bazı eserlerde görülen ķı ünlemiyle ilişkilendirmemize engel olmaktadır. Bu sorunların çözümüne girmeden önce ağız çalışmalarında bu ünleme yer veren bilim adamlarının görüş ve değerlendirmelerine başvurmak ve bu değerlendirmelerin yardımıyla da Eski ve Orta Türkçede görülen ķı ile Anadolu ağızlarında görülen ķı/ġı nın ilişkilendirilmesindeki zorlukları aşmaya çalışacağız. Erzurum İli Ağızları ile ilgili olarak yaptığı kıymetli çalışmasında Efrasiyab Gemalmaz, ġız / ġı sözcüklerini bir arada göstermekte ve bu iki sözcüğün kız, kadın anlamına gelmekte olup çağırma sözü olarak da kullanıldığına dikkat çekmektedir.(gemalmaz 1995:III 139) Fakat Gemalmaz, eserinin ses bilgisi kısmında sonda z düşmesiyle ilgili bir örnek göstermemiş, şekil bilgisi kısmında yer verdiği edatlar içinde de gız/ gız ana şekillerini vermesine rağmen, ġı şeklinden söz etmemiştir (Gemalmaz 1995:I ). Zeynep Korkmaz ise Nevşehir ve Yöresi Ağızları adlı çalışmasının Ünsüz Düşmesi adlı bölümünde sonda -z düşmesine değinmiş ve kız! gı! örneğini bu ses düşmesi olayına örnek olarak göstermiştir. Meliha pek içer gī!, Nörim gī.(korkmaz 1994:109) Yapılan başka ağız çalışmalarında ise bilim adamlarınca söz konusu ünlem üzerine herhangi bir görüş ve değerlendirmede bulunulmamış sadece ünlemin herhangi bir yörede kullanılıp kullanılmadığına değinilmiştir. Bu açıdan bakıldığında bu ünlemin kökeninin aydınlatılması için bazı soruların sorulması ve bu sorulara cevap aranması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Sorularımızı üç başlık altında toplayabiliriz: Eğer Anadolu ağızlarında görülen ķı /ġı ünlemleri ķız sözcüğünden gelişmiş ve sondaki z sesi düşmüşse, konsonant-vokal-konsonant (KVK) yapısında olan ve sonunda -z sesi olan başka sözcüklerde düşme görülmüş müdür? Ķı ünlemi bazı istisnaları olmakla birlikte neden sadece bayanlara seslenme için kullanılmaktadır? Ağızlarda ġı seslenmesinin dışında neden ķız/ ġız sözcüğünün sonunda z sesi düşmemektedir? Bu soruları şöyle cevaplamak mümkündür: İddia edildiği gibi eğer ġı ünlemi kız sözcüğündeki -z sesinin düşmesi sonucu oluşmuş olsaydı bu düşme sadece kız 150 Modern Türklük Araştırmaları Dergisi Cilt 4. Sayı 2. Haziran 2007 sözcüğünde görülmez, bunun yanında aynı sesli-sessiz dizilimini gösteren yaz, güz, buz, göz, diz vb. sözcüklerden biri veya birkaçında daha görülebilirdi. Bu açıdan ķız sözcüğünde sonda bir ünsüz düşmesi olduğunu kabul etmek doğru görünmemektedir. Yani ġı ünleminin ķız sözcüğüyle etimolojik olarak bir ilişkisini düşünmemekteyiz. Ķı ünleminin sadece bayanlara seslenme için kullanılmasında, ķı ünlemiyle kız sözcüğü arasında ilk iki seste görülen seslik benzerlik etkili olmuş olmalıdır. Ağızlarda kız sözcüğünün sonundaki -z sesinin sadece seslenme için kullanılan ġı/ ķı ünleminin dışında düşmemesi bu ünlemin ķız sözcüğünden gelişmediğine, aksine ilk olarak Besim Atalay ın DLT tercümesinde işaret ettiği gibi ķı ünleminden geliştiğine delil olmaktadır. Sonuç Eski Türkçeden itibaren izlerine rastladığımız fakat çok sık geçmeyen ķı seslenme ünlemiyle, Anadolu ağızlarında görülen ķı/ ġı ünlemi birbirinin aynı olan iki ünlemdir. Kıpçak Türkçesi dönemi eserlerinden sonraki dönemlere ait metinlerde görülmeyen bu ünlem, günümüz Anadolu coğrafyasında bazı küçük farklılıklar ve ķız kelimesiyle karışarak varlığını devam ettirmektedir. Kısaltmalar AY : Altun Yaruk DLT : Divanü Lûgati t-türk DS : Derleme Sözlüğü U IV: Uigurica IV KB : Kutadgu Bilig Kaynaklar ARAT Reşit Rahmeti (1991) Ķutađġu Bilig-Metin, Ankara :TDK. ARAT Reşit Rahmeti (1992) ǾAtabetü l-ĥaķayıķ, 2.baskı, Ankara:TDK. ATALAY Besim ( ) Divanü Lûgat-it-Türk Tercümesi, I-IV, 3.baskı, Ankara:TDK. BROCKELMANN C.(1954) Osttürkısche Grammatik Der Islamischen Litteratur Sprachen Mittelasiens, Leiden. CAFEROĞLU Ahmet (1931) Kitāb al-idrāk li-lisān al-atrāk, İstanbul: Evkaf Matbaası. CAFEROĞLU Ahmet (1994) Sivas ve Tokat İlleri Ağızlarından Toplamalar, Ankara:TDK. CLAUSON Sir Gerard (1972) An Etymological Dictionary Pre Thirteenth Century Turkısh, Oxford. DANKOFF R., KELLY, J. ( ) Compendium of The Turkic Dialects, I-III, Harvard. DEMİRCAN Ömer (1996) Türkçenin Sesdizimi, İstanbul : Der Yayınevi. DÉNY Jean (1995) Türk Dili Gramerinin Temel Kuralları(Türkiye Türkçesi), Çeviren : Oytun Şahin, Ankara: TDK. Eski Türkçe kı Ünlemi ve Bunun Anadolu Ağızlarındaki kı/gı M. Vefa Nalbant 151 Derleme Sözlüğü (1993), 2. baskı, TDK. ECKMANN Janos (1988) Çağatayca El Kitabı, Çeviren : Günay Karaağaç, İstanbul. ERCİLASUN Ahmet Bican (2002) Kars İli Ağızları Ses Bilgisi, Ankara: TDK. EREN Hasan (1999) Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü, 2. baskı, Ankara : Bizim Büro Basım Evi. EREN M. Emin (1997) Zonguldak Bartın Karabük İlleri Ağızları, Ankara :TDK. GABAİN A. V. (1988) Eski Türkçenin Grameri, Ankara :TDK. GEMALMAZ Efrasiyab (1995) Erzurum İli Ağızları, C I-III, Ankara :TDK GÜLENSOY Tuncer (1988) Kütahya ve Yöresi Ağızları, Ankara: TDK. HACIEMİNOĞLU Necmettin (1992) Türk Dilinde Edatlar, İstanbul: MEB. KORKMAZ Zeynep (1994) Nevşehir ve Yöresi Ağızları, Ankara: TDK. KORKMAZ Zeynep (2003) Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi), Ankara: TDK. MÜLLER F, GABAİN A.V (1945) Çaştani Bey Hikayesi, Çeviren : Sait Hrman, İstanbul. NADELYAEV M., NASİLOV D., TENİŞEV R., ŞÇERBAK A (1964) Drevnetyursky Slovar, Leningrad. ÖZYETGİN A. Melek (2001) Kitābu l-idrāk li Lisāni l-etrāk Fiil : Tarihî Karşılaştırmalı Bir Gramer ve Sözlük Denemesi, Tengrim Türklük Bilgisi Araştırmaları Dizisi: 3, Ankara: Köksav. RÄSÄNEN M. (1957). Materialien Zur Morphologie Der Türkischen Sprachen, Helsinki. RÖHBORN Klaus (1977) Uigurisches Wörterbuch, Wiesbaden. ŞÇERBAK A. M. (1998) Türk Lehçelerinin Karşılaştırmalı Ses Bilgisi, Çeviren: Enver Mahmut, Ankara: TDK. TEKİN Talat (1988a) Orhon Yazıtları, Ankara: TDK. TEKİN Talat (1988b) Tunyukuk Yazıtı, Ankara. TEKİN Talat (2000) Orhun Türkçesi Grameri, Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi, Ankara. TOPARLI Recep, Hanifi VURAL, Recep KARAATLI (2003) Kıpçak Türkçesi Sözlüğü, Ankara: TDK. ZÜLFİKAR Hamza (1995) Türkçede Ses Yansımalı Kelimeler, Ankara: TDK. Mehmet Vefa NALBANT Dr., Pamukkale Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. Uzmanlaştığı saha Orta Türkçe ve özellikle Divânü Luàati t-türk tür. Adres : Pamukkale Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Kınıklı/Denizli. TÜRKİYE. E-posta: Yazı bilgisi : Alındığı tarih: 15 Mart 2007 Yayına kabul edildiği tarih: 5 Mayıs 2007 E-yayın tarihi: 29 Haziran 2007 Çıktı sayfa sayısı: 7 Kaynak sayısı: 32
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks