Please download to get full document.

View again

of 32
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

ÜNİTE 1: BİREYLERLE SOSYAL HİZMET

Category:

Creative Writing

Publish on:

Views: 0 | Pages: 32

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
Ünite 1: Bireylerle Sosyal Hizmet ÜNİTE 1: BİREYLERLE SOSYAL HİZMET Bireyle sosyal hizmet, en eski ve en gelişmiş sosyal hizmet yöntemlerinden biridir. Bireylerle sosyal hizmet müdahalesi insanların birey
Transcript
Ünite 1: Bireylerle Sosyal Hizmet ÜNİTE 1: BİREYLERLE SOSYAL HİZMET Bireyle sosyal hizmet, en eski ve en gelişmiş sosyal hizmet yöntemlerinden biridir. Bireylerle sosyal hizmet müdahalesi insanların birey olarak doyurucu ilişkiler kurmasına, hem kendisine hem de topluma yararlı bir yaşam sürmesine ve değişen toplumsal koşullara uyum sağlayabilmesine yardımcı olmayı amaçlar. Bireyle sosyal hizmet, kişinin sorunlarını çözerek toplum içinde daha iyi işlev kazanabilmesine ve kendi kapasitesine erişebilmesine yardımcı olmayı amaçlar. İlk olarak bireyle sosyal hizmet çok az alanda ve kurumda kullanılırken bugün birçok ajans, kurum ve organizasyonda kullanılmaktadır. Bireyle sosyal hizmet; hastaneler, klinikler, mahkemeler, sanayi, ordu kurumları, özel ve kamu aile refahı kurumları, göçmen büroları, kreş ve okullar, evlatlık ajansları, çocuk rehberliği kurumları, hijyen organizasyonları, sağlık kurumları gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Sosyal işlevsellik sorunları ile ilgili olarak bireylerle veya ailelerle çalışırken kullanılan duruma göre davranma yaklaşımı, sosyal hizmetin dolaysız yaklaşımlarından biridir. Bireyle sosyal hizmet, müracaatçının çevresine uyum sağlayabilmesi için bireyselleştirilmiş hizmet sunan bir sosyal hizmet yöntemidir. BİREYLERLE SOSYAL HİZMETİN BİLGİ TEMELİ Değer ve ilkelerin yanında, bireylerle sosyal hizmetin bilgi temeli b kavramlar, araçlar ve tekniklerden oluşur. Bireylerle sosyal hizmet alanındaki birçok kavram sosyal ve davranışsal bilimlerden ödünç alınmıştır. Bu kavramların önemli olanlarından bazıları; bireyin yaşam deneyimi üzerinde çevrenin etkisi, temel duygusal ve fiziksel ihtiyaçların önemi, bu ihtiyaçların karşılanmamasında doğan sonuçlar, davranışların amacı ve insan hayatına sosyal ve kültürel faktörlerin etkisidir. Bireylerle sosyal hizmetin araçları ve teknikleri, pratikteki deneyimler ve davranışsal bilimlerden gelen bilgiden oluşur. Bireylerle sosyal hizmet için görüşme önemli bir araçtır ve görüşme için etkili dinleme en önemli bileşendir. Birçok prosedür, müracaatçı ve uzman arasındaki yüz yüze temas sırasında uygulanır. Duyguların kabulü, empati, duyguların ifade edilmesi için teşvik, onaylama, fikirlerin ve durumların açıklığa kavuşturulması, bilgi ve tavsiye vermek kullanılan tekniklerdendir. BİREYLERLE SOSYAL HİZMETİN İLKELERİ Sosyal hizmet uzmanı ve müracaatçı arasındaki ilişki bazı ilkelerin ışığında daha güçlenebilir. Bu ilkeler: Bireyselleştirme, Anlamlı ilişki kurma, Kabul etme, İletişim Duyguların amaçlı ifade edilmesi, Kontrollü duygusal katılım, Yargılayıcı olmayan tavır, Müracaatçının özerkliği, Sosyal hizmet uzmanın öz farkındalığı, Sosyal işlevsellik, Davranışları düzenleme, Sosyal öğrenme Gizlilik Bireyselleştirme İlkesi Bu ilke, her müracaatçının kendine özgü özelliklerinin anlaşılarak tanımlanması ve sosyal hizmetin yöntem ve ilkelerinin müracaatçıların kendine özgü özelliklerine uygun olarak kullanılmasını ifade eder. 1 Ünite 1: Bireylerle Sosyal Hizmet Anlamlı İlişki Kurma İlkesi Bireyle sosyal hizmet uygulamasında ilişki kurmanın amacı müracaatçının davranışını değiştirmek veya uyumsuz durumlarını düzenlemektir. Anlamlı ilişki, müracaatçıya ilgi göstererek kurulur. Kişi, sosyal hizmet uzmanının bir birey olarak samimiyetine ve kendisine saygı ve ilgi duyduğuna ikna olmalıdır. SHU da müracaatçının kendi tarafsızlığına güvenmesine ve kendisini değerli bir birey olarak hissetmesine yardım etmelidir. Kabul Etme İlkesi Bu ilke müracaatçıyla olduğu gibi ilgilenmeyi ve algılamayı ifade eder. Kabul etme, müracaatçıların güçlü yönlerini ve sınırlılıklarını tanımlamayı ve kullanmayı, uygun olmayan özellikleri, olumlu ve olumsuz duyguları ve yapıcı-yıkıcı tutum ve davranışları içerir. SHU, her bir bireyi değerli ve onurlu olarak kabul etmelidir. Onu sorun olarak görmemeli ve her zaman kişinin iyi ve kötü duygularını ve düşüncelerini kabul etmelidir. İletişim İlkesi İletişim iki yönlü bir süreçtir. Sosyal hizmet uzmanı ve müracaatçının birbirlerini daha iyi anlayabilmek için aralarında düzgün bir iletişim olmalıdır. Duyguların Amaçlı İfade Edilmesi İlkesi Müracaatçının özellikle olumsuz duygularını özgürce ifade edebilmesi ihtiyacının farkında olunması anlamına gelir. Sosyal hizmet uzmanı, ifade edilen duyguları teşvik etmeden veya eleştirmeden amaca odaklı olarak dinler. Sosyal hizmet uzmanı, ifadelerin terapötik olduğu durumlarda bazen teşvik edici, bazen de tetikleyici olabilir. Bu ilke, müracaatçının duygularını -özellikle olumsuz duygularını- ifade etme gereksinimi ile ilgilidir. SHU bu ilkeyi, müracaatçının rahat edeceği bir çevre oluştururken, yardımcı olma arzusunu ifade ederken, müracaatçıyı duygularını ifade etmesi için cesaretlendirirken ve sonrasında dinlerken ve müracaatçının durumu tam olarak anlaşılmadan önce tavsiye vermekten ya da çözüm önermekten kaçınırken kullanır. Kontrollü Duygusal Katılım İlkesi Birinin duygularını dikkatle dinlemeden onun sorunlarını anlamak ve çözüm bulmak olanaksızdır. Duygular, hassasiyet, anlayış ve tepki olmak üzere üç yoldan gelir. Sosyal hizmet uzmanı, müracaatçının duygularını anlamaya çalışır, ama bu sorunlara duygusal olarak dâhil olmaz. Bu ilke, müracaatçıların duygularına duyarlı olmayı, duyguların anlamını anlamayı ve onlara amaçlı ve uygun bir tepki vermeyi ifade eder. Sosyal hizmet uzmanları bu ilkeyi, müracaatçıya amaçsal olarak ve seçici bir tavırla duygu tepkisi verirken, müracaatçıların gereksinimlerini karşılarken kendi tepkilerini anlayabilmek için kendilik bilgisinden yararlanırken kullanırlar. Yargılayıcı Olmayan Tavır İlkesi Bu ilke, suçlu ya da suçsuz bulmayı veya gereksinim ve sorunların ortaya çıkmasında müracaatçının sorumluluk derecesini dışlayarak sosyal hizmet uygulamasını gerçekleştirme anlamına gelir. Bireyle sosyal hizmet ilişkisinin kalitesi, yargılayıcı olmayan tavır ile belli olur. Sosyal hizmet uzmanı, müracaatçıyı sorunları için suçlamaz ya da acıları için müracaatçıya herhangi bir sorumluluk yüklemez. Sosyal hizmet uzmanı, sadece tavırları, standartları ya da müracaatçının eylemlerini değerlendirir. Sosyal hizmet uzmanı, bir kişinin suçlu veya suçsuz olduğuna karar vermek yetkisine sahip değildir. 2 Ünite 1: Bireylerle Sosyal Hizmet Müracaatçının Özerkliği İlkesi Bu ilke, sosyal hizmet uygulaması sürecinde müracaatçıların tercihlerini yaparken ve karar verirken özgür olmaları gereksinimini ve hakkını tanımlar. Müracaatçının özerkliği bireyin kendi kararını kendi yoluyla vermesi anlamına gelmektedir. Ama bu hak, müracaatçının olumlu ve yapıcı yöndeki kararlarının kapasitesi ile sınırlıdır. Sosyal Hizmet Uzmanının Öz Farkındalığı İlkesi Sosyal hizmet uzmanının öz farkındalığı; sosyal hizmet uzmanının, müracaatçının sorunları ile ilgilenirken kendi güçlerinin ve sınırlılıklarının farkında olmasıdır. Eğer sosyal hizmet uzmanı müracaatçının sorunlarının kendi kapasitesini aştığını hissederse vakayı uygun mercilere havale etmelidir. Sosyal İşlevsellik İlkesi Sosyal işlevsellik, sosyal hizmetin özgün faaliyet alanını anlamayı ve sosyal hizmeti diğer yardım mesleklerinden ayırt etmeyi sağlayan bir anahtar kavramdır. Sosyal işlevsellik, bir kişinin temel gereksinimlerini karşılaması için gerekli görevleri ve aktiviteleri yerine getirebilmesi ve toplumun belirli bir alt kültürü tarafından yerine getirilmesi beklenen önemli sosyal rollerini gerçekleştirebilmesi becerisidir. Sosyal işlevsellik kavramı, bireyin sosyal ve ekonomik çevresi içerinde onun kapasite ve eylemleri, istem, beklenti, kaynak ve fırsatları arasında bireyi toplumla bütünleştirme ya da elverişli bir konuma getirme gibi eylemlere odaklanır. Sosyal işlevsellik, bireyin özellikle çevresi ile olan ilişkisinde sosyal rollerinin ve ilişkilerinin işlevselliğidir. Sosyal hizmet uzmanı, müracaatçının rollerini ve bu rolleri gerçekleştirme kapasitesini değerlendirmeye çalışmalıdır. Davranışları Ayarlama İlkesi İnsan, hayatın içinde deneyim araçları olarak bedene, akla ve zekâya sahiptir. Bu üç araç her insanda ayırt edici özellikleri ile bulunurlar. Bundan dolayı insanlar benzersiz kişiliklere sahiptirler. Bu üç aracı doğru algı ve düşünce yapısında akort etmek ya da ayarlamak ihtiyacı vardır. Sosyal hizmet uzmanı işte bunu yapar. Sosyal Öğrenme İlkesi Sosyal öğrenme, kaçınılmaz olarak sorun çözme sürecine dâhil olan değişimin ön koşuludur. Sosyal öğrenme; (1) fark etme ve odaklanma, dikkat etme ve ilgilenme, (2) sorunu organize etme ve değerlendirme ve gelecek eylemler için plan yapma, (3) yeni bilgilere ihtiyaç duyma ve araştırma, (4) yeni bir deneyim için müracaatçıya fırsatlar sağlama aşamalarını içerir. Gizlilik İlkesi Bu ilke, müracaatçının mesleki ilişkide kendisiyle ilgili açıkladığı gizli bilgilerin korunması hakkına dayanır. Gizlilik, müracaatçıyla ilgili sadece mesleki ilişkide ortaya çıkan gizli bilgilerin saklanmasıdır. Mesleki ilişkide müracaatçının sorunları kendisine ve bir başkasına zarar vermesi hariç gizli tutulmalıdır. BİREYLERLE SOSYAL HİZMETİN TEMEL VARSAYIMLARI Hamilton, bireyle sosyal hizmetin temel varsayımlarını; birey ve toplum birbirine bağımlı ve birbirini tamamlayıcıdır, toplumdaki değişik faktörler birey davranışı ve tutumlarını etkiler, bazı sorunlar psikolojik ve bazıları ise kişiler arasıdır, bireyle sosyal hizmet sürecinde bilinçli ve kontrollü ilişkiler kurulması amaca hizmet eder, bireylerle sosyal hizmet, kişinin enerjisini ve kapasitesini olumlu yöne yönlendirmesine yardım ederek sorunlarının çözülmesini sağlar, bireyle sosyal hizmet herkese ilerlemek için eşit hak verir her ihtiyaç sahibi ve engelli insan için yardım sağlar 3 Ünite 1: Bireylerle Sosyal Hizmet Grace Mathew e göre bireyle sosyal hizmetin temel yapısını oluşturan bazı varsayımlar vardır. Bu varsayımlar kolektif düşünce ve geleneklerden ortaya çıkmıştır. Felsefi varsayımlar şunlardır: Her insan onuru ve değeri olan kişiler olarak değerlendirilmelidir. İnsanlar birbirine bağımlıdır ve bu durum sosyal gruplar içindeki etkileşimlerinde görülür. İnsan gelişimi ve ilerlemesi için ortak olan insan ihtiyaçları vardır. Ortak ihtiyaçların olması bireylerin biricikliğini yadsımaz. Tüm bireyler bazı özellikler açısından benzerdir ama her birey belirli özellikleri açısından tam olarak birbirinin aynı değildir. Her birey kendi içinde büyüme ve başarılı olma potansiyeli taşır ve bu potansiyelin farkına varmak her bireyin hakkıdır. Yani insanlar değişme kapasitesine sahiptir. Toplum, kendi potansiyellerini fark etmelerini sağlayacak araçlara sahip olmayan insanlara yardım etmekle yükümlüdür. İNSAN DAVRANIŞLARININ NEDENLERİ Yaşarken karşılaştıkları sorunlarla başa çıkabilmek için sosyal hizmetlerden yardım talep eden bu kişiler aslında kendi baş etme yöntemleri işe yaramadığı için bunu yapmaktadırlar. Bireylerin kendilerine ait baş etme yöntemlerinin neden bazı sorunlar için etkisiz kaldığının birçok nedeni vardır. Genel olarak bu nedenler 5 kategoriye ayrılabilir. 1. Maddi Kaynakların Yokluğu: Sosyal hizmet kurumları ihtiyacı olan kişilere ekonomik yardım yapma konusunda sonsuz kaynaklara sahip değildir. Ama paranın olmayışı bireyin bazı sorunlarla başa çıkabilmesinde engelse, kurumun durumuna bağlı olarak SHU nun çalışmaları ile bu ekonomik ihtiyaç karşılanabilir. Örn; devlet hastanesindeki fakir ve hasta olan ampüte bir birey, takma uzuvlar satın alabilmek için hastanenin sosyal servisinden para yardımı alabilir. 2. Durumlar ve İlişkilerin Yanlış Anlaşılması ve Uygun Bilgilerin Yokluğu: Durumlar hakkındaki yanlış bilgiler, insanların bazı sorunlarla başa çıkabilmelerini engeller. Çoğu insan, hastalığın iyileştirecek sağlık tedbirlerini, hastalık hakkındaki batıl inançlar yüzünden almazlar. Örn; baba çocuğunun epileptik krizlerinin içine şeytan girmesinden kaynaklandığına inanıyorsa eğer durumu daha da kötüleştirecek tedaviler deneyebilir. Bazen bunların nedeni cahilliktir, bazen de eylemi geciktiren kaynakların olmayışıdır. Bu çarpık algıların düzeltilmesi ve gerekli bilgilerin sağlanması gerekmektedir. 3. Hastalık veya Sağlıkla İlgili Engeller: Fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklar, sağlıkla ilgili engeller gibi çeşitli durumlar insanları sorunlar karşısında yardıma muhtaç hâle getirir. Örneğin; ailede baba hasta ise anne fazladan sorumluluk altına girmek ve dışarıdan yardım almasını gerektirecek sorunlarla tek başına yüzleşmek zorunda kalır. Hasta ve ailesi, hastalık ile ilgili yardım kabul etmeyi düşünmeli ve şu an ve gelecek hakkında gerçekçi planlar yapmalıdır. 4. Stresli Durumlardan Kaynaklanan Duygusal Endişe: Bazen, kişinin mantıklı davranmasını engelleyen güçlü duygular ortaya çıkabilir. Örn; çocuğunun suça karıştığını öğrenen bir baba o kadar fazla üzgün hissedebilir ki çocuğunu evden atıp onunla tüm bağlarını kesebilir. Bu gibi durumlarda duygusal olarak bir yoğunluk yaşayan bireyin hislerini anlatabileceği birine ihtiyacı vardır. Hislerin kelimelere dökülmesi, mantıksız davranışların önüne geçer ve tarafsız düşünmesi için kişinin zihnini boşaltır. 5. Kişilik Özellikleri ve Yetersizlikler: Bir kişinin kişiliğindeki bozukluklar, sadece sorunlu durumlar oluşturmaz aynı zamanda kişinin hayatla ilgili sorunları da çözmesini engeller. Eğer küçük bir kız, annesi tarafından kendisini terk eden babasının kötü bir adam olduğu inancı ile yetiştirilirse büyüdüğü zaman kendi eşi ile sıkıntılar yaşacaktır. Kişilik üzerinde derin etkiler bırakabilecek ve insan davranışlarını etkileyen bu gibi birçok sorun ve sağlıksız inançlar vardır. Burada çözüm, kişinin içgörü kazanmasına, otomatik olarak tepki vermek yerine bilinçli ve uygun davranmayı öğrenmesine yardım etmektir. 4 Ünite 1: Bireylerle Sosyal Hizmet BİREYLERLE SOSYAL HİZMETİN AMAÇLARI VE DOĞASI Bireylerle sosyal hizmet müdahalesinin sosyal yıkımı engellemek, müracaatçıyı güçlendirmek, sosyal işlevselliği sağlamak, olumlu teşvik sağlamak, gelişme ve büyüme için fırsatlar yaratmak, psikolojik zararları telafi etmek, kendi kendini yönetme kapasitesini artırmak ve sosyal katılımı artırmak gibi amaçları bulunmaktadır. Bireylerle sosyal hizmet yönteminin amacı, yalnızca birey ve ailesinin çevreye uyumlarındaki sıkıntıları gidermek üzere mesleki yardımlarda bulunmak, onları, ihtiyaç duydukları hizmetlerden yararlandırmakla sınırlı değildir. Uygulama sonunda gerçekleşmesi beklenen hedef toplumun gelişmesi ve refah düzeyinin yükselmesidir. Bireyin sosyal ilişkileri düzeldiğinde daha sağlıklı bir kişilik yapısına kavuşması, benzer sorunlarla karşılaştığında bunları kendi çabası ve deneyimi ile çözebilecek düzeye gelmesi beklenir. BİREYLERLE SOSYAL HİZMETİN BİLEŞENLERİ Bireylerle sosyal hizmetin bileşenleri birey, sorun, kurum, sorun çözme süreci, sosyal hizmet uzmanımüracaatçı ilişkisi olarak sıralanabilir. Birey Bireyin varlığı ve dönüşümü; içinde yaşadığı toplumun dayattığı sosyal rol beklentisi tarafından belirlenir ve yargılanır. Sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarına müracaatçı sıfatıyla gelen her birey stres altındadır. İnsan davranışını ve bireysel farklılıkları anlamak konusunda Grace Mathew önerilerde bulunmuştur: Bireyin davranışları çevresi ve deneyimleri tarafından şekillenir. Davranışlar; tepki vermeye, duygulara ve hislere işaret eder. Şartlar ve etkileşimler kişinin çevresini oluşturur. İnsani gelişim ve büyüme için bazı temel ihtiyaçların karşılanması gerekir. Duygusal ihtiyaçlar gerçektir ve mantıksal düşünme yoluyla karşılanamazlar. Davranış amaçlıdır ve insanın fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarına bir cevaptır. Bir diğer kişinin davranışı, onun kendi duygusal ve mantıksal yapısının anlaşılması ile anlamlandırılır. Sorun Sorun, uyum sağlayıcı bir işlevsellik için bir tepki gerektiren ancak birey ya da bireylerin karşılaştığı bir ya da daha fazla engel nedeniyle etkili bir tepkinin hali hazırda olmadığı herhangi bir yaşam durumu veya görevi olarak tanımlanmaktadır. Kurum Sosyal hizmet kurum temelli bir meslektir. Kurum, sosyal hizmet uzmanı müracaatçı ilişkisinin dolaysız çevresidir. İlişki, genellikle kurum olarak tanımlanan bir büro ya da binada gerçekleşir. Sosyal hizmet uzmanları, bir personel olarak örgüt sisteminin bir parçası olduğu için çalıştığı kuruma karşı sorumludur. Kurumlar; özel, fon alan ve kamu kurumları olmak üzere çeşitlenir. Birincil (sivil toplum örgütleri) ve ikincil kurumlar (hastane, okul gibi) vardır. Çocuk refahı, aile refahı, eğitim ve uzmanlık alanlarına dayalı olarak sınıflanırlar. Verilen desteğin çeşidine, mesleki otorite, hizmet edilen müracaatçı çeşidine göre de farklılaşır. Süreç Bireyle sosyal hizmetin temel bölümleri şunlardır: Araştırma, ön değerlendirme, müdahale, ilişkiyi sonlandırma ve değerlendirme. Skidmore a göre, müracaatçı için sorunun daha açık hâle getirilmesi ve sonunda bu anlayış doğrultusunda hayatında bir takım değişimlere yol açtığı için hazırlık yapma süreci de tedavinin bir parçasıdır. Değerlendirmemiz sorunlar üzerine değil kişiler üzerine olduğu için sorunun doğasını anlamaya çalışırken aynı zamanda nasıl bir insanın bu soruna sahip olduğunu da anlamaya çalışıyoruz. Yani insanı anlamak sürekli bir süreçtir. Bireylerle sosyal hizmet sürecini anlamak için mutlaka sorun çözme yardımını anlamak gerekir. 5 Ünite 1: Bireylerle Sosyal Hizmet Kişinin sorun çözme çabalarının önünü tıkayan engeller ilk olarak ortaya konmalıdır. Bu engeller: Kişinin ihtiyacı olan somut araçların ve kaynakların ulaşılabilir olmaması Cahillik ve yanlış anlaşılmadan kaynaklanan sorunlar hakkındaki bilgiler Kişinin fiziksel ve duygusal enerjisinin tükenmesi Bazı sorunlar kişinin güçlü duygularından kaynaklanır. Bazı duygular o kadar güçlüdür ki kişinin kendi mantığının ve bilincinin sınırını aşar. Sorun belki de kişinin kendi içindedir. Kişi; kronik olarak, uzun süreler boyunca kişinin düşüncelerini ve eylemlerini etkileyen duyguların etkisinde kalmış veya bu duygulara maruz kalmış olabilir. Kişi; düşünme ve planlama ile ilgili düzenli alışkanlıklar geliştirmemiş olabilir. Bireylerle sosyal hizmet sürecinin amacı, kişinin bir veya birden çok sorunu ile kendi kendine baş etmesine yardımcı olmak ile alakalıdır. Bunu yaparak kişinin hayatına devam ederken sağlam adımlar atmasını sağlayan terapötik ilişki, sistematik ve esnek yol bulunması, fırsatlar ve yardımlar olmak üzere üç araç kullanılır. Bireyle sosyal hizmet süreçleri olan araştırma, ön değerlendirme, müdahale, sonlandırma ve genel değerlendirme iç içe geçmiş bir iplik örgü olarak değerlendirilmiştir. Araştırma evresinde, sosyal hizmet uzmanı yapıcı ve faydacı olarak ilk bağlantıyı kurar. Sıcaklık ve saygı göstermek müracaatçı-sosyal hizmet uzmanı ilişkisini olumlu etkiler. Sosyal hizmet uzmanı, müracaatçının ihtiyaçlarını ve duygularını anlayarak yetkinliğini ve kaynak bilgisini göstermiş olur. Bu evrede kullanılan araçlar; görüşme, kayıtlar, belgeler ve tamamlayıcı bağlantılardır. Psikososyal sorunun anlaşılması olan değerlendirme evresi, döngüsel bir yapıya sahiptir. Vaka devam ettikçe daha fazla bilgi eklenir veya çıkarılır. Değerlendirme; nedenlere ulaşmak, nedensel ilişkiler kurmak ve müracaatçının güçlü ve zayıf yönlerini gözden geçirmek aşamalarını içerir. Müdahale bilgisi sorulara odaklanır: Bu durumu değiştirmek için ne yapılabilir? Bu evre, müracaatçı ve sosyal hizmet uzmanının beraber karar verdikleri hedefler ile başlar. Temel amaç, müracaatçının stresini ve müracaatçının durumdaki işlevsizliği azaltmaktır. Ayrıca müdahale bilgisi, müracaatçıda istenen değişimlerin yaratılabilmesi için gerekli bilgiyi de içerir. Müdahale bir takım prensipler çerçevesinde gerçekleşir. Müdahale üç çeşit olabilir: Direkt müdahale, çevresel değişim ve pratik hizmetlerin yönetimi. Sonlandırma, sürecin sonuna işaret eder. Bu noktada, müracaatçı geriye baktığında başardığı şeyleri görür. Ayrıca sosyal hizmet uzmanının artık müracaatçının baş etme kapasitesine güvendiğine işaret eder. Genel değerlendirme, sonuçların ne olduğunu anlamanın bir yöntemidir. Bireylerle sosyal hizmet uygulamaları zaman zaman değerlendirilmelidir. Sosyal hizmet uzmanılar, yaptıkları iş ve sosyal yetkinlerinden sorumlu olmalıdır. Son olarak ise gerçekler, sonuçların ölçülebilmesi için bir araya toplanıp organize edilmelidir. Ayrıca sorunların çözülmes
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks