Please download to get full document.

View again

of 28
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi

Category:

Advertisement

Publish on:

Views: 0 | Pages: 28

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
T.C. ESKiŞEHiR V A L i L i G i i X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi BiLDİRİLERi (06-08 MAYIS ) Hazırlayan Prof. Dr. Erdoğan BOZ ESKİŞEHİR, 2011 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENİ
Transcript
T.C. ESKiŞEHiR V A L i L i G i i X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi BiLDİRİLERi (06-08 MAYIS ) Hazırlayan Prof. Dr. Erdoğan BOZ ESKİŞEHİR, 2011 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENİ 6-8 MAYIS YUNUS EMRE'NİN DİLİNDEN DÖKÜLENLER Prof. Dr. Ceyhun Vedat UYGUR* ÖZET Bilindiği gibi Yunus Emre, Eski Anadolu Türkçesi Döp.eminin en önemli mutasavvıf şairlerindendir ve şiirlerinin dili, döneminin Türkçesini en iyi şekilde yansıtmaktadır. Bu bağlamda, onun şiirleri dikkatimizi çeken pek çok kelime veya ek barındırmaktadır. Bunların bir kısmı Doğu Türkçesi kelimeleri, bir kısmı da günümüz için arkaik sayılan.kelimelerdir. iley, evet, yığmak, esilmek, sağınç bunlardan bazılarıdır. Bu bildiride işte bu tarz kelimeler üzerinde durulacak; ayrıca dikkat çeken bazı ekler veya ekierin farklı işlevlerine temas edilecektir. Anahtar Kelimeler: Yunus Emre, Yunus'un dili, Eski Anadolu Türkçesi, Oğuz Türkçesi ABSTRACT As it is well known, Yunus Emre is one of the representative sufi poets of Old Anatelian Turkish period and his poetry reflects the period ideally. In this respect, his poems contain many conspicuous words or appendixes. Some of these are reputed as East Turkish and some others, in comparison to modem day, are reputed as archaic like iley, eyet, yığmak, esilmek, sağınç . In this paper, we will put emphasis on these kind of words mentioned above. Furthermore, the conspicuous appendixes and their different functions will be discussed. Key Words: Yunus Emre, OldAnatolion Turkish, Oguz Turkish Yunus Emre'nin şiirlerinden seçtiğimiz kelimeler, Yunus Emre'nin yayımlanmış iki Divan'ından alınmıştır: Faruk Kadri Pamukkale Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, DENİZLİ 921 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi 6-8 MA Y1S. Timurtaş (FKT) ve Mustafa Tatçı (MT). Söz konusu kelimeler, hem Eski Anadolu Türkçesi hem de Doğu Türkçesinde görülen kelimelerdir. Oğuz Türkçesinin Anadolu'da teşekkülü devresinde biraz daha belirgin bir şekilde görülen Doğu Türkçesi edebi dilinin unsurları, Yunus Emre'nin dilinde de müşahede edilmektedir. Bu, meselenin sadece bir yönüdür. Bunun yanında Yunus Türkçesi içinde yer alan bazı kelimeler, bugün canlı, işlek bir biçimde değişik Türk lehçelerinde de kullanılmaya devam etmektedir. Bu yönüyle de Yunus, bir anlamda Genel veya Ortak Türkçenin 13. yy.daki temsilcisi olmuştur. Bahsedilen açılardan örnek kelimeler şunlardır. 2 bakarak Divan'dan seçtiğimiz devlengiç FKT' de çaylak ; MT' de Çaylak; bazı yazmalarda dölengeç, dülengeç, devligeç şeklinde harekelenmiştir. 22/3) Bir devlengiç yuva yapar yürür ilden yavru kapar Toğan ileyinden sapar zlre elinde murdarı var (FKT, Bir devlengeç yuva yapar yürür ilden yavru kapar Togan ileyinden sapar zir'elinde murdan var (MT, 27/3) Eski Anadolu Türkçesinde kelime, devlengeç, deglügeç, devlegüç, devlingeç, devlügeç, dev/üngeç (YTS, 65) şekillerinde geçer. ET' de tenlegüç/ tefilegü:n (d-) [ *tefile- iki şeyi birbirine denklemek, denkleştirmek , ED, KBS] olarak kayıtlıdır. /fj/ sesinin /gl veya /v/'ye dönmesi, doğal ses olaylarındandır. -geç/ -güç ekinden önceki -n- de bir türerne sestir. (Tietze, okuma varyantıarı çoktur; kelimenin aslı??. şeklinde kayıt düşer. Tietze, 602/b) 2 Kelimeler, geçtiği bir veya birkaç beyitle ömeklendirilmiş, örneklerin tamamını almaya gerek duyulmamıştır. 922 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENİ 6-8 MAYIS il ey FKT: ön ; MT: iley/ileyifileyü taraf, yön, nezd, huzur. Divan'da her üç anlam da mevcuttur. 22/3) Bir devlengiç yuva yapar yürür ilden yavru kapar Toğan ileyinden sapar zl:re elinde murdan var (FKT, Div ü peri ins ü melek sever seni her mahlukat, Hayran olup ileyünde durmuş durur hfır u melek (FKT,. 110/4) Eski Türkçeden beri karşımıza çıkan *il+gerü ileri; doğuda, doğuya kelimesiyle kökteş olduğu anlaşılan *il+ey ön; taraf vd. , aslında Oğuz Türkçesinde pek rastlanmayan kelimelerden biridir. evet kısa, çabuk geçen (FKT' de sözlükte anlam verilmemiş; MT. neşrinde evet yerine i/ili var.) Öğer anun karlirliğin her bir işe hazırlığın Evet ömri kasırlığın anıcağız benzi solar (FKT, 23/4) Öger anun Kadırlıgın her bir işe hazırlıgın İlla 'ömür kasırlıgın anıcagız rengi döner (MT, 28/4) Kelime, yapı itibariyle iv- veya ew- acele etmek fiilinden ew-et (KBS)şeklinde oluşturuluştur. Günümüz edebi dilinde de kullanılan ivedi acele sözünün kökü, yine aynı fiil köküdür. DLT'de ewet acele, ivme (Atalay) şeklinde geçer. Diğer Türk lehçelerinde bildiğimiz kadanyla kullanılmaz. Bu kelime Yunus'ta kısa, çabuk geçen anlamında kullanılır. 923 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENİ 6-8 MAYIS yığ- FKT: engel olmak, men etmek MT' de yıınak: men etmek, engel olmak, uzaklaştırmak şeklinde tespit edilmiş olup bize göre düzeltilmelidir. Bu fiil, gerçekte bildiğimiz kadarıyla Oğuz Türkçesinde pek kullanılmaz. Harezm (Kutb, 89), Çağatay [ED, 897 Ib] sahalarında men etmek, engel olmak karşılığında kullanılmıştır. (bk. ED, 897 Ib) DLT' de de yığmak, toplamak; bir şeye engel olmak, alıkoymak (Atalay) anlamında kayıtlıdır. Seni Hak'dan yığanı her neyise vir gider Ne beslersin bu tenisinde kurd kuş yir gider (FKT, 32/1) Hak'dan yıgar ol seni nen varısa vir gider Ne beslersin bu tenisinde kurd kuş yir gider MT, 35/1) yavı (kıl-, var-) yavı kıl- kaybetmek , yavı var- kaybolmak (FKT' de); ''yavı kılmak: kaybetmek, ortadan kaldırmak; yavı varmak: kaybolmak. (MT'de) N azar kıl bu gevhere bu gizli gence, nura Nur kaçan yavı vara kendü nazar-gab.ıdur (FKT, 35/3) 76(1) Sabahın sinieye vardum gördüm cümle ölmiş yatur Her biri biçare olmış ömrin yavı kılmış yatur (FKT, Yapısı pek de açık olmayan kelimenin Anadolu ağızlarında yava I. sürüden ayrılan hayvan; 2. peltek, kekeme; 3. geveze ve yavı, yavi, yavu yitik (DS. XI, 4203) biçimi bulunmaktadır. Kelimenin ikinci ve üçüncü anlamları, başka bir kökle bağlantılıdır. DLT'de geçen yawa, yava, yafa sıcak, kuytu (yer) (Atalay) kelimesi, şekil bakımından Yunus'un şiirlerindeki ')lavı sözcüğülle benzemektedir. Ayrıca kelimeye 924 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi 6-8 MAYIS Kutadgu Bilig' de de 'yawa (heder, boşu boşuna, gereksiz, KB, Kabalcı Yayını, 1274/a) şeklinde rastlamaktayız: Mini terk bulumaz tilegji sewe Kalı bulsa tutmaz kıluf terk yawa (Mısır, s. 28/5) veya (Seven ve dileyen beni kolay bulamaz; bulsa bile tutamaz ve çabuk kaybeder, KB, Kaba/cı, s.203) Y awalık bile borka baş sok:masa Yawalıkka boşlag nengin saçmasa (Mısır, s. 28/14) (Boşu boşuna kendini içkiye vermeme/i; boş yere malını saçıp heba etmeme/i, KB, Kaba/cı, s. 203) Gülensoy'un kelimeyi *yaba yaban a götürmesi (KBS), bizce de isabetlidir. Zira bünyesinde aslen v, w'' bulundurmayan sözler, ''b veya gl g sesinden değişmişlerdir. igen FKT ve MT' de çok, fazla, ziyade, pek Yünus ol ışk badyasından sen igen esrük olmışsın Bi-hod iken irdün Hakk'a ayuk olma nendür senün (FKT, 107/9) Clauson, kelimenin ilk şekli olan ifien'i muhtemelen eski Oğuz kelimesi (possibly an Old Oğuz word) kaydıyla 2 igi: maddesinde Intensifying Adv. açıklaması ile gösterir; Harezm Türkçesinde Kutb 'un eserinde ifıen 'very' (Xwar. xıv inen Qutb 60); ayrıca Nehcü'l-Feradis'te inen öküş 'very many' (Nahc. 6, 3; 231, 10); Komancada inen (CCG); Kıpçakçada inen, ifıen körklü Osmanlıcada inen şeklinde, aynı pekiştiricilik görevinde geçtiğini belirtir. (Clauson, ED, 41/b, 42/a). Kelimenin asli şekli olan inen 'in ilk iki sesi, pekiştirme zarfı olan efi ~ ifi 'i hatırlatınaktadır. Belki ifien, ifi+ifi ~ efi+ efi gibi bir ikilemenin değişmiş halidir. 925 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENİ 6-8 MAYIS kullanılmıştır. Bu kelimenin de ile genişlemiş şekli de Yunus'ta igende çok {FKT ve MT sözlüğünde yok) Yünus Emre sen bu sözi yüzbin dirisen az ola İşidenler aşık ola igende uzatmayayım. {FKT, ı 7115) sağmç FKT ve MT' de emel, arzu, istek, düşünce Yüzbin yıllık fikrile henüz kuşlık olmadın Geçdük bitmez sağınçdan gürnam yağmaya virdük (FKT, 108/5) Kelimenin kökü, sa- (düşünmek... ) fiilidir. Günümüz Türk lehçelerinin birçoğunda bu kökten türemiş olan sağın özlemek (Kzk. Krg. Kkp. sağın-, Özb. sağın- gibi) fiili kullanılır. Sağınç da sağın- fiilinden isimleşmiştir. gövü {FKT' de anlam yok) Bakma dünya sevüsine aldanma halk gövüsüne Dönüp didar arzusına ol Hakk'a yüz dutmak gerek {FKT, 113/7) MT'de beyit farklı şekilde tespit edilmiş: 3 Bakma bu dünya yüzine, aldanma halkun sözine Dönüp didar arzusuna ol Hakk'a yüz tutmak gerek (140/7) 3 Dipnotta halkun sözine: halk gövüsine Rt. Kaydı var. 926 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi 6-8 MAYIS Kelimenin yapısını tespit etmek kolay değil. Gövü'nün yapısındaki -v-, asli olmayıp -b- -g-, veya -ii- (-n-?)'den değişmiştir. Tarihl yadigarl~da gövü 'ye kaynaklık etmiş olabilecek kelimeler şunlar olabilir: EUTS: kövöz burnu havada, mağrur ; kövö.nç ululanma, büyüklenme, gurur, güvenç, kibir, azamet ; kövö.nçö.ng kibirlenen EUTS: küg şöhret, ün; şarkı, türkü; kök DLT: köwez kurumlu ; bk. küfez, küwez; köwezlik şımarıklık, k:urumluluk (Atalay) KB: küwez mağrur, kibirli ; küwezlen- gururlanmak, kibirlenmek ; küwezlik gurur, kibir (KB, Kabalcı, ı ı 96/c) Yeni Tarama Sözlüğünde yok küwez sözünün kökü/gövdesi *küwe:- (proud, pride gurur lu, kibirli olmak ED, 692/b ); kelimeyi daha da geriye götürürsek *kü- ünlü olmak; sesi, ünü çıkmak fiiline gidebiliriz. *kü-g+e-(z) küwe-(z); -w- tesiriyle ünlü yuvarlaklaşması sonucu *küwü ~ *köwü *göwü gövü. Ünlü olan, sesi çıkan aynı zamanda kendine güvenir, kendisiyle gururlanır, hatta mütekebbir olur. Ancak Yunus'un mısramdaki aldanma halk gövüsüne deki anlam; halkın gururuna, kibrine aldanmak değildir. Burada kibirli olan halk olmamalıdır. Kanaatimizce halkın, mutasavvıflara, dervişlere olan ilgisi, saygısı, onları ululamaları, dervişi kibre, gurura, kendini beğenme duygusuna götürebilir. Bu duygu da aldatıcıdır. Tasavvufta en tehlikeli şeylerden biri, kendini beğenme dir. Dolayısıyla Yunus'un mısramdaki ''gövü yü, kelimenin ün, şöhret anlamını da düşünerek itibar, izzet şeklinde düşünebiliriz. kıskançlık; kuma anlamlarına gelen küni (güni) sözcüğünün (bk. ED, 727 /a), gövü ile ilgisi görünmüyor. 927 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi 6-8 MAYIS gülreg(i) MT' de kahkaha atan, çok gülen ; FKT' de anlam verilmemiş. Bizce bu kelime güleceği,.gülmesi anlamındadır. Yukarıdaki fail anlamı, metne uygun düşmüyor. Bu çağıla sakal biter görenün gülreği dutar Güzeller katında biter sev-sevüye düşdi gönül (FKT, 119/8; MT, 152/8) Halk Ağzından Derleme Sözlüğü ile Tarama Sözlüklerinde kelimeye rastlayamadık. DLT'de geçen külremek ~ küldremek gürlemek, güldür güldür etmek (Atalay) sözü, gülrek' e uzak görünüyor. Derleme Sözlüğünde geçen gürle- 1. Anlatmak, söylemek. 2. Bir kimsenin üzerine yürüyerek bağırmak, azarlamak. 3. Neşelenmek (DS-VI, ) kelimesinin 3. anlamı, gülrek sözcüğülle uygun düşüyor. Bu durumda gürle-k gülrek göçüşmesi, az da olsa ihtimal dahilindedir. Bu değilse, isimlere gelen +rek ekinin analojik olarak gül- fiiline geldiği varsayılabilir. yuvan- avunmak, müteselli olmak, gönlü rahat etmek FKT'de) (Tarama Sözlüğünde aynı anlam) veya yavun- kaybolmak, yi tmek (MT' de) (Tarama Sözlüğünde aynı anlam) Yola gider başaramaz yiğitliğe eli varmaz Bu nesneleri koyuhan yuvanınağa düşdi gönül (FKT, ) DLT. yuw- yuvarlamak ; koşmak (Atalay) DLT yuba- ihmal. etmek, yüzüstü bırakmak, üstüne düşmemek DLT yuban- çekinmek, bırakmak; karışmak DLT. yubal- karışmak DLT yubat- savsaklatmak, savsaklamayı emretmek. Asıl anlamı: hile etmek. Bk. burbatmak, yap yup kılmak, yubılamak, yuplamak 928 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi 6-8 MAYIS DLT yubıla- aldatmak, hile yapmak, al etmek Günümüz Türk lehçel~tiııden: Kkp. juban..., SevİI)mek, rahatlamak, üzüntüden kurtulmak; jubandır-, juban- fiilinin ettirgen şekli; jubanış, Teselli, avuntu, sevinç veren şey (veya kişi); jubat-, Teselli etmek, avutmak, gönlünü almak. Kzk. cuban- 1 juban- avunmak, teselli olmak (K.TS, Koç vd.) Krg. cuban- avunmak, müsterih olmak (K.S, Yudahin) Diğer okunuş şekliyle yavun- kaybolmak, yitmek {MT'de) (Tarama Sözlüğünde aynı anlam) Yola gider başaramaz yigitlige eli varmaz Bu nesneleri koyuhan yavunmaga düşdi 152/11) gönül (MT, DLT. yawsamak gönül almak istemek (Atalay) EUTS yag- 1. Yağmak; 2. Kurban sunmak Tatçı'nın okuduğu yawun- kaybolmak, yitmek anlamındaki kelime, bu 2. anlamdan türemiş olabilir. Gerçi DLT'de geçen ve yukarıda da zikredilen yuba- ihmal etmek, yüzüstü bırakmak, üstüne düşmemek kelimesi de yavun- fiiline kaynaklık etmiş olabilir. Bize göre kelime, FKT okunuşundaki gibi );uvanmak avunmak tır. Şiirin tamamına bakıldığında, insanoğlunun bebeklikten çocukluğa, gençliğe, orta yaşa ve nihayet ihtiyarlığa geçişi özetlenmiş ve bu yaş aralıklarında insanın hali, içine düştüğü durumlar ibret verici bir çarpıcılıkla dile getirilmiştir. Yunus'un yukarıdaki beyti, 45'ini aşmış, iyice ihtiyarlamış, güçten kesilmiş insanı tasvir etmektedir. Bu durumdaki bir insan, ancak geçmişiyle, gençliğiyle avunabilir . gözsepek FKT'de gözsüz sebek köstebek ; MT'de anlam yok. 929 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGİ BİLGİ ŞÖLENi 6-8 MAYIS. Boz yapalak devlengice emek yime irte gice Anun işi gözsepekdur salup ördek alur değül (FKT, 121/2) Boz yapalak deviingece emek yime irte-gice Anun işi gözsepekdür salup ördek alur degül (MT, 157/5) Eren, köstebek kelimesiyle ilgili şu açıklamayı yapar: Eski kaynaklarda köstebeğe gözsüz tebek adı verilir. Eski Kıpçakçada kösüz temek (Zajaczkowski: V oc 32) ve közsüz sebek 'kör sıçan' olarak geçer. Eski kaynaklarda gözsüz sepet adı da kullanılır. Türkçede sepel (veya gözsüz sepet) biçimi de geçer. Gözsüz sepet'teki sepet ile sepel arasındaki benzerlik düşündürücüdür. Ancak sepet ile sepel 'in birleştirilmesi kolay değildir. Buna karşılık ağızlarda köstebeğe göde sepek adının ikinci bölümündeki sepek biçimi gözsüz sepet 'teki sepet 'ten başka bir şey olamaz... Bu verilere göre köstebek'in *közsüz ( gözsüz) tebek adından geldiği açıklık kazanıyor... (TDES, 261) Yunus'un şiirinde geçen gözsepek de gözsüz tebek ( tep-ek) gözsüz sebek gözsebek tarzında değişmeye uğramıştır. karak göz; gözbebeği (FKT ve MT'de anlam verilmemiş) Gördün ki bir derviş gelür yüz ur anun kademine Senden şey'ullah idicek kaşun karağun çatmagıl (FKT, 124/4, MT, 159/4) kar ak kelimesi, Eski Türkçeden beri kullanılır: EUTS karak, karag göz bebeği; bakış 930 ' X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGİ BİLGİ ŞÖLENİ 6-8 MAYIS DLT karak gözbebeği, gözün renkli yeri; göz ; kara karak göz karası ; ürüng karak göz akı (Atalay) Clauson, ED'de D 1 k_arak 'eyeball' maddesinde Eski Uygur, Karahanlı, Çağatay, Harezm, Kıpçak, Osmanlı lehçeleri ile günümüz lehçelerinden Hakas, Türkmen Türkçelerinde kelimenin geçtiğini örnekleriyle zikreder. Aynı kelime, bugünkü Türk lehçelerinde de karak {gözbebeği, gözün karası) şeklinde yaşamaya devam eder. Örneğin Kkp. T. qara-, 1. Görmek için dikkat kesilmek, gayret sarf etmek. 2. Bağlı olmak, tabi olmak. Kzk. T. qara gözün karası (Koç, KTS) vd. Kelimenin kökü, bakmak anlamındaki kara- fiilidir. kalmaç ~ kolmaş ~ kulmaş geveze, saçma sapan ve asılsız sözler söyleyen; hilekar, kalleş, aldatıcı, hırsız'' bk. kolmaş (FKT ve MT' de) Hırkanun ne suçı var sen yoluna varmazsan Vargıl yoluna yüri er yolı kalmaç değili (FKT, 126/2) Hırkanun ne suçı var sen yolına varmazsan Vargıl yolınca yüri er yolı kalmaç degül (MT, 162/2) Erenler yolıdur mişe mişe kolaydur kolmaşa Mişe olan yerde paşa harami çok Anter'i var (FKT, 22/6) İven yolı durur ırıişe ırıişe kolaydur kolmaşa M!şe olan yirde paşa haran:ıl çok anteri var (MT, 27 /6) 67/3) Biz bu yoldan üşenmedük erenlerden usanmaduk Kimseyi yavuz sanmarluk her ne ider kolınaş ider (FKT, Kolmaşa virdük sözini sözile dökdük yüzini Yaban canavarı gibi bilenler andan şeş ider (FKT, 67/4) Kolmaşa virdük sözini sözile dökdük yüzini Yaban canavarı gibi bilinler andan şeş ider (MT, 80/3) 931 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi 6-8 MAYIS kolmaç DLT'de yok. ED' de yok. Gülensoy/KBS'de yok. kol- rica etmek, istemek (DLT, EUTS) DS'de kalmaş sözü kalleç'e gönderilmiştir. Kal/eç maddesi kalmaş ve kal/em sözcükleriyle birlikte aynı maddede karşımıza çıkar. Anlamı, dönek, kötü, sözünde durmayan dır. (Bağlıca, * Ardanuç -Artvin; -Çkl.; -İst.; -Ant.; *Bodrum- Mğ.) Anlaşılıyor ki kalmaç - kolmaş ~ kulmaş..., kolmaş şeklinde karşımıza çıkan kelime, Arapça qalliiş 'ruse, artificieux', Doerfer: TMEN 1529 (TDES) kelimesinden ses değişmelerine uğrayarak yeni şekiliere bürünmüştür. Ancak bu görüşün, bizi pek tatmin ettiği de söylenemez. Çünkü beyitlere, yukarıda kaydedilen anlamlar, her defasında tam olarak oturmamaktadır. Yeni açıklamalara kadar bu anlamı kabul etmek durumundayız. telerne FKT'de maya ile kestirilmiş süt ; MT'de ak teleme: Ak süt, kesik süt. Mecazen temiz silret için kullanılır. Yfınus bilmez kendü halin Çalab'dur söyledür dilin Bir nicesi yeni gelin ak telerne yüzler yatur (FKT, 75/9) Yfınus bilmez kendü halin Hak Çalap söyledür dilin Bir niçesi yini gelin ak telerne yüzler yatur (MT, 82/9) Gülensoy'a göre telerne 'Yağı alınan çiğ sütten yapılan peynir' te/e- '*pıhtılaşmak; *körpe olmak'+ -me. Anad. ağzl.: te/erne, telemir '1. yağı alınmış sütten yapılan peynir; 2. katılaşmamış peynir; kestirilmiş süt; telerne 'körpe, daha olgunlaşmamış; eğreti yapılmış, sağlam olmayan; zayıf, cansız, gelişmemiş' (DS. X, 3689) Eren, telerne ( deleme): 'Bir çeşit tuzsuz ve yumuşak peynir' Ağızlarda telerne yanında delerne biçimi de kullanılır. Dar bir çevrede de/me olarak da geçer,. der. Farsça dalama, 932 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENİ 6-8 MAYIS dalamak 'new cheese' [yeni peynir] büyük bir olasılıkla Türkçeden alınınıştır (Deny: Principes 95. ). (TDES, ) DLT'deyok.. 1 Tarama Sözlüğünde teleme, delerne'ye gönderilıniş: deleme: Maya ile kestirilıniş süt es il- dökülmek (FKT ve MT'de) 76/5) 74/5) Esiimiş incü dişleri dökilıniş saru saçları Kamu bitıniş teşvişleri emr ü nemde iriş yatur (FKT, Esiimiş incü dişleri dökilıniş saru saçları Bitıniş kamu teşvişleri Hak varlıgın alınış yatur (MT, DLT'de kelime esi!- (eksilmek) şeklinde geçer. Clauson, ED' de kelimeyi es- ~ eş- germek ile birlikte düşünür. DLT'deki eşi!- ''uzamak fiili, bu yaklaşıma izin verir. (ED, 240; 247) Belki es- ve es- ~ eş- fiilieri kök itibariye birbirinden farklıdır. sus ak su kabı; maşraba, tahta kova (FKT ve MT' de) Yünus esriyüben düşdi susakda Çağırur Tapduğ'ına ar gerekmez (FKT, 81/5; MT, 10117) DL T' de susgak susak, kendisiyle su ve benzeri şeyler daldırılarak alınan nesne (Atalay) olarak geçer. Kelimenin kökü, EUTS 'de (Paul Pelili ot, 17, 5) geçen sus- çarpmak, daldırıp almak fiilidir. Clauson, Çağatay, Kıpçak, Karluk Hakas lehçelerindeki şekillerini kaydetıniştir. (ED, 856/a) 933 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENİ 6-8 MA Y1S Eren, Çağdaş diyalektlerde 'su çekmek' anlamında kullanılan sus- kökünden geldiği açıktır der. (TDES, 378) Günümüz lehçelerinden Krg. T' de kotarmak, kapla almak, çekmek, kepçelemek anlamında suz- biçiminde (Yudahin, KS) kullanılır. sus- (FKT ve MT' de anlam yok. MT' deki nüshada susdı yerine içdi sözcüğü var) Sözüm yaz u kışçün değül valialı bu düş içün değül Aşık:larun cur'asından YUn.us kadeh susdı. yine (FKT, 243/7) Yine YUn.us başdan çıkıp 'ar u namüsı yılrup 'Aşıklarun cur'asından ulu kadeh içdi yine (MT, 312/8) Sözümdegül yaz kış içün geldi ma'şüka iş içün O ldı yini bagışlamak padişahun kasdı yine (MT, 3 12/7) DLT'de susgak susak, kendisiyle su ve benzeri şeyler daldırılarak alınan nesne (Atalay) olarak geçer. Kelimenin kökü, EUTS' de (Paul Pellliot, 17, 5) geçen sus- çarpmak, daldınp almak fiilidir. Clauson, Çağatay, Kıpçak, Karluk Hakas lehçelerindeki şekillerini kaydetmiştir. (ED, 856/a) Eren, Çağdaş diyalektlerde 'su çekmek' anlamında kullanılan sus- kökünden geldiği açıktır der. (TDES, 378) Günümüz lehçelerinden Krg. T' de kotarmak, kapla almak, çekmek, kepçelemek anlamında suz- biçiminde (Yudahin, KS) kullanılır. ş e
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks