Please download to get full document.

View again

of 10
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

Original Research / Özgün Araştırma. Veli Duyan* 1, Selahattin Gelbal 2. Duyan ve Gelbal, TJFMPC 2016; 10 (4) 233 ABSTRACT

Category:

Science

Publish on:

Views: 43 | Pages: 10

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
Original Research / Özgün Araştırma Passivity, Assertiveness and Aggression Scale-PAAS: Study of Reliability and Validity Edilgenlik, Girişkenlik ve Saldırganlık Ölçeği - EGSÖ: Güvenirlik ve Geçerlik Çalışması
Transcript
Original Research / Özgün Araştırma Passivity, Assertiveness and Aggression Scale-PAAS: Study of Reliability and Validity Edilgenlik, Girişkenlik ve Saldırganlık Ölçeği - EGSÖ: Güvenirlik ve Geçerlik Çalışması Veli Duyan* 1, Selahattin Gelbal 2 ABSTRACT Introduction: Passivity, assertiveness and aggression are the patterns of communication that people use to express their emotions and thoughts. In this respect, a need for a valid and reliable assessment tool for these three communication patterns has arisen. In order to meet this need, our study seeks to assess validity and reliability of PAAI (Personal Assertion Analysis Inventory), which was developed by Hedlund ve Lindqvist (1984) Methods: This study is conducted with 328 university students with an average age of 21,03 (SS=2,14). For the language reliability of the scale, professional translation, reverse translation and consistency of these translations are examined. For the reliability, test, re-test and Cronbach Alpha coefficient is calculated, which indicates the internal validity of the scale items. The total test points and correlations power index is declared acceptable at 0,20 and above. After calculating the reliability and item selectivity of each dimension, confirmatory factor analysis is conducted for validity. Results: There are 10 items for each sub-category within the original scale. Among the model-data consistency indicators, CFI (0.91), NFI (0.81), AGFI (0.87) values are calculated in the confirmatory factor analysis. Moreover, the consistency index IFI, which indicates the probability of SRMR value independently of the sample, is calculated as In addition, the 90% contingent confidence interval of RMSEA value is calculated as Finally, it is found out that SRMR value (0.053), which indicates the consistency of the model's standardized error, is acceptable. Conclusion: The findings of the study show that the PAAI is composed of 3 dimensions: passivity, assertiveness and aggression and the results are valid and reliable. Key words: Passivity, assertiveness, aggression, scale, reliability and validity ÖZET Giriş: Edilgenlik, girişkenlik ve saldırganlık insanların duygu ve düşüncelerini ifade etmede kullandıkları iletişim kalıplarıdır. Bununla birlikte, insanların edilgenlik, girişkenlik ve saldırganlık durumlarını geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı ile değerlendirme gereksinimi hissedilir olmuştur. Bu gereksinimi karşılamak üzere gerçekleştirilen çalışma, Hedlund ve Lindqvist (1984) tarafından geliştirilen EGS (Personal Assertion Analysis Inventory) Ölçeği nin geçerliğini ve güvenirliğini belirlemeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Bu çalışma, yaş ortalaması 21,03 (SS=2,14) olan 328 üniversite öğrencisi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin dil geçerliliği için uzman kanısına dayalı çeviri, ters çeviri ve bu çevirilerin tutarlılığı incelenmiştir. Güvenirliği için, test-tekrar test ve ölçeği oluşturan maddelerin iç tutarlılığını veren Cronbach Alpha Katsayısı hesaplanmıştır. Ölçeği oluşturan maddelerin toplam test puanları ile korelasyonları hesaplanarak, madde ayırıcılık gücü indeksleri hesaplanmıştır. Madde ayırıcılık gücü indeksleri, 0,20 ve üzerinde olması kabul edilebilir ölçüt olarak alınmıştır. Her bir boyuttaki maddelerin oluşturduğu ölçeğin güvenirliği ve madde ayırıcılıkları hesapladıktan sonra, geçerlilik için doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Bulgular: Ölçeği oluşturan üç alt boyut için 10 ar madde, ölçeğin orijinalinde belirlenmiştir. Doğrulayıcı faktör analizinde, model-veri uyumu göstergelerinden olan CFI (0.91), NFI (0.81), AGFI (0.87) değerleri bulunmuştur. Ayrıca, örneklemden bağımsız olarak SRMR değerinin olasılığını veren uyum indeksi IFI değeri 0.91 olarak belirlenmiştir. Ayrıca, RMSEA değerinin % 90 olasılıklı güven aralığının olduğu saptanmıştır. Son olarak modelin standartlaştırılmış hatalarına ilişkin, model uyumunu veren SRMR değerinin (0.053) kabul edilebilir olduğu görülmektedir. Sonuç: Araştırma sonucunda, EGS Ölçeği nin edilgenlik, girişkenlik ve saldırganlık olmak üzere üç boyuttan oluştuğu, geçerli ve güvenilir sonuçlar verdiği belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Edilgenlik, girişkenlik, saldırganlık, ölçek, geçerlik ve güvenirlik Received / Geliş tarihi: , Accepted / Kabul tarihi: Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü, 2 Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü *Address for Correspondence / Yazışma Adresi: Veli Duyan, Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü, Ankara Duyan V, Gelbal S. Edilgenlik, girişkenlik ve saldırganlık ölçeği - EGSÖ: güvenirlik ve geçerlik çalışması. TJFMPC, 2016;10(4): DOI: /tjfmpc Duyan ve Gelbal, TJFMPC 2016; 10 (4) 233 GİRİŞ İnsanlar, ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla farklı iletişim biçimleri geliştirmişlerdir. İnsanların kullandığı bu iletişim biçimlerinin sonucunda ise, her bireyin kendine özgü davranış kalıpları ortaya çıkmaktadır. Kişilerin duygu ve düşüncelerini ifade ederken üç temel davranışta bulunduklarını söylemek mümkündür. Bu davranış biçimleri bir doğru üzerinde ele alınırsa; bir uçta edilgenlik, diğer uçta saldırganlık ve ortada da girişkenlik olmak üzere yerleştirilebilir. Edilgen (-), Girişken (+), Saldırgan (-).¹ Edilgenlik Girişken Saldırgan Kişilik Tipleri Edilgen, girişken ve saldırgan davranışlar gösteren bireylerin kişilik tiplerinin anlaşılabilmesi için edilgenlik, girişkenlik ve saldırganlık kavramlarının tanımlamalarının yapılarak tartışılması gerekmektedir. Edilgenlik Edilgen sözcüğü, TDK Türkçe Sözlüğüne göre yapılan işten etkilenen, pasif, etken karşıtı anlamlarıyla sıfat olarak kullanılmaktadır.² Edilgenlik ise edilgen olma, yapılan bir işten etkilenme durumuna işaret etmektedir. Edilgen tarz içindeki bireyler ele alındığında, edilgen tarz içindeki bireylerin literatürde çekingen bireyler olarak da nitelendirildikleri dikkat çekmektedir. Edilgen bireyler, duygu ve düşüncelerini rahatlıkla ifade edemeyen, diğerleri ile sınır koyma, hayır diyebilme, kendi kararlarını verme konusunda zorluk yaşayan ve kaygılı bireyler oldukları için, öfke ya da yetersizlik duygusunu yoğun bir şekilde yaşamaktadırlar. ³ Edilgenlik, bireyin duygu, düşünce ve inanç gibi kendine özgü niteliklerini göstermede yeterli olmaması ve haksızlığa uğradığında karşı koyamaması ve kendini savunamaması olarak ifade edilmektedir. 4 Edilgen bireyler, tanımadığı insanların bulunduğu sosyal ortamlarda sakarlık korkusu veya sosyal ortama dâhil olmayı başaramama kaygısı yaşadıkları için etkileşime girmekten kaçınmaktadırlar. Bu durum da, böyle bireylerin sosyal ortamlarından uzaklaşmalarına ve pasifleşmelerine sebep olmaktadır. Edilgen bireylerin karakteristik özelliği, bulunduğu sosyal ortama katılırken insanlara karşı kontrollü davranış sergilemeleri ve insanların dikkatini üzerine çekmeye çalışmamalarıdır. Edilgen bireyler, yaşadıkları duygusal stresin etkisiyle negatif değerlendirilmekten sakındıkları için, bireysel aktivitelere katılmaktan korkarlar ve katılmak istemezler. 5 DSM-V-TR e göre edilgen (çekingen) kişilik bozukluğu tanı ölçütleri şunlardır: 6 Eleştirilecek, beğenilmeyecek ya da dışlanacak olma korkusuyla, çok fazla kişiler arası ilişki gerektiren mesleki etkinliklerden kaçınır, Sevildiğinden emin olmadıkça insanlarla ilişkiye girmek istemez, Mahcup düşeceği ya da alay konusu olacağı korkusuyla, yakın ilişkilerde tutukluk gösterir, Toplumsal durumlarda eleştireceği ya da dışlanacağı üzerine kafa yorar, Yetersizlik duyguları yüzünden, yeni kişilerle aynı ortamda bulunduğu durumlarda ketlenir, Kendisini toplumsal yönden beceriksiz, kişisel olarak albenisi olmayan biri olarak ya da başkalarından aşağı görür, Mahcup düşebileceğinden ötürü, kişisel girişimlerde bulunmak ya da yeni etkinliklere katılmak istemez. Birey, bu tanı ölçütlerden dördünü ya da daha fazlasını karşılayacak tutum ve davranışlar sergiliyorsa, çekingen kişilik bozukluğu na sahip olduğu kabul edilmektedir. Girişkenlik Girişken sözcüğü, TDK Türkçe Sözlüğüne göre kendi kendine iş, uğraş yaratabilen, bir işe çekinmeden girebilen, başkalarıyla kolayca ilişki kurabilen, girişkin anlamlarıyla sıfat olarak kullanılmaktadır. Girişkenlik ise, girişken olma, bir işe çekinmeden girebilme durumuna işaret eder. 7 Girişken tarz içindeki bireyler ele alındığında, girişken tarz içindeki bireylerin literatürde atılgan bireyler olarak değerlendirildikleri görülmektedir. Girişkenlik, insanların kendi haklarını korurken, başkalarının haklarını da göz önünde bulundurarak, duygularını, düşüncelerini ve inançlarını dürüst ve uygun bir şekilde ortaya koyması olarak tanımlanmaktadır. 8 Girişkenlik; güvenli girişkenlik, bireyin kendine güveni olarak kavramlaştırılmıştır. Girişken bireyler, düşüncelerini, duygularını ve inançlarını doğrudan, dürüst, uygun yollarla ifade etmekte ve başkalarının haklarını gözeterek ortaya koymaktadırlar. Girişken bir kişi etkin bir biçimde dinler, tartışır ve başkalarında, kendisiyle işbirliği içinde olma isteği uyandırır. 4 Girişkenlik, kişiler arası ilişkilerin iyileştirilmesinde temel uyum ögesi olarak değerlendirilerek, sosyal beceri bağlamında önem kazanmıştır. 9,10 Sosyal bir beceri olan girişkenlikle ilgili literatürde birçok araştırma mevcuttur. Yapılan araştırmalarda, öğrencilerin benlik saygısı ve girişkenlik düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. 11 Ockey ise yaptığı çalışmada, girişkenlik düzeyi ile iletişim Duyan ve Gelbal, TJFMPC 2016; 10 (4) 234 becerisi arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki belirlemiştir. 12 Girişkenlik, bir davranış biçimi olarak kabul edilmektedir. Girişken bireyler, hem kendisinin, hem de çevresindekilerinin haklarına saygı göstererek olumlu ve olumsuz düşüncelerini, açık ve dürüstçe ifade edebilmekte, kendi duygu, davranış ve düşüncelerinin sorumluluklarını kabullenebilmektedirler. 13 Saldırganlık Saldırgan sözcüğü ise, TDK Türkçe Sözlüğüne göre başkasına saldıran, yapısında saldırma özelliği olan, agresif, mütecaviz anlamlarıyla sıfat olarak kullanılmaktadır. Saldırganlık ise bireyin kendi düşünce ve davranışlarını dıştaki direnmelere karşı, zorla karşısındakine benimsetme çabası olarak anlaşılmaktadır. 14 Uygun bir şekilde yönlendirildiği takdirde, bir toplum için yapıcı bir kuvvete ve enerjiye dönüşebilen saldırganlık eğilimi ise, düşmanlık, imha etmek ve hücum etmek anlamlarını taşımaktadır. Saldırganlığın, çeşitli etkenler sonucu oluşan davranış sapmaları olarak tanımlamış amaçlı ve amaçsız olmak üzere ikiye ayrıldığı belirtilmiştir. 4 Perlman ve Cozby, saldırganlığın, kişinin başkalarına zarar verme isteği olduğunu; Gergen ise saldırganlığın sadece davranışsal bir öğe olmadığını buna öfkenin, düşmanlık gibi çeşitli duygusal öğelerin eşlik ettiğini belirtmişlerdir. 15,16 Pasif-agresif kişilik bozukluğu tanı ölçütleri şunlardır: 6 Rutin, sosyal ve mesleki tasarıları tam karşılamaya pasif direnç gösterme, Başkaları tarafından takdir edilmemekten ve yanlış anlaşılmaktan yakınma, Asık yüzlü ve tartışmacı olma, Otoriteyi küçük görme ve eleştirileri mantıksız bulma, Görünüşte daha şanslı olmaya yönelik kıskançlık ve gücenme gösterme, Kişisel şanssızlıktan devamlı yakınma ve abartılı olarak dile getirme, Pişmanlık duyma ve düşmanca meydan okuma arasında değişiklik gösterme. Birey, bu tanı ölçütlerden dördünü ya da daha fazlasını karşılayacak tutum ve davranışlar sergiliyorsa, pasif agresif kişilik bozukluğu na sahip olduğu kabul edilmektedir. Literatürde, edilgen bireylerin saldırgan olma durumlarını da inceleyen çalışmalar mevcuttur. Böyle bireylere, pasif-agresif veya pasif-saldırgan bireyler de denilmektedir. Pasif -saldırgan bireyler inatçı, işleri ağırdan alan ve geciktiren tutumlar sergilemektedir. Ailesinde yeteri kadar ilgi göremeyen çocukların, bu yaşadıklarını dışa vurarak böyle bir kişiliğe sahip oldukları düşünüldüğünden dolayı bireylerin küçük yaşta yaşadıkları önem teşkil etmektedir. Dökmen, edilgen, girişken ve saldırgan bir bireyin davranış şeklini şöyle örneklendirmiştir: Bir kişinin kuyrukta sıra beklediği düşünülürse; önüne izinsiz olarak birisi geçtiğinde, kişi eğer kızdığı halde sesini çıkarmazsa, edilgen davranmış olur; eğer bu kişiyle kavga ederse saldırgan davranmış olur; eğer bu kişiye, kuyruğun sonuna geçmesi gerektiğini uygun bir dille söylerse girişken davranmış olur. 17 Türkiye de, insanların edilgenlik, girişkenlik ya da saldırgan bir şekilde ifade edip etmediklerini güvenilir ve geçerli bir biçimde ortaya koyacak, bir ölçme aracına gereksinim duyulmaktadır. Hedlund ve Lindqvist tarafından geliştirilen Personal Assertion Analysis Ölçeği (PSA), insanların bilgilerini, görüşlerini ve duygularını edilgen, girişken ya da saldırgan bir şekilde ifade edip etmediklerini değerlendirmeye olanak sağlamaktadır. 18 Bu nedenle, EGS Ölçeği nin Türkçe uyarlamasının bu gereksinimi büyük ölçüde karşılayacağı düşünülmektedir. Amaç Bu çalışmanın amacı, Hedlund ve Lindqvist (1984) tarafından geliştirilmiş olan EGS Ölçeği nin (Personal Assertion Analysis), bir grup üniversite öğrencisi üzerinde Türkçe uyarlamasını yapmaktır. YÖNTEM Çalışma Grubu Tablo 1 de EGS Ölçeği nin geçerlik ve güvenirlik çalışmasına katılan üniversite öğrencilerinin sosyodemografik özelliklerine ilişkin bilgilere yer verilmiştir. Tablo 1 den de anlaşılacağı üzere, uyarlama çalışması farklı bölümlerinde okuyan ve yaş ortalaması 21,03 (SS=2,14) olan 328 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. EGS Ölçeği: EGS Ölçeği (Personal Asseriton Analysis), Hedlund ve Lindqvist (1984) tarafından geliştirilmiş olan, öz Duyan ve Gelbal, TJFMPC 2016; 10 (4) 235 Tablo 1. Çalışma grubunun sosyodemografik özellikleri Sosyo-Demografik Özellikler Sayı % Bölümü Sosyal Hizmet ,9 Sağlık Kurumları Yönetimi 57 17,4 Hemşirelik ,8 Cinsiyet Kadın ,3 Erkek ,7 Yaş * , , , , , ,8 24 ve üzeri 25 7,6 Sınıf ,3 Doğum Yeri , , ,0 Kır 46 14,1 Kent 90 27,4 Büyükşehir ,5 * Ort=21,03; SS=2,14; En alt-en üst=18-34 bildirim tarzı bir ölçektir. Bu ölçek, insanların bilgilerini, görüşlerini ve duygularını edilgen, girişken ya da saldırgan bir şekilde ifade edip etmediklerini ölçmek için kullanılmaktadır. İnsanların edilgenlik, girişkenlik ve saldırganlık eğilimini belirlemeyi amaçlayan Ölçeğin her bir alt Ölçeğinde 10 ar madde olmak üzere toplamda 30 madde bulunmaktadır (Ek 1). Katılımcılardan maddelerde belirtilen her bir ifadeye, Tam benim gibi = 1, Çoğu zaman benim gibi = 2, Kimi zaman benim gibi = 3 ve Hiç benim gibi değil = 4 seçeneklerinden birini seçmesi istenmektedir. Ölçekte yer alan 3,6,11,13,16,21,25,26,27 ve 29. maddeler Edilgenlik Alt Ölçeği'ne, 1,2,4,8,9,14,18,19,20 ve 28. maddeler Girişkenlik Alt Ölçeği'ne, 5,7,10,12,15,17,22,23,24 ve 30. maddeler Saldırganlık Alt Ölçeği'ne ait olup, her bir alt ölçekten alınabilecek toplam puan 10 ile 40 arasında değişmektedir. Ölçekten alınan düşük puanlar, edilgenlik, girişkenlik ya da saldırganlık özelliğinizin yüksek, yüksek puanların ise, edilgenlik, girişkenlik ya da saldırganlık düzeyinin düşük olduğu anlamına gelmektedir. 18 Verilerin Çözümlenmesi Ölçeğin dil geçerliliği için, uzman kanısına dayalı çeviri, ters çeviri ve bu çevirilerin tutarlılığı incelenmiştir. Güvenirliği için, (ölçekten alınan puanların tutarlılık derecesi ve ölçeğin homojenliğini belirlemek amacıyla) test-tekrar test ve ölçeği oluşturan maddelerin iç tutarlılığını veren Cronbach Alpha Katsayısı hesaplanmıştır. Ölçeği oluşturan maddelerin toplam test puanları ile, korelasyonları hesaplanarak madde ayırıcılık gücü indeksleri hesaplanmıştır. Madde ayırıcılık gücü indeksleri, 0,20 ve üzerinde olması kabul edilebilir ölçüt olarak alınmıştır. Her bir boyuttaki maddelerin oluşturduğu ölçeğin güvenirliği ve madde ayırıcılıkları hesapladıktan sonra, geçerlilik için doğrulayıcı faktör analizinden yararlanılmıştır. Ölçeği oluşturan üç alt boyut için 10 ar madde, ölçeğin orijinalinde belirlenmiştir. Bu maddelerin, ilgili alt boyutla uyumlu olup olmadığını belirlemek amacıyla doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizinde ki-kare ile serbestlik derecesi oranına, hata istatistiklerine ve uyum istatistiklerine bakılmıştır. BULGULAR Bu bölümde, ölçeğin uyarlama çalışması ile ilgili izlenen süreçten elde edilen bulgulara yer verilmiştir. Araştırmanın gerçekleştirilebilmesi içini kurum izni ve öğrencilerin aydınlatılmış onamları alınmıştır. Veriler öğrencilerin sınıf ortamında toplanmıştır. Ölçeğini Türkçe uyarlama çalışması, daha önce de belirtildiği üzere 328 üniversite öğrencisi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama süreci yaklaşık 15 dakika sürmüştür. Dil Geçerliği Orijinali İngilizce olan EGS Ölçeği, Ankara, Yıldırım Beyazıt ve Hacettepe üniversitelerinde akademisyen olan üç kişinin yanı sırai mütercimtercümanlık bölümünde doktora yapan iki öğrenciye Türkçe çevirisi yaptırılmıştır. Daha sonrai bu çeviriler bir araya getirilereki hepsinin ortak yönleri aranmış ve farklılık gösteren ifadeler, çeviri yapan kişiler ile görüşülerek ortak bir cümle haline getirilmiştir. Uzman görüşüne dayanarak oluşturulan Türkçe formu, tekrar İngilizceye Duyan ve Gelbal, TJFMPC 2016; 10 (4) 236 çevrilmiştir. Ölçeğin orijinal hali ile tekrar İngilizceye çevrilmiş halii Ankara ve Hacettepe Üniversitesinden birer akademisyene incelettirilerek, ikisi arasında farklılığın olmadığı yönünde ortak görüşe varılmıştır. Uzman görüşü referans alınarak elde edilen ölçeğini Türkçe formu ile İngilizce formunun aynı anlamı ifade edip etmediğini, uygulamada görebilmek açısından, iyi derecede İngilizce bilgisine sahip 17 si yüksek lisans ve 9 u doktora olmak üzere toplam 26 öğrenciye uygulanmış, Türkçe ve İngilizce formlardan alınan puanlar arasında, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı (p=0.000) olarak bulunmuştur. Ölçeğin, belirlenen boyutlarının doğrulanması için, doğrulayıcı faktör analizinden yararlanılmıştır. EGS Ölçeği nin geçerlik çalışması için yapılan doğrulayıcı faktör analizinden elde edilen diyagram Şekil 1 de verilmiştir. EGS Ölçeği nin, kuramsal yapısına ilişkin kurulan model Şekil 1'de görülmektedir. Elde edilen uyum indeks sonuçlarına göre, model ve veri arasındaki uyum yüksektir. İyi bir uyum indeksi olmayan Ki-kare değeri manidar bulunmuştur, ancak bu durum modeldeki parametre fazla olduğundan beklenen bir durumdur. Ki-kare değerinin, serbestlik derecesine olan bağımlılığını düzeltmek için, bu değer serbestlik derecesine bölündüğünde, elde edilen sonuç model-veri uyumuna işaret etmektedir. Buna ek olarak, yine model-veri uyumu göstergelerinden olan CFI (0.91), NFI (0.81), AGFI (0.87) değerleri model ve veri uyumunu göstermektedir. Ayrıca, örneklemden bağımsız olarak SRMR değerinin olasılığını veren uyum indeksi IFI değeri 0.91 olarak belirlenmiştir. Ayrıca RMSEA değerinin % 90 olasılıklı güven aralığının olduğu saptanmıştır. Son olarak modelin standartlaştırılmış hatalarına ilişkin model uyumunu veren SRMR değerinin (0.053) kabul edilebilir olduğu görülmektedir. EGS Ölçeği nin doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarının uyumuna ilişkin istatistikler Tablo 2 de verilmiştir. Madde Analizi Madde analizinde, ayırıcılık gücü indeksi için madde-test korelasyonu hesaplanmıştır. Tablo 3 te EGS Ölçeği ndeki maddelerin madde-test korelasyonuna ilişkin bulgulara yer verilmiştir. Bulgularda her maddenin madde-test korelasyonları büyüklüğüne göre verilmiştir. Tablo 3 incelendiğinde, her üç faktörde yer alan her bir maddenin kabul edilebilir düzeyde madde-ölçek korelasyonu olduğu görülmektedir. Edilgenlik boyutu için, en düşük madde-ölçek korelasyonunun ile on altıncı maddede ve en yüksek ise ile yirmi beşinci maddede olduğu anlaşılmaktadır. Girişkenlik boyutu için, en düşük madde-ölçek korelasyonu 14. maddede (0.229), en yüksek 20. maddede (0.446) olduğu görülmektedir. Son olarak saldırganlık boyutu için, en düşük madde-ölçek korelasyonu ile yirmi ikinci, en yüksek ile yirmi üçüncü maddededir. SONUÇ Bu çalışma, Hedlund ve Lindqvist (1984) tarafından geliştirilmiş olan EGS Ölçeği nin (Personal Assertion Analysis Inventory) bir grup üniversite üzerinde Türkçe uyarlamasını yapmak amacıyla gerçekleştir
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks