Please download to get full document.

View again

of 16
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

KIRŞEHİR VE YÖRESİ AĞIZLARINDA KULLANILAN KİMİ YAPIM EKLERİ VE İŞLEVLERİ *

Category:

News & Politics

Publish on:

Views: 0 | Pages: 16

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
Cilt:6 Sayı:10 Şubat 2016 Issn: KIRŞEHİR VE YÖRESİ AĞIZLARINDA KULLANILAN KİMİ YAPIM EKLERİ VE İŞLEVLERİ * THE FUNCTIONS AND SOME DERIVATION-SUFFIXES IN DIALECTS
Transcript
Cilt:6 Sayı:10 Şubat 2016 Issn: KIRŞEHİR VE YÖRESİ AĞIZLARINDA KULLANILAN KİMİ YAPIM EKLERİ VE İŞLEVLERİ * THE FUNCTIONS AND SOME DERIVATION-SUFFIXES IN DIALECTS OF KIRŞEHİR AND ITS REGION Yrd. Doç. Dr. Salih DEMİRBİLEK ** ÖZET Türkiye Türkçesi yazı dilinde kullanılan yapım eklerinin sayısı azdır. Bu eklerin bir kısmının işlek olmadığı bilinmektedir. Oysa Anadolu ağızlarındaki yapım ekleri fazla olmasının yanı sıra daha işlek bir kullanıma sahiptirler. Ölçünlü dildeki bu yetersizlik Anadolu ağızlarından yapılacak katkılarla giderilebilir. Bu çalışmada yazı dilinde kullanılmayan ya da çok az kullanılan bazı eklerin Kırşehir yöresi ağızlarındaki kullanımına değinilecektir. Anahtar Sözcükler: Ağız, Kırşehir ağzı, ek, yapım eki, yansıma sözcük * II. Kırşehir Kültür Araştırmaları Bilgi Şöleni ( Ekim 2005, Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi, Kırşehir. ) nde sunulan bildirinin gözden geçirilmiş biçimidir. ** Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, SAMSUN 28 ABSTRACT The number of derivation-affixes which are used in the literaty language of Turkey Turkish is not enough numbers. Moreover, it have been recognized that a part of this affixes are not productive. However, derivation affixes in the dialects of Anatolia both are more many as numerical and have more productive as usage. This insufficiency in the literaty language can be removed by means of contributions which will be made through the dialects of Anatolia. In this paper, usage of some affixes in this dialects of Kırşehir s region are touch on. Keywords: Dialects, dialects of Kırşehir s region, affix, derivation-affixes, echo word Giriş Ölçünlü dilde kullanılmayan pek çok dil malzemesinin ağızlarda saklı olduğu ya da daha işlek olduğu gerçeğinden hareketle yapılacak çalışmalar ölçünlü dile yeni katkılar getireceği gibi, bazı dil sorunlarının da çözümüne olanak sağlar. Örneğin ölçünlü dilde yapım eklerinin sınırlı sayıda oluşu, mevcut bazı eklerin ise çok az işlek olduğu öteden beri dile getirilmektedir. Aslında bir ekin dildeki işleklik seviyesini görmek için Derleme Sözlüğü ne (DS) bakmak yeterlidir. Yine DS de olup da ölçünlü dilde olmayan pek çok ekin varlığına tanık olmaktayız. Ayrıca bir ekin değişik varyantları, eklerin üst üste binmesiyle oluşmuş değişik pek çok birleşik eke de rastlanılır. Türkçede ekler üzerine toplu yapılmış çalışmalar bizde hâlen arzu edilen sayıda değildir. Son zamanlara kadar bilimsel tek çalışma 29 Vecihe Hatipoğlu nun Türkçenin Ekleri (1981) adlı çalışma iken, son zamanlarda ekleri yapı ve görev yönünden toplu olarak inceleyen bilimsel çalışmalarda bir artış olduğu görülmektedir. Bunun için Necmettin Hacıeminoğlu nun Yapı Bakımından Fiiller (1991), Hamza Zülfikar ın Terim Sorunları ve Terim Yapma Yolları (1991), Gürer Gülsevin in Eski Anadolu Türkçesinde Ekler (1997) ve Marcel Erdal ın Old Turkic Formation I, II, (1991) adlı çalışmalarını zikredebiliriz. Bu çalışmada, ölçünlü dilde az kullanılan ya da hiç kullanılmayan bazı eklerin yöre ağzındaki kullanımına değineceğiz. Elden geldiği kadar eklerin yapıları, tarihi lehçelerdeki ve ölçünlü dildeki kullanımlarına da değinilecektir. Malzemeyi derlerken başlıca kaynağım hocam Ahmet GÜNŞEN in yayınlamış olduğu yörenin söz varlığını gösterir en kapsamlı çalışma olan Kırşehir ve Yöresi Ağızları Sözlüğü (2001) dür 1. Sözcükler Derleme Sözlüğü I-XII (1983) ile karşılaştırılmış, sözcüklerin söyleniş ve kullanılış özellikleri belirtilmiştir. 1. ĠAç+ ve ġiç+ / - ġuç Ahmet Günşen in Kırşehir ile ilgili diğer başlıca yayınları şunlardır: Kırşehir ve Yöresi Ağızları(İnceleme-Metinler-Sözlük), (2000) ; Anadolunun Türkleşmesi Sürecinde (Türk Soy,Boy,Oymak Ve cemaatleri ile) Kırşehir (1997); I. Kırşehir Kültür Araştırmaları Bilgi Şöleni Bildiriler Kitabı- (2004). 2 A. Von Gabain in Eski Türkçenin Grameri nde ĠAç+ eki için: aç-ḳaç+ anahtar ve kıs- ḳaç+ kıskaç, kerpeten, küçük boyunduruk örneklerini verirken, -ġiç+ ekini zikretmez. (Gabain: 1988, 52). Hacıeminoğlu, ġiç+ / -ġuç+ eki için ar-ġuç insanın aldandığı nesneler (DLT-I, 95-9), ör-güç kadınların saç örgü (DLT-I, 95-17), ör-küç dalga (DLT-I, 95-15), ör-küç saç ayağı (DLT-I, 95-19) örneklerini zikrederken Ġaç+ ekini zikretmez (2003, 20). Nalbant (2008: 87, 89 Ġaç+ eki için kıs-ġaç kıskaç, kerpeten (DLT-I, 105), taw-ġaç susam çiçeğinin yaprağına benzer yaprakları bulunan bir ağaçtır. (DLT-I, 454); -ĠUç eki için ise şu örnekleri verir: ar-ġuç yalancı, aldatıcı şey (DLT-I, 95), bıç-ġuç makas (DLT-I, 452), tut-ġuç kahvaltı (DLT-I, 453), ör-güç örülmüş saç. Oğuzca bu söz örgüç kelimesinden çevrilmiştir. (DLT-I, 103), ti-küç Ekmekçilerin ekmek üzerine nakış yapmak için kullandıkları nene. Kuş yeleği (DLT-I, 358), yoġur-ġuç merdane (DLT-I, 493) örneklerini verir. Necmettin Hacıeminoğlu nun Harezm Türkçesi ve Grameri ile Recep Toparlı ve Hanifi Vural ın hazırlamış oldukları Harezm Türkçesi adlı eserde her iki ek de yer almamaktadır. Her iki eserde aradığımız eklere sesçe ve fonksiyonca yakın ġu+ / -gü+ eki yer almaktadır. Ek için Toparlı-Vural (2007: 33) aç-ġu, kör-gü örneklerini vermişlerdir. Karamanlıoğlu, Kıpçak Türkçesi Grameri(1994: 37) nde iki eki beraber alarak madde başı yapmıştır: -ġaç/ -geç; -ġuç / -güç; -ḳuç / -küç; -ġıç; -ḳıç: aġın-ġaç / aġın-ġuç / aġın-ġıç merdiven, ḳıs-ġaç / kıskaç kıskaç, oltur-ġaç / oltur-ġuç oturulacak yer, sıra, koltuk, 30 Bazı Türkologlar her iki ekin biçim ve görev yönüyle örtüştüğünü dikkate alarak söz konusu ekleri tek bir ek saymıştır (Ergin: 1985, 190; Hatipoğlu: 1981: 65; Karamanlıoğlu: 1994:37; Banguoğlu: 1990, 242). Biz de bu görüşü paylaştığımız için her iki eki birlikte aldık. Muhtemelen aynı köke dayanan bu iki ek, Anadolu ağızlarında ünlü değişikliğine uğrayarak ayrı iki ek gibi kullanılmaktadır. Her iki ekin de başlıca fonksiyonu alet ismi yapmaktır. Fiilden isim yapan bu iki ekin Türkiye Türkçesi yazı dilindeki kullanımları işlek değildir. Ergin (1985:190) -ĠAç+ ve ġiç+ eklerinin fonksiyon olarak aynı olduğunu söylemekte ve Ġaç+ için süz-geç, yüz-geç, kıs-kaç ; -ġiç+ için ise dal-ġıç, bil-giç, süz-güç örneklerini vermektedir. Görüldüğü gibi ĠAç+ ekinin ilk sesinin tonsuz şekilli örnekleri ölçünlü dilde mevcutken; ġiç+ ekinin ilk sesinin tonsuz örnekleri mevcut değildir. Esasen ölçünlü dilde ĠAç+ ekinin kullanımı ġiç+ ekine oranla daha yaygındır. -ĠAç+ 3 eki Türkiye Türkçesinde fiil kök ve gövdelerinden ad ve sıfatlar türeten bir ektir. Eklendiği fiil gövdeleri genellikle nve r- çatı eki almış gövdelerdir (Korkmaz, 2003: 79). Yöre ağzındaki kullanımı da bu doğrultudadır. tep-keç / tep-küç / dep-küç mahmuz, aç-ḳuç / aç-ḳıç anahtar, bıç-ḳuç terzi makası, yülü-güç / yülün-güç traş bıçağı, bas-ḳıç pabuç, ḳıs-ḳıç kazma, yap-ḳıç kapak, örtü. Toparlı-Vural (2004: 23) bıç-ḳuç ve aç-ḳuç örneklerini vermektedir. Toparlı-Vural (2004: 23) ayrıca ḳı+ / -ki+ ekine bıçkı, uyu-ḳı / uyu-ḳu örneklerini vermektedir. Kitab- Mecmu-ı Tercüman-ı Türki ve Acemi ve Muġali adlı Kıpçak dönemi eserin ḳıptı makas maddesinde bu sözcüğün Türkmencede bıç-ḳuç ya da sındu şeklinde adlandırıldığı söylenilmektedir (Toparlı vd.: 2000,31). Aynı eserde geçen bıç-ḳu bıçkı olarak anlamlandırılmaktadır (Toparlı vd.: 2000, 32). Çağatayca El Kitabı nda ġiç+ / -ġuç+ ekine iki başlık altında yer verilmiştir: ġıç : tal-ġıç dalgıç, -ġuç için ise çatla-ġuç sakız, örgüç atın yelesini örmek için kullanılan tarak, sara-ġuç sarık, süz-güç süzgeç, temizleyici, titre-güç başlık, sor-ġuç, yar-ġuç-ak el mili, yelpi-güç yelpaze (Eckmann:1988, 38). Eski Anadolu Türkçesinde Ekler adlı eserde alet ismi olarak geç+ yüz-geç ve -ġuç+ çatla-ġuç ; sıfat olarak alda-ġuç yer almaktadır (Gülsevin: 134, 1997). 3 Banguoğlu, ekin kökeni ile ilgili olarak: -ge nin eç küçültme ekiyle uzatılmışı olabilir demektedir (Banguoğlu: 1990, 239). 31 Yöre ağzında sık ve ölçünlü dile paralel olarak alet ismi yapmada kullanılmaktadır. bişir-geç 1. demir şiş, 2. yufka ekmeğini pişirirken kullanılan uzun, ince çubuk. KS. 34 (DS: I, 706) sallan-ġuç salıncak. KS. 204 (DS, X, 3527) sür-güç 1. bulaşık yıkamada kullanılan bez parçası, 2. eski okullarda yazıları izlemek için çocukların kullandığı mukavva parçası ya da çubuk, 3. pis, tembel kadın, 4. çok gezen kadın. KS. 217 (DS: X, 3720) yağlan-ġaç mazıyı yağlamaya yarayan araç. KS. 243 (DS, yok) Bir örnekte ses yansımalı köke getirilmiştir. ılın-ġaç bebek salıncağı, beşik. KS. 140 (DS: VII, 2471) 2. + laḳ+ (+AlAḳ+) ve lak+ +lak+ (+AlAk+) 4 ölçünlü dilde çok işlevli bir kullanıma sahiptir. Korkmaz a göre (2003, 50) çeşitli özellikte ad ve sıfatlar türetir: ablak, bağırtlak, bellek, çaylak, evlek, göŋlek gömlek, gırtlak (vs.) Eklendiği söze, kökteki adın bildirdiği anlamda yer, yöre ve ya çokça bulunma işlevi katar: avlak, güzlek, kışlak, kumlak, otlak, sulak, yaylak, yazlak vs. Çeşitli insan tiplerini belirten aşağılayıcı anlamda sıfatlar türetir: aylak, cavlak, civelek, çıplak, dazlak, dişlek, ödlek, semelek vs. Aşağılayıcı sıfatların bir bölümü de ses yansımalı ad köklerinden yapılmıştır: cırlak, çatlak, fırtlak, hortlak, zırlak, zırtlak vs. 4 Ek, yayınlanan gramer ve metinlerin birçoğunda genellikle başlaġ, kışlaġ, yazlaġ örnekleriyle gördüğümüz +laġ + + la-ġ + birleşik ekinin altında incelenmiştir. 32 Ekin Kırşehir ağzında bir örnekte anlam yönüyle ölçünlü dilden farklı olarak Divanü Lugati t- Türk deki gibi hayvan cinsi belirtmektedir 5. yoz-laḳ doğurması yakın, ağrı çeken hayvan. KS. 255 (DS: XI, 4303) Yöre ağzında ise sadece ölçünlü dildeki gibi yer ve aşağılayıcı anlamda kelimeler yapmaz, nesne isimleri de yapar. küf-lek altı üstü kapalı kapaklı ekmek kabı. KS. 171 (DS de kufa: Ağaçtan yapılmış testi, VIII, 2991) pel-tek / pört-lek (göz için) patlak, dışarıya doğru çıkık. KS. 198, 200. (DS nde peltek peltek, IX, 3425; DS de pörtlek, IX, 3479) şar-laḳ çağlayan. KS. 219 (DS, X, 3749) Ekin bir diğer biçimi ise genişlemiş hali olan +alaḳ+ / +elek+ tir. Adlardan ad yapan bu genişlemiş hâlin ölçünlü dilde küçültme, aşağılama ya da meyve, bitki adlarında rastlanılmaktadır: Kozalak, topalak gibi. Yöremiz ağızlarındaki örnekleri şunlardır: köp-elek mantar. KS. 166 (DS de yok) ġam-alah iri yarı, hantal kimse. KS. 100 (DS de gamalak, gamalah, VI, 1904) kam-alaḳ korkak, uyuşuk, şaşkın. KS. 149 (DS de kamalak, kamalah, kımalak, VIII, 2612) şak-alaḳ yakışıklı, gösterişli. KS. 218 (DS de şakalak: Küçük kavun, kelek, X, 3735, şakalak: 1. büyük, iri, yuvarlak, 2. davranışlarında çekingen olmayan, atak kimse XII, 4718) 5 Divanü Lugati t-t Türk te hayvan isimleri için kullanılmıştır: baġır-laḳ bağırtlak denen kuş (DLT-I, 503), kaşġa-laḳ ördekten küçük bir su kuşu (DLT-I, 528), ḳız-laḳ kabakuş denilen bir kuştur, kuyruğu kırmızı olur (DLT-I, 423) (Nalbant: 2008, 71). 33 Bir de eylem köklerine geldiğini düşündüğümüz ikinci bir lak+ /-lek+ daha mevcuttur. Bu ek de t- / -l- gibi çatı ekleriyle biten eylemlerden yansıma anlamlı sözcükler ortaya koyar: geğirt-lek gırtlak kemiği. KS. 107 (DS: VI, 1970) kengirt-lek hayvanların yemek borusu. (DS de yok) kumurt-lek / kömürt-lek gırtlak. KS. 169, 166 (DS de kimirtlek, kömürtlek VIII, 2872; kumurtlek yok) tengel-lek / tuval-laḳ yuvarlak. KS. 227, 234 (DS de tengellek yok, tengerlek, X, 3879; tuvallek yok tuvarlak(tuvarlah), X, 4002) 3. + sin- / +sun- ve sin- / -sun- 6 +sin- ekinin menşeini Moğolcada değil, Türkçede aramanın daha doğru olacağı kanaati gittikçe yaygınlaşmaktadır (Vasary, 1996:1-3). Türk dilinin tarihi dönemlerinde kullanılan bu addan eylem yapan ekin yapısının addan eylem yapan +si- üzerine -n- dönüşlülük eki getirilerek oluşturulmuş bir ektir. Korkmaz (2003, 122) eki +si- ekinin altında işlemiştir: Benzerlik, gibilik gösteren +si lı fiillerin bir kısmı da ekteki, kişinin kendi değerlendirmesinden kaynaklanan gibi görme, gibi sayma işlevini pekiştirmek için birer n- dönüşlülük ekiyle de genişletilmiş bulunmaktadır: arsın- utanır gibi olmak, utanmak, ayıpsın-, azsın- az gibi görmek, az bulmak, çoksın-, güçsün-, horsun- hor 6 Eski Türkçede erksin- hakimiyeti ele almak örneğinde geçmektedir (Gabain: 1988, 50). Karahanlı Türkçesinde isim köklere getirilen isimden fiil yapan +sın- ekinin örnekleri şunlardır: er-sin- erkekleşmek (DLT), ev-sin- evi benimsemek, kendi evi saymak (DLT), yer-sin- bir yeri yurt edinmek (DLT). Örneklerde görüldüğü gibi sahiplenme, özenme anlamlı sözcükler yapar (Hacıeminoğlu: 2003, ). Hacıeminoğlu (1997, 137) eki, +si- / +su- ekiyle birlikte madde başı yapmıştır: eksü- eksilmek, aġır-sın-ağır saymak, büyütmek, uluġ-sı- büyük saymak, büyütmek Kıpçak Türkçesinde tespit edilmiş örnekleri şunlardır: um-sun- umuġ-sun- ümit etmek, erksinbir şeye muktedir olmak, biy-sin- ehemmiyet vermemek, hakaret etmek (Karamanlıoğlu, 2000: 48). 34 görmek, kolaysın- kolay görmek, önemsiz görmek, tiksin-, zorsunvb. Yöre ağzındaki örnek kullanımlar şunlardır: aġır-sın- bir işi ağır bulmak, yüksünmek. KS. 4 ( DS de ağırsın-, ağrın-, ağrısın-, I, 92) ḳar-sın- kar, fayda sağladığını düşünmek. KS. 151 (DS: VIII, 2668) 4329) yük-sün- bir işi yapmaya istekli olmak KS. 256 (DS: XI, Yöre ağızlarında ise kökü yansıma anlamlı olan: kıdansın- alışmak, dadanmak. KS. 157 (DS de kıdahmah, kıdakmak, kıdaksınmak, kıdaktımak, VIII, 2786) örneğinin dışında 7 : um-sun- 1. özenilen şeyin elde edilmemesinden dolayı, loğusa da meme; erkek ve erkek çocukta üreme organı şişmek, 2. özenmek, 3. istemek, dilemek. KS. 236 (DS: XI, 4037) örneğinde eylemden eylem yapım eki işlevinde buluyoruz. 4. v+ / Av+ (-AvI+, -AvU+) 8 Oğuz-Türkmen lehçelerinde böyle bir ek yoktur. AgU+ ekiden gelişmiş olarak Kıpçak lehçelerine özgü bu ek, dil devriminin başlangıç yıllarında o lehçelerdeki örneklere benzetilerek birkaç kelime yapımında kullanılmıştır. Ek, bir hareketin sonucu, ürünü 7 Yöre ağızlarında rastlanan er-sin hamur kesmek için kullanılan yassı demir. KS. 90 (DS. Ersin, ersanı, ersön, ersun, erşin, erşün, evsün, V, 1776) verisinde ise kökün anlamı seçilememektedir. 8 Eski Türkçede AġUl- eki işlek değildir fakat fonksiyon olarak da işi yapanı bildirir: tirnegül toplayan, derleyici (Gabain 1988: 53). Eski Türkçede ġ / -g eki ile türetilmiş sözlerin birçoğu Kıpçakça eserlerde, birden fazla heceli sözlerin sonundaki ġ / -g lerin düşmesi sonucunda, sondaki ġ / ve g ler düşmüş durumdadır. Bazılarında ise ġ / -g -v ses değişmesi ile v ye dönmüş durumdadır. (Karamanlıoğlu, 2000: 36). Harezm Türkçesinde AġU+ eki Daha çok sayı isimlerine getirilen bu ek yeni isimler yapar, az kullanılmıştır: ik(i)-egü her ikisi, ikisi de, tört-egü dördü de, dördü birden, üç-egü üçü de, üçü birden (Hacıeminoğlu, 1997: 41). Janos Eckmann ise -v- ekini ve türevi -Av+ ekini -AġU+ şeklinden getirmektedir: bile-v bileği, büte-v bütün, hep, sakla-v bekçi, gözcü, yasa-v dizi, sıra, düzen, nizam (Eckmann, 1988: 43). Bugünkü Kıpçak lehçelerinde hareket isimleri (mastar) yapmada bu ek kullanılır (Öner, 1998:71). 35 gösterir adlar türetmiştir: işlev, görev, ödev, saylav, söylev, türev gibi. Bunlardan saylav sözü tutunamayıp yerini milletvekiline bırakmıştır. Kamus-ı Türkî de bu yapıda: takav at nalı ( tak-) sözü yer almıştır. Yine bu eserde geçen bitevi bir düzüye, boyuna, sürekli olarak, aynı biçimde ( bit-) ve yağlavı pek büyük yağ tavası ( yağla-) sözleriyle dilimizdeki oklava sözünün de Eski Türkçedeki (A)gu ekinden (A)va, -(A)vı biçimine dönüşmüş birer türevi olduğu düşünülebilir (Korkmaz: 2003, 108). Bu ek özellikle dil devriminde: işle-v, gör-ev, öde-v, söyle-v, sına-v, türe-v eylem köklerinden ad türetmekte çok istifade edilmiş bir ektir. Yöre ağzında ise yansıma anlamlı sözcüklerde kullanılmaktadır: 2835) ḳırnav erkek kedi isteyen kızgın dişi kedi. KS. 159 (DS: VIII, kırnav ol- (dişi kedi için) erkek kedi istemek. KS. 159 (DS: VIII, 2835) kötev hayvanların karınlarının altında olan şiş, bir çeşit çıban. KS. 168 (DS de kötay, köte, kötav, kötegen, kötel, köten, kötev,:viii, 2980) merav köylerde su ve sulama işlerine bakan, suyu sıraya koyan görevli kişi. Bir diğer şekli mero dur. KS. 179 (DS de sadece merav, IX, 3165) Aşağıdaki örneklerde ise ekin genişlemiş biçimli örnekleri yer almaktadır: tatavı 1.eli ayağına karışan, aceleci, 2.beceriksiz, 3.acele pişmiş. KS. 225 (DS de tatavı, : beceriksiz, X, 3843) tatavu her işe burnunu sokan (kimse). KS. 225 (DS de tat, tatavu: dilsiz, X, 3841) 36 5. maç+ 9 Muharrem Ergin Türk Dil Bilgisi adlı eserinde söz konusu ekle ilgili üç farklı yapım eki bulunmaktadır: -amaç / -emeç : işlek olmayan eklerden biridir. Dön-emeç misalinde bu ek vardır. -maç / -meç : İşlek olmayan bir ektir. bula-maç, bazla-maç, kıy-maç çapraz, şaşı, yırtmaç, çığırtmaç kelimelerinde bu ek vardır. -baç / -beç: İşlek olmayan eklerden biridir. Dolan-baç, saklan-baç misallerinde bu ek vardır. b tesiri ile bu kelimelerdeki n sesi m ye çevrilir: dolam-baç, saklam-baç gibi. (Ergin: 1985, 197). Ölçünlü dilde maç+ işlek değildir. bula-maç, süt-laç örneklerindeki gibi yiyecek ismi olarak kullanılır 10. Yöremizde ek, sadece yemek adlarında değil; yer adlarında, sıfat yapında ve cins (nesne için) belirtmede kullanılır: ay-maç karışık, dökük saçık. KS. 20 (DS: I, 425) büke-meç dönemeç. KS. 41 (DS: II, 816) doğra-maç yağda kızartılan ekmek parçaları. KS. 76 (DS: IV, 1536) 9 Ekin yapısına yönelik olarak Tahsin Banguoğlu Bu ek de me sıfatlarının eç küçültme ekiyle uzatılmasından doğmuş bir birleşik olsa gerektir. demektedir (1990, 268). Hasan Eren, -maç+ ekinin çoğunlukla yemek adları oluşturmasından dolayı yapısını ma+ eki ve aş sözcüğünün kaynaşmasıyla oluştuğunu düşünmektedir. Bu görüşü benimsemeyenler de vardır (Erdoğan Öztürk 2003: ). Korkmaz, -maç+ ekini: maç / -baç -maca ile maç ma aş adı altında iki ayrı başlık altında incelemiştir ( Korkmaz, 2003: 94). 10 Divanü Lugati t Türk: kaġur-maç / kawur-maç kavrulmuş buğday, tutmaç Türklerin tanınmış bir yemeği (Nalbant: 2008, 93). Kıpçak Türkçesinde : bulġa-maç bulamaç, tutmaç et sulu hamur çorbası örneklerinin yanısıra isim kökle kullanılan +maç+ eki bulunmaktadır: tıl-maç tercüman (Karamanlıoğlu: 2000, 42). İsimden isim yapan +maç+ için: tilmaç. (Toparlı-Vural: 2004,22) Fiilden İsim yapan maç+ için bula-maç bulamaç (Toparlı-Vural: 2004, 23). Çağatay Türkçesinden örnekler şunlardır: bula-maç bulamaç, bir çeşit un çorbası, kavur-maç kavurma, kavrulmuş et, tut-maç şehriye, tel şehriye (Eckmann: 1988, 40). 37 2148) gö(m)-meç bal peteği. KS. 119 (DS de gömeç, gümeç, VI, kar-maç ekmek ufağı ile peynir karışımı bir yiyecek. KS. 151 (DS: VIII, 2665) süv-meç elde ya da çıkrıkta kalın olarak bükülmüş yün. KS. 218 (DS de süvmeç, X, 3728) sü(m)-meş- tembelleş-, KS. 216 (DS de sümeşmek: 1. tembelleşmek, 2. dolaşmak, karışmak, X, 3711) man+ 11 Ölçünlü dilde de iki farklı köke getirilen +man+ ve man+ ekleri mevcuttur. İsimden İsim yapım eki az-man ve fiilden isim yapım eki: say-man, öğret-men, seç-men gibi. Banguoğlu ekle ilgili olarak: -men ekinin Eski Türkçeden önce büyültme anlatımıyla kullanılmış olduğunu farz edebiliriz. (Türkler ve Türkmenler ayırımında = Koca Türkler). Bunun benzerleri gibi küçültme anlatımında büyültme anlatımına geçmiş olduğu da düşünülebilir. demektedir (1990: 196). Yöremiz ağzında ölçünlü dilden farklı olarak isim köklerinde yeni türevleri bulunmaktadır. arzı-man dilek, istek, şiddetli, istek. KS. 15 (DS de arzuman, arzıman, arzımand, arzumand, I, 338) iyice-men iyice. KS. 147 (DS de iyicemen yok, iyicenem: çok iyi, VII, 2574) 11 Karahanlı Türkçesinde çok az örnek vardır. Değişik anlamlarda yeni isimler yapar: kur-man ok ve yay konan kap, sık-man üzüm sıkma zamanı, sök-men savaşta sırayı söken yiğitlere verilen sıfat, tu-man duman, sis (Hacıeminoğlu, 2003: 26). Divan da +man+ eki olarak yer alan örnekler şunlardır: köz-men közde pişirilen ekmek, közleme, Türkmen oğuzlar, yası-man su boşaltılırken boğazı gır gır eden testi (Nalbant, 2008: 66).Divan da man+ eki için yer alan örnekler şunlardır: bat-man ağırlık birimi, sık-man üzüm sıkma zamanı, sök-men yiğitlere verilen bir şandır, ört-men dam, satıh, tegir-men değirmen (Nalbant, 2008: 94). Harezm Türkçesinde man+ eki için tegir-men değirmen örneği saptanmıştır (Hacıeminoğlu, 1997: 53). Eski Anadolu Türk
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks