Please download to get full document.

View again

of 44
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

Geleneksel Kur'an Tasavvurunun Tefsir Ýlminin Oluþumuna ve Geliþimine Etkisi

Category:

Humor

Publish on:

Views: 16 | Pages: 44

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
AÜÝFD 47 (2006), sayý I, s Geleneksel Kur'an Tasavvurunun Tefsir Ýlminin Oluþumuna ve Geliþimine Etkisi ALÝ RIZA GÜL Doç. Dr., YÜZÜNCÜ YIL Ü. ÝLAHÝYAT FAKÜLTESÝ e-posta:
Transcript
AÜÝFD 47 (2006), sayý I, s Geleneksel Kur'an Tasavvurunun Tefsir Ýlminin Oluþumuna ve Geliþimine Etkisi ALÝ RIZA GÜL Doç. Dr., YÜZÜNCÜ YIL Ü. ÝLAHÝYAT FAKÜLTESÝ e-posta: abstract The Influence of Classical Koran Thought on the Formation and Development of Commentary Science. Muslims absolutely believe that the Koran is the word of the God. According to common opinion, the Koran had been revealed to Mohammad in current arrangement of surahs and verses. This point of view caused the text and external meaning of the surahs and verses to be given preference and its verses are interpreted according to current arrangement. Yet its arrangement of this way neither obstructed the relations of the verses in doing commentaries, nor prevented the verses those are about a common topic from being interpreted totally. In the same way, commentators didn t get stuck with the literal meanings of the verses, but they also took into consideration the historical background, goals, textual context (siyâq) etc. of the verses. They also utilized the hadiths of the Prophet Mohammad, the Arabic language and literature, and humanities and social sciences like ethics, history, jurisprudence, economy, psychology and cosmology. key words Revelation, classical Koran thought, style of Koran, arrangement of the surahs, arrangement of the verses. I. Giriþ Her metnin kendine ait birtakým hususiyetlerinin bulunduðu, bunlarýn o metne bakýþ açýsýný ve anlaþýlmasýný yoðun bir þekilde etkilediði inkâr edilemez bir gerçektir. Vahiy sürecinin en son kutsal kitabý olarak Kur ân ýn da kendine özgü bazý özellikleri vardýr ve bunlara verilen anlam ona bakýþ açýsýný önemli oranda belirlemektedir. Bu bakýmdan onun anlam derinliðini kavramaya yönelik bir metot geliþtirmeden önce, onun bu özelliklerini tespit etmenin zorunluluðu ortadadýr. Zira Kur ân ýn nasýl bir kitap olduðunun tespiti, buna uygun anlama ve açýklama metodunun ipuçlarýný da verecek- 12 AÜÝFD 47 (2006), sayý I tir. Kanaatimizce, gerek klasik tefsir usulünün, gerekse çaðdaþ metot arayýþlarýnýn baþlangýç noktasý büyük ölçüde burasýdýr. Çünkü bu kutsal metnin özniteliklerinin, þekil, tertip ve üslup özelliklerinin neler olduðunun ortaya konmasý, hem Kur ân nedir? Nasýl bir kitaptýr? Amaç ve hedefleri nelerdir? türünden sorulara kapsamlý bir cevap teþkil edecek, hem de bu kutsal metnin nasýl anlaþýlmasý ve açýklanmasý gerektiðinin temel kriterlerini oluþturacaktýr. Bu araþtýrmanýn amacý, sahabiler döneminden itibaren Müslümanlar arasýnda genel kabul gören Kur ân anlayýþýný ve bunun gerek Kur ân tefsirinin þekillenmesine, gerekse klasik tefsir usulünün oluþumuna etkilerini ortaya koymak suretiyle, ilâhî kitabýn daha iyi anlaþýlmasý amacýný güttüðünden emin olduðumuz çaðdaþ metot arayýþlarýna en azýndan nereden baþlanmasý gerektiði noktasýnda- mütevazý bir katký saðlamaktýr. Kanaatimizce, bu önemli bir husustur; çünkü Kur ân ýn ne olduðuna dair bir bakýþ açýsý geliþtirmeden, tefsir ve usulü ile ilgili olarak ileri sürülen hemen her görüþün, baþlangýç noktasýndan, tabiri caizse, diðer bütün unsurlarýn üzerine bina edileceði temelden ve giriþ kapýsýndan yoksun kalacaðýný söylemek, izahtan varestedir. Bizim gördüðümüz kadarýyla, klasik usulcüler ve müfessirler, usul anlayýþlarýný, Kur ân la ilgili görüþleri doðrultusunda belirlemiþlerdir. Onlarýn bu görüþlerini, Kur ân ýn öznitelikleri, þekilsel özellikleri baþlýklarý altýnda ele almak mümkündür. II. Kur ân ýn Öznitelikleri Biz, Kur ân ýn öznitelikleri tabiriyle, onun metnini diðer metinlerden farklýlaþtýran ana özellikleri, yani ismi, kaynaðý, amaçlarý, sýfatlarý, konularý ve üslubu gibi bir anlamda kimliðini oluþturan nitelikleri kastediyoruz. Bizzat Kur ân kendi öznitelikleri hakkýnda bazý bilgiler vermektedir. Gerek müfessirler ilgili ayetleri tefsir ederlerken, gerekse usul alimleri ilgili konularý incelerlerken, Kur ân ýn özniteliklerini detaylandýrmýþlardýr. Biz burada bu özellikleri tek tek sýralayarak açýklayacak deðiliz. Burada yapacaðýmýz, genel bir bakýþ açýsýyla onun ana özelliklerine iþaret etmektir. a. Ýsimleri ve Sýfatlarý Usulcüler ilâhî kitabý isimlendirirlerken, o kitabýn kendisine atfettiði isimleri esas almýþlardýr. Ancak ilâhî kitabýn kendisiyle ilgili tanýtýmlarý, nitelendirmeleri ve övgüleri de isim olarak deðerlendirdiklerinden, çeþitli ayetlerden hareketle çok sayýda isim türetmiþlerdir. 1 Bununla birlikte onlar, ilâhî 1 Bu isimler ve anlamlarý hakkýnda geniþ bilgi için bkz. Bedreddîn Muhammed b. Abdullah ez- Zerkeþî, el-burhân fî ulûmi l-kur ân, thk. Muhammed Ebu l-fadl Ýbrahim, Beyrut: Dâru l-ceyl, Geleneksel Kur'an Tasavvurunun Tefsir Ýlminin Oluþumuna Etkisi 13 kitabýn ilk ve en önemli isminin Kur ân olduðu hususunda görüþ birliði içerisindedirler. Zira bizzat Kur ân, altmýþýn üzerinde ayette kendisini bu adla adlandýrmaktadýr. 2 Mekke döneminin hemen baþýnda inen 3 Müzzemmil Suresi nde Hz. Muhammed e Kur ân ý tane tane oku. denilmesi (4 üncü ayet), bu ismin Ýslâm ýn çok erken zamanlarýnda bile ilk Müslümanlar tarafýndan kullanýldýðýný açýk bir biçimde göstermektedir. Yine buradan, ilâhî kelamýn tamamýna olduðu gibi, bir kýsmýna, sözgelimi, bir ayetine de Kur ân denilebileceði anlaþýlmaktadýr ki, bunu müfessirlerle usulcüler de kabul etmektedir. 4 Her ne kadar Ýslâm alimleri bu ismin kökeni ve anlamý üzerinde fikir ayrýlýðýna düþmüþlerse de, yaygýn olan kanaat, Kur ân kelimesinin okuma anlamýndaki ka-ra-e kökünden türetilerek, ezberden veya kitaptan okunan manasýna gelen ve Hz. Peygamber e vahyedilen ilâhî kelamý ifade edecek þekilde kavramlaþtýrýlan bir masdar-isim olmasýdýr. 5 Özellikle Yahudilerin, Hicaz Araplarýný ümmî (okuma-yazma bilmeyen, kitapsýz, cahil) olarak nitelendirmeleri karþýsýnda bu isim, hem Araplar için önemli bir kültürel dönüþtürücü olarak görülebilir, hem de Ýslâm kültürünün en geniþ anlamýyla okuma temeline dayandýrýlmasý gerektiðine bir vurgu olarak deðerlendirilebilir. Çeþitli ayetlerde bu isim, hikmetli, 6 yüce / büyük, 7 doðru yola 1408/1988, I, 273 vd.; Celâleddîn Abdurrahman b. Ebî Bekir es-suyûtî, el-ýtkân fî ulûmi l-kur - ân, Beyrut: Dâru l-fikr, 1416/1996, I, 141 vd.; Ýsmail Cerrahoðlu, Tefsir Usulü, 4. baský, Ankara: Semih Ofset, 1983, s Kur ân ýn isimlerini havi olduðu düþünülen ayetlerin tamamýnýn listesi için bkz. Muhammed Bessâm Rüþdî ez-zeyn, el-mu cemü l-müfehres li meâni l-kur âni l-azîm, Dimaþk: Dâru l-fikr Beyrut: Dâru l-fikri l-muâsýr, 1416/1995, II, Örnek olarak bkz. Bakara (29, 185; Nisâ (4), 82; A râf (7), 204; Yûsuf (12), 2-3; Ýsrâ (17), 9, 106; Zuhruf (43), 3; Ahkâf (46), 29; Cin (72), 1. Diðer örnekler için bkz. Muhammed Fuâd Abdulbâkî, el-mu cemü l-müfehres li elfâzý l-kur âni l-kerîm, Ýstanbul: el-mektebetü l-ýslâmiyye, 1982, s Muhammed Esed, Kur ân Mesajý Meal-Tefsir, çev. C. Koytak-A. Ertürk, Ýstanbul: Ýþaret Yay., 1999/ 1420, s. 1199; Cerrahoðlu, Tefsir Usulü, ez-zerkeþî, el-burhân, I, 264; Muhammed Hamdi Yazýr, Hak Dini Kur ân Dili Türkçe Tefsir, Ýstanbul: Eser Kitabevi, 1960, I, 162; Muhammed Abdulazîm ez-zerkânî, Menâhilü l-irfân fî ulûmi l- Kur ân, Beyrut: Dâru ihyâi t-türâsi l-arabî, 1416/1995, I, Bu konuyla ilgili tartýþmalar için bkz. ez-zerkeþî, el-burhân, I, ; Fahreddin Muhammed b. Ömer b. el-hüseyin el-hasan b. Ali et-teymî er-râzî, et-tefsîru l-kebîr (Mefâtîhu l-gayb), Beyrut: Dâru l-kütüb el-ilmiyye, 1411/1990, II, 13-14; Muhyiddin Ebû Abdillah Muhammed b. Süleymân el-kâfiyeci el-hanefî, Kitâbû t-taysîr fî kavâidi ilmi t-tafsîr, Metni tercüme ve notlarla birlikte neþre hazýrlayan: Ýsmail Cerrahoðlu, 2. baský, Ankara: AÜÝF Yayýnlarý, 1989, s. 15 (Türkçe si için bkz. s. 56); es-suyûtî, el-ýtkân, I, 144; Cerrahoðlu, Tefsir Usulü, 31-32; Ali Turgut, Tefsir Usulü ve Kaynaklarý, Ýstanbul: M.Ü.ÝFAV Yay., 1991, s Yûnus (10), 1; Yâsîn (36), 2. 7 Hicr (15), 87. 14 AÜÝFD 47 (2006), sayý I yönlendiren, olaðanüstü, 8 uyarýcý/öðüt verici, 9 þerefli / özlü (el-mecîd), 10 deðerli (kerîm), 11 eðrisiz 12 ve apaçýk 13 vasýflarýyla nitelendirilmekte, Kur - ân ayetleri arasýnda ayýrým yapýlmamasý, bunlara kýsmen deðil, tamamen iman edilmesi istenmektedir. 14 Kur ân ýn yaygýn olan diðer ismi Kitap týr. Yazmak anlamýnda masdar iken, örfte yazýlmýþ anlamýnda bir isme dönüþen bu kelime, 15 ayetlerde hem diðer kutsal kitaplar (Tevrat, Zebur ve Ýncil), 16 hem de Kur ân için isim olarak kullanýlmaktadýr. 17 Böylece vahiy sürecinin bir ürünü olduðuna iþaret edilen bu kitap, kendinden önceki kitaplarý doðrulayan, 18 bununla birlikte onlar içerisinde nelerin doðru olduðunu belirleyen (müheymin), 19 hakka ve dosdoðru yola yönlendiren, 20 hidayet rehberi, 21 mü minler için müjde, 22 rahmet, 23 mübarek / mukaddes, 24 nûr, 25 hikmetli, 26 her þeyi açýklayýcý 27 gerçek (hak), 28 apaçýk, 29 yüce, 30 aziz, 31 içerisinde hiçbir þüphe bulunmayan, 32 ayetleri saðlam / muhkem, 33 ayetleri birbirine benzer ve uyumlu 34 8 Cin (72), Sâd (38), Kâf (50), 1; Burûc (85), Vâkýa (56), Zümer (39), Hicr (15), 1; Yâsîn (36), Hicr (15), Yazýr, Hak Dini Kur ân Dili, I, Bakara (2), 44, 144, 146; Âl-i Ýmrân (3), 19, 100; En âm (6), 20. Diðer örnekler için bkz. Muhammed Fuâd Abdulbâkî, el-mu cemü l-müfehres, Bakara (2), 2; Âl-i Ýmrân (3), 3, 7; Mâide (5), 48. Çeþitli ayetlerde geçen kitap kelimelerinden bazýlarý Kur ân-ý Kerim i, bazýlarý da Tevrat, Ýncil gibi diðer ilâhî kitaplarý ve sahifeleri ifade etmek üzere kullanýlmaktadýr. Ayný zamanda bu kelime genel anlamda kitap, amel defteri, yazgý / kader, levh-i mahfûz gibi anlamlara da gelmektedir. Ýlgili ayetlerin geniþ bir tasnifi için bkz. ez-zeyn, el-mu cemü l-müfehres, II, Âl-i Ýmrân (3), 3; Bakara (2), 89; Mâide (5), 48; En âm (6), 92; Fâtýr (35), 31; Ahkâf (46), Mâide (5), 48. Krþ. Mâide (5), Ahkâf (46), Bakara (2), 2; Nahl (16), 64; Neml (27), 2; Lokmân (31), Neml (27), Nahl (16), 64; Lokmân (31), En âm (6), 92, 155; Sâd (38), Mâide (5), Yûnus (10), 1; Lokmân (31), 2; Zuhruf (43), Nahl (16), Secde (32), 3; Fâtýr (35), Mâide (5), 15; Yûsuf (12), 1; Þuarâ (26), 2; Neml (27), 1; Kasas (28), 2; Zuhruf (43), 2; Duhân (44), Zuhruf (43), Fussilet (41), Bakara (2), 2; Secde (32), Hûd (11), Zümer (39), 23. Geleneksel Kur'an Tasavvurunun Tefsir Ýlminin Oluþumuna Etkisi 15 ifadeleriyle nitelendirilmekte, ona uyulmasý 35 ve parça parça deðil, tamamýna iman edilmesi istenmektedir. 36 Bu sýfatlara sahip Kur ân ýn esas olarak yazýlý metnine kitap denilmektedir; fakat Filan kitap ezberimdedir. örneðinde olduðu gibi, bu isim, onun ezberde olan / telaffuz edilen þeklini de kapsamaktadýr. Þüphe yok ki, bunlarýn hepsinin altýnda manaya delâlet muteberdir. Sadece manaya kelâm denilebilirse de, kitap denilmesi örften deðildir. O halde en mütekamil anlamda kitap, ilâhi kelamýn ibaresinden (sözlü veya yazýlý metin) ve o ibarenin delalet ettiði manadan [tefsir deðil] oluþan bütündür. 37 Medine döneminin hemen baþýnda vahyedilen 38 Bakara Suresi nde Kur ân dan kitap ismiyle söz edilmesi (2 nci ayet), ilâhî kelamýn kýsmen de ibare-mana bütünlüðü içerisinde- bu isimle isimlendirilebileceðini göstermektedir. Zira bu sureden sonra inen birçok sure bulunmaktadýr. Ýlâhî kitaba bu ismin verilmesi, sözlü aktarýma dayanan þifahi kültür ortamýnda orijinal bir þeydir ve Kur ân metni, Arap kültüründeki sözlü dönemle yazýlý dönem arasýnda ayýrýcý bir halka mesabesindedir. 39 Kur ân ýn isimleri ve sýfatlarý elbette bunlarla sýnýrlý deðildir. Deðiþik ayetlerde yer alan nitelendirmelere göre Kur ân, doðru ile yanlýþý birbirinden ayýrmaktadýr (el-furkân), 40 insanlar için bir uyarýdýr, 41 öðüttür, 42 açýklamadýr, 43 bütün insanlara bir bildiridir (belâð), 44 inkârcýlýða, kalp bozukluðuna ve ahlâkî kötülüklere karþý þifadýr, 45 [doðruyu yanlýþtan] ayýrýcý veya hüküm verici bir söz (kavlün fasl) olup, saçmalýk deðildir, 46 kesin bir delildir (burhân), 47 önceki ilahi kitaplar gibi, 48 hikmettir, 49 yine onlar gibi, 50 aydýnlatýcý bir nurdur, 51 diðer vahiyler gibi, 52 Allah ýn / Rabbin insanlara mesajýdýr (risâ- 35 En âm (6), Bakara (2), Yazýr, Hak Dini Kur ân Dili, I, Cerrahoðlu, Tefsir Usulü, 87; Muhammed Esed, Kur ân Mesajý, Nasr Hâmid Ebû Zeyd, Ýlahi Hitabýn Tabiatý Metin Anlayýþýmýz ve Kur ân Ýlimleri Üzerine, çev. M. Emin Maþalý, Ankara: Kitâbiyât, 2001, s Furkân (25), Enbiyâ (21), 50; Hâkka (69), 48; Abese (80), 11; Tekvîr (81), Âl-i Ýmrân (3), 138; Yûnus (10), Âl-i Ýmrân (3), Ýbrâhîm (14), Yûnus (10), 57; Ýsrâ (17), 82. Açýklama için bkz. er-râzî, Mefâtîhu l-gayb, II, Târýk (86), Açýklama için bkz. er-râzî, Mefâtîhu l-gayb, II, Nisâ (4), Zuhruf (43), Ýsrâ (17), Mâide (5), 44, 46; En âm (6), Nisâ (4), 174; A râf (7), 157; Þûrâ (42), A râf (7), 68, 79, 93; Ahzâb (33), 39; Cin (72), 28. 16 AÜÝFD 47 (2006), sayý I let), 53 Allah ýn ipidir. 54 En önemlisi, daha önceki kutsal kitaplarýnki gibi, 55 Kur ân ýn ayetleri de Allah ýn kelamýdýr. 56 Cebrail bu ayetleri Hz. Peygamber in kalbine apaçýk bir Arapça lisanla indirmiþtir. 57 Ona indirilen bu kitap, esas itibariyle Allah katýndaki Ana Kitap ta (Ümmü l-kitâb) bulunmaktadýr. 58 Diðer bir anlatýmla o, korunan bir levha (levh mahfûz), 59 yine ayný anlamda, iyi korunan bir kitap (kitâb meknûn) 60 ya da deðerli, yüce ve tertemiz sayfalar içerisinde bulunan, onurlu ve faziletli elçiler [melekler] aracýlýðýyla vahyedilmiþ, dileyenin öðüt alabileceði þerefli ve deðerli bir Kur ân dýr. 61 Netice olarak o, Allah tan baþkasýnýn katýndan deðildir, 62 dolayýsýyla vahiy ürünüdür 63 ve Alemlerin Rabbi tarafýndan indirilmiþtir. 64 b. Kaynaðý Ayetlerinin Allah sözü olarak nitelendirilmesi ve Cebrail tarafýndan Hz. Peygamber in kalbine vahyedildiðinin belirtilmesi ve yukarýda temas ettiðimiz diðer özellikleri, Kur ân ýn kaynaðýnýn ilâhî olduðunu hiçbir þüpheye yer býrakmayacak biçimde ortaya koymasýna raðmen, Allah ýn konuþtuðu bir dili (lisaný) var mýdýr? Þayet varsa, bu dil Arapça mýdýr? O, insanlarla sözlü iletiþim kurmak için gerçekten bir dile ihtiyaç duymakta mýdýr? vb. sorula- 53 Mâide (5), Âl-i Ýmrân (3), 103. Açýklama için bkz. er-râzî, Mefâtîhu l-gayb, II, Bakara (2), Tevbe (9), 6; Fetih (48), Þuarâ (26), Zuhruf (43), 4. Bu ayette Ümmü l-kitâb birleþik kelimesiyle levh-i mahfûz kastedilmektedir. Bkz. Nasr b. Muhammed b. Ahmed Ebu l-leys es-semerkandî, Tefsîru s-semerkandî (Bahru lulûm), Beyrut: Dâru l-fikr, 1416/1996, III, 251; er-râzî, Mefâtîhu l-gayb, XXVII, Burûc (85), Vâkýa (56), Bu ayetteki kitâb meknûn ifadesiyle levh-i mahfûzun kastedildiði genel olarak kabul edilmektedir. Bkz. Ebu l-hasan Ali b. Muhammed el-mâverdî el-basrî, en-nüket ve l-uyûn (Tefsîru l-mâverdî), thk. es-seyyid Abdulmaksûd b. Abdirrahim, Beyrut: Dâru l-kütüb el-ilmiyye, 1412/1992, V, 463; el-kâdî Ebû Saîd Abdullah Ebû Ömer b. Muhammed eþ-þîrâzî el- Beydâvî, Envâru t-tenzîl ve esrâru t-te vîl, Beyrut: Dâru l-fikr, 1416/1996, V, Abese (80), Bu surenin ilk ayetlerinde (1-10), Müslüman bir âmâyý ihmal ederek Kureyþ ileri gelenleriyle ilgilendiði için Hz. Peygamber eleþtirilmektedir ncý ayetlerde ise, ilâhî kitabýn bu uyarýlarýn yer aldýðý bölümü övülmektedir. Þayet Kur ân ýn bir bölümü Allah katýnda bu kadar deðerliyse, diðer bölümlerinin de ayný derecede deðerli olduðunu rahatlýkla söyleyebiliriz. Açýklama için bkz. Ebû Ca fer Muhammed b. Cerîr et-taberî, Câmiu l-beyân an te vîl-i âyi l-kur ân, Beyrut: Dâru l-fikr, 1408/1988, XXX, 53; el-mâverdî, en-nüket ve l-uyûn, VI, 203; Ebû Ali el-fadl b. el-hasan et-tabresî, Mecmeu l-beyân fî tefsîri l-kur ân, Beyrut: Dâru l-fikr,1414/ 1994, X, 240; Ebu l-fidâ Ýsmail Ýmâdüddin b. Ömer b. Kesîr, Tefsîru l-kur âni l-azîm, thk. M. Ýbrahim el-bennâ vd., Kahire: Dâru þ-þa b, tarihsiz, VIII, Nisâ (4), En âm (6), 19; Yûsuf (12), 3; Þûrâ (42), Þuarâ (26), 192; Secde (32), 2; Vâkýa (56), 80; Hâkka (69), 43. Geleneksel Kur'an Tasavvurunun Tefsir Ýlminin Oluþumuna Etkisi 17 ra açýk bir cevap teþkil etmediðinden, onun metninin bizzat Allah tarafýndan oluþturulduðunu / kurgulandýðýný garanti etmemektedir. Bundan ötürü usulcüler, Kur ân metninin hem lafýz, hem de mana olarak mý Allah a ait olduðu, kendisine ilka edilen manalarý vahiy meleði Cebrail in mi Arapça ya çevirdiði, yoksa Cebrail tarafýndan kalbine ilka edilen manalarý Hz. Peygamber in mi Arap dilinde ifade ettiði konusunda son derece þiddetli tartýþmalar yapmýþlardýr. Yaygýn olan kanaat, Kur ân metninin bizzat Allah tarafýndan oluþturulduðu yönündedir. 65 Kim tarafýndan oluþturulursa oluþturulsun, Kur ân metninin mevcut haliyle Allah tarafýndan övüldüðü bir gerçektir. Zira yukarýda zikrettiðimiz nitelendirmeler, hiç de sýrf anlama yönelik övgüler gibi görünmemektedir. Aksine ilâhî kelamýn sihir, 66 beþer sözü, 67 ýsrarla da þair sözü 68 veya þeytan sözü olduðunu söyleyen 69 müþrikler ve diðer gayr-i müslim unsurlar þiddetle reddedilip, kýnanmakta, onun Peygamber tarafýndan uydurulmadýðý oldukça açýk bir biçimde vurgulanmaktadýr: Onu kendisi uydurdu. mu diyorlar? Tam aksine o, Rabbinden [gelen] haktýr. 70 Þayet bize karþý birtakým yalanlar uydursaydý, biz onun gücünü [lafzen: sað, sað el] giderirdik ve þah damarýný keserdik. 71 Üstelik mevcut haliyle Kur ân ýn bizzat Allah tarafýndan koruma altýna alýndýðý haber verilmektedir: Uyarýyý [Kur ân ý] kesinlikle biz indirdik, onu koruyanlar da elbette yine biziz. 72 Bu ayetten anlaþýlmaktadýr ki, nasýl ki, ilâhî irade vahyin aracýsý konumundaki Hz. Muhammed in davranýþlarýný denetim altýnda tutmuþ, bu baðlamda bir âmâdan yüzünü çevirmesini dahi þiddetle eleþtirmiþse, 73 ayný þekilde Kur ân ýn vahiy dönemindeki yazýlýþýný da þeklen deðilse bile manen- kontrol altýnda tutmuþtur. Hz. Peygamber onun yazýmý konusunda büyük bir duyarlýlýk göstermiþ, kendisine nasýl vahyedilmiþse vahiy kâtiplerine öylece yazdýrmýþtýr. 74 Þayet metnin uzatma harflerinin yazýmýnda 65 Geniþ bilgi için bkz. ez-zerkeþî, el-burhân, I, ; es-suyûtî, el-ýtkân, I, Sebe (34), 43; Zuhruf (43), 30-32; Ahkâf (46), Müddessir (74), Enbiyâ (21), 5-6; Hâkka (69), Tekvîr (81), Secde (32), 3. Ayrýca bkz. Yûnus (10), 38; Hûd (11), 13, 35; Furkân (25), 4; Þuarâ (26), ; Ahkâf (46), Hâkka (69), Hicr (15), Abese (80), Geniþ bilgi için bkz. ez-zerkeþî, el-burhân, I, ; es-suyûtî, el-ýtkân, I, ; ez-zerkânî, Menâhilü l-irfân, I, ; M. Abdullah Derrâz, Medhal ile l-kur âni l-kerîm, trc. M. Abdulazim Ali, Kuveyt: Dâru l-kalem, 1414/1994, s ; Subhî es-sâlih, Mebâhis fî ulûmi l-kur ân, ettab atü r-râbia, Beyrut: Dâru l-ilm li l-melâyîn, 1965, s (Türkçe si için bkz. Subhî es-sâlih, Kur ân Ýlimleri, çev. M. Said Þimþek, Konya: Hibaþ Yayýnlarý, tarihsiz, 58-59); Cerrahoðlu, Tefsir Usûlü, 53-54; Suat Yýldýrým, Kur ân-ý Kerîm ve Kur ân Ýlimlerine Giriþ, 2. baský, Ýstanbul: Ensar Neþriyat, 1985, s ; Muhsin Demirci, Kur ân Tarihi, Ýstanbul: ÝFAV, 1997, s 18 AÜÝFD 47 (2006), sayý I kâtiplerin yaptýklarý tercihler vb. gibi, anlamý çok da etkilemeyen- þeklinde deðilse bile ilâhî mesajý yansýtan genelinde Allah ýn onaylamadýðý bir durum ortaya çýksaydý, Allah ona yeni bir vahiyle müdahale ederdi; zira bu, Hz. Peygamber in davranýþýný düzeltmekten çok daha önemli ve hayati bir konudur. Ýlave olarak, eðer Allah Kur ân ýn manasý ve mesajý kadar metninin de üstünlüðüne güvenmeseydi, onun bir benzerini getirebilmeleri için insanlara meydan okumazdý. 75 Görülmektedir ki, Mekke döneminin baþlarýndan itibaren gayr-i müslim unsurlar, ilâhî kitabýn kaynaðý konusunda, onu karalamak suretiyle insanlarýn Müslüman olmalarýný engellemeye matuf þüphe ve tereddütler oluþturmaya çalýþmýþlar, Kur ân da da bunlara gerekli cevaplar verilmiþtir. Son asýrlarda müsteþriklerin (doðu bilimci, oryantalist) de benzer faaliyetler içerisine girerek, gerek Hz. Peygamber in peygamberliði, gerekse Kur ân ýn kaynaðý konusunda çeþitli fikirler ileri sürdükleri görülmektedir. Bunlar içerisinde, Mekke dönemi putperestleri gibi, ilâhî kitabýn kaynaðýnýn eski Arap þiiri olduðunu iddia edenler bulunduðu gibi, Hz. Muhammed in, Yahudi, Hýristiyan ve Süryani kültüründen etkilenerek, Kur ân ýn büyük bölümünü özellikle ilk iki toplumun din adamlarýndan edindiði bilgilerle telif ettiðini ileri sürenler de vardýr. Bazýlarý Mekkeli Haniflerin tek Allah inancýna dayalý inanç ikliminin Kur ân a kaynaklýk etmiþ olabileceðini, diðerleri de Hz. Muhammed in uzlete çekilerek derin
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks