Please download to get full document.

View again

of 32
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi

Category:

Education

Publish on:

Views: 21 | Pages: 32

Extension: PDF | Download: 1

Share
Related documents
Description
T.C. ESKiŞEHiR V A L i L i G i i X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi BiLDİRİLERi (06-08 MAYIS ) Hazırlayan Prof. Dr. Erdoğan BOZ ESKİŞEHİR, 2011 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi
Transcript
T.C. ESKiŞEHiR V A L i L i G i i X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi BiLDİRİLERi (06-08 MAYIS ) Hazırlayan Prof. Dr. Erdoğan BOZ ESKİŞEHİR, 2011 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi 6-8 MAYIS Tuna, Osman Nedim, Osmanlıcada Moğolca Ödünç Kelimeler I , TM., C. XVTI, s Tuna, Osman Nedim, Osmanlıcada Moğolca Ödünç Kelimeler II, TM., C. XVTII, s YUNUS EMRE'NİN XIII.-XIV. YÜZYIL ANADOLU KÜLTÜR ÇEVRELERİ İLE ETKİLEŞİMİ EmelKILIÇ Yunus Emre 'nin Anadolu 'da yaşadığı dönem, Türkiye Selçuklu Devleti'nin dağılmaya ve Türk Beylikleri'nin kurulmaya. başladığı bir dönemdir. Bu dönemde Anadolu 'da siyasal bölünme/ere, kültür alanı farklılıkları eşlik etmiştir. XIII-XIV. Yüzyıllarda Anadolu kültürü gerek kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan ve gerekse Horasan Erenleri tarafindan geliştirilen bir kültürel çeşitliliğe sahne olmuştur. Yunus Emre 'nin eserlerinden çeşitli kültür çevreleri ile etkileşim içinde olduğu, Anadolu kentlerini dolaştığı; değişik çevrelerin jikrf ve sosyal önderleri ile görüşlüğü anlaşılmaktadır. Yunus Emre dönemin jikrf ve sosyal önderlerinin düşüncelerinden etidienmiş ve bu kişiler etrafında gelişen Anadolu kültür çevrelerini etkilemiştir. Yunus Emre felsefesinde, etkileşim halinde olduğu birçok kültür çevresinin etkisi vardır ve onu salt bir kültüre mal etmek hatalı olacaktır. Bildiride Yunus Emre 'nin dünya görüşünün, düşüncelerinin çeşitli kültür kaynaklarından beslendiği Vl.Jrgulanmaya çalışı lacaktır. Anahtar Keliıneler: Anadolu, Bat:ınllik, Mevlevilik, Bektaşilik, Ahilik Yunus Emre's interaction with the Anatolian Cultural Circles in XIII-XIVth centuries Yunus Emre lived in Anatolia in a period during which Turkish State of Seljuks started to collapse and Turkish Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Doktora Öğrencisi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Turizm Uzmanı - E-posta: gov.tr 575 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi 6-8 MAYIS Principalities started to emerge. The political seperations in AnataZia in this period was accompanied by dijferentiations in cultural field. In XIII-XIVth centuries, the AnatoZian Culture became a stage for cultural diversity which was caused by both its own internal dynamics and by contributions ofhorasan Erenleri(Khorasan Saints). The 'cultural circles' in the title refers to an area which consists of people with similar or corresponding cultural values and opinions. It can be understood from Yunus Emre works that he was involved in various cultural circles, and that he had been to Anato/ian cities, and that he had met the intellectual and social leaders of various circles. Yunus Emre was injluenced and that he affected Anato/ian Cultural Circles araund these figures. In Yunus Emre 's philosophy, there are the effects of many cultural circles which he had interacted with, and it would not be right to make him seem belonging to a single culture only. This paper emphasizes that Yunus Emre 's thoughts and world perspective has been nourished by various cultural sources. Key words: Anatolia, Esotericism, Mowlawiya, Bektashism, Akhism Yunus Emre'nin Tarihi Kişiliği ve Yaşadığı Dönem Yunus Emre, Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmaya ve Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde Türk Beylikleri'nin kurulmaya başladığı XIII. yy ortalanndan Osmanlı Beyliği'nin kurulduğu XIV. Yüzyılın ilk çeyreğine kadar Orta Anadolu havzasında yaşamış bir Türkmen hocası, şair, erendir. Yunus Emre hakkındaki ilk bilgileri veren Hacı Bektaş Veli Velayetnamesi'ne göre Eskişehir'in Sivrihisar kazasma bağlı Sarıköy'de doğmuş ve burada ölmuştür 1 İstanbul Bayezid Kütüphanesi'ndeki 7912 nolu bir mecmuada yer alan Vefat-ı Yunus emre, sene 720, müddet-i ömr 82 yazılı kayda göre Yunus Emre, H.720/1320'de 82 yaşmda ölmüştür. Buna göre o, 638/ yılmda doğmuştur. Bu tarihlendirmeye göre Yunus Emre, Mevlana'nın ve Hacı Bektaş Veli'nin çağdaşıdır. Yunus 1 Abdülb ki Gölpınarlı, Veliiyet-nfune, Meniikıb-ı Rünkar Hacı Bektaş-ı Veli, İstanbul: İnkılap Kitapevi, X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi 6-8 MAYIS Emre'nin tarihi kişiliği hakkında ise kesin bilgiler veren belge sayısı sınırlıdır. Yunus Emre'nin yaşadığı döneme ait hiçbir. kaynak ondan söz etmemiştir~ O'nun nerede tahsil gördüğü, nerelerde bulunduğu, nasıl y::ışadığı konusunda elde kesin bilgi yoktur. Dönemin siyasal ve sosyal şartları nedeniyle tanınma imkanın olmadığı anlaşılmaktadır. Yunus Emre'nin bilinen iki eseri Divan ve yıllarında yazdığı Risaletü'n-Nushiyye'dİi. Yunus Emre'nin yaşadığı döneme ilişkin bilgiler veren diğer tarih kaynakları, onun hakkında genellikle yazıldıkları hakim kültür çevresine göre bir değerlendirme yapmışlar ve Yunus'un düşünce dünyasını daha çok menkıbevi nitelikte anlatmışlardır. Yunus Emre ile ilgili çalışmalarda dikkatlerden kaçınlmaması gereken bir husus, bu dönemde Anadolu'da başka Yunusların da varlığıdır. Tarihi kaynakların verdiği çelişkili gibi görünen bilgilerin ana nedenlerinden birisi de bu isim benzerliğidir. Yunus Emre, Divanı'nda çağdaşları olan Mevlana (1273)'dan, Ahmed Fakih (1221)'ten, Geyikli Baba ve Seydi Balum gibi velilerden söz ederek yaşadığı dönemle ilgili ipuçları vermektedir. Bazı beyiderinde Y ağınacı Tatar lardan bahsetmesi, O'nun yaşadığı zamanı tayin etmekte ayrı bir anlam taşımaktadır 3 Beyazıt Devlet Kütüphanesi'ndeki bir mecmuada yer alan Vefiit-ı Yunus Emre, sene 720, müddet-i ömr 82 ifadesinden anlaşıldığına göre Yunus Hicri 638 (1240/ 41)'de doğmuş, Hicri 720 (1320/21)'de vefat etmiştir. Yunus, Hacı Bektaş Vell ve Mevlana Celaleddin Ruı:rll ile çağdaştır. Yunus Emre'nin yaşadığı XIII. yüzyıl sonları ve XIV. yüzyılın ilk çeyreği arasındaki devre, Moğolların Anadolu 'yu darmadağın ettikleri çağdır. Yunus'un yaşadığı yıllar, Anadolu Türklüğünün Moğol akın ve yağmalarıyla, iç kavga ve çekişmelerle, siyasi otorite zayıflığıyla, kıtlık ve kuraklıklarla perişan olduğu yıllardır. Bu dönemde Moğol istilası siyasal çöküşün yanı sıra sosyal, kültürel ve ekonomik yönlerden de büyük tahribata yol açmıştır. Türkiye Selçuklu Devleti'nin dağılmaya ve Türk Beylikleri'nin kurulmaya başladığı bu 2 Abdulblli Gölpınarlı, Yunus Emre, Risalat al Nusbiyya ve Divanı, İstanbul Faruk Kadri Timurtaş, Yunus Emre Dlvfuıı, Ankara, 1989, s X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENİ 6-8 MAYIS devrede Anadolu'da siyasal bölünmelere,. kültür alanı farklılıkları eşlik etmiştir. Yunus Emre'nin yaşadığı çağda Türk kültürü hem bunalım çağında hem de yeni bir oluşum dönemindedir. Bu yeni oluşumda İslamiyet ve tasavvufun çok büyük etkisi olmuştur. -Anadolu halkı bu yaşanan olumsuzhıkları tasavvu:fla aşmaya çalışmıştır.. Yunus Emre Döneminde Anadolu'da Kültür Çevrelerinin Oluşumunda Horasan ve Türkistan Etkisi Kültür, bir toplumun tarihsel süreç içinde ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı her türlü maddi ve manevi özelliklerin bütününe -verilen addır. Başlıkta geçen. kültür çevresi ifad~si ile kastedilen anlam, kültür değerleri ve görüşleri birbirinin benzeri veya birbirinin yakını olan insanlardan meydana gelen bir alandır. Kültür çevresi ifadesinde alınan ölçütler inançlar, gelenekler, normlar, düşünce biçimleri gibi manevi kültür öğeleridir. Xlll-XIV. Yüzyıllarda Anadolu Kültürü gerek kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan ve gerekse Horasan Erenleri tarafindan geliştirilen bir kültürel çeşitliliğe sahne olmuştur. Moğol baskısı sebebiyle Horasan, Harezm, Semerkant, Bakü, Belli, Bağdat gibi şehirlerden kaçan birçok alim ve mutasavvıfm Anadolu'ya sığınmak zorunda kalması Xlll. Yüzyıl Anadolu'sunda bir kültürel canlılık sağlamıştır. Bu dönemde Maveraünnehir ve Horasan'dan Anadolu'ya göç eden farklı inançlara, öğretilere, akımlara ve tarilcatlara bağlı olan topluluklar ilim adamları, mutasavvıflar, sanatkarlar ve dervişler Anadolu'da farklı kültürel çevrelerin oluşmasında etkili olmuşlardır. Selçuklular ve beylikler döneminde Anadolu'da Y esevllik, Kübrev!lik, Sühreverdilik, Babailik, Bektaşilik, Kalenderilik, Ekberilik, Haydarilik, Mevlev!lik, Nakşibendilik, Kadirilik, Rufa!lik gibi tarikatların kurulduğu bilinmektedir. Bu tarikatların önderleri geldikleri çevrelerin kültürel birikimini de 578 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi 6-8 MAYIS Anadolu'ya taşımışlardıl. Selçuklular döneminde inanç ve mezhep serbestliği, çeşitli zümrelerin Anadolu'da yerleşip gelişmesine zemin hazırlamıştır. JÇIII. Yüzyıl sonlarına doğru beyliklerin bağımsızlıklarını elde,-etmeleri ile bu tarikatlar bir taraftan kendilerine mahsus dergahlarda eğitimi gerçekleştirirken bir taraftan da yeni kol ve şubelere ayrılarak çağalmış ve yaygınlaşmışlardır. Ahmet Yesev1, Orta Asya'da İslam'ın yayılmasına öncülük eden, Türkler'e İslamiyet'i Türkçe öğretmeye çalışan büyük bir derviş şair ve süfidir. Divan-ı Hikmet adlı eserinde Türklere İslam'ın ve dervişliğin basit yollarını öğretmeyi amaçlamıştır. Y esevllik mensupları aynı zamanda sınırlardaki fetih hareketlerine de katılmışlardır. Ahmet Y esevi Anadolu'ya hiç gelmemiş olmasına rağmen Anadolu'da da tanınmış, benimsenmiş, takipçileri onun görüşlerini burada da yaymaya devam etmiş, Yunus Emre, Mevlana ve Hacı Bektaş Veli gibi Anadolu ekallerini etkilemiştir: Harezm sahasından gelen Necmeddin Kübra müridieri ve yine Horasan'dan göç eden Kutbeddin Haydar dervişleri de kısa zamanda Anadolu'nun her tarafina yayılarak tasavvuf propagandası yapmışlardır. Bu propaganda faaliyetleri sonucunda XIIT. Yüzyılda Anadolu şehirlerinde İslam tasavvufunun Horasan ayağını temsil eden pek çok tanınmış dini lidere rastlamak mümkündür. Bunların hepsi yaşadıkları şehirlerde kendilerine birçok taraftar bulurken, Tasavvuf Edebiyatının Anadolu şehirlerinde yayılmasını ve Orta Asya Türk kültürünün halk arasında canlı tutulmasını da sağlamışlardır. Anadolu'ya gelmiş olan Horasan Erenleri, Tasavvuf kültürünü buralarda yaymaya çalışmışlardır. Yunus, bu İslam Süfilerinden etkilenmiş ve onların bazı sözlerini, yaşadıkları olayları yeri geldikçe manzum bir şekilde anlatmıştır. O, etkilendiği kişilerden genelde isim vererek, bazen de isim vermeden bahsetmiştir 5 4 İsmet Kayaoğlu, Mevlfuıa'nın Çağdaşı Derviş Tarikatlan, Babalar, Kalenderiler ve Diğerleri Ankara Üniversitesi ilahiyat Fakültesi Dergisi, Fakültenin Kuruluşunun 40. Yıl Özel Sayısı, C:31, Ankara 1989, s: Yunus Emre şiirlerinde, Cüneyd-i Bağdadi ve Bayezid-i Bistami gibi tasavvuf önderlerinden de söz etmektedir. Ancak bilindiği üzere bu kişiler 579 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi 6-8 MAYIS XIII. yüzyılda Anadolu topraklannda çok sayıda Horasan ve Türkistanlı ünlü derviş faaliyet göstermiştir. Örnekler arasında XIII. Yüzyıl Anadolu'sunun dini ve sosyal önderleri arasında Ahi Evran, Hacı Bektaş Veli, Evhadüddrn Kirmam, Fahreddln Iraki, Kutbeddrn Şirazl gibi isimleri sayabiliriz. Yunus Emre şiirlerinde İslam Süfilerinin etkilerini görmek mümkündür. O, şiirlerinde Erenler şeklinde bahsettiği İslam Süfilerinin sözlerine, hayatianna manzum şekilde yer vermiştir. Yunus Emre'nin dilinde bilge kişinin adı eren'dir. Eren barış içinde yaşamayı öğütleyen, bütün insanları kardeş gören, kendini sevrneyeni bile seven kişidir. Onun gönlü yalnız sevgiyle, dostluk duygularıyla doludur. Evreni bir Tanrısal görüş alanı olarak bildiğinden, erenin evrene karşı da sevgisi, saygısı vardır. Eren'in gözünde insan, bir küçük evrendir, büyük evren ise Tanrısal özün kuşattığı sonsuz varlık alanıdır. Eren olma aşamasına ulaşmış kişide erdem, alçakgönüllülük, eli açıklık, yetkinlik, olgunluk bir bütünlük içinde bulunur. Yunus Emre İslam Süfilerine olan saygı, sevgi ve hayranlığını şiirlerinde dile getirmiştir. Yunus Emre Divanı'nda sözü edilen Süfiler arasında Cüneyd-i Bağdadi (298/908), Sibll (334/945), Maruf Kerhl (200/815), Bayezid-i Bistaınl ( ), Ebu Müslim Necefi (?), Fakili Ahmed (618/1221), Necmeddin Daye (654/1256), Mevlana Celaleddin (1273) ve Seyyid Ahmed Kebir (?) gibi isimleri saymak mümkündür 6. Horasan Erenleri İslam felsefesinde Türk düşüncesinin sözlü geleneğidir. Moğol baskısından kaçarak Türkistan, İran, Horasan ve Azerbaycan'dan Anadolu'ya gelen Horasan Erenleri Türkistan eren anlayışın ana kaynağıdır ve Anadolu Eren anlayışını da geniş anlamda etkilemiştir. Horasan Erenleri arasında eren veli-şeyh lik ilişkisi dikkati çekmektedir. Horasan erenleri aynı zamanda Türkistan ve Rum erenleri arasında bir bağ oluşturmuşlardır. Yunus Emre'niıı Anadolu Eren Geleneği İçindeki Yeri Yunus Emre'den çok önce yaşamışlardır. Cüneyd-i Bağdadi hicri m. Yüzyılda Bağdat'ta yaşamış büyük bir Silfidir. Bu isimler, Tasavvufun gelişmesine olan katkılarıyla tanınmaktadırlar. 6 Abdülbaki Gölpınarlı, Yunus Emre Divan, İstanbul, 1943, s: 369/ X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi 6-8 MAYIS Anadolu'da XIII. Yüzyılın ikinci yarısı, sadece siyasi çekişmelerin değil çeşitli mezhep ve inançların yanı sıra Batınİ ve Mutezile görüşlerinin de yoğun bir şekilde yayılmaya başladığı bir zamandır. Anag0lu'nun çeşitli yerlerinde tasavvufi faaliyetlerde bulunanlar Allah sevgisini, aşk ve güzel ahiakla ilgili düşüncelerini, İslam tasavvufunu işleyerek Türk-İslam birliğinin oluşmasında önemli roller üstlenmişlerdir. Bu miıtasavvıflar arasında; Mevlana Celaleddin-i Rfunl, Hacı Bektaş Veli, Ahl Evran-ı Veli, Ahmed Fakih, Evhadüddin-i Kirmanl, Fahrüddin-i Irak!, Necmedin-i Daye, Muhyiddin-i Arabl Sadreddin-i Konevl, Müeyyeddin el Cendl ve Sadeddin-i Fergani gibi isimler sayılabilir. Yunus Emre de bu mutasavvıf geleneğinin içinde değerlendirilmelidir. Yunus Emre döneminde Anadolu'da faaliyet gösteren tarikat yapılanmalarının dışında dini nitelikte başka örgütler de kurulmuştur. Osmanlı tarihçisi Aşık:paşazade, Tevfuih-i Ali Osman adlı eserinde Türkiye Selçukluları zamanında Anadolu'da Türkmen çevrelerde kurulan kültürel yapılanmadan da söz etmiştir. Aşık:paşazade'ye göre XIII. Yüzyıl Anadolu'sunda Türkmenler, Ahiyan-ı Rum, Abdalan-ı Rum, Gaziyan-ı Rfım ve Bacıyan-ı Rfım olmak üzere dört grup halinde teşkilatlanmışlardır 7 Toplu bir zümre halinde gezen Zümre-i Abdalan veya Rum Abdalları (Abdalan-ı Rum-Anadolu dervişleri) adı verilen Süfi dervişler, abdal, eren, ermiş, evliya, gazi, pir, seyyid, şeyh, abit, alim, baba, dede, şehit, veli, zahit gibi isimler almışlardır. Anadolu Erenleri, Baba! hareketinden kaynaklanan Vefa!, Haydan ve Yesevl tarikatıarına mensup kişilerdir. Yunus'un şiirlerinde, Moğol istilası sırasında Anadolu halkını koruyup kollayan bu teşkilatlardan Abdalan-ı Rum Teşkilatı mensuplarından Geyikli Baba ve Seydi Baluıiı'un adları geçmektedir 8 Geyikli Baba, Osmanlı'nın kuruluş yıllarında Osman Gazi ( ) ve Orhan Gazi ( ) devirlerinde Azerbaycan'dan Anadolu'ya gelen, Türkmenler 7 Aşıkpaşazade, Aşık Paşaoğlu Tarihi, Hazırlayan H. Nihai Atsız, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul 1992, s: Gölpınarlı, Yunus Emre Divan, İstanbul, 1943, s X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENİ 6-8 MAYIS arasında garip halleriyle ilgi uyandırınış bir derviştir. Rum abdallarından ve Alperen dervişlerden biri olan Geyik:li Baba, Osmanlı topraklarına yerleşen Baba!-Vefiil şeyhlerinin ileri gelenleri arasındadır. Seyyid Balum (Balum Sultan) ise muhtemelen Germiyanoğullarından bir beydir ve Geyikli Babanın müridlerindendir. Yunus'un çağdaş olarak bahsettiği bu kimselerin yaşadığı devir, XIII. yüzyılın ikinci yansıyla, XIV. Yüzyılın ilk yarısıdır. Anadolu Ereııleri, Yunus Emre, Hacı Bektaşı Vell ve Mevlana tarafından temsil edilen Sfıfilik sentezidir. Tasavvuf, Anadolu' da çok hızlı bir şekilde yayılmış ve bu asır Türk Sfıfiliğinin bir oluşum dönemi olmuştur. Endülüs~ten kalkıp Konya'ya gelen Muhyiddin İbn Arabl ile (öl.l240), Necmüddin Daye (ö.l256), Fahrüddin Irakl (ö.l280), Sadrüddin Konevi (ö.l274) gibi tasavvuf tarihinin önemli isimleri de tasavvuf klasikleri haline gelmiş eserlerini bu topraklarda yazmışlardır. Yunus Emre'nin yaşadığı dönem, Anadolu'da Mevlevllik, Bektaşllik, Ekberilik, Y esevllik, Halvetllik, Kalenderilik, Kübrevllik, Evhadllik ve Baballik gibi tasavvufi akımların ortaya çıktığı bir devredir 9 Bu dönemde, değişik coğrafyalardan kopup gelen farklı düşünce ve kültürler, taassuptan uzak geniş görüşlü düşüncelerin doğmasına zemin hazırlamış; Anadolu'da kök salmaya çalışan tasavvuf düşüncesi sarsılan sosyal ve siyasi ortamda güç kazanmıştır. Bu dönemde tasavvuf metafiziği geleneğinin önemli temsilcisi Sadreddin Konevi Konya'da kelam, tasavvuf, tefsir ve hadis dersleri vermiştir. Anadolu'da tasavvufa dair yazdığı eserleriyle meşhur Necmeddin Daye Mirsad-ül-İbad adlı eserini yazmıştır. Türkler arasında ilk olarak Orta Asya'da Ahmet Y esevi ile görülmeye başlayan tasavvuf akımı, daha soma Moğol istilasıyla Anadolu'ya gelen dervişlerle etkili olmaya başlamıştır. XIII. Yüzyıl, Anadolu'da tasavvufi faaliyetlerin yaygınlaşmaya başladığı bir dönemdir. Ahmet Y esevl'nin tasavvuf anlayışı, İslam ahlakı ile yakından ilişkili olarak, Kur'an ve Sünnete uygunluk göstermektedir. XIII. Yüzyılın önemli bir Türk-İslam 9 Ahmet Vehbi Ecer, Yunus Emre Döneminde Anadolu'da Kültür Hayatı , Kubbealtı Akademi Mecmuası, Temmuz 1992, Sayı 3, X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENİ 6-8 MAYIS mutasavvıfı olan Yunus Emre'nin tasavvuf anlayışı da kendinden önce yaşayan İslam mutasavvıflarının fikir sisteminde olduğu gibi, Kur'an-ı Kerim ve sünnete dayanır. Ona göre, tasavvuf, güzel ahlaktah ibarettir, mutasavvıf ise ablakı tamamlayan kişidir. Yunus Eıİıre'nin Babailik ve Batıni Çevreler İle İlişkisi Batın, iç, gizli, derfin, gizli alem gibi anlamlara gelir. B~tınıyye akımını benimseyenler ayet ve hadislerin - görünenierin dışında- gizli anlamları olduğuna inanır. Onlara göre bu gizli manayı da, ancak arifler ve veliler bilir. Kalenderiler, Rindler ve Melametiler arasında bu inanışta olanlar vardır. Batıni akımlar daha çok tasavvufi zümreler içinde gelişen ve taraftar bulan görüşlerdir. Batıniler, normal halkın sadece zahiri (dışı) görebileceklerini; seçkin zümrelerin ise, batıni (içsel) anlamı kavrayabileceklerini iddia etmektedirler. Babailik, Moğol istilası sırasında Anadolu'ya gelen Baba İlyas tarafından kurulmuştur. Onun ölümünden sonra yerini Baba İshak almış ve Babailik tarikatını Anadolu'da güçlendirmiştir. Baballik görüşü daha çok Amasya, Tokat ve Malatya çevresinde yayılmıştır. Alınan ağır vergiler, yapılan haksızlıklar, göçebe Türkmenlerin sorunları karşısında ilgisiz kalınması, devlete duyulan güveni azaltmış; bu güvensizlik ortamı Türkmenlerin Baba İshak'ı bir kurtarıcı gibi görüp onun etrafında toplanınalarma neden olmuştur. Giderek güçlenen ~aba İshak ve taraftarları, Anadolu'da dini ve siyasi nitelikli ilk ayaklanma olan Baba! Ayaklanması'ın başlatmışlardır. Güçlükle bastırılan bu ayaklanmanın etkileri uzun yıllar devadı etmiştir. Menakıbnamelerle şiirlerinden çıkarılan bilgilere göre Yunus Emre, Babahiardan Taptuk Emre'nin dervişidir. Taptuk Emre, Horasanlıdır ve Ahmet Y esevi çizgisindedir 10 Hacı Bektaş Veli'nin işareti ile Tapduk Emre'nin dergahında marifeti ve ilmi öğrenen Yunus Emre, İslam'ın güzelliğini yansıtan kavramları, ımsralarına taşıımştır. Şiirlerinden öğrendiğimize göre Yunus Emre gezdiği yerlerde Tapduk Emre'nin tasavvufi görüşünü anlatmıştır: 10 İsmail Tosun, Yunus Emre ve Hocası Tabduk Emre'nin Yaşam Öyküsü, İzmir, X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGİ BİLGİ ŞÖLENİ 6-8 MAYIS V arduğumuz i/zere, ş ol safa gönülzere Halka Tapduk mô.nô.sın saçtık elhamdülillah Yunus 'un şeyhine intisabın dan sonraki hayatı bilinmezliklerle doludur. Yunus Emre'nin mensup olduğu tasavvuf silsilesini tam olarak ortaya koymak mümkün değildir. Ancak Şeyhinin Tapduk Emre olduğunu, ondan feyz alıp onun öğretisini yaydığım şiirlerinde görmek mümkündür. Yunus'un şiirinde belirttiğine göre şeyhi Tapduk, Velayetnfune'ye göre Tapduk'un şeyhi Saltuk, Saltuk'un şeyhi Barak'tır. Yunus: 'Tunus 'a Tabduk'tan oldı hem Barak'dan Saltug'a Bu nasib çün cflş kıldı ben nice pinhan olam. dizelerinde tarikat zincirini vermiştir. Buna göre Yunus, Barak Baba, Sarı Saltuk, Tapduk Emre silsilesi içinde yetişmiştir. Yunus'un şiirinden anlaşıldığı kadarıyla tarikat silsilenin ilk ismi olan Barak Baba Velayetnfune de Hacı Bektaş'ın halifeleri arasından göste
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks