Please download to get full document.

View again

of 5
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

Obstrüktif Uyku Apne Sendromlu Olgularda Glokom Yatkınlığı

Category:

Products & Services

Publish on:

Views: 0 | Pages: 5

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
Obstrüktif Uyku Apne Sendromlu Olgularda Glokom Yatkınlığı The Tendency of Glaucoma in the Patients with Obstructive Sleep Apnea Syndrome Makbule AKBULUT, 1 Mustafa Kemal ARICI, 2 Ö. Tamer DOĞAN, 3 Mehmet
Transcript
Obstrüktif Uyku Apne Sendromlu Olgularda Glokom Yatkınlığı The Tendency of Glaucoma in the Patients with Obstructive Sleep Apnea Syndrome Makbule AKBULUT, 1 Mustafa Kemal ARICI, 2 Ö. Tamer DOĞAN, 3 Mehmet H. ATALAR, 4 Haydar ERDOĞAN, 2 İlker TOKER, 5 Ayşe VURAL, 6 Ayşen TOPALKARA, 7 ÖZ Amaç: Obstrüktif uyku apne sendrom (OUAS) lu hastalarda glokom yatkınlığını araştırmak. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 31 OUAS lu olgu (62 göz) ile 30 kontrol olgusu (60 göz) alındı. Hastaların rutin göz muayeneleri, kornea kalınlıkları ve Heidelberg Retina Tomografisi (HRT) ile optik diskin topografik parametreleri ölçüldü. Görme alanı (GA) muayenesi Humphrey otomatik perimetrisi ile santral 30-2 SITA-Standart test programı kullanılarak yapıldı. Ayrıca renkli Doppler ultrason (RDUS) ile oftalmik arter (OA) ve santral retinal arter (SRA) kan akım hızları hesaplandı. Bulgular: OUAS lu hastaların HRT parametrelerinden ortalama rim alanı, rim hacmi, çizgi boyu yükseklik değişkenliği, ortalama retina sinir lifi tabakası kalınlığı ve sinir lifi tabakası kesit alanı kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşüktü (p 0.05). Buna karşın GA parametrelerinden ortalama sapma (OS) ve pattern standard sapma (PSS) ile santral retinal arter akım hızlarında anlamlı şekilde yüksekti (p 0.05). Sonuç: Sonuç olarak OUAS lu hastalarda glokoma yatkınlığının olabileceği ve bu hastaların glokom açısından yakın takip edilmeleri gerektiği düşünüldü. Anahtar Kelimeler: Glokom, Heidelberg Retina Tomografisi (HRT), görme alanı, renkli Doppler ultrason, obstruktif uyku apne sendromu. ABSTRACT Purpose: To investigate the tendency of glaucoma in the patients with obstructive sleep apnea syndrome (OSAS). Materials and Methods: Thirty one (62 eyes) cases with OSAS and 30 (60 eyes) control cases were included in the study. After routine eye examination has been done, corneal thickness and optic disc topographic parameters with HRT of the patients and controls were measured. Visual field examination was performed with Humphrey automatic perimetry by using central 30-2 SITA-Standard test programme. Also blood flow velocities were calculated on ophthalmic artery (OA) and central retinal artery (CRA) with colored Doppler ultrasonography. Results: Among the HRT parameters of the patients with OSAS, mean values of rim area, rim volume, height variation contour, mean retinal nerve fiber layer thickness and retina nerve fiber layer cross sectional area were significantly lower than the values of the control group (p 0.05). However, MD and PSD which were among the visual field parameters and blood flow velocities of CRA were significantly higher in these patients when compared with the control group (p 0.05). Conclusion: As a result, it is concluded that patients with OSAS might have a tendency for glaucoma so, these patients should be followed closely due to the risk of glaucoma. Key Words: Glaucoma, Heidelberg Retina Tomography (HRT), visual field, colored Doppler ultrasonography, obstructive sleep apnea (hypopnea) syndrome. Glo-Kat 2007;2:13-17 Geliþ Tarihi : 29/12/2006 Kabul Tarihi : 21/02/ Karabük Devlet Hastanesi Karabük, Uz. Dr. 2- Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları A.D., Sivas, Doç. Dr. 3- Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları A.D., Sivas, Yrd. Doç. Dr. 4- Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji A.D., Sivas, Yrd. Doç. Dr. 5- Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları A.D., Sivas, Yrd. Doç. Dr. 6- Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları A.D., Sivas, Uzm. Dr. 7- Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları A.D., Sivas, Prof. Dr. Received : December 29, 2006 Accepted: February 21, M.D., Karabük State Hospital Karabük/TURKEY AKBULUT M., 2- M.D. Associate Proffessor, Cumhuriyet University School of Medicine, Department of ARICI M.K., ERDOGAN H., 3- M.D. Assistant Proffessor, Cumhuriyet University School of Medicine, Department of Pulmonary Medicine Sivas/TURKEY DOGAN T., 4- M.D. Asistan Proffessor, Cumhuriyet University School of Medicine, Department of Radiology Sivas/TURKEY ATALAR M.H., 5- M.D. Asistan Proffessor, Cumhuriyet University School of Medicine, Department of TOKER İ., 6. M.D., Cumhuriyet University School of Medicine, Department of Radiology Sivas/TURKEY VURAL A., 7. M.D. Proffessor, Cumhuriyet University School of Medicine, Department of TOPALKARA A., Correspondence: M.D. Associate Proffessor, Mustafa Kemal ARICI Cumhuriyet University School of Medicine, Department of Ophthalmology Sivas/TURKEY 14 Obstrüktif Uyku Apne Sendromlu Olgularda Glokom Yatkınlığı GİRİŞ Glokom, optik sinir başı (OSB) gangliyon hücre aksonunun geri dönüşsüz hasarı, retina aksonal segmentin atrofisi ve gangliyon hücre ölümü ile karakterize kronik, ilerleyici, multifaktöryel bir optik nöropatidir. 1 Hastalığın neden olduğu geri dönüşümsüz doku hasarı göz önüne alınırsa, erken ve doğru tanının önemi büyüktür. Risk faktörleri olarak yaş, ırk, göz içi basıncı (GİB) artışı, endokrin ve vasküler hastalıklar gibi sistemik faktörler ve genetik faktörler kabul edilmektedir. Obstrüktif uyku apnea sendromu (OUAS), uyku sırasında tekrarlayan üst solunum yolu (ÜSY) nun tamamen veya kısmi tıkanma atakları ile karakterize bir sendromdur. Hastalık genellikle şişman, uzun süreden beri gece horlaması olan erkeklerde ortaya açıkmaktadır. Hastalığa ÜSY patolojileri, kardiovasküler, akciğer, nörolojik, endokrin, kollajen doku ve psikiyatrik hastalıklar gibi birçok hastalık eşlik etmektedir. Tanı, polisomnografi (PSG) ile uyku evrelerinin çeşitli fizyolojik parametrelerin ayrıntılı incelemesi ile konmaktadır. 2-7 OUAS, tüm ırk, yaş, sosyo ekonomik düzey ve etnik guruplarda görülen en sık karşılaşılan uyku bozukluklarından biridir. 8-9 ABD de yaş grubunda 12 milyon kişinin OUAS lu olduğu ve hastalığın prevalansında %1-5 arasında olduğu tahmin edilmektedir OUAS lı hastalarda gevşek göz kapağı sendromu, papilla ödemi, optik nöropati, primer açık açılı ve normotansif glokom gibi göz hastalıklarının daha sık görüldüğü bildirilmiştir Ayrıca ülkemizde yapılan 2 çalışmada, bu hastalarda retina sinir lifi kalınlığının azaldığı ve orbital kan akım hızlarında değişmeler olduğu saptanmıştır. 18,19 Bu çalışmada glokomu olmayan OUAS lu hastalarda pakimetri, Heidelberg Retina Tomografisi (HRT), görme alanı (GA) ve renkli Doppler ultrason (RDUS) ile oftalmik arter (OA) ve santral retinal arter (SRA) de kan akım hızları ölçülerek glokom yatkınlığının araştırılması amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM Bu çalışma Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi (CÜTF) Göz Hastalıkları Anabilim Dalında Şubat 2004-Eylül 2004 tarihleri arasında yapıldı. CÜTF Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uyku Laboratuarı tarafından yapılan PSG sonucuna göre apne hipopne indeksi (AHİ)(20) ile OUAS tanısı konan 10 u kadın 21 i erkek olmak üzere toplam 31 olgunun 61 gözü çalışmaya alındı. Daha önce glokom tanısı alan veya çalışma sırasında glokom tanısı konan hastalar çalışmaya alınmadı. Kontrol grubu olarak benzer yaş ve cinsiyet dağılımına sahip, refraksiyon kusuru dışında başka oftalmolojik ve sistemik bir hastalığı olmayan 15 kadın 15 erkek olmak üzere 30 olgunun 60 gözü çalışmaya alındı. Tüm hastaların çalışma öncesi yazılı onayları alındı. Çalışmaya alınan hastalar görme keskinliği, biyomikroskobik muayene, göz içi basıncı (GİB), goniyoskopi ve fundus muayenesini de içeren tam bir göz muayenesi yapıldı. Ayrıca konfokal tarayıcı laser oftalmoskop (HRT, Heidelberg Engineering GmbH TI1000 Dossenheim, Germany) ile optik sinir başı topografik ölçümleri, otomatik perimetre ile görme alanı muayenesi ve pakimetre ile kornea kalınlığı ölçüldü. Renkli Doppler Ultrason (RDUS) ile oftalmik arter (OA) ve santral retinal arter (SRA) kan akım hızları ölçüldü. OUAS tanısı alan olgularda ayrıntılı anamnezleri alındıktan sonra Snellen eşeli ile görme keskinlikleri saptandı. Refraksiyon kusuru olan olgulara otorefraktometre (Topcon KR 7000) yapılarak gerekli düzeltme yapıldı. Biyomikroskop ile kornea, iris, lens ve ön kamara derinliğini değerlendiren ayrıntılı oftalmolojik muayene yapıldı. Goldmann applanasyon tonometrisi ile GİB değerleri farklı iki zamanda ölçüldü ve %1 lik tropikamid ile midriyazis sağlandıktan sonra +78 D asferik lens ile ayrınıtılı göz dibi muayenesi yapıldı. Optik disk topografik analizi HRT kullanılarak gerçekleştirildi. Tüm çekimlerde 10x10 derecelik görüntü alanları (10 μm lik hassasiyet) kullanılıp, 32 ardışık görüntüden oluşan bir seri elde edilerek, bu seriden tek bir topografik görüntü çıkardı. Bu görüntüler üzerinde tek bir araştırmacı tarafından optik diskin dış sınırları çizilip, HRT I versiyonu imaj analiz programı ile optik disk topografik ölçümleri yapıldı. Değerlendirilmeye optik disk topografik parametrelerinden, disk alanı (DA), çukurluk alanı (CA), çukurlukdisk alanı oranı (C/D), rim alanı (RA), çukurluk hacmi (CV), rim hacmi (RV), ortalama çukurluk derinliği (MCD), maksimum çukurluk derinliği (MxCD), çukurluk biçim ölçümü (CSM), çizgi boyu yükseklik değişkenliği (HVC), ortalama sinir lifi tabakası kalınlığı (MRNFL) ve retina sinir lifi tabakası kesit alanı (RNFLCSA) alındı. Görme alanı muayenesi otomatik perimetri ile (Humphrey Systems Field Analyzer Model II 750, Zeiss, USA) 30-2 tam eşik test programı kullanılarak yapıldı. Refraksiyon kusuru olan olgularda testler tashihli olarak gerçekleştirildi. Güvenirlik kriterlerini sağlayan testlerde diffüz veya lokalize defektler tespit edildiğinde, öğrenme etkisini ortadan kaldırmak için testler tekrarlandı. Görme alanı ile ortamla sapma (OS), patern standart sapma (PSS), kısa dönem dalgalanma (KDD) ve düzeltilmiş patern standart sapma (DPSS) parametreleri değerlendirildi. Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı nda OA ve SRA akım hızları RDUS cihazı (Hitachi EUB 515-A model) ile 7.5 MHz lik lineer transduser kullanılarak değerlendirildi. Optimal ölçüm yapabilmek için düşük ve orta akım ayarları ve 50 mm lik derinlik ayarı kullanıldı. İnceleme, olgular rahat bir şekilde sırt üstü yatarken gözleri kapalı olarak yapıldı. Artefaktları önlemek için göze basınç uygulanmadan ve göz hareketsiz durumda iken göz kapakları üzerine transmisyon jeli sürülerek inceleme yapıldı. OA incelenirken gözün addüksiyonda tutulması sağlanıp, transdüser gözün üst-temporaline yerleştirildi. OA görüntülenerek sistolik/diastolik oranlarına göre spektral analiz yapıldı ve kan akım hızları bulundu. SRA lerin ölçümleri yapılırken Glo-Kat 2007;2:13-17 Arıcı ve ark. 15 Tablo 1: Obstrüktif uyku apne sendromlu hastaların ve kontrol grubunun HRT parametreleri. Parametre Kontrol (Aritmetik ortalama±sd) Hasta (Aritmetik ortalama±sd) P DA 2.10 ± ± CA 0.37 ± ± C/D 0.18 ± ± RA 1.75 ± ± CV 0.08 ± ± RV 0.55 ± ± MCD 0.20 ± ± MxCD 0.50 ± ± CSM -0.21± ± HVC 0.48 ± ± MRNFLT 0.29 ± ± RNFLCSA 1.44 ± ± DA: disk alanı, CA: çukurluk alanı, C/D: çukurluk-disk oranı, RA: rim alanı, CV: çukurluk hacmi, RV: rim hacmi, MCD: ortalama çukurluk derinliği, MxCD: maksimum çukurluk derinliği, CSM: çukurluk biçim ölçümü, HVC: çizgi boyu yükseklik değişkenliği, MR- NFL: ortalama sinir lifi tabakası kalınlığı, RNFLCSA: retina sinir lifi tabakası kesit alanı. Tablo 2: Obstrüktif uyku apne sendromlu hastaların ve kontrol grubunun görme alanı global indisleri. Parametre Kontrol (Aritmetik ortalama±sd) Hasta (Aritmetik ortalama±sd) P DA 2.10 ± ± OS ± ± PSS 2.83 ± ± KDD 2.17 ± ± DPSS 2.13 ± ± OS: ortamla sapma, PSS: patern standart sapma, KDD: kısa dönem dalgalanma,, DPSS: düzeltilmiş patern standart sapma. gözün nötral pozisyonda tutulması sağlandı. Bu iki arterden elde edilen akım örneklerinden peak systolic velocity (PSV), end-diastolic velocity (EDV) ve reistance index (Rİ) değerleri bulundu. Çalışmanın verileri SPSS (99 versiyon 10.0) programına yüklendi. İki grup cinsiyet açısından Ki-kare testi ile diğer veriler ise iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi ile karşılaştırıldı. Veriler tablolarda aritmetik ortalama±standart sapma şeklinde verildi ve P 0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. BULGULAR Çalışmaya alınan OUAS lu 31 olgunun 10 u kadın (%32.3), 21 i erkek (67.7) ve yaş ortalaması 51.48±9.56 yıldı. Kontrol grubuna alınan 30 olgunun 15 i kadın (%50), 15 i erkek (%50) ve yaş ortalaması ise 50.93±9.92 yıldı. İki grup arasında ortalama yaş ve cinsiyet açısından anlamlı bir fark yoktu (p 0.05). Çalışma sırasında OUAS lı 1 hastada primer açık açılı glokom ve 2 hastada oküler hipertansiyon saptandı. Bu 3 hasta çalışmadan çıkarıldı ve çalışmanın verileri bu 3 hastanın sonuçları alınmadan değerlendirildi. OUAS lu hastaların ortalama GİB 15.3±3.1 mmhg, santral kornea kalınlığı ±28.68 μm idi. Aynı değerler sırasıyla kontrol grubunda ise 16.1±2.7 mmhg ve ±31.27 idi. İki grup arasında GİB ve santral kornea kalınlığı açısından anlamlı bir fark yoktu(p 0.05). Tablo-1 de HRT değerleri verilmiştir. İki grubun HRT parametreleri karşılaştırıldığında RA, RV, HVC, MRNFLT ve RNFLCSA OUAS lu hastalarda istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşüktü (p 0.05). Fakat diğer parametrelerde anlamlı bir fark yoktu (p 0.05). GA parametreleri karşılaştırıldığında OS ve PSS OUAS lu hastalarda istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksekti (p 0.05), fakat KDD ve DPSS yönünden anlamlı bir fark yoktu (p 0.05) (Tablo-2). Tablo 3: Obstrüktif uyku apne sendromlu hastaların ve kontrol grubunun oftalmik arter ve santral retinal arter ortalama akım hızları. Damar Aritmetik ortalama±sd Oftalmik Arter Kontrol Hasta p PSD, m/sn 0.34 ± ± EDV, m/sn 0.10 ± ± RI 0.66 ± ± Santral Retinal Arter PSD, m/sn 0.12 ± ± EDV, m/sn 0.05 ± ± RI 0.58 ± ± PSV: peak systolic velocity, EDV: end-diastolic velocity, RI; reistance index 16 Obstrüktif Uyku Apne Sendromlu Olgularda Glokom Yatkınlığı OA ve SRA parametreleri tablo-3 de verilmiştir. OA parametreleri açısından iki grup arasında anlamlı bir fark yoktu. SRA parametrelerinden ise peak systolic velocity (PSV) ve end-diastolic velocity (EDV) kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksekti (p 0.05). Diğer parametrelerde ise anlamlı bir fark yoktu (p 0.05). TARTIŞMA Glokom patogenezi tam olarak bilinmemesine karşın çeşitli kardiyovasküler hastalıklar glokom için risk faktörüdür. Bu damar hastalıkları içinde arteryel hipertansiyon, aterosklerosis, vasospasm, akut hipotansiyon sayılabilir. OUAS, uyku sırasında tekrarlayan ÜSY tıkanma atakları ve sıklıkla kan oksijen doygunluğunda azalma ile karakterize bir klinik tablodur. Apne atakları sırasında hipoksemi, hiperkapnik asidoz, intratorasik basınç değişiklikleri, sistemik kan basıncında yükselmeler (hem sistolik, hem de diyastolik) ortaya çıkar. Ayrıca bu hastalarda ateroskleroz, iskemik kalp hastalıkları, günlük yaşamda düşünme, algı, bellek, iletişim ve öğrenme yetisinde bozulmalar saptanmıştır. 5-7,21,22 Yapılan bazı çalışmalarda PAAG lu ve NTG lu hastalarda OUAS nun birlikteliği saptanarak, bu hastalarda OUAS nun glokom için bir risk faktörü olabileceği belirtilmiştir Bu çalışma OUAS lu hastalarda glokoma olan yatkınlığını değerlendirmek amacıyla yapıldı. Bu amaçla, pakimetre, HRT ile optik sinir başı parametreleri, GA ve RDUS ile oküler kan akım hızları ölçülerek normal sağlıklı bireylerle karşılaştırıldı. Son zamanlarda santral kornea kalınlığı glokom hastaları için önemli paremetrelerden biri olmuştur. 26 Bu hastalarda GİB ölçümü yanında santral kornea kalınlığı da ölçülerek normal bireylerle kaşılaştırıldı. Fakat iki grup arasında GİB ve santral kornea kalınlığı açısından anlamlı bir fark tespit edilmedi. Çalışmada OUAS lu hastalarda HRT parametrelerinden rim alanı, rim hacmi ve çizgi boyu yükseklik değişkenliğinin kontrol grubuna göre daha düşük olduğu saptandı. Bu sonuçlara ek olarak ortalama sinir lifi tabakası kalınlığı ve retina sinir tabakası kesit alanı da bu hastalarda azalmış olarak bulundu. Ayrıca GA parametrelerinden OS ve PSS değerleri de anlamlı şekilde yüksekti. Bu sonuçlar gözününe alındığında, OUAS lu hastalarda GİB normal sınırlar içinde olmasına karşın, GA nında yaygın bir duyarlılık kaybı olması, retina sinir lifi kalınlığında, rim alanı ve hacminde azalmanın tespit edilmiş olması, bu hastaların glokom gelişimi riski açısından dikkatli olunması gerektiğini düşündürmektedir. Kargı ve ark. OUAS lu hastalarda glokomun olası erken bulgularını araştırmak için, laser polarimetre ile retina sinir lifi tabakası kalınlığını ölçerek, normal bireylerle karşılaştırmışlardır. Sonuçta bu hastalarda retina sinir lifi tabakasının inceldiğini tespit ederek, bu sonucun hipoksi ve vazokonstrüksiyon sonucu olabileceğini bildirmişlerdir. 18 Çalışmamızda da benzer sonuçlar bulundu. Fakat bu çalışmadan farklı olarak, retina sinir lifi tabakasını indirekt olarak ölçen konfokal tarayıcı laser oftalmoskop kullanıldı. Mojon ve ark. 114 OUAS lu hasta üzerinde yaptıkları çalışmada rutin oftalmolojik muayeneleri ile birlikte PSG analizlerinde respiratory disturbance indeks (RDI) değerlerine göre hastaları normal, hafif, orta ve ağır OUAS olarak ayırmışlar ve bu hastalarda glokom prevalansını araştırmışlardır. 2 Sonuçta OUAS lu hastalardaki glokom prevalansının (%7.2) genel popülasyona göre (%2) yüksek olduğunu saptamışlardır. OUAS da optik sinir hasarı ise optik sinir başı kan akım otoregülasyon mekanizmasının bozulması veya bu sendromun neden olduğu arteryel hipertansiyon ve ateroskleroza sekonder gelişen hasara bağlı olabileceği şeklinde açıklanmıştır. 16 Çalışmamızın bu çalışmadan farkı ise OUAS lu hasta sayımızın yetersizliğinden dolayı RDI değerlerine göre hastaların sınıflandırılmamış olması ve bir prevealans çalışması olmamasıdır. Bununla birlikte gerek HRT sonuçları gerekse GA sonuçları bu çalışmayı destekler niteliktedir. Ayrıca çalışma sırasında OUAS lı 1 hastada PAAG ve 2 hastada ise oküler hipertansiyon tespit etmemiz önemli bir sonuçtur. Bu 3 hasta, glokom ile OUAS birlikteliğini desteklediği düşündürmekle beraber tesadüfi bir sonuç ta olabilir. Bu konuda Geyer ve ark. tarafından en geniş örnekleme sayısına sahip 228 OUAS lu hastada glokom prevalansı araştırılmıştır. 3 Hastalar Mojon ve ark. çalışmalarında olduğu gibi rutin oftalmolojik muayene edilip, RDI değerlerine göre hafif, orta ve ağır şeklinde sınıflanmış ve sonuçta tüm OUAS lu hastaların %2 sinde (5 hasta) PAAG tespit edilmiştir. Ayrıca RDI değeri ile glokom varlığı arasında istatistiksel olarak anlamlı bağıntı saptamamışlardır. Bu çalışma Mojon un çalışmasına göre daha geniş bir örneklem grubu olmasından dolayı daha anlamlıdır. Öte yandan Robert ve ark. OUAS lu hastalarda gevşek göz kapağı sendromunu araştırdıkları çalışmada, aynı zamanda bu hastalarda yüksek glokom prevalansını tespit etmişlerdir. 12 Ancak 69 hasta üzerinde çalıştıklarından dolayı örneklem sayılarının az olması bu sonucun tesadüfî olabileceğini de düşünülebilir. OUAS da oluşan değişik fizyolojik faktörlerin, diğer oküler hastalıkların patogenezinde önemli rol oynayabileceği bildirilmiştir. 12,16,17,27 Mojon ve ark. klinik olarak normal oftalmolojik bulgulara sahip OUAS lu 7 olguda optik nörapati ile uyumlu görme alanı defekti saptamışlar ve bu hastaların tedavisi ile görme alanı defektlerinin durağanlaştığı veya gerilediği saptamışlardır. 17 Aynı yazarın diğer bir çalışmasında ise non-arteritik anterior iskemik optik nöropati ile OUAS arasındaki ilişkiyi araştırmışlar ve non-arterik anterior iskemik optik nöropatili 17 hastadan 12 sinde (%71) OUAS tespit etmişlerdir. 27 Öte yanda Robert ve ark ise OUAS lu hastaların gevşek göz kapağı sendromuna yatkın olduğunu bildirmişlerdir. 12 Tüm bu çalışmalar göz önüne alındığında, GA sonuçlarımız bu çalışma sonuçları ile benzerlik göstermektedir. Özetle OUAS lu hastalarda hem sistemik hem de göz bulguları gibi lokal problemlerin daha sık ortaya çıktığı düşünülürse bu hastaların yakından takip edilmesi zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca diğer kliniklerce (göğüs hastalıkları, nöroloji) saptanan OUAS olgularının göz kliniklerine refere edilmesi sağlanmalıdır. Glo-Kat 2007;2:13-17 Arıcı ve ark. 17 Ayrıca çalışmada, OA ve SRA de RDUS ile bu hastaların oküler kan akımını değ
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks