Please download to get full document.

View again

of 6
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda homosistein düzeyleri

Category:

Essays

Publish on:

Views: 0 | Pages: 6

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda homosistein düzeyleri Zekiye YAVUZ 1, Ahmet URSAVAŞ 1, Ercüment EGE 1, Yeşim OZARDA ILÇOL 2, Mehmet KARADAĞ 1, Esra UZASLAN 1, R. Oktay GÖZÜ 1 1 Uludağ Üniversitesi
Transcript
Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda homosistein düzeyleri Zekiye YAVUZ 1, Ahmet URSAVAŞ 1, Ercüment EGE 1, Yeşim OZARDA ILÇOL 2, Mehmet KARADAĞ 1, Esra UZASLAN 1, R. Oktay GÖZÜ 1 1 Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, 2 Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Biyokimya Anabilim Dalı, Bursa. ÖZET Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda homosistein düzeyleri Obstrüktif uyku apne sendromu (OUAS) olan hastalarda, kardiyovasküler hastalıkların gelişim mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Homosisteinin ateroskleroz gelişimindeki rolü son 10 yılda iyi tanımlanmıştır. Bu çalışmadaki amacımız, OUAS ile kontrol grubunun serum homosistein düzeylerini karşılaştırmaktır. Bu prospektif çalışmaya, yaş, cinsiyet, sigara, beden kitle indeksi ve koroner arter hastalığı (KAH) açısından benzer özellikte, 62 OUAS ve 12 kontrol olgusu dahil edildi. Serum homosistein düzeyi, OUAS ta kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksekti (13.5 ± 6.0 µmol/l, 10.2 ± 2.9 µmol/l, p= 0.03), Lojistik regresyon analizinde, serum homosistein düzeyi yüksekliği için OUAS (Odds ratio: 9.08 %95 GA ; p= 0.001), yaş, sigara, diyabet ve KAH dan bağımsız risk faktörü olarak saptandı. OUAS hastalarında kardiyovasküler hastalıkların gelişiminde, homosisteinin önemli bir faktör olabileceği sonucuna vardık. Anahtar Kelimeler: Obstrüktif uyku apne sendromu, homosistein. SUMMARY Homocysteine levels in patients with obstructive sleep apnea syndrome Zekiye YAVUZ 1, Ahmet URSAVAŞ 1, Ercüment EGE 1, Yeşim OZARDA ILÇOL 2, Mehmet KARADAĞ 1, Esra UZASLAN 1, R. Oktay GÖZÜ 1 1 Department of Chest Diseases, Faculty of Medicine, Uludağ University, Bursa, Turkey, 2 Department of Biochemistry, Faculty of Medicine, Uludağ University, Bursa, Turkey. Yazışma Adresi (Address for Correspondence): Dr. Ahmet URSAVAŞ, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Görükle, BURSA - TURKEY 37 Tüberküloz ve Toraks Dergisi 2008; 56(1): 37-42 Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda homosistein düzeyleri The exact mechanism of development of cardiovascular disease in patients with obstructive sleep apnea syndrome (OSAS) remains to be unknown. The role of homocystein in atherosclerotic disease process has become well established over the past ten years. Our aim was to study to compare homoscysteine levels between OSAS and control levels. Sixty-two subjects with OSAS and twelve similar controls in age, gender, body mass index, smoking and coronary heart disease were included in this prospective study. Serum levels of homocysteine (13.5 ± 6.0 µmol/l vs ± 2.9 µmol/l, p= 0.03) in the OSAS group were significantly greater than those in the control group. Logistic regression analyses showed that OSAS (Odds ratio: % CI ; p= 0.001) was independent risk factors for high levels of serum homocysteine in age, smoking status, diabetes mellitus and coronary heart disease. We conclude that homocysteine may be an important factor for development of cardiovascular disease in patients with OSAS. Key Words: Obstructive sleep apnea, homocysteine. Obstrüktif uyku apne sendromu (OUAS); tekrarlayan üst solunum yolu obstrüksiyonu epizodları ve sıklıkla arteryel oksijen satürasyonunda azalma ile karakterize bir sendromdur. Toplumda prevalansı yaş arası erkeklerde %3.9, kadınlarda %1.2 olarak belirlenmiştir (1,2). Çok sayıda çalışmada kardiyovasküler hastalıklar için OUAS ın önemli bir risk faktörü olduğu gösterilmiştir (3,4). OUAS ta aterosklerozun gelişim mekanizması tam olarak bilinmemektedir. OUAS ta tekrarlayan hipoksi ataklarının, çeşitli inflamatuvar mediatörlerin salınımına ve bu yolla aterogenezin ilerlemesine yol açtığı ileri sürülmüştür. OUAS lı hastalardaki sempatik aktivasyon, hipertansiyon, obezite, insülin direnci ve dislipidemi gibi faktörlerin de bu sürece katkıda bulunduğu bildirilmiştir (5,6). Aterogenezin gelişiminde proinflamatuvar mediatörler [interlökin (IL)-1, tümör nekroz faktörü-alfa (TNF-α)] ve adezyon molekülleri (adhesion molecule-1, vascular cell adesion molecule-1) önemli rol oynamaktadır (7,8). Homosistein diyetle alınan esansiyel bir aminoasit olan, metionin metabolizması sırasında ortaya çıkan, sülfür içeren bir aminoasittir. Kesin moleküler mekanizmasının bilinmemesine rağmen, homosisteinin birçok seviyede endotelyal disfonksiyona neden olduğu saptanmıştır (9). Deneysel kanıtlar hiperhomosisteinemi ile bağlantılı ateroskleroz eğiliminin trombosit aktivasyonu, trombüs formasyonunu takip eden hasar ve endotelyal disfonksiyondan ileri gelebileceğini öne sürmektedir (10). Birçok klinik ve epidemiyolojik çalışma, plazmadaki total homosisteinin hafif artışının, periferik arter oklüzyonu, koroner arter hastalığı (KAH) ve serebrovasküler hastalığında diğer konvansiyonel risk faktörleri olan hiperlipidemi ve sigara içimi gibi yüksek risk faktörü olduğunu doğrulamıştır (11). Bu çalışmanın amacı; OUAS lı hastalarla kontrol grubunun homosistein düzeylerini karşılaştırmaktır. Hastalar MATERYAL ve METOD Uyku laboratuvarında tüm gece polisomnografi yapılarak tanı konulan 62 OUAS, 12 kontrol olmak üzere toplam 74 olgu çalışmaya dahil edildi. Her bir hasta yatak partneri ile birlikte sorgulandı. Olgular horlama, tanıklı apne, gündüz aşırı uyku hali ve Epworth uykululuk skalası temel alınarak değerlendirildi. Demografik özellikler (yaş, cinsiyet, sigara alışkanlığı) ve antropometrik ölçümleri [boy, kilo, beden kitle indeksi (BKİ), boyun çevresi] not edildi. Olgulardan vitamin B 12, vitamin B 6, folik asit gibi vitamin replasman tedavisi almakta olanlar, vitamin eksikliği, hipotiroidi, malignansi, pernisyöz anemi, kronik renal yetmezlik vb. hastalığı olanlar ile kemoterapötik ajan kullanımı olanlar çalışma dışı bırakıldı. Çalışma için yerel etik kurul onayı alındı ve tüm olgulara bilgilendirilmiş onam formu imzalatıldı. Polisomnografi Uygulaması Bütün hastalara Compumedics uyku izleme sistemi (Compumedics p-series: Compumedics, Melbourne, Avustralya) kullanılarak gece boyunca polisomnografi yapıldı. Bütün katılanlar yaklaşık olarak saat 20:30 da uyku laboratuvarında bulundu ve hastanın uykusu geldiğinde kayıt başlatıldı. Polisomnografi kaydı, iki elektroensefalografi (EEG) (C3/A2 ve O2/A1), iki elektrookülogram (EOG), bir submental elektromiyogram (EMG) Tüberküloz ve Toraks Dergisi 2008; 56(1): Yavuz Z, Ursavaş A, Ege E, Ozarda Ilçol Y, Karadağ M, Uzaslan E, Gözü RO. ve bir elektrokardiyografi (EKG) kaydı ile oluşturuldu. Solunum monitörizasyonu oronazal hava akımı ölçümü (oronazal termistörle), pulseoksimetri ile hemoglobin oksijen satürasyonu (SaO 2 tırnak oksimetri yoluyla ölçülür), göğüs duvarı (pletismografiyle), karın solunum hareketleri ve vücut pozisyonunun takibiyle yapıldı. Uyku evrelemesi Rechtschaffen ve Kales in standart kriterlerine uygun olarak yapıldı. Uyku süresince nazal hava akımı düzenli ve dikkatli olarak analize edildi. Apne, hava akımında en az 10 saniye durma epizodunun izlenmesi olarak tanımlandı. Hipopne de, termistör sinyal amplitüdünde en az 10 saniye süren en az %50 azalma ile birlikte, oksijen satürasyonunda %3 düşme ya da arousal gelişimi olarak belirlendi. Uykuda görülen apne ve hipopne sayıları toplamının saat olarak uyku süresine bölünmesi ile apne-hipopne indeksi (AHİ) elde edildi. AHİ 5 olan olgular OUAS, AHİ 5 olan olgular kontrol grubu olarak alındı. Serumda Homosistein Ölçümü Uyku çalışması sonrası tüm hastalardan saat 8:00-9:00 arasında kan örnekleri alındı. Kan örnekleri 4 C ve 3000 g devirde 10 dakika santrifüj edildi. Santrifüj işlemi kan alımından sonraki bir saatlik süre içinde yapıldı. Serum örnekleri analiz edilene kadar -80 C de saklandı. Serum homosistein düzeyleri Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Merkez Laboratuvarı nda yarışmalı immünoassay yöntemiyle kantitatif olarak ölçüldü. Ölçüm için alınan S-adenosyl-L-Homosistein hidrolase (SAH) ve dithiothreitol (DTT) içeren birinci tüpe serum ilave edildi. Otuz dakika inkübe edildi. Takiben SAH kaplı polistiren boncuklar içeren ikinci bir tüpe örnek aktarıldı. Üzerine SAH spesifik alkalin fosfataz ile işaretli antikor ilave edildi. Tekrar 30 dakika inkübe edildi. İnkübasyon esnasında örnekteki SAH ile boncuğa bağlı SAH, anti-sah antikorlara bağlanmak için yarışmaya girdi. Bağlı olmayan enzim santrifügal yıkama ile ortamdan uzaklaştırıldı. Daha sonra ortama substrat eklendi ve oluşan reaksiyon IMMULITE 2000 Analyzer (DPC; Los Angeles, ABD) ile ölçüldü. İstatistiksel Analiz İstatistiksel analiz SPSS 13.0 versiyon Windows paket programı kullanılarak yapıldı. OUAS ve kontrol grubuna ait veriler Student s t, ki-kare ve Mann-Whitney U testleri ile karşılaştırıldı. OU- AS ı gösteren homosistein serum düzeyi ROC analizi ile belirlendi. Homosistein düzeyi ile OU- AS arasındaki ilişki lojistik regresyon analizi ile değerlendirildi. Değerler ± standart deviasyon (SD) olarak verildi. p değerinin 0.05 ten küçük olması anlamlı kabul edildi. BULGULAR Klinik ve Polisomnografi Bulguları Her iki grup arasında yaş, cinsiyet, sigara alışkanlığı, BKİ ve Epworth uykululuk skalası açısından fark görülmedi. OUAS ve kontrol grubunun klinik özellikleri Tablo 1 de görülmektedir. OUAS grubunda REM, non-rem ve uykuda ortalama oksijen satürasyonu kontrol grubuna oranla anlamlı derecede düşük, AHİ, apne-hipopnelerin toplam süresi, arousal indeksi, ortalama oksijen desatürasyonu ve oksijen satürasyonunun %90 ın altında geçirdiği süre anlamlı derecede yüksek saptandı. OUAS ve kontrol grubunun polisomnografik bulguları Tablo 2 de özetlenmiştir. Serum Homosistein Düzeyleri Ortalama homosistein düzeyi OUAS grubunda (13.5 ± 6.0 µmol/l), kontrol grubundan (10.2 ± 2.9 µmol/l) anlamlı derecede yüksek bulundu (p= 0.03). Her iki gruptaki homosistein düzeyi ölçüm sonuçları Şekil 1 de sunulmuştur. OUAS için en anlamlı olabilecek homosistein düzeyini saptamak amacıyla ROC analizi yapıldı, OUAS ta homosistein için ROC eğrisi altında kalan alan (p= 0.031) olarak belirlendi. Homosistein için eşik değer 10.3 µmol/l alındığında OUAS için özgüllük ve duyarlılık sırasıyla %66.7 (%95 GA: % ) ve %74.2 (%95 GA: % ) bulundu. ROC analiz sonuçları Şekil 2 de görülmektedir. Lojistik Regresyon Analizi Yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, koroner arter hastalığı, diyabet ve OUAS ı içeren çok değişkenli analiz sonuçları Tablo 3 te özetlenmiştir. OUAS (Odds ratio: 5.45 %95 GA: ; p= 0.027) ve yaş (Odds ratio: 1.06 %95 GA: ; p= 0.038) serum homosistein yüksekliği için cinsiyet, sigara, diabetes mellitus (DM) ve KAH dan bağımsız risk faktörü olarak saptandı. 39 Tüberküloz ve Toraks Dergisi 2008; 56(1): 37-42 Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda homosistein düzeyleri Tablo 1. OUAS ve kontrol grubunun klinik özellikleri. OUAS (n= 62) Kontrol (n= 12) p Yaş (yıl) 49.8 ± ± Erkek/kadın 49/13 6/ Beden kitle indeksi (kg/m 2 ) 32.1 ± ± Sigara içen/içmeyen 30/31 6/ Sigara paket yılı 9.5 ± ± KAH 8/62 0/ Hipertansiyon 16/62 3/ DM 5/62 0/ Epworth skoru 9.6 ± ± OUAS: Obstrüktif uyku apne sendromu, KAH: Koroner arter hastalığı, DM: Diabetes mellitus. Tablo 2. OUAS ve kontrol grubunun polisomnografik özellikleri. OUAS (n= 62) Kontrol (n= 12) p Uyku etkinliği (%) 82.0 ± ± Non-REM (% uyku süresi) 10.1 ± ± REM (% uyku süresi) 15.7 ± ± AHİ 35.6 ± ± 1.09 Apne-hipopne süresi (dakika) ± ± 4.3 Arousal indeksi 36.2 ± ± 6.9 Uykuda ortalama oksijen satürasyonu (%) 89.2 ± ± Ortalama desatürasyon (%) 9.0 ± ± 1.7 Oksijen satürasyonunun %90 ın altında kalma süresi (dakika) 70.8 ± ± 20.1 OUAS: Obstrüktif uyku apne sendromu. Homosistein (µmol/l) Kontrol grubu p 0.05 TARTIŞMA OUAS grubu Şekil 1. OUAS ve kontrol grubunda homosistein düzeyleri. OUAS ile kardiyovasküler hastalıklar arasındaki ilişki geniş serili epidemiyolojik çalışmalarla gösterilmiştir. OUAS kardiyovasküler hastalıklar için yaş, cinsiyet, obezite ve sigara alışkanlığından bağımsız bir risk faktörüdür (3,4,12). OUAS prevalansı, anjiyografi ile verifiye edilmiş KAH olan erkekler arasında %37, kadınlar arasında %30 olarak saptanmıştır (13,14). Tekrarlayan hipoksi, hiperkapni, arousallar, sempatik tonus artışı, azalmış baroreseptör duyarlılığı, artmış trombosit agregasyonu, artmış plazma fibrinojen düzeyleri ve hiperhomosisteinemi, OUAS ta aterosklerozun sıklığındaki artışın olası mekanizmaları olarak ileri sürülmektedir (15). Homosistein diğer tiol grupları gibi reaktif bir moleküldür. Plazmada homosisteinin otooksidasyonu ile ortaya çıkan hidrojen peroksit ve serbest oksijen radikalleri damar endoteline zarar vererek, ateroskleroz gelişiminde rol oynar (16). Ateroskleroz ile homosistein arasındaki güçlü ilişki daha önce yapılmış çok sayıda çalışmada gösterilmiştir. Nadir görülen konjenital yüksek plazma homosistein düzeyleri olan olgularda postmor- Tüberküloz ve Toraks Dergisi 2008; 56(1): Yavuz Z, Ursavaş A, Ege E, Ozarda Ilçol Y, Karadağ M, Uzaslan E, Gözü RO. Duyarlılık A B 10.3 µmol/l Duyarlılık: %74.2 Özgüllük: % Özgüllük 5 OUAS Şekil 2. ROC analizinde elde edilen OUAS için belirleyici homosistein seviyeleri. Kontrol Tablo 3. Çok değişkenli analiz sonuçları. Değişkenler Odds ratio %95 GA p Yaş KAH DM Sigara alışkanlığı OUAS OUAS: Obstrüktif uyku apne sendromu, KAH: Koroner arter hastalığı, DM: Diabetes mellitus. tem ciddi ateroskleroz varlığı tespit edilmiştir (17). Miyokard infarktüslerinin %7 sinin hiperhomosisteinemiye bağlanabileceği bildirilmiştir (18). Nygard ve arkadaşlarının çalışmasında, anjiyografik olarak doğrulanmış KAH olan hastalarda serum homosistein düzeyi 15 µmol/l ve üzerinde olan olgularda, µmol/l arasında olan olgulara göre ölüm riskinin 1.6 kat artmış olduğu saptanmıştır (19). OUAS, ateroskleroz ve homosistein arasındaki ilişkiyi araştıran daha az sayıdaki çalışmada ise OUAS lı hastalarda ateroskleroz gelişiminde homosisteinin de rol oynadığı ileri sürülmüştür. Lavie ve arkadaşlarının çalışmasında, KAH ın eşlik ettiği uyku apne sendromlu olgularda homosistein seviyesi sadece KAH olan olgulara kıyasla anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (20). Ayrıca, bu artışın OUAS ile iskemik kalp hastalığı birlikteliği olanlarda, OUAS ve hipertansiyon birlikteliğine göre anlamlı olarak daha fazla olduğunu bildirmişlerdir. Köktürk ve arkadaşlarının çalışmasında, benzer yaş ve kilodaki obez OUAS lı erkekler alınarak, kardiyovasküler morbiditeye etki eden cinsiyet, yaş ve BKİ gibi parametreler elimine edilerek, serum homosistein seviyeleri incelenmiştir (21). OU- AS ın KAH a eşlik ettiği grupta, OUAS ve KAH ın tek başına olduğu gruplara göre anlamlı derecede yüksek homosistein seviyeleri saptanmıştır. Ayrıca, KAH olmayan OUAS grubunda da tek başına KAH grubuna göre homosistein düzeyleri anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. OUAS + KAH grubunda %68, sadece OUAS grubunda %46.8, sadece KAH grubunda %16.7 oranında hiperhomosisteinemi tespit edilmiştir. Can ve arkadaşları çalışmalarında, OUAS grubunda sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı derecede artış gösteren homosistein ve C-reaktif protein (CRP) seviyeleri elde etmişlerdir (22). Bununla birlikte total kolesterol, trigliserid, düşük dansiteli lipoprotein (LDL) ve yüksek dansiteli lipoprotein (HDL) seviyeleri her iki grupta karşılaştırıldığında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Bu çalışma da herhangi bir kalp hastalığı ve hipertansiyonu olmayan OUAS lı olgularda, serum CRP ve homosistein düzeylerinin anlamlı derecede yüksek olması nedeniyle, yüksek serum homosistein düzeylerinin OUAS ve kardiyovasküler hastalıkların uzun dönem prognozunun belirleyicisi olarak kullanılabileceği bildirilmiştir. Çalışmamızda ise daha OUAS grubunda anlamlı derecede yüksek homosistein düzeyleri saptandı. Ayrıca, çok değişkenli analiz ile OUAS ve yaşın, yüksek homosistein dü- 41 Tüberküloz ve Toraks Dergisi 2008; 56(1): 37-42 Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda homosistein düzeyleri zeyleri için cinsiyet, sigara, DM ve KAH dan bağımsız risk faktörü olduğunu saptadık. OUAS ın tedavi edilmesi ile apnelerin ve hipopnelerin önlenmesi sayesinde, kardiyovasküler komplikasyonlarda da düzelme olduğu bildirilmiştir. Endikasyonu olan hastalarda uygulanan CPAP tedavisi ile noradrenalin sekresyonu ve sempatik sinir sistemi aktivasyonu azalmakta, bozulmuş olan vazodilatör yanıt düzelmekte böylece hipertansiyon, anjina ve aritmiler kontrol altına alınmakta ve kalp yetmezliğinde de düzelme sağlanmaktadır (23). Jordan ve arkadaşlarının çalışmasında, OUAS lı, hipertansiyonu ve diyabeti olan küçük bir grupta uzun süre CPAP tedavisinden sonra serum homosistein seviyesinde %30 luk azalma saptanmıştır (24). Ancak bunun tersine CPAP tedavisinin homosistein düzeyleri üzerine etkili olmadığını ifade eden bir çalışma da mevcuttur (25). Sonuç olarak, OUAS lı hastalarda ateroskleroz gelişiminde rol oynayan faktörlerden birisi de homosisteindir. OUAS yüksek serum homosistein düzeyleri için KAH dan bağımsız bir risk faktörüdür. CPAP tedavisinin homosistein düzeyleri üzerine etkisinin açıklanması için daha geniş serili ve uzun süreli çalışmalara ihtiyaç vardır. KAYNAKLAR 1. Bixler EO, Vgontzas AN, Lin HM, et al. Prevalence of sleep disorders breathing in women; effects of gender. Am J Respir Crit Care Med 2001; 163: Hedner J, Grote L. Cardiovascular concequences of obstructive sleep apnea. Eur Respir Mon 1998; 10: Andreas S, Schulz R, Werner G, et al. Prevalence of obstructive sleep apnea in patients with coronary artery disease. Coron Artery Dis 1996; 7: Peker Y, Hedner J, Norum J, et al. Increased incidens of cardiovascular disease in middle-aged men with obstructive sleep apnea: A 7-year follow-up. Am J Respir Crit Care Med 2002; 166: Wilcox I, Mcnamara SG, Collins FL, et al. Syndrome Z : The interaction of sleep apnea, vascular risk factors and heart disease. Thorax 1998; 53(Suppl 3): Ross R. Atherosclerosis is an inflammatory disease. Am Heart J 1999; 138(5 Pt 2): Ciftci TU, Kokturk O, Bukan N, Bilgihan A. The relationship between serum cytokine levels with obesity and obstructive sleep apnea syndrome. Cytokine 2004; 28: El-Solh AA, Mador MJ, Sikka P, et al. Adhesion molecules in patients with coronary artery disease and moderate-tosevere obstructive sleep apnea. Chest 2002; 121: Tsao PS, Buitrago R, Chan JR, Cooke LP. Fluid flow inhibits endothelial adhesiveness. Nitric oxide and transcriptional regulation of VCAM-1. Circulation 1996; 94: Hanker LA, Slichter SJ, Scott CR, Ross R. Homocysteinemia: Vascular injury and arterial thrombosis. N Engl J Med 1974; 291: Hankey GJ, Eikelboom JW, Ho WK, van Bockxmeer FM. Clinical usefulness of plasma homocysteine in vascular disease. MJA 2004; 181: Ursavaş A, Göktaş K, Sütçügil L, Özgen F. Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda obezite ve kardiyovasküler hastalıkların değerlendirilmesi. Toraks Dergisi 2004; 5: Mooe T, Rabben T, Wiklund U, et al. Sleep-disordered breathing in men with coronary artery disease. Chest 1996; 109: Mooe T, Rabben T, Wiklund U, et al. Sleep-disordered breathing in women occurence and association with coronary disease. Am J Med 1996; 101: Hatipoğlu U, Rubinstein I. Inflammation and obstructive sleep apnea syndrome pathogenesis: A working hypothesis. Respiration 2003; 70: Lavie L. Obstructive sleep apnoea syndrome- an oxidative stress disorder. Sleep Medicine 2003; 7: Loscalzo J. The oxidant stress of hyperhomocysteinemia. J Clin Invest 1996; 98: Stühlinger MC, Oka RK, Graf EE, et al. Endothelial dysfunction induced by hyperhomocysteinemia: Role of asymmetric dimethylarginin. Circulation 2003; 108: Nygard O, Nordrehaug JE, Refsum H, et al. Plasma homocysteine levels and mortality in patients with coronary artery disease. N Engl J Med 1997; 337: Lavie L, Perelman A, Lavie P. Plasma homocysteine levels in obstructive sleep apnea association with cardiovascular morbidity. Chest 2001; 120: Köktürk O, Çiftçi TU, Mollarecep E, Çiftçi B. Serum homocysteine levels and cardiovascular morbidity in obstructive sleep apnea syndrome. Respir Med 2006; 100: Can M, Açıkgöz Ş, Mungan G, et al. Serum cardiovascular risk factors in obstructive sleep apnea. Chest 2006; 129: Otake K, Delaive K, Walid R, et al. Cardiovascular medication use in patients undiagnosed obstructive sleep apnea. Thorax 2002; 57: Jordan
Similar documents
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks