Please download to get full document.

View again

of 56
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

Prof. Dr. Aziz Sancar ın Adı Üniversitemizde Yaşayacak

Category:

Letters

Publish on:

Views: 11 | Pages: 56

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
01-31 Mayıs 2016 Basım Tarihi: 21 Haziran 2016 Sayı: 196 Türkiye de Bir İlk RÜAG Tesisi Açıldı 16 da Ortanca Bitkisi Üniversite Korumasında 8 de Prof. Dr. Aziz Sancar ın Adı Üniversitemizde
Transcript
01-31 Mayıs 2016 Basım Tarihi: 21 Haziran 2016 Sayı: 196 Türkiye de Bir İlk RÜAG Tesisi Açıldı 16 da Ortanca Bitkisi Üniversite Korumasında 8 de Prof. Dr. Aziz Sancar ın Adı Üniversitemizde Yaşayacak 2 de 70 Yaşında 18 de 4. Çevre Günleri 28 de Öğretim Üyelerimizin Artık Birer Dikili Ağacı Var 10 da Hobi Bahçeleri Öğretim Üyelerimizin Hizmetinde 11 de Diş Hekimliği Fakültemiz Yeni Uygulama Hastanesi ne Kavuşuyor Yeni Öğrenci Evleri Yapılıyor 14 te Yapay Zeka Laboratuvarı Kuruldu 12 de 6 da Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ab.D ile SKS ye Akreditasyon 36 ve 37 de Sağlık Bilimleri Fakültesi nin 30 Yıllık Hayali Gerçek Oluyor 56 da Ülkemizin İlk Nobel Ödüllü Bilim İnsanı Prof. Dr. Aziz Sancar ın Adı Üniversitemizde Yaşayacak Hücrelerin hasar gören DNA ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde 2015 Nobel Kimya Ödülü nü kazanan Prof. Dr. Aziz Sancar, 18 Mayıs 2016 tarihinde Üniversitemizin konuğu oldu. Prof. Dr. Aziz Sancar a Rektörlükte düzenlenen törenle Üstün Bilim İnsanı Beratı verildi ve Eczacılık Fakültesi önündeki alana Prof. Dr. Aziz Sancar Bilim Meydanı adı verildi. Günün anısına Meydana özel bir çınar ağacı dikildi. Gençlere Güven Aşıladınız Prof. Dr. Aziz Sancar için Rektörlük Senato Salonu nda öğretim üyelerinin katılımıyla bir tören düzenlendi. Töreni, yüzlerce öğrenci ve konuklar da salon dışına kurulan sistemlerle ve Web TV den canlı izledi. Törende Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Akbulut, Prof. Dr. Aziz Sancar ın özgeçmişini ve çalışmalarını anlattı. Prof. Dr. Hakan Akbulut, ödülün, ülkemiz insanlarındaki karamsarlığı sona erdirdiğini belirterek şunları söyledi: 7 Ekim 2015 tarihinde, yaklaşık 100 yıldır ülkemizde bulunan bu topraklardan Nobelli bilim adamı çıkmaz karamsarlığını yok ettiniz. 8 Ekim sabahından itibaren Türkiye de artık hiç kimse böyle bir şey söylemedi ve söyleyemeyecek. Bizim insanımızın da dünya çapında işler yapabileceğini tüm dünyaya, daha da önemlisi ülkemiz insanına gösterdiniz. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimize güven aşıladınız. Size çok teşekkür ediyoruz. Rektörümüz Prof. Dr. Erkan İbiş de Prof. Dr. Aziz Sancar ın elde ettiği büyük başarıya rağmen hoşgörü, samimiyet ve tevazu sahibi olduğunu belirterek şunları söyledi: Aziz Sancar ın başarı, gurur ve insanlık dolu öyküsünün temelinde, eğitim, insani değerler ve güçlü vefa duygusu yatar. Aziz Sancar milli değerlerimize, bayrağımıza, vatanımıza, bağımsızlığımıza, cumhuriyetimize, atalarımıza bağlıdır. Vefası dünedir, dünden bugünedir, bugünden geleceğedir. Aziz Sancar genlerini bu topraklardan almış, değerlerini, temel eğitimini bu topraklarda kazanmıştır. O, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletiyle özdeşleşmiş bir bilim insanıdır dedi. Bu Topraklarda Öyküsüyle Yaşayacak Aziz Sancar ın bu topraklarda ve dünyada öyküsüyle yaşamaya devam edeceğini de belirten Prof. Dr. Erkan İbiş, Her başarılı erkeğin arkasında destek olan bir kadın vardır sözünü hatırlattı ve bunun için Prof. Dr. Aziz Sancar ın eşi Gwen Sancar a teşekkür etti. Bu Memleket İçin İçimde Hırs Var Prof. Dr. Aziz Sancar da başarıya ulaşmak için kendisini güdüleyen duyguları anlattı ve öğrencilere öğütler verdi. Prof. Dr. Aziz Sancar şunları söyledi: Çok teşekkür ederim. Ben konuşma vermeye alışık değilim. Yılda 14 ders veririm. Ondan öte konferans vermem. Pek konuşma vermiyorum. O bakımdan kusura bakmayın. Belki pek organize bir konuşma olmayacak ama bazı düşüncelerimi ve hislerimi ifade edeceğim. Hocalarımız benim bilimsel ve kişisel yönlerimi çok güzel anlattılar. Ondan öte söyleyecek az şeyim var. Özgüven tabii önemlidir. Özgüveni bana Cumhuriyet verdi. Benim çok idealist öğretmenlerim vardı. Biz Türkler her şeyi yaparız, her şeyi başarırız. İstiklal Savaşı nı kazandık, bütün batıya karşı savaştık ve istiklalimizi koruduk ve şimdi onu devam ettirmenin yolu eğitimdir diye bize aşıladılar. Ben o düşünceyle büyüdüm. Biz her şeyi yaparız düşüncesiyle büyüdüm. İlkokuldan üniversiteye kadar öyle devam etti. Hocalarımız doğru söylüyor. Ben, biz Türkler her şeyi yaparız fikriyle ABD ye gittim. Ama biraz aşırıya kaçırdım. Çünkü ben ABD ye 2 VEFA gittiğimde Amerikalılar sanki minibüs servisi yapıyormuş gibi Ay a gidip geliyorlardı. Ben oraya gitmişim, öyle tavırlarım vardı ki ben Amerikalıdan üstünüm diye tavırlarım vardı. Tabi o sorun çıkardı. Olgunlaşmama yararı oldu ve öğrendim ki biz çalıştığımız ve ürettiğimiz sürece üstün olacağız. Yoksa üstünlük genetik değildir, bütün insanlar birbirine eşittir. Ben milliyetçiyim. Gazetelerde yazılmıştır, televizyonlarda bahsedilmiştir. Ben Viyana bozgunuyla başlayan ve Birinci Dünya Harbi yle sonuçlanan gerilemenin acısını hâlâ çekiyorum. Ben, Balkan felaketinin acısını hala çekiyorum. Bu başarıların, bütün övgülerin altında o hüzün var. Ben onları atamıyorum. Şahsi hırsım var, başarmak istiyorum fakat onlar bana güç veriyor. Bize ne oldu, niye öyle olduk. Viyana dan başlayıp Birinci Dünya Savaşı na kadar niye geriledik. Niye her yıl Teksas kadar arazi kaybediyorduk. Onun acısı bende hala duruyor. Artık imparatorluk kuracak durumda değiliz. Kimsenin imparatorluk kuracak durumu yok. Fakat bu memleketimizi dünyanın en ileri memleketleriyle yarışacak bir duruma getirmek bizim hepimizin görevidir. Dediğim gibi benim şahsi başarı isteğim yanında, memleket için, bunu ispat etmek için içimde bir hırs var, bir istek var. Ve o bana güç vermiştir o yıllar boyunca. Başarılarımdan hocalarımız çok güzel bahsettiler. Çoğu insan zekaya inanır, ben inanmıyorum. Ben bütün insanların aşağı yukarı aynı zekaya sahip olduklarına inanıyorum. Bizi birbirimizden ayıran, verdiğimiz emektir. Ben çalışmaya inanıyorum. Ben çok çalıştım ve o çalışma sayesinde Nobel aldım. Onun yanında inançlarım vardı. İspatlamak istediğim şeyler vardı. Fakat istediğiniz kadar inançlarınız olsun, bir şeyler ispatlamak isteyin, çalışacaksınız. Bunun başka yolu yoktur. Dünyanın öteki ülkeleriyle yarışmak için matematik, biyoloji, fizik, kimya ve tıpta mutlaka araştırma yapmamız lazım ve buna erken yaşta başlamamız lazım. Onun için özellikle öğrencilerden ricam, erken yaşlarda deney yapmaya çalışın. Ne kadar basit olursa olsun deney yapmaya çalışın. Çünkü ben Amerika ya gittiğimde hiç deneysel tecrübem yoktu. Ondan dolayı ben çok çabaladım. Eğer onu hallederseniz sizin yolunuz daha kolay olur. Benim Mardin de çok yakın Süryani arkadaşlarım vardı. Kürtçe, Türkçe, Arapça konuşan insanlar vardı. Hepimiz çok yakındık. Mardin de ben Musevi tanımadım. Belki vardır veya yoktur ben tanımadım. Fakat Tıbbiye de Musevi arkadaşlarım oldu. Bugün sabah Mardinlilerle konuştum, bu konudan bahsettim. Bana Nobel den sonra çok tebrikler geldi. Türkiye nin her kesiminden tebrikler. Her dinden, her ırktan, her dili konuşan insandan tebrikler geldi. Benim için özel olan iki tanesi. Biri, benim liseden Süryani sınıf arkadaşım. Şimdi Avustralya da. Avustralya dan tebrik gönderdi. Bugün beni görmek için Avustralya dan buraya geldi. Bir tebrik de İsrail den geldi. İsrail den gelen tebrik de Tıp taki benim sınıf arkadaşımdı. Eliya Varha adında. İlk defa Musevi bir isim duyuyordum onunla tanıştığımda. Ben ona durmadan Evliya dedim. Yok Aziz dedi. Benim adım Evliya değil, Eliya dır, İbranice kelimedir. Arkadaş olduk ve Tıp bittikten sonra dünyanın her tarafına dağıldık ve iletişim olmadı 45 yıl. Ve o İngiltereye, Amerika ya gitmiş, en son İsrail e yerleşmiş. Oradan bana yazdı. Tebrik etti, hatırlıyor musun dedi. Tabii hatırlıyorum dedim. En sonunda gözlerinden öperim, Ne Mutlu Türküm Diyene diye imza attı. Türkiye miz budur. Türkiye bir bilmem ne ülkesi değildir. Bir gönül ve kalp meselesidir Türkiye. Türkiye milleti, Türk vatanı odur. Onunla övünüyoruz. Onun, dünyanın en ileri, en muteber bir ülke olması için ben elimden geldiği kadar çalıştım, daha da çalışacağım. İnşallah özellikle gençler, özellikle öğrenciler bunu daha yükseklere çıkaracaklar. Hepinize çok teşekkür ederim, saygılarımı sunarım. 3 Kız Öğrencilere Bilimin Yolunu Açacak Prof. Dr. Aziz Sancar Kız Çocukları İçin STEM Kampı Üniversitemizdeydi 2015 yılı NOBEL Kimya Ödülü nün sahibi Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar tarafından başlatılan, ortaokul seviyesindeki kız çocuklarının bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik Science, Technology, Engineering and Mathematics (STEM) eğitimine yönlendirilmesini amaçlayan Prof. Aziz Sancar Kız Çocukları İçin STEM kampları projesiyle ilgili bilgilendirme toplantısı ve bilim kampı, Mayıs 2016 tarihlerinde nde gerçekleştirildi. Kampa da eğitim gören ortaokul 6. Sınıf seviyesinde 100 kız öğrenci katıldı. Türkiye-ABD-Güney Kore arasında değişim programı konseptinde hazırlanan proje çerçevesinde, 13 Mayıs 2016 tarihinde Rektörlükte Kız Çocuklarının STEM Eğitimine Yönlendirilmesinin Önemi ve Kalkınmaya Etkileri konulu bir panel gerçekleştirildi. Rektörümüz Prof. Dr. Erkan İbiş, Atatürk ün kadınlara seçme ve seçilme hakkını pek çok Avrupa ülkesinden önce verdiğini, ancak yıllar içindeki gelişmenin kadın erkek eşitliği konusunda çok da başarılı olmadığını söyledi. Proje Yöneticisi Dr. Gökhan Coşkun da Türkiye nin kalkınma hamlesine, son yıllarda çokça tartışılan ve endüstri 4 devrimi diye tanımlanan yeni endüstri hamlesinde, Türkiye nin hazırlığını yapacak olan genç kızların üzerinde yoğunlaşmak istediklerini belirtti. TÜGİAD Genel Sekreteri Başak İlisulu da öğrencilere seslenerek, Ne iş yaparsanız yapın matematik size muhteşem bir altyapı veriyor. Kızları matematiğe yönlendirecek olanlar da anneleridir dedi. Eğitim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatma Bıkmaz ise kapıların kız çocuklarına kapalı olmadığını, önemli olanın, kapıyı açmak için istekli olmak olduğunu belirtti. Yrd. Doç. Dr. Aysu Erkul, kız çocuklarının STEM alanında yetenekli olduklarını ama yıllar içinde, özellikle yükseköğretime geçiş ve kariyer ile ilgili kararlar verilmeye başlandığı zamanda STEM alanlarından uzaklaşmalar başladığını belirterek, Çocukluktan itibaren yaşanan toplumsal cinsiyet sosyalleşmesi, yani kadın ve erkek olmakla ilgili bir takım kalıp yargılar öğreniliyor. Kariyer seçimi yapılırken de bu öğrenilmiş kalıp rollerinin etkisi altında kalınıyor dedi. Öğrencilerimiz Kapanış Toplantısına Katıldı İstanbul da 24 Mayıs 2016 tarihinde yapılan GIS Projesi kapanış toplantısına, dan farklı okullardan 100 öğrenci ve Üniversitemiz öğrencileri katıldı. Toplantıya başta Prof. Dr. Aziz Sancar olmak üzere, CNN Türk Program Sunucusu Cem Seymen, TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran, Washington DC Devlet Okulları STEM Başkan Yardımcısı Kim Cherry ve Forest Gate at London Konsey Üyesi Seyi Akiwowo da katıldı. 4 Dünyanın Önde Gelen Bilim İnsanlarından Prof. Dr. Miral Dizdaroğlu DNA Onarımı ve Kanseri Anlattı Prof. Dr. Miral Dizdaroğlu, DNA nın, bir yaşam molekülü olduğunu ve yaşamın sürmesi için her türlü hasardan korunması gerektiğini belirtti. ETKİNLİKLER Gelibolu Yarımadasında Bir Bilim İnsanı Başlıklı Konferans Verdi Oksidatif DNA hasarı ve onarımı ile bunların biyolojik sonuçları ve kanser gibi hastalıklarda oynadıkları rol üzerinde çalışmalar yapan Prof. Dr. Miral Dizdaroğlu, Üniversitemiz Onkoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi nin 13. yıl konferansları çerçevesinde, 25 Mayıs 2016 tarihinde Rektörlük 100. Yıl Salonu nda DNA Onarımı ve Kanser ve Gelibolu Yarımadasında Bir Bilim Adamı başlıklı konferansları sundu. Onkoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hakan Akbulut, Prof. Dr. Miral Dizdaroğlu nun, Oksidatif Stress konusunda, dünyada en önde gelen araştırmacılardan birisi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Hakan Akbulut, Hocamız, National Institute of Standarts and Technology deki laboratuvarında yaptığı çalışmalarla çok sayıda ödül aldı. 20 binin üzerinde atıfı var ve H-indeksi 80 dedi. Yaptığı çalışmaları ayrıntısıyla anlatan Prof. Dr. Miral Dizdaroğlu, mezun olduğu nde konferans vermekten büyük mutlluk duyduğunu söyledi. DNA nın bir yaşam molekülü olduğunu ve yaşamın sürmesi için bunun her türlü hasardan korunması gerektiğini belirten Prof. Dr. Miral Dizdaroğlu, Ancak bir problemimiz var. DNA hasarı devamlı olarak oluşuyor. Buna karşı yapabileceğimiz bir şey yok. Bu hasar, oksijen metabolizmasından da olabiliyor. Oksijenli bir ortamda yaşıyoruz. Oksijen yaşam veren bir molekül ama aynı zamanda toksik maddelere de dönüşebiliyor. Bunun sonucunda oksidatif stress oluşabiliyor. Yaşamda bir denge var. Bu denge oksidatif yöne doğru bozulursa, oksidatif hasar ortaya çıkıyor. Oksidatif stress birçok hastalıkların ve kanserin patojenesinde rol 1971 yılında Fen Fakültesi Kimya Bölümü nden mezun olan ve çalışmalarını ABD National Institute of Standarts and Technology de (NIST) sürdüren Prof. Dr. Miral Dizdaroğlu, yaptığı araştırmalar ve yayımladığı makalelerle bugüne kadar yüksek prestijli pek çok ödülün de sahibi oldu. oynuyor. Kanser ve diğer hastalıkların tedavisine katkıda bulunabilmek için bunun araştırılması gerekiyor dedi. Bir izleyicinin antioksidanlar hakkındaki sorusunu da yanıtlayan Prof. Dr. Miral Dizdaroğlu, antioksidanın hap olarak değil, sebze ve meyveleri yiyerek alınmasının daha doğru olduğunu söyledi. Prof. Dr. Miral Dizdaroğlu, konferansının ikinci bölümünde Gelibolu Yarımadasında Bir Bilim Adamı başlıklı sunumu yaptı. Sunumunda, genç yaşında Atom Numarası Rektörümüz Prof. Dr. Erkan İbiş, bilimin, insanlığın yararı için kullanılması gerektiğini belirterek, Moseley bu topraklarda yatıyor. Umarım bu tür acılar bir daha yaşanmaz. Ama Çanakkale bizim Milli Mücadelemizin de başlangıcı. Bugün bağımsız yaşıyorsak, onun fitilinin ateşlendiği yer Çanakkale dir. Bağımsızlığımız için kanlarını akıtan şehitleri ve gazileri hürmet, şükran ve rahmetle anıyorum dedi. deyimini ve Moseley Kanunları nı keşfeden Henry Gwyn Jeffreys Moseley in çalışmalarını anlatan Prof. Dr. Miral Dizdaroğlu, Moseley in, Birinci Dünya Savaşı na gönüllü olarak katıldığını ve 28 yaşındayken Çanakkale de öldüğünü söyledi. Prof. Dr. Miral Dizdaroğlu, Moseley in çalışmaları sonucunda, Mendeleev in geliştirdiği ve atom ağırlıklarına dayanan periyodik cetvelin Moseley in Atom Numaraları Cetveli olarak değiştiğini, Moseley in, Atom Numaraları Yasası nı Aralık 1913 te Philosophical Magazine de yayınladığını, Moseley in çalışmalarından dolayı Periyodik Cetvel de elementlerin atom ağırlıklarına göre değil atom numaralarına göre dizildiklerini kaydetti. 5 Diş Hekimliği Fakültemiz Yeni Uygulama Hastanesi ne Kavuşuyor Üniversitemiz Diş Hekimliği Fakültesi nin uzun yıllardır özlemini çektiği yeni Fakülte ve Uygulama Hastanesi Binası nın temeli, 11 Mayıs 2016 tarihinde düzenlenen törenle atıldı. Türkiye nin En Büyüğü Olacak Diş Hekimliği Fakültesi nin hemen yanı başında, daha önce TÜBİTAK a ait arazide yapılacak Hastane Binası, 38 bin m 2 lik kapalı alanı ile Türkiye nin en büyük Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastane Binası olacak. Fakültemiz, İlerlemesini Daima Sürdürecek Temel atma töreninde konuşan Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gürkan Gür, 1963 yılında kurulan Diş Hekimliği Fakültesi nin, bugün 75 öğretim üyesi, 108 uzmanlık öğrencisi ve 1094 öğrencisiyle Türkiye nin en çok öğrenciye sahip Diş Hekimliği Fakültesi olduğunu söyledi. Fakültede 2015 yılında hastanın ayaktan, hastanın ise yatarak tedavi edildiğini ve bu alanda da Türkiye nin en çok hasta bakan Diş Hekimliği Fakültesi durumuna geldiklerini belirten Prof. Dr. Gürkan Gür, Diş Hekimliği Fakültemiz, yeni binasında, evrensel değerler ışığında Cumhuriyetin temel ilkelerine, Atatürk ilke ve inkılaplarına yürekten bağlı, takım çalışmasını benimseyen, araştırmaya ağırlık veren, eğitim ve öğretim kalitesinden asla ödün vermeyerek gelişimini ve ilerlemesini daima sürdürecektir dedi. Hayal Aslında Başlangıçtır Rektörümüz Prof. Dr. Erkan İbiş de Diş Hekimliği Fakültesi ne yeni bina yapılmasıyla ilgili olarak Prof. Dr. Günal Akbay ın 6 YENİ KAZANIMLAR Hizmet İçi Eğitim Sınıfları Açıldı rektörlüğü zamanında da girişimlerin olduğunu ve bununla ilgili çalışmaların yapıldığını belirterek, Aslında düğmeye de basmışlar. Herkesin hayali, Fakültenin mevcut binasının yanında bir hastanemizin olmasıydı. O hayaller büyüdü, bugüne geldi ve gerçek oldu. Hayal aslında başlangıçtır ama işin de yarısıdır. O hayalleri kuran, bu hayalleri zenginleştirerek bugünlere kadar getiren tüm yöneticilere, tüm meslektaşlarıma, Diş Hekimliği Fakültesi nin değerli akademisyenlerine teşekkür ederim. Çünkü o hayallerle biz bu yola yöneldik ve bu konuda başarı elde ettik dedi. Bugünkünün Üç Katı Büyüklüğünde Olacak Yeni yapılacak binanın, bugünkünün üç katı büyüklüğünde, gerçek bir hastane altyapısına sahip, fiziksel yapısı ve donanımıyla modern bir Türkiye Cumhuriyeti Diş Hekimliği Hastanesi olacağını da belirten Prof. Dr. Erkan İbiş, Yer altında dört kat, üzerinde yedi kat, zemin katla beraber 12 katlık bir bina çıkacak ortaya. Burada sadece hastaya hizmet olmayacak, aynı zamanda araştırmanın ve eğitimin en kalitelisine dönük adımlar atılacak. İnşaatın bitim süresi 610 gün. Bu gün, Diş Hekimliği Fakültesi açısından bir dönüm noktası. Ama şunu unutmayalım. Diş Hekimliği Fakültesi, tüm emek verenleriyle birlikte Türkiye nin bir numarası olmayı başarmış bir fakültedir. O yüzden de hemen bitişiğindeki yeni binayı fazlasıyla hak etmiş bir fakültemizdir dedi. Üniversitemiz Hizmet İçi Eğitim Koordinatörlüğü nün, öğretim elemanları ve idari personel için düzenlediği eğitimlerin daha uygun ortamlarda gerçekleştirilmesine yönelik yapılanma sonuçlandırıldı. Üniversitemizin Tandoğan Yerleşkesi ndeki Ord. Prof. Dr. Şevket Aziz Kansu Binası nın altıncı katındaki iki sınıf ve idari odalar, hizmet içi eğitime uygun şekilde yenilenerek 23 Mayıs 2016 tarihinde törenle hizmete açıldı. Hizmet İçi Eğitim Koordinatörlüğü nün yeni mekanlarında, ilk eğitim de hasta haklarıyla ilgili hemşirelere yönelik verilen eğitim oldu. Birimin açılışında konuşan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Kasım Karakütük, eğitimlerin daha önce Mühendislik Fakültesi Kırmızı Salon ile Rektörlük Senato Salonu nda yapıldığını belirterek, hizmet içi eğitimlerin bundan sonra çok daha uygun olan bu dersliklerde gerçekleştirileceğini söyledi. Prof. Dr. Kasım Karakütük, Eğitim herşeyin başı. Burasının hem Üniversitemiz hem de Ülkemiz için yararlı olmasını diliyorum dedi. 7 Karadeniz Bölgesi nin Doğal Güzelliği Ortanca Bitkisi Üniversite Korumasında Üniversitemiz Ziraat Fakültesi nde TAGEM desteğiyle gerçekleştirilen Türkiye de Kesme Çiçek Ortanca Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi Projesi çerçevesinde kurulan modern seralar ile Üniversitemiz Bilimsel Araştırma Projeleri Müdürlüğü (BAP) desteğiyle kurulan Vazo Ömrünü Belirleme Ünitesi, 6 Mayıs 2016 tarihinde düzenlenen törenle açıldı. Sulama, ısıtma ve nem sistemlerinin otomatik olarak gerçekleştirildiği seralarda Karadeniz Bölgesi nde doğal olarak yetişen ve dünyada önemli bir ekonomik değeri olan Ortanca bitkisi ile güller üzerine araştırmalar yapılacak. Farkındalık Projesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ruhsar Yanmaz, Türkiye nin bitkisel ürünler yönünden zengin bir ülke olarak kabul edildiğini ama bunun pek farkında olunmadığını söyledi. Bunun bir farkındalık projesi olduğunu belirten Prof. Dr. Ruhsar Yanmaz, Karadeniz Bölgesi nin dağlarında, tepelerinde açan ortancalar, oralardan seçilerek burada bir çeşit haline getirilmek isteniyor. Oralarda alanları kapatırken, buralarda vazolarımızın içine girecek şekilde kesme çiçek geliştirilmesine çaba gösteriliyor dedi. Bu Seralar Hayalimizdi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Söylemezoğlu da süs bitkilerinin ülkemiz için çok önemli ve gelişmekte olan bir sektör olduğunu, TAGEM sayesinde Türkiye nin en modern ve her yönüyle kontrol edilebilen bir serasının kurulduğunu söyledi. Prof. Dr. Gökhan Söylemezoğlu, böyle bir seraya sahip olmanın, Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyelerinin hayali olduğunu dile getirdi. TAGEM den En Büyük Payı Alıyor Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırma ve Geliştirme Merkezi (TAGEM) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ali Osman Sarı, TAGEM in bütçesinin % 30 unun, proje yapmak üzere diğer kurum ve kuruluşlara kullandırıldığını, Bakanlığın Ar-Ge projeleri kapsamında desteklediği 290 proje içinde en büyük
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks