Please download to get full document.

View again

of 8
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

UYBAT VI (E98) YAZITINDA GEÇEN AZIGLIG KELİMESİ ÜZERİNE BİR ANLAMLANDIRMA DENEMESİ

Category:

Film

Publish on:

Views: 0 | Pages: 8

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
UYBAT VI (E98) YAZITINDA GEÇEN AZIGLIG KELİMESİ ÜZERİNE BİR ANLAMLANDIRMA DENEMESİ 2 Erhan AYDIN * Özet Uybat VI (E98) yazıtının 3. satırında geçen azıglıg toŋuz täg ibaresi genellikle azı dişli domuz
Transcript
UYBAT VI (E98) YAZITINDA GEÇEN AZIGLIG KELİMESİ ÜZERİNE BİR ANLAMLANDIRMA DENEMESİ 2 Erhan AYDIN * Özet Uybat VI (E98) yazıtının 3. satırında geçen azıglıg toŋuz täg ibaresi genellikle azı dişli domuz gibi şeklinde çevrilmiştir. Azıglıg kelimesi Köl İç Çor yazıtının doğu yüzünün 6. satırında da geçmiş olup burada da ya yabani, vahşi ya da azı dişli şeklinde çevrilmiştir. KÇ yazıtındaki azıglıg kelimesinden sonraki boşluk genellikle toŋuz ile doldurulmuş ve ibare genel olarak azıglıg toŋuz şeklinde tamamlanmıştır. Uybat VI (E98) yazıtındaki azıglıg toŋuz täg ibaresini azı dişli domuz gibi şeklinde çevirmekten çok yabani, vahşi, azgın domuz gibi şeklinde çevirmenin daha uygun olacağı düşünülmektedir. Bu durumda hem Uybat VI hem de KÇ yazıtındaki azıglıg ın aynı kelime olduğu ve yabani, vahşi, azgın anlamında kullanıldığı ortaya çıkmaktadır. Bugün Türkiye Türkçesinde de azılı 1. Gözü bir şeyden yılmayan, azgın. 2. mecaz Çok şiddetli, korkunç (Türkçe Sözlük 167) şeklinde kullanılmakta olup az- fiilinden yapılmış olduğu ortadadır. Anahtar kelimeler: 1. Azıglıg. 2. Azılı. 3. Uybat VI yazıtı. 4. Köl İç Çor yazıtı. 5. Türk runik metinleri. Abstract The phrase azıglıg toŋuz täg, which is in the 3 rd line of the Uybat VI (E98) Inscription, has generally been translated as like a tusked boar. The word azıglıg is used in the 6 th line of the East side of the Köl İç Çor Inscription, and here, too, it has been translated as either untamed, wild or having a tusk. The space in the KÇ Inscription has generally been filled with toŋuz, and the phrase has been completed as azıglıg toŋuz. * Yrd. Doç. Dr., Erciyes Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü KAYSERİ II Belleten 15 Uybat VI (E98) Yazıtında Geçen Azıglıg Kelimesi Üzerine Bir Anlamlandırma Denemesi It has been thought that rather than translating the phrase azıglıg toŋuz teg, which is in Uybat VI (E98) Inscription, as like a tusked boar, translating it as untamed, wild, like a wild boar will be more appropriate. In this sense, azıglıg, which is used in both Uybat VI and the KÇ Inscription, is the same word, and it has been used in the meaning of untamed, wild, ferocious. It is clear that in today s Turkish of Turkey, too, it has been used in the meaning of azılı 1. Gözü bir şeyden yılmayan, azgın. 2. mecaz Çok şiddetli, korkunç (Türkçe Sözlük 167), and is made from the the verb az- (run wild). Key words: 1. Azıglıg. 2. Azılı. 3. The Uybat VI Inscription. 4. The Köl İç Çor Inscription. 5. Turkish Runic Texts. Giriş Bu yazıda Uybat VI (E98) yazıtının 3. satırında geçen azıglıg kelimesi üzerinde durulacak ve azıglıg toŋuz täg şeklindeki benzetme ifadesi taşıyan ibare anlamlandırılmaya çalışılacaktır. Azıglıg kelimesinin geçtiği yerlerin önceki naşirler tarafından nasıl anlamlandırıldığına geçmeden önce azıglıg kelimesinin geçtiği cümle verilecektir: Uybat VI, 3 (E98): [küç] uyγur kan yärin aldukda azıγlıγ toŋuz täg tirig bäg äsizim (Kormuşin 1997: 122). Önceki Okuma ve Anlamlandırmalar Vasil ev 1983: zγl 1 γt 1 un 3 zt 2 g (s. 27). Kormuşin 1997: azıγlıγ toŋuz täg slovno klıkastıy vepr (s. 122). Aksan 2000: azıglıg tōŋuz teg tirig beg esizim Azı dişli domuz gibi diri, canlı bey ne yazık [yazık oldu] (s. 129). Değerlendirme Bu yazıt 1964 yılında bulunduğu için Radloff, Thomsen, Malov vb. Türkologlarca işlenememiştir. Doğal olarak da yazıt ile ilgili çalışmalar azdır. Azıglıg kelimesinin, Kök Türk harfli metinler içerisinde, birisi işlediğimiz Uybat VI (E98) yazıtının 3. satırında diğeri de Köl İç Çor (İhe-Hüşötü) yazıtında olmak üzere toplam iki yerde geçtiği tespit edilmiştir. Köl İç Çor yazıtındaki cümle de şöyledir: KÇ D 6 (veya KÇ 18): Tekin e göre: [... kü]li çor yeti yaşīŋa yeg är [...] rti. [...]yaş[iŋa] [.] azıγlıγ tok[uz är ö]lürti (Tekin 1968: 258)... (Küli) Çor, when he was seven years old,... (When) he was... years old, he killed nine ferocious (men). (Tekin 1968: 294). Hayashi- Ôsawa ya göre: Küli çor yeti yaşıŋa yegär (?) ölürti tokuz yaşıŋa azıγlıγ toŋuz ölürti Küli Çor at the age of seven killed a young wild she-goat 16 Belleten II Erhan AYDIN (?). [At the age of nine] he killed a wild boar with tusks (Hayashi-Ôsawa 1999: ). Berta ya göre: Kẅli çwr yeti yaşıŋa (?)yägär ölẅrdi tokwz yaşıŋa azıγlıγ toŋuz ölẅrdi (Berta 2004: 15) Köli Csor hʾt ʾvesen megölt egy kecskegidát. Kilenc ʾvesen egy vaddisznḥt (tkp. agyaras disznḥt) ölt meg. (Berta 2004: 22). KÇ D 6 da geçen azıglıg kelimesini Tekin, ferocious, furious (Tekin 1968: 307); Clauson-Tryjarski ile Hayashi-Ôsawa da azıglıg toŋuz ibaresini wild boar olarak anlamlandırmışlardır (Clauson-Tryjarski 1971: 18); (Hayashi- Ôsawa 1999: 153). Erdal, KÇ D 6 da geçen cümleyi tokuz yaşıŋa azıglıg toŋuz ölürti okumuş ve At the age of nine he killed a tusked boar (OTWF 142); Berta ise vaddisznḥt (tkp. agyaras disznḥt) (Berta 2004: 22) şeklinde anlamlandırmıştır. KÇ yazıtında da geçen azıglıg kelimesinin genel olarak yabani, vahşi; azı dişli olarak anlamlandırıldığı görülmektedir. KÇ yazıtında geçen azıglıg ile Uybat VI (E98) yazıtındaki azıglıg ın aynı kelime olduğunu düşünmekteyiz. Azıglıg kelimesinin az- fiilinden g + ve + lig eklerinden yapılmış bir sıfat olduğu bellidir. Az- to go astray, to lose one s way örn. teŋri bilge xağanta adrılmalım azmalım let us not be parted from Teŋri Bilge Xağan and go astray Ongin 11 (EDPT 279a). IrkB: āz- sapmak, yoldan çıkmak, yolu kaybetmek (Tekin 2004: 50). Az- fiilinin ayrıntısı ve diğer örnekler için bk. (DTS 72a). Yine KT K 5 ve 6 da geçen azman at adının da az- fiili ile ilgili olması gerektiğini ve azgın, yerinde duramayan anlamında olabileceğini söylemek mümkündür. Ancak azıg azı dişi kelimesinin de eski Türkçede kullanılmış olması işlediğimiz azıglıg kelimesinin azıg + lıg şeklinde kurulmuş olduğunu düşündürmektedir. Ancak Uybat VI yazıtının 3. satırında geçen azıglıg toŋuz täg ibaresinin azı dişli domuz gibi şeklindeki bir benzetme ile anlamlandırılmasından çok yabani, vahşi, azgın domuz gibi şeklindeki anlamlandırılması daha uygun düşmektedir. Azıglıg Kelimesinin Tarihî ve Çağdaş Türk Dillerindeki Durumu Azıglıg kelimesi Uybat VI, 3 ve KÇ 18 dışında eski Türk yazıtlarında geçmemiştir. Irk Bitig de (IrkB 6) azıg kelimesi bulunmakta olup azı dişi anlamındadır. Toŋuzuŋ azığı sınmiş the boar s tusk was broken (EDPT 283a) ve toŋuzuŋ azıgı sınmiş domuzun azı dişleri kırılmış (Tekin 2004: 18 ve 27). Eski Uygur metinlerinden başlayarak Karahanlı, Çağatay ve Kıpçak metinlerinde azıg ~ azu şekillerinde geçmiştir. Azıg azı dişi kelimesinin detayı için bk. (TDES 30). Üzerinde durduğumuz azıglıg yabani, vahşi, azgın için ise şu karşılaştırma malzemeleri verilebilir: II Belleten 17 Uybat VI (E98) Yazıtında Geçen Azıglıg Kelimesi Üzerine Bir Anlamlandırma Denemesi Uygur: Üç İtigsizler 101b-5 te geçen azag kelimesi de büyük bir olasılıkla azıglıg kelimesi ile köken bakımından aynıdır: 101b-4-5: içdin sıngar-kı burkan nom-ındakı-l(a)r-ka taşdın (5) sıngar t(e)rs azag nomlug-l(a)r-ka yomkıka bilgülük üçün anın kergek ermez (Barutçu Özönder 1998: 34), İçerdeki Buddha dinindekilere, dışarıdaki (5) ters-sapık dinden olanlara, hepsine (kolay) malum olduğu için, bu yüzden (6) soru sormaya gerek yoktur (Barutçu Özönder 1998: 71). Sözlükte: Azag sapık olarak anlamlandırılmıştır. (Barutçu Özönder 1998: 129). Azag kelimesi eski Uygurca birkaç metinde daha geçmiştir: Azag yanlış; dalalete sapmış Maytr. 41, 14; azag yanlış yola sapmış EUTS 19. Karahanlı: Azıglıg azılı, cesaretli, atılgan, gözüpek (Arat 1979: 49) örn. Azıglıg eren 283, 3041, 4523; azıglıg kür er: 283, 2054, Harezm: Azıglık sivri ve uzun dişli. başları azıglık kiyik başları käbi ärdi (142b, 10) (kuşların) başları vahşi hayvan başı gibi sivri dişli idi (Borovkov 2002: 66). Azıglıg kelimesi metinde açıkça vahşi anlamında olsa da sivri ve uzun dişli anlamının neye dayanılarak verildiği anlaşılamamıştır. Buradaki azıglıg ın vahşi, yabani anlamından başka bir anlamı olmasa gerektir. Kısasü l-enbiyā da ise iki azıglıg bulunmaktadır. Azıglıg (1) azmış, doğru (din) yolundan sapmış olan KE 13r17 (Ata 1997: 67). Azıglıg (2) yırtıcı hayvan, canavar KE 137r9 (Ata 1997: 67). Kıpçak: Azıglı vahşi (İM); azıglı kedik yırtıcı av hayvanı İM. (KTS 20). Eski Anadolu Türkçesi: Azılu taşkın, çılgın (TS I 346). Azılu kelimesinin sonundaki yuvarlak ses de + lig ekindeki g ek sonu ünsüzünün düştüğünü ve önündeki ünlüyü yuvarlaklaştırdığını göstermektedir. Kelimenin aynı anlamda Anadolu ağızlarında da kullanıldığı görülmektedir: Azulu vahşi, yırtıcı, yabani (DS I 443); ayrıca azılı kart erkek yaban domuzu (DS I 439) şekli de kelimenin yabanîliğe ve vahşiliğe işaret ettiğini göstermektedir. Bugün Türkiye Türkçesinde kullanılan azılı kelimesinin de azıglıg şeklinden geliştiğini düşünmekteyiz. Türkçe Sözlük: azılı sf. 1. Gözü bir şeyden yılmayan, azgın: Azılı katil. 2. mecaz Çok şiddetli, korkunç: En azılı küfürler kalın bir argo kabuğu içinde saklı. B. R. Eyuboğlu (Türkçe Sözlük 167). Sonuç Uybat VI (E98) yazıtında geçen azıglıg toŋuz täg benzetme ifadesi azı dişli domuz gibi değil de yabani, vahşi, azgın domuz gibi şeklinde anlamlandırılmalıdır. Böylelikle KÇ yazıtında geçen azıglıg kelimesi ile işlediğimiz kelimenin aynı kelime olduğu da ortaya konmuş olmaktadır. Dolayısıyla eski Türk yazıtlarında azıglıg iki yerde geçmekte; her ikisi de yabani, vahşi, azgın anlamlarına gelmektedir. 18 Belleten II Erhan AYDIN Kısaltmalar ve Kaynakça: Aksan, Doğan (2000): En Eski Türkçenin İzlerinde, Orhun ve Yenisey Yazıtları Üzerinde Sözcükbilim, Anlambilim ve Biçembilim İncelemelerinin Aydınlattığı Gerçekler. İstanbul: Simurg. Arat, R. Rahmeti (1979): Kutadgu Bilig, III İndeks. Hzl. Kemal Eraslan-Osman F. Sertkaya- Nuri Yüce. İstanbul: TKAE. Ata, Aysu (1997): Kısasü l-enbiyā (Peygamber Kıssaları) II Dizin, Ankara: TDK. Barutçu-Özönder, F. Sema (1998): Üç İtigsizler. Ankara: TDK. Berta, Árpád (2004): Szavaimat Jḥl Halljátok, A Türk ʾs Ujgur Rovásírásos Emlʾkek Kritikai Kiadása. Szeged: Jate. Borovkov, A. K. (2002): Orta Asya da Bulunmuş Kur an Tefsirinin Söz Varlığı (XII.-XIII. Yüzyıllar). Çev.: Halil İbrahim Usta-Ebulfez Amanoğlu, Ankara: TDK. Caferoğlu, Ahmet ( ): Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü. İstanbul: Enderun. Clauson, S. Gerard - Edward Tryjarskı (1971): The Inscription at Ikhe-Khushotu. Rocznik Orientalistyczny 34/1, Clauson, S. Gerard (1972): An etymological dictionary of pre-thirteenth-century Turkish. Oxford: Oxford University. Derleme Sözlüğü. 2. bs. Ankara, 1993: TDK. DS bk. Derleme Sözlüğü. DTS bk. V. M. Nadelyaev vd. (1969). EDPT bk. S. Gerard Clauson (1972). Erdal, Marcel (1991): Old Turkic word formation. A Functional Approach to the Lexicon I-II. Wiesbaden: Harrassowitz. Eren, Hasan (1999): Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü. Ankara. EUTS bk. Ahmet Caferoğlu (1993). Hayashi, Toshio - Takashi Ôsawa (1999): Site of Ikh-Khoshoot and Küli Çor Inscription. Takao Morıyasu - Ayudai Ochir (Eds.): Provisional Report of Researches on Historical Sites and Inscriptions in Mongolia from 1996 to Osaka: The Society of Central Eurasian Studies, İM: İrşadü l-mülûk ve s-selâtîn. Kormuşin, İ. V. (1997): Tyurkskie eniseyskie epitafii, tekstı i issledovaniya. Moskva: Nauka. KTS bk. Recep Toparlı vd. (2003). Maytr.: Maytrısimit bk. Şinasi Tekin (1976). Nadelyaev, V. M. - D. M. Nasilov - E. R. Tenişev - A. M. Şçerbak: Drevnetyurkskiy Slovar. Leningrad: Nauka. OTWF bk. Marcel Erdal (1991). Tarama Sözlüğü. 3. bs. Ankara, 1995: TDK. TDES bk. Hasan Eren (1999) II Belleten 19 Uybat VI (E98) Yazıtında Geçen Azıglıg Kelimesi Üzerine Bir Anlamlandırma Denemesi Tekin, Şinasi (1976): Uygurca Metinler II: Maytrısimit, Burkancıların Mehdîsi Maitreya ile Buluşma Uygurca İptidaî Bir Dram. Ankara: Atatürk Üniversitesi. Tekin, Talat (1968): A Grammar of Orkhon Turkic. Bloomington, The Hague: Indiana University Publications, Uralic and Altaic Series: 69. (2004): Irk Bitig, Eski Uygurca Fal Kitabı. Ankara: Öncü Kitap. Toparlı, Recep - Hanifi VURAL - Recep Karaatlı (2003): Kıpçak Türkçesi Sözlüğü. Ankara: TDK. TS bk. Tarama Sözlüğü. Türkçe Sözlük (2005): 10. bs. Ankara: TDK. Vasil ev, D. D. (1983): Korpus Tyurkskih runiçeskih pamyatnikov basseyna Yeniseya. Leningrad: Akademiya Nauk SSSR. 20 Belleten II
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks