Please download to get full document.

View again

of 13
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

ORİJİNAL ARAŞTIRMA. Aygül ÖZMEN, a Safinaz ATAOĞLU a. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi, Düzce

Category:

Novels

Publish on:

Views: 14 | Pages: 13

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
ORİJİNAL ARAŞTIRMA Subakromiyal Sıkışma Sendromu Tedavisinde Evrelere Göre İzokinetik Egzersiz, Lazer, İyontoforez ve Psödoiyontoforez Tedavilerinin Etkileri ile Etkinliklerinin Karşılaştırılması Aygül
Transcript
ORİJİNAL ARAŞTIRMA Subakromiyal Sıkışma Sendromu Tedavisinde Evrelere Göre İzokinetik Egzersiz, Lazer, İyontoforez ve Psödoiyontoforez Tedavilerinin Etkileri ile Etkinliklerinin Karşılaştırılması Aygül ÖZMEN, a Safinaz ATAOĞLU a a Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi, Düzce Ge liş Ta ri hi/re ce i ved: Ka bul Ta ri hi/ac cep ted: Ya zış ma Ad re si/cor res pon den ce: Safinaz ATAOĞLU Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD, Düzce, TÜRKİYE/TURKEY ÖZET Amaç: Bu çalışmanın amacı, subakromiyal sıkışma sendromlu (SSS) hastaların tedavilerinde izokinetik egzersiz, lazer, iyontoforez, psödoiyontoforez tedavilerinin etkinliklerini araştırmak ve bu etkinlikleri evrelere göre karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya Subakromiyal Sıkışma Sendromu SS tanısı konan 242 hasta alındı. Hastalar 4 gruba ayrıldı. Her grupta 3 evre vardı (evre 2, evre 3 parsiyel yırtık, evre 3 komplet yırtık). Birinci grubun bütün evrelerine izokinetik egzersiz, ikinci gruba iyontoforez yöntemi ile diklofenak jel, üçüncü gruba lazer tedavisi, dördüncü gruba diklofenak jel uygulandı ve iyontoforez cihazı çalıştırılmadı. Tedavilerin tümü haftada 3 kez, 6 hafta süreyle (18 seans) yapıldı. Hastaların tedavi öncesi ve tedavi sonrası ağrıları Visuel Analog Skala, omuz fonksiyonları Constant Skoru ve Omuz Özürlülük Skoru, yaşam kalitesi Nottingham Sağlık Profili ile değerlendirildi. Bulgular: Tedavi öncesine göre tüm gruplarda tüm skorlarda tedavi sonrası düzelme sağlandı. Grupların kendi aralarındaki karşılaştırmada tüm skorlarda en etkin yöntemin izokinetik egzersiz, en az atkili olanın ise psödoiyontoforez yöntemi olduğunu bulduk. Lazer ve iyontoforez tedavileri psödoiyontoforeze göre daha fazla düzelme sağladı. İyontoforez ile lazer karşılaştırıldığında lazer istatistiksel anlamlı olmasa da daha fazla düzelme yaptı. Hastalar evrelere göre karşılaştırıldığında grupların hepsinde tedavi öncesine göre tedavi sonrası iyileşme saptandı. Tüm evrelerde izokinetik tedavi daha etkili bulundu, daha sonra lazer tedavisi en az da psödoiyontoforez tedavisi etkili bulundu. Sonuç: Dört grupta ve 3 evrede de tedaviler, tedavi sonrası etkiydi. Birbirleriyle karşılaştırdığımızda lazer ve iyontoforez yöntemi, izokinetik kadar olmasa da psödoiyontoforezden üstün ve etkindi. Anah tar Ke li me ler: Egzersiz tedavisi; omuz sıkışma sendromu; iyontoforez; plasebo etkisi ABS TRACT Objective: The aim of this study is to investigate effectiveness of isokinetic exercise, laser, pseudoiontophoresis and iontophoresis treatment in subacromial impingement syndrome (SIS) patients, and compare this effectiveness according to the stages. Material and Methods: 242 patients who were diagnosed subacromial impingement syndrome were included to study. Patients divided 4 groups. There were three stages in each group (stage 2, stage 3 partial tear, stage 3 complete rupture). Isokinetic exercise to first group s all stages, diclofenac gel by iontophoresis method to second group, laser treatment to third group, and diclofenac gel to fourth group were applied, and iontophoresis device was not worked. All of the treatment was performed three times a week and was carried out for 6 weeks (18 session). Pre-treatment and post-treatment pain of patients was evaluated by Visual Analogue Scale, shoulder function was evaluated by Constant Score and Shoulder Disability Score, and quality of life was assessed using the Nottingham Health Profile. Results: At the end of our study; in all groups in all scores were improved after treatment compared to pre-treatment. The comparison between the groups we have found that the most effective method in all scores is isokinetic exercise, and the least effective method is pseudoiontophoresis method. Laser and iontophoresis treatments provided greater recovery compared to pseudoiontophoresis. Compared to iontophoresis with laser, laser provided greater recovery although is not statistically important. Compared to patients by stage, revealed recovery after treatment than before treatment in all groups. Isokinetic treatment is the most effective, laser treatment is normal effective and pseudoiontophoresis treatment is the least effective were found in all stages. Conclusion: As a result, treatments in four groups and in three stages were effect of after the treatment. If we compare the methods with each other, laser and iontophoresis methods are more superior and more effective than pseudoiontophoresis method, but not as isokinetic method. doi: /medsci Cop yright 2015 by Tür ki ye Kli nik le ri Key Words: Exercise therapy; shoulder impingement syndrome; iontophoresis; placebo effect : Özmen et al. GİRİŞ VE AMAÇ Omuz hastalıkları öncelikle kendisini ağrı ile gösterir, çok kısa sürede de hareket kısıtlılığına neden olur ve bel problemlerinden sonra ikinci sıklıkta görülür. 1 Omuz ağrılarının %90-95 i periartiküler sebeplere bağlı olup bunlardan en sık görüleni ise Subakromiyal sıkışma sendromudur (SSS). 2 SSS, klinik olarak üç evreye ayrılır. Birinci evre ödem ve hemoraji ile karakterizedir, sıklıkla 25 yaşın altında görülür, geri dönüşümlüdür. İkinci evre, fibrozis ve tendinitle karakterize olup hastalar sıklıkla yaşları arasındadır. Üçüncü evre, geri dönüşümsüz, tendon dejenerasyonu, kemik değişimleri, ileri aşamada parsiyel veya total tendon rüptürü ile karakterizedir, 40 yaş üzerinde görülür. SSS nin hem evreleri göz önüne alındığında hem de sık görülen yumuşak doku romatizması olması nedeni ile tedavisi önemlidir. SSS tedavisinde amaçlar; inflamatuar süreci durdurmak, ağrıyı azaltmak, ilerleyici dejeneratif değişikliklerin oluşmasını engellemek, eklem hareket açıklığının (EHA) devamını sağlamak, kas gücünü arttırmak ve günlük yaşam aktiviteleri düzenlemektir. Egzersiz ve fizik tedavi yöntemleri SSS tedavi protokollerinde önemli nonfarmakolojik tedavilerdir. 3 SSS de egzersiz tedavisinin amacı, kas gücünü arttırmak, eklem instabilitesini, EHA yı düzelterek ağrı ve özürlülüğü azaltmaktır. Egzersizler, SSS li hastalarda ağrıda azalma, kaslarda güç ve fonksiyon kazanımları sağlar. 4 İzokinetik egzersizlerin güvenli, etkili, iyi tolere edilen egzersiz programı olduğu, kas gruplarında güç artışı, hastalık şiddetinde azalma ve özürlülük düzeyinde iyileşme sağladığı gösterilmiştir. 5 Fizik tedavi ajanları ile SSS de; çok sayıda çalışmalar yapılmıştır. Bu ajanlardan lazerin histolojik olarak kıkırdak ve kemik metabolizmasını uyardığı, mikrovaskülarizasyonu arttırdığı gösterilmiştir. 6 Omuz hastalıklarında lazer tedavisi ile ilgili farklı sonuçlar vardır. 7,8 Physical Medicine and Rehabilitation SSS nin tüm evrelerinde nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ) kullanılmakta olup, lokal formlar, sistemik yan etkilerin en aza indirilmesini ve istenilen bölgede daha yüksek konsantrasyona ulaşabilmesini sağladığı için daha çok önerilmektedir. Galvanik iyontoforez, elektrik akımı ile aktif iyonların epidermis ve mukoz membranlar içine verilmesini sağlayan bir elektroterapi yöntemidir. Bazı NSAİİ jel formlarının iyontoforez yöntemine uygun olduğunu, uygulanan bölgede istenilen konsantrasyona ulaştığını ve etkili olduğunu gösteren çalışmalar vardır. 9,10 SSS nin tedavi rehberlerinde farklı öncelikler izlenebilmekle birlikte, hem NSAİİ nin yan etkileri hem de evre ilerledikçe invaziv yöntemler uygulanması gerekebileceği için, noninvaziv yöntemler olan egzersiz ve fizik tedavi uygulamaları giderek daha çok önem kazanmaktadır. İzokinetik egzersiz programı, lazer, iyontoforez yöntemleri yan etkisi olmayan ve literatürde etkinlikleri kanıtlanmış, ancak birbirlerine üstünlükleri konusunda SSS de çalışma yapılmamış yöntemlerdir. Bu çalışmanın amacı, SSS tanısı konan hastalarda evrelere göre izokinetik egzersiz programı, lazer, iyontoforez ve plasebo iyontoforez yöntemlerinin ağrı, fonksiyonel durum, günlük yaşam aktiviteleri üzerine etkileri ve bu etkilerin birbirlerine üstünlükleri olup olmadığını saptamaktır. Ayrıca antiinflamatuar, analjezik etkisi ve jel formu bulunan diklofenak sodyumun hem doğrudan hem de iyontoforez yöntemi ile etkisini etkisini ve plasebo etkiyi araştırmaktır. GEREÇ VE YÖNTEMLER Çalışmaya Nisan 2012-Nisan 2014 yılları arasında Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Polikliniğine omuz ağrısı ile başvuran hastalar alındı. Majör travma olmaksızın en az üç aydan beri devam eden omuz ağrısı olan hastaların ayrıntılı anamnezleri değerlendirildi. Hastalardan SSS si olanlar dışında diğer omuz hastalığı, servikal radikülopati, torasik çıkış sendromu, omuz bölgesinin dermatolojik hastalığı, kas güçsüzlüğü yapan nöromusküler hastalığı, omuz bölgesinde metalik implantı, inflamatuar eklem 167 Özmen ve ark. hastalığı, kardiyovasküler hastalığı, malignitesi, diyabeti, ileri astım bronşiyalesi olanlar, omuz operasyonu geçirenler, kardiyak pacemaker taşıyanlar, son 6 ay içinde omuza yönelik fizik tedavi uygulananlar ve lokal steroid enjeksiyonu yapılanlar çalışma dışı bırakıldı. Hastaların ayrıntılı fizik muayeneleri yapıldı. Muayenede hawkins testi, neer sıkışma testi, Jobe testi, ağrılı ark testi, yergason testi, speed testi gerçekleştirildi; manuel kas gücü ve standart goniometre ile omuz eklem hareket açıklığı ölçümleri ayrıca değerlendirildi. Ayrıntılı anamnez ve fizik muayene sonrasında bütün hastalara rutin kan tetkikleri yapıldı. PA akciğer grafileri, dört yönlü servikal grafileri, her iki omuz radyografileri (anteroposterior, lateral, outlet, aksiller) ve etkilenen omuzun manyetik rezonans görüntülemeleri (MRG) çekildi. Hastaların SSS tanısı klinik ve MRG destekli konuldu. Tanı konan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 242 hastaya çalışmanın amacı, süresi, uygulama şekli, uygulanacak tedavilerin olası yan etkileri anlatılarak bilgilendirilmiş olur formu alındı. Hastalara medikal tedavi uygulanmadı, sadece ağrıları olursa parasetamol almalarına izin verildi. Çalışma öncesi Etik Kurul onayı alındı. Çalışmaya dahil edilen hastaların yaşı, cinsiyeti, mesleği, etkilenen tarafı kaydedildikten sonra klinik olarak evrelendirildi. Evrelendirme Neer Klinik Evrelemesine (evre 1; ödem ve hemoraji, evre 2; fibrozis ve tendinit, evre 3; parsiyel veya tam yırtık) göre yapıldı. 11 Evre 1 hastalar yeterli sayıya ulaşmadı, çalışmaya evre 2 ve evre 3 alındı. Evre 3 deki hastalar parsiyel ve tam yırtık olarak ikiye ayrıldı, tam yırtığı olanlar cerrahi tedaviyi istemeyen hastalardı. Ağrı şiddeti Vizüel Analog Skala (VAS) ile, omuz fonksiyonları ise omuza spesifik Constant Skoru (CS) ve Omuz Özürlülük Sorgulaması (OÖS) ile ölçüldü. Genel yaşam kalitesi için Nottingham Sağlık Profili (NHP) kullanıldı. Çalışmaya alınan hastalar tedavinin başlangıcında ve bitiminde bu Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon klinik ölçümler ile değerlendirildi. Hastalar 4 gruba randomize edildi. Birinci gruba 60 hasta alındı, grubun her evresinin etkilenen omuzuna her yöne izokinetikeksantrik egzersiz programı uygulandı. Eksantrik kontraksiyonda dinamometre spesifik bir hıza ayarlanır, ekstremiteyi aktif olarak hareket ettirir, hasta cihaza karşı kuvvet uygular. İzokinetik-eksantrik egzersiz, isomed 2000 bilgisayar kontrollü izokinetik dinamometre ile yapıldı ve her seans öncesinde cihaz kalibre edildi. İzokinetik egzersiz; omuzun her yöne hareketleri için 120 /sn (orta hız) açısal hızda, 20 tekrar 3 set, her set sonrası 120 sn lik dinlenme periyodundan oluşan izokinetik egzersiz programı haftada 3 gün, toplam 6 hafta (18 seans) uygulandı. İkinci gruba 62 hasta alındı, bunların her evresinin etkilenen omuzuna 6 hafta süre ile haftada 3 kez, toplam 18 seans iyontoforez yöntemi ile diklofenak sodyumun jel formu uygulandı. İyontoforez, Chattanooga Kombine Elektroterapi cihazı ile galvanik akım verilerek yapıldı. Diklofenak sodyum jel negatif yüklü olduğundan omuz eklemi üzerine dairesel hareketlerle sürülerek uygulandıktan sonra üzerine musluk suyu ile ıslatılmış bir pede sarılı negatif kutuplu (aktif) elektrot konuldu, pozitif kutuplu (pasif) elektrot aktif elektrota ipsilateral şekilde en az 20 cm uzaklığa su ile ıslatılarak bağlandı. Galvanik akım şiddeti 0,5 ma/cm² olarak ayarlandı. Elektrotların deriye tam temas etmesi ve akımın eşit dağılımını sağlamak amacıyla elektrot ve pedler gazlı bezle sarılarak tespit edildi, tedavi 10 dakika süre ile uygulandı. Üçüncü gruba 60 hasta alındı. Chattanooga Kombine Elektroterapi cihazı ile lazer tedavisi uygulandı. Haftada 3 kez 6 hafta süre ile (18 seans) diyot lazer (830 nm dalga boyu, sürekli dalga, güç 6 J dozda deri temasıyla 50 mw), sıkışmanın olduğu bölgenin anatomisi gözönüne alınarak, omuz çevresinde tespit edilen 8 ayrı noktaya, eşit dozda, toplam 8 dakika süre ile uygulandı. Dördüncü gruba 60 hasta alındı, omuzlarına diklofenak jel direkt uygulanarak hem diklofenak jelin etkinliği hem de plasebo etki araştırıldı. 168 Özmen et al. Cihaz bağlandı, ancak çalıştırılmadı, cihazın çalışmadığı şüphesini yaratmamak için, hastalara seans süresince hiçbir etki hissetmeyecekleri söylendi. Çalışmanın istatistiksel analizi sonucu; elde edilen verilere ait tanımlayıcı değerler Ortalama±SD, sayı ve yüzde frekanslarla verildi. Yaş bakımından gruplar tek yönlü varyans analizi ile karşılaştırıldı. Cinsiyet, evre, meslek ve tutulan taraf ile gruplar arası ilişkiler Pearson ki-kare analizi ile değerlendirildi. Grupların ve evrelerin VAS, CS, OÖS ve NHP ölçekleri tedavi öncesi ve sonrası ve gruplar arası gözlenen farklılıklar iki faktörlü (gruplar ve tedavi periyodu) tekrarlı ölçümlerde varyans analizi modeli kullanıldı. Anlamlı farklılıklar çıkan grupların karşılaştırmaları Tukey testi ile incelendi. Evrelerde ayrı ayrı tedavi sonrası ve tedavi öncesi farklar alınarak karşılaştırmalarda ve gruplarda ayrı ayrı evrelerin tedavi öncesi ve tedavi sonrası farklarının ortalamalarının karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizi kullanıldı. Ayrıca bu modelde evre etkisi kovaryat olarak dikkate alındı, ancak sonuçları değiştirmediği için etki göz Physical Medicine and Rehabilitation ardı edildi. İstatistik anlamlılık düzeyi olarak 0,05 alındı ve hesaplamalarda SPSS (ver. 18) programı kullanıldı. BULGULAR Çalışmaya alınan 242 hastanın 79 (%32,6) u erkek, 163 (%67,4) ü kadındı. İzokinetik egzersiz grubunda 20 erkek, 40 kadın, iyontoforez grubunda 20 erkek, 42 kadın, lazer grubunda 19 erkek, 41 kadın, psödoiyontoforez grubunda ise 20 erkek, 40 kadın hasta vardı. Kadın ve erkeklerde hastalığın görülme sıklığı benzerdi. Neer Klinik Evrelemesine göre olguların 80 (%33) i evre 2, 82 (%34) si parsiyel yırtık evre 3, 80 (%33) i komplet yırtık evre 3 idi (Tablo 1). Gruplar arasında kinik evreler açısından istatistiksel fark yoktu (p 0,05). Çalışmaya katılan hastaların yaşları arasında olup ortalama 50,66 yıl idi. İzokinetik grupta 50,42±11,41, iyontoforez grubunda 50,91±11,09, lazer grubunda 50,78±11,22, psödoiyontoforez grubunda ise 50,56±10,81 yıl idi. Yaş ortalaması bakımından 4 grup arasında istatistiksel anlamlılık TABLO 1: Neer Klinik Evreleme. Neer Klinik Evreleme Grup 1 İzokinetik Grup 2 İyontoforez Grup 3 Lazer Grup 4 Psödoiyontoforez Toplam Evre 2 n Evre 3 n Parsiyel Yırtık Evre 3 n Komplet Yırtık TABLO 2: Hastaların demografik verileri. Gruplar İzokinetik Lazer İyontoforez Psödoiyontoforez Kategori Sayı (%) Sayı (%) Sayı (%) Sayı (%) p Cinsiyet Erkek 20(%30,3) 20(%46,9) 19(%41,2) 20(%24,2) 0,213 Kadın 40(%69,7) 43(%53,1) 40(%58,8) 40(%75,8) Evre Evre 2 21(%36,4) 20 (%34,4) 20(%35,3) 20(%33,3) 0,999 Evre 3 parsiyel 20(%30,3) 21(%34,4) 20(%32,4) 22(%36,4) Evre 3 komplet 19(%33,3) 22(%31,2) 19(32,4) 18(%30,3) Meslek Ev hanımı 23(%38,3) 27(%42,8) 25(%42,3) 21(%35) 0,060 Çalışan 21(%35) 18(%28,5) 19(%32,2) 20(%33,3) Emekli 16(%26,6) 18(%28,5) 15(%25,4) 19(%31,6) Taraf Tutulan taraf 28(%48,5) 37(%65,6) 27(%41,2) 42(%66,7) 0,091 Dominant taraf 32(%51,5) 26(%34,4) 32(%58,8) 18(%33,3) 169 Özmen ve ark. yoktu (p 0,05). Evre 2 deki hastaların yaş ortalaması 39,6, evre 3 parsiyel yırtığı olan hastaların 50,6, komplet yırtığı olanların ise 61,5 yıl idi. İzokinetik, lazer, iyontoforez ve psödoiyontoforez gruplarının demografik özellikleri (cinsiyet, evre, meslek ve tutulan taraf) benzerdi. Hastaların dominant tarafı ile tutulan taraf arasında ilişki saptanmadı (p 0,05) (Tablo 2). Hastaların VAS ile değerlendirilen ağrıları, tedavi öncesi karşılaştırıldığında gruplar arasında istatistiksel fark görülmedi (p:0,978). Tedavi sonrası 4 grubun da VAS skorlarında tedavi öncesine göre istatistiksel anlamlılıkta azalma saptandı (p:0,001) (Tablo 3). Tedavi sonrası VAS değerleri gruplar arası karşılaştırıldığında izokinetik ile iyontoforez grubu (p 0,0001), izokinetik ile lazer grubu (p 0,001), izokinetik ile psödoiyontoforez grubu (p 0,0001), iyontoforez ile psödoiyontoforez grubu (p 0,001) ve lazer ile psödoiyontoforez grubu arasında (p 0,0001) istatistiksel fark görüldü. Bu sonuca göre tedavi sonrası VAS değerlerinde en fazla azalma izokinetik grupta, en az azalma ise psödoiyontoforez grubunda oldu. İyontoforez ile lazer grubu karşılaştırıldığında lazer grubunda tedavi sonrası VAS değerlerinde daha fazla azalma saptandı, ancak iki grup arasında istatistiksel anlamlılıkta fark bulunmadı (p:0,084). Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Hastaların omuz fonksiyonlarını değerlendiren CS değerleri tedavi öncesi gruplar arasında istatistiksel anlanmlı fark göstermedi (p:0,859). Tedavi sonrası ise 4 grubun da CS değerlerinde istatistiksel anlamlılıkta yükselme saptandı (p:0,014) (Tablo 4). Grupların tedavi sonrası CS değerleri karşılaştırıldığında; izokinetik ile iyontoforez grubu (p 0,0001), izokinetik ile lazer grubu (p:0,001), izokinetik ile psödoiyontoforez grubu (p 0,0001), iyontoforez ile psödoiyontoforez grubu (p:0,001), lazer ile psödoiyontoforez grubu arasında (p 0,0001) istatistiksel anlamlılıkta yükselme görüldü. Bu sonuca göre tedavi sonrası CS değerinde en fazla yükselme izokinetik grupta, en az yükselme ise psödoiyontoforez grubunda oldu. İyontoforez ile lazer grubu karşılaştırıldığında lazer grubunda tedavi sonrası daha fazla yükselme tespit edildi, ancak iki grup arasında istatistiksel açıdan fark yoktu (p:0,196). OÖS değerleri tedavi öncesi gruplar arasında fark (p:0,986) göstermedi. Tedavi sonrası ise OÖS değerleri (p:0,001) 4 grupta da tedavi öncesine göre istatistiksel azalma gösterdi (Tablo 5). Grupların tedavi sonrası OÖS değerleri karşılaştırıldığında; izokinetik ile iyontoforez grubu (p 0,0001), izokinetik ile lazer grubu (p:0,006), iyontoforez ile psödoiyontoforez grubu (p 0,0001) ve lazer ile psödoiyontoforez grubu arasında TABLO 3: Hastaların Vizüel Analog Skor (VAS) değerlerinin tedavi öncesi ve tedavi sonrası karşılaştırılması. VAS Skorları Grup 1 İzokinetik Grup 2 İyontoforez Grup 3 Lazer Grup 4 Psödoiyontoforez p Tedavi Öncesi 76,45±14,56 76,76±14,76 76,42±14,49 76,65±13,02 0,978 Tedavi Sonrası 34,15±13,25 51,92±13,46 46,64±12,84 69,53±15,34 0,001 p 0,0001 0,0001 0,0001 0,0001 TABLO 4: Hastaların Constant skorlarının tedavi öncesi ve tedavi sonrası karşılaştırılması. Constant Skorları Grup 1 İzokinetik Grup 2 İyontoforez Grup 3 Lazer Grup 4 Psödoiyontoforez p Tedavi Öncesi 14,60±12,86 14,50±13,01 14,45±12,26 14,56±12, Tedavi Sonrası 29,35±11,82 20,35±12,86 22,35±11,84 16,63±13,29 0,014 p 0,0001 0,0001 0,0001 0, Özmen et al. Physical Medicine and Rehabilitation TABLO 5: Hastaların omuz özürlülük skorlarının (OÖS) karşılaştırılması. OÖS Grup 1 İzokinetik Grup 2 İyontoforez Grup 3 Lazer Grup 4 Psödoiyontoforez p Tedavi Öncesi 58,40± ,60± ,42± ,55±2.29 0,986 Tedavi Sonrası 19,55±0,81 30± ± ±1,08 0,001 p 0,001 0,001 0,001 0,001 TABLO 6: Hastaların Nottingham sağlık profili (NHP) değerlerinin karşılaştırılması. NHP Skorları Grup 1 İzokinetik Grup 2 İyontoforez Grup 3 Lazer Grup 4 Psödoiyontoforez p Tedavi Öncesi 65,60±0,69 65,66±0,67 65,64±0,65 65,63±0,68 0,348 Tedavi Sonrası 88,62±0,70 81±1,10 82±0,94 73±1,17 0,001 p 0,001 0,001 0,001 0,001 (p 0,0001) istatistiksel anlamlılıkta azalma görüldü. Bu sonuca göre tedavi sonrası OÖS değerlerinde en fazla azalma izokinetik grupta, en az azalma ise psödoiyontoforez grubunda saptandı.
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks