Please download to get full document.

View again

of 20
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

MUSTAFA KEMAL VE ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİ EĞİTİM VE KÜLTÜR HAYATINA ABDULLAH CEVDET İN ETKİLERİ

Category:

Magazines/Newspapers

Publish on:

Views: 0 | Pages: 20

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
MUSTAFA KEMAL VE ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİ EĞİTİM VE KÜLTÜR HAYATINA ABDULLAH CEVDET İN ETKİLERİ ÖZET Mustafa GÜNDÜZ * Mustafa Kemal, modern Türkiye nin inşasında siyasî, askerî, kültürel, eğitim ve ideolojik
Transcript
MUSTAFA KEMAL VE ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİ EĞİTİM VE KÜLTÜR HAYATINA ABDULLAH CEVDET İN ETKİLERİ ÖZET Mustafa GÜNDÜZ * Mustafa Kemal, modern Türkiye nin inşasında siyasî, askerî, kültürel, eğitim ve ideolojik yapının teşekkülü bakımından şüphesiz en önde gelen isimlerin başındadır. Ancak yeni devletin farklı bir üslupla tesisinde çok farklı görüş, ideoloji ve meslekten kişilerin de önemli katkıları söz konusudur. Bu gün bunlardan birçoğunun bilinmesi, yaşaması ve canlı tutulması için gayret edilmektedir. Buna karşın, devlet ve toplumun inşasında önemli katkıları olanlardan bazılarının bilerek ya da bilmeyerek unutulması yakın tarihin, fikirler ve aktörler bakımından anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Bu durum bir yönüyle monolitik bir tarih, toplum ve devlet algısı ortaya koyarak modernliğin farklılıklar üzerine oturan doğasını gölgelemektedir. Bunun böyle olmasında farklı sebeplerle birlikte en başta, teleolojik tarih yazımının etkisinin olduğu düşünülmektedir. Erken Cumhuriyet dönemi kültür, eğitim, toplum ve ideoloji dünyasına kitapları, dergisi, tercümeleri ve çelişkili düşünceleriyle katkıları olan Abdullah Cevdet in söz konusu etki ve katkısının üzerinde hakkıyla durulduğu söylenemez. Bu sebeple bu yazıda, fikirleri bir tezatlar topluluğu olarak da görülen, adı geçen son dönem Osmanlı, erken dönem Cumhuriyet aydınının Cumhuriyet in bir numaralı lideri hakkındaki görüşleri ve ona olan etkisi tartışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Mustafa Kemal, Abdullah Cevdet, Cumhuriyet, eğitim, modernleşme, ideoloji, din, sekülerleşme. * Yrd. Doç. Dr., Fırat Üniversitesi, Eğitim Fakültesi. 1068 Mustafa GÜNDÜZ THE EFFECT OF ABDULLAH CEVDET ON THE MUSTAFA KEMAL AND EDUCATION AND CULTURE OF EARLY REPUBLICAN PERIOD ABSTRACT Mustafa Kemal is one of the most prominent lieder of the building of modern Turkey Republic in term of political, military, cultural, educational and formation of ideological structure. But, there were very different people from views, ideologies and occupation during the establishment of new state. Knowing that many of them these days, is trying to keep life and living. While intentionally forgetting or not knowing of some of the men who had important contributed to the construction of state and society, makes difficult to understand resent history in terms of ideas and actors. This case with a direction, suggests a perception of monolithic history, society and state. This case shades the nature of modernity which upon the differences. There are different reasons that this is but preeminently, the effect is thought to be teleological historiography. Abdullah Cevdet with books, journal, translations and polemics has lots of effects on the early republic. But, that can t be said properly have been focused on his attributes and effects. Therefore in this paper argues connection and effect between Abdullah Cevdet who is famous controversial ideas and Mustafa Kemal the first number lieder of Republic. Keywords: Mustafa Kemal, Abdullah Cevdet, Republic, Education, modernization, ideology, religion, secularism. Giriş Batı dünyasında 17. yüzyıldan itibaren başlayan siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik değişme sonrasında ortaya çıkan yeni devlet ve toplum sistemi bütün dünyada baskın bir değer olarak kendini kabul ettirmiştir. Bu doğrultuda Batı dışı toplum ve devletler iç ve dış dinamiklerin tesiriyle, gönüllü ya da zorunlu olarak hızlı bir değişim içine Mustafa Kemal ve Erken Cumhuriyet Dönemi 1069 girmişlerdir. Bu hızlı, radikal ve dış kaynaklı değişim dalgasının etkilediği büyük devlet ve toplumlardan biri de şüphesiz 18. yüzyıl sonlarında Osmanlı Devleti ve toplumu olmuştur. Osmanlı Devletinde değişimin hızı özellikle Tanzimat yıllarından sonra artış gösterirken, istikameti de belirginleşmeye başlamıştır. Bu istikamet, Batı tipi laik bir devlet ve toplumsal hayat düzenidir. Bu yeni sisteme daha kısa olarak modern devlet ve toplum ; sürece de modernleşme denilebilir. Bu süreç Islahat Fermanı ile temel doğrultusunu bulmuş, II. Abdülhamid döneminde belirginleşmiş, II. Meşrutiyet döneminde sistemin işleyiş projeleri oluşturulmuş, yapılmak istenenler ana hatları ile planlanmış, Mustafa Kemal le ise meşruiyet kazanarak, sonun başlangıcı olmuştur. Cumhuriyet in ilanı ve gerçekleştirilen inkılâplar söz konusu sürecin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Şüphesiz Cumhuriyet inkılâplarının en önde gelen ismi ve mimarı Mustafa Kemal dir. Ancak Cumhuriyet in ilanı dâhil, diğer bütün inkılâpların II. Mahmud a kadar uzanan bir fikrî hazırlık evresi ve evrimi söz konusudur. Bu süreklilik bu güne kadar fazla vurgulanmamış olsa da özellikle Şerif Mardin, Kemal Karpat, Selim Deringil, Şükrü Hanioğlu, Mehmet Ö. Alkan ve Bedri Gencer gibi araştırmacılar Osmanlı modernleşmesinin Cumhuriyet e uzanan sürekliliğine değinmişlerdir. Örneğin Gencer, eserinde: Film aslında 1839 da kopmuştu. Mustafa Kemal Paşa, Mustafa Reşit Paşa nın doğal takipçisi idi. Mustafa Reşid, Sultan Abdülhamid ve Mustafa Kemal hepsi zorunlu bir tarihi misyonu sürdürdüler. Kurduğu okullardan yetişen genç bir zabit olarak Mustafa Kemal, Abdülhamid in en büyük dileği, ülkenin kurtarılması misyonunu üstlenen kişi oldu 1 diyerek söz konusu devamlılığa işaret etmiştir 2. Bu zorunlu devamlılık sürecinde bilim ve fikir alanından, siyaset, kültür ve askerî çevrelere varıncaya kadar çok farklı kişilerin katılımları ve katkıları vardır. Elbette bu süreçte Niyazi Berkes ve Bernard Lewis in son üç yüz yıllık değişim ve dönüşümü ele alan eserlerinde dile getirdikleri gibi karşıt cepheler de yok değildir. Örneğin, Berkes, Atatürk devrimi ile sonuçlanan ve iki yüz yıldan beri devam eden değişim sürecinin, Türk toplumunun iç dinamiklerinden hareketle bir zorunluluk olarak ortaya çıktığını savunurken Lewis, bunun Batı zorlaması ve dış dinamiklerin etkisiyle gerçekleşmiş bir süreç olduğunu ileri sürmektedir. Buna benzer pek çok tartışma söz konusudur. Dolayısıyla bu sürecin ve önde gelen 1 Bedri Gencer, İslam da Modernleşme, , Lotus Yay., Ankara, 2008, s Gencer Toplum Bilim de yayımlanan makalesinde, Mustafa Kemal in, Hissimin babası Namık Kemal, fikrimin babası Ziya Gökalp ifadelerini de kullanarak, laik sistemin zihnî arka planının Namık Kemal ile başladığını bir zorunluluk olarak ifade etmiştir. Bedri Gencer, Türkiye de Laikliğin Tarihi Dinamikleri, Toplum Bilim, 84, Bahar, s 1070 Mustafa GÜNDÜZ mimarlarının ve etkilendikleri kişi ve eserlerin bilgi ve düşünce kaynaklarının daha yakından tanınması önemli görülmektedir. Mustafa Kemal in öğretmenleri, etkilendikleri, okudukları ve önemsediği kişiler üzerine farklı araştırmalar vardır. Bu eserlere bakıldığında M. Kemal in özgün fikirlerini bir anlamda besleyen, geliştiren birçok kişiden söz edilmektedir. Erken Cumhuriyet dönemi eğitim, kültür ve ideolojisinin önde gelen teorisyenlerinden bazıları: Ziya Gökalp, Yusuf Akçura, Ahmed Ağaoğlu, Rıza Nur, Hamdullah Suphi, Mustafa Necati, Avni Başman, M. Emin Erişirgil, Hilmi Ziya Ülken, M. Şekip Tunç, İ. Hakkı Baltacıoğlu ve H. Rahman Öymen dir. Bu isimler yeni kurulan devletin özellikle eğitim felsefesi politikalarında önemli olan eğitimcilerdir. Bu kişilerin düşünsel birikimleri büyük ölçüde II. Meşrutiyet döneminde oluşmuştur. Mustafa Kemal in düşünce kökenlerine inebilmek için de, öğretmenleri, okuduğu kitaplar, eğitim, arkadaş, asker ve siyaset çevresini incelemek gerekir. Mustafa Kemal in özellikle askerî okul yıllarından itibaren kimleri ve hangi eserleri okuduğunun bilinmesi Cumhuriyet dönemi eğitim ve kültürünü anlamak için önemlidir. Onun, askerî okul yıllarında ve sonrasında Mizan, İçtihad, Osmanlı, Şurâ-yı Ümmet ve Meşveret dergilerini takip etmesi 3 düşünce kaynaklarının kimler olduğu hakkında ipuçları vermektedir. Adı geçen dergiler II. Abdülhamid ve II. Meşrutiyet döneminin aykırı düşünce, felsefe ve projelerle dolu yayınlarıdır. Mustafa Kemal in etkilendiği, görüş ve önerilerinden istifade ettiği birçok yerli ve yabancı isim de söz konusudur. 4 Bunlar içerisinden Abdullah Cevdet in Mustafa Kemal ve erken Cumhuriyet dönemi eğitim ve kültürüne etkilerini daha yakından görmek ilgili alana katkı sağlayabilir. Görüş, düşünce ve önerileri ile II. Meşrutiyet döneminde tepki toplamış ve sürekli tartışılmış isimlerinden biri Abdullah Cevdet tir. Cevdet in, yazı hayatının başlangıcından sonuna kadar ısrarla savunduğu görüşlerinin yanında, döneme göre değişimlerin gözlendiği düşünceleri de vardır. Sürekli savundukları arasında, Batı tarzı bir eğitim sistemi, 3 Cemil Sönmez, Atatürk ve Okuma Sevgisi, Kültür Bak. Yay., Ankara, 1994, s Atatürk ün düşünce kaynaklarını geniş biçimde araştıran kaynaklar A. Cevdet in önemine vurgu yapmışlar ancak detaylı açıklama vermemişlerdir. Örneğin bkz.: Şerafettin Turan, Atatürk ün Düşünce Yapısını Etkileyen Olaylar, Düşünürler, Kitaplar, TTK Yay., Ankara, 1999; Ayrıca bkz.: Erik Jan Zürcher, Ottoman Sources of Kemalist Thought, Late Ottoman Society, The Intellectual Legacy, Edited by Elisabeth Özdalga, London, RoutledgeCurzon, 2005; Selami Kılıç, II. Meşrutiyet Devri Aydınlarının Atatürk Üzerindeki Etkileri, Toplumsal Tarih, S. 83, Kasım 2000, s ; Aynı Yazar: II. Meşrutiyet ten Cumhuriyet e Türk Devrimi ve Fikir Temelleri, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2005; Yahya Akyüz, Atatürk ün Düşünce Yapısının Kökenleri, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Mart 1992, S.23, s Mustafa Kemal ve Erken Cumhuriyet Dönemi 1071 Tevhid-i tedrisat ve medenî hukuk ilk başta gelir. Batı kaynaklı kadın hak ve hürriyetlerinin kanunlara girmesini istemiş ve kadın toplumsallığını, kadın hak ve hürriyetini 1900 lerden itibaren sürekli savunmuştur. II. Meşrutiyet senelerinde kışkırtıcı bir biçimde Latin harflerinin alınması konusunda ısrarcı olmuştur. Onun bu görüş ve önerileri ve farklı modernleşme zihniyetiyle Mustafa Kemal i etkilediği dile getirilmektedir. Bütün bunların izini Cevdet in İçtihad mecmuasından sürmek mümkündür: Abdullah Cevdet in ve İçtihad ın programı, amaçları, iddiaları ve istekleri Abdullah Cevdet, 1904 ten beri çıkarmakta olduğu İçtihad ın programında Cumhuriyet sonrasında fazla bir değişikliğe gitmemiştir. Bu kararlılığını hayatının sonlarında bir övünç olarak zikretmiştir. Cumhuriyet in ilanı ve inkılâpların ardı ardına yapılmaya başladığı sıralarda Cevdet her sene başında İçtihad ın programının ne olduğunu, amaçlarını, iddialarını ve isteklerini belirten yazılar kaleme almıştır. Bundan sonra da otuz yılın bir muhasebesini yaparak, nereden nereye gelindiğine dair bir bilanço çıkarmıştır de Cevdet, İçtihad ın neleri savunduğunu ve hangi noktaya gelindiğini şöyle açıklar: İçtihad ın gayesi cemiyetin yalnız havas kısmına ve fikriyât ve ruhiyatın şu ubât-ı mahsusasına değil, umuma taalluk etmek ve mebâhisi arasına yalnız siyâsiyât dahil olmamak üzere beşeri alakadar eden kâffe-i mesâil idhâl emek olacaktır. Bunun için programımızın tertibinde bilhassa mevâdd-ı âtiyenin nazar-ı itibara alınması takarrür etti. Son zamanlarda bir faaliyet-i mahsusa alan sanat hareketi, resim, heykeltıraşlık, fenn-i mimari ve şark usulünde tezyinat dâhiliyeye dair etraflı malumat vermek bizi alakadar edecek memlekete ait meraklı ve istifadeli seyahatleri nakletmek 5. Cevdet in İçtihad dergisini çıkarmaktaki amacının, bütün toplum kesimlerini etkilemek ve her hangi bir sınıfa ayrıcalık göstermemek olduğu belirtir. Her ne kadar İçtihad belli bir kesime hitap etse de başyazar aksini söylemektedir. Bunun yanında İçtihad ın toplumsal hayatın yeniden düzenlenmesine yönelik bir gayretinin de olduğu anlaşılmaktadır. Bu istek Cumhuriyet döneminde belirgin bir şekilde ortaya çıkacaktır. Cevdet, milletimizin maddî ve manevî sahada ilerlemeye verdiği destek ve ona katılma kabiliyeti sayesinde 6 istenilen hedeflere her an daha da yaklaşıldığını ifade eder. 5 [Abdullah Cevdet], Gayemiz ve Yeni Programımız, İçtihad, No: 235, 1 Eylül 1927, s [Abdullah Cevdet], Gayemiz, İçtihad, No: 235, 1 Eylül 1927, s.4465. 1072 Mustafa GÜNDÜZ Yeni bir toplum hayatının oluşturulmasında şüphesiz önemli unsur, yeni değerler sisteminin meydana getirilmesidir. İçtihad ın temel hedeflerinden biri de budur: İyi, güzel, doğru bizim ekâlim-i selâsemiz, işte bunlar oldu. Elimizdeki nefir(cemaat, topluluk) bize hakkın eliyle verilmiştir. Nefhamızın uzaklara gideceğine imanımızın şiddet ve kuvveti bundandır 7. Buradan da anlaşıldığına göre, toplumun değer ölçülerinin artık yeniden inşa edilmesi gerektiği öne sürülmektedir. Cumhuriyet idaresi bunu yapmaya çalışacaktır. Cumhuriyet in radikal inkılâplarının ardından Cevdet ve dergi ekibi bu güne kadar savunduklarının gerçekleştiğini memnuniyetle ifade etmişlerdir de derginin 24. çıkış yılı kutlanırken, bu gün emellerimizin pek çoğunun gerçekleşmesinden dolayı mutluyuz. Meşrutiyet inkılâbı, Cumhuriyet inkılâbı, toplumsal inkılâplar birbirini takip etti. İstiklal harbinin neticesi hasta adamın mirasçılarını hayrete bıraktı. Maddî sömürgecileri kovduktan sonra, ondan daha şedit olan manevî düşmanları kovmaya başlıyoruz (. ) Eski âdet ve alışkanlıklarla, hukuk kurallarıyla ve mevcut okuma yazma oranıyla medenî ve müreffeh devletler sınıfına giremezdik 8 yorumu yapılmıştır. Abdullah Cevdet ve İçtihad dergisinin çok uzun zamandan beri neyin mücadelesini verdiğini net bir şekilde anlatan ifadelerden biri de şöyledir: İçtihad asriliği istiyordu. İşte şapka giyildi, kadınların peçeleri kaldırıldı, Latin harfleri kabul olundu, dinin dünya işlerine müdahalesi kaldırıldı, Hilafet, Meşihat ilga olundu 9. Yazının devamında Cevdet, her ne kadar bazı yeniliklerin, inkılâpların savunuculuğunu yıllardan beri yapmış olsalar da, yine de istenilenlerden bazılarının gerçekleşmediğini üzüntüyle söyler. Yukarıda görüldüğü gibi gerçekleşmeyen daha pek çok şey vardır. Bunların başında cehalet, okuma yazma oranının azlığı ve toplumun sağlık durumudur. Ona göre, her şeyden önce zihniyetler değişmelidir ki bu konuda da istenilen başarı şimdilik sağlanmış değildir. Dolayısıyla yazının sonunda Cevdet, işimiz henüz bitmemiştir der. Zaten kısa bir süre sonra da aynı dergide bu yazıya yorum yazan bir başka yazar, Ahmet İhsan [Tokgöz], işimiz yeni başlamıştır diyecektir. Bu da istenilenlerin bir gün mutlaka gerçekleşeceğine olan ümidin bir göstergesidir. 7 [Abdullah Cevdet], Yirmi Üçüncü Sene, İçtihad, No: 235, 1 Eylül 1927, s Abdullah Cevdet, İçtihad ın 24. Sene-i Devriyesi, İçtihad, No: 259, 1 Eylül 1928, s Abdullah Cevdet, İşimiz Bitmemiştir, İçtihad, No: 351, 1 Temmuz 1932, s.5782. Mustafa Kemal ve Erken Cumhuriyet Dönemi 1073 Abdullah Cevdet ve İçtihad dan Cumhuriyet inkılâplarına coşkun destek Abdullah Cevdet in ve İçtihad ın 1904 ten beri ısrarla ve bütün eleştirilere rağmen savundukları konulardan biri cehaletin temel sebebi, toplumsal hayatın baş belası olarak gördükleri Arap harflerinin atılarak yerine Latin harflerinin alınmasıdır. İçtihad da bu kadar ısrarla savunulan konu bir iki konu hariç yok gibidir. Özellikle II. Meşrutiyet senelerinde bu konuda hayli ateşli tartışmalar olmuştur. Cumhuriyet dönemine gelindiğinde İçtihad ve yazarları alfabe değişikliği konusu üzerine daha da ağırlık vermişler ve Cevdet in fikirdaşı İsmail Hakkı Bey İzmir İktisat Kongresi nde bu sorunu ısrarla savunmuştur. 10 Çünkü onlara göre çağdaşlığa, medeniyete giden yol öncelikle buradan geçmektedir. Bu sebeple Latin harflerinin alınmasını savunan İsmail Şükrü Bey 1925 teki yazısına Asrî Türk Harfleri 11 başlığını koymuştur. Latin harflerinin kabulü kararı verilince bu haber, Son darbe-i tahlis, başımıza bela olan Arap harfleri terk ediliyor 12 başlığıyla ve sevinçle duyurulmuştur. Daha sonra bu karar farklı vesilelerle alkışlanmıştır. 13 Onlara göre, diğer bütün inkılâplar başarı ile gerçekleşse de harfler konusu gerçekleşmemiş olsa bu diğer bütün faaliyetleri gölgede bırakacak bir eksiklik olacaktır. İnkılâbımızı nakıs kalmaktan kurtaracak olan Latin harflerinin esas itibariyle kabulü bir encümen faaliyetinin ilk adımı olmak lazımdır 14 ifadesi bu görüşleri pekiştirir. Abdullah Cevdet ve İçtihad ın pek çok yazıda alfabe konusunu tartışmasının ve bunda ısrar etmesinin sebebi, okuma yazma oranının düşüklüğüdür. Bu eksiklik medeniyet, çağdaşlaşma ve ilerleme yolunun en büyük engelidir. Avrupa gelişmesini öncelikle okuma yazmaya borçludur. Bu sorun halledilmeden ilerlemenin gerçekleşmesi mümkün değildir. Pek çok yazıda diğer devlet ve topluluklarla karşılaştırma yapılmıştır. Bunlardan birinde: Dünkü Bulgarya da bundan daha on sene evvel okuryazarların nispeti yüzde altmış beş idi. Biz hala nüfusumuzun yüzde yirmisinin olsun okuryazar olduğunu görmeye mütehassiriz 15 dedikten sonra, bu konunun önemini vurgulamak için bu derdimizin teşrihini de büyük Gazi nin ağzından dinleyelim diyerek 10 İçtihad ın 1 Haziran 1923 tarihli 154 numaralı sayısından sonraki yazılara bakılabilir. 11 İsmail Şükrü, Asrî Türk Harfleri Hakkında, İçtihad, No:189, 1 Teşrin-i Evvel 1925, s Abdullah Cevdet, Gazi Hazretlerinin Nutku ve İsmet Paşa nın Beyanatı, İçtihad, No:239, 1 Teşrin-i Sâni [1]927, s [İçtihad], Cumhuriyetimizin Hars Sahasında Bir Feth-i Mübini, Latin Harflerinin Kabulüne Karar Verildi, İçtihad, No: 252, 1 Mart 1928, s Abdullah Cevdet, Büyük Millet Meclisinin Açılması Münasebetiyle Gazi Paşa Hazretlerinin Nutku, İçtihad, No: 216, s Abdullah Cevdet, İçtihad ın 24. Sene-i Devriyesi, İçtihad, No: 259, 1 Eylül 1928, s 1074 Mustafa GÜNDÜZ Mustafa Kemal in yeni alfabe ve Türk milleti hakkındaki önemli sözlerine yer verir. Yeni alfabenin herkes tarafından öğrenilmesi zaruretine değinen Mustafa Kemal, bunun bir vatandaşlık görevi olduğunu hatırlatır. Mevcut okuma yazma seviyesinin utanç verici olduğunu belirtir ve Bu millet utanmak için yaratılmış bir millet değildir. İftihar etmek için yaratılmış, tarihini iftiharla doldurmuş bir millettir der. Cehaletin sorumluları olarak yöneticileri gösteren Mustafa Kemal, artık eski hatalara düşülmeyeceğini ve bundan sonra milletin yazısı ve kafası ile medeni dünyanın yanında olduğunu söyler. Abdullah Cevdet in diğer inkılâplara da coşkun destek verdiği derginin 1923 sonrası sayılarında açıkça görülür. Her şeyden önce Cevdet, Cumhuriyet in genel faaliyet programının kendi programıyla aynı olduğunu iddia eder: Görülüyor ki, Cumhuriyet in faaliyeti programı İ,İ,İ rumuzuyla, yani üç (ا) elif ile gösterilebilecek ki, istihsal, imar, imal kelimelerinin ilk harfleridir 16 Cevdet benim istediklerim de zaten bunlardı diyerek, bir an önce söz konusu programın hayata geçirilmesini istemiştir. Abdullah Cevdet ve İçtihad ın eğitim inkılâplarına verdiği destek, alfabeye verdiği destekten az değildir. Yeni eğitim programını asrî terbiye 17 olarak niteleyen Cevdet, bunun kaynağının Amerika ve Avrupa olduğunu söyler. Amerikalı eğitimci Kilpatrik in bir konferansından izlenimlerini anlatan Cevdet, ondan duyduklarının tam da hayal ettiği tarzda çağdaş bir eğitim olduğunu ve bunun Türkiye de uygulanması gerektiği inancındadır. Cevdet in yeni eğitim sistemine program ve içerik bakımdan hayli katkıları vardır. Omar Buyse den tercümesini yaptığı Amerikan Terbiye Usulleri başlıklı eser, millî eğitimin temel kaynaklarından biri olmuştur. Cumhuriyet in ilanı sonrasında Batılı tarzda bir bilim zihniyeti oluşturabilmek için Batılı eserlerin tercümesine büyük önem verilmiştir sonrasında bu proje dâhilinde, Cevdet e de pek çok tercüme siparişi verilmiştir. Çevrilen bu eseler Maarif Vekâleti nce onaylanarak okullarda okutulmuş, öğretmenlere kaynak eser olarak tavsiye edilmiştir. Bu tercümelerin kimlerden ve hangi eserler olacağı konusunda da Cevdet belirleyici olmuştur. İçtihad dergisinin Maarif Vekâletince desteklenmesi 18 onun resmi ideoloji tarafından benimsendiğini gösteren önemli delillerden biridir. Mustafa Kemal in Abdullah Cevdet in eserlerini ve tercümelerini okuduğuna da değinilmiştir. II. Meşrutiyet senelerinde 16 Abdullah Cevdet, Büyük Millet Meclisinin Açılması s Abdullah Cevdet, Asrî Talim ve Terbiye, İçtihad, No:220, 15 Kanun-ı Sâni 1927, s Nuri Fehmi, Büyük Dosta, İçtihad, No: 358, s.5888. Mustafa Kemal ve Erken Cumhuriyet Dönemi 1075 İçtihad ve Cevdet in tercümeleri Makedonya daki askerler arasında okunmaktadır. 19 Atatürk kit
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks