Please download to get full document.

View again

of 19
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

Türkiye de Mevduat Bankalarının Kârlılığını Etkileyen Faktörler 1 Factors Affecting the Profitability of Deposit Banks in Turkey

Category:

Fashion & Beauty

Publish on:

Views: 25 | Pages: 19

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
DOI: /isarder Türkiye de Mevduat Bankalarının Kârlılığını Etkileyen Faktörler 1 Factors Affecting the Profitability of Deposit Banks in Turkey Özcan IŞIK 2 Cumhuriyet Üniversitesi Zara
Transcript
DOI: /isarder Türkiye de Mevduat Bankalarının Kârlılığını Etkileyen Faktörler 1 Factors Affecting the Profitability of Deposit Banks in Turkey Özcan IŞIK 2 Cumhuriyet Üniversitesi Zara Veysel Dursun Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Sivas, Türkiye İlkay NOYAN YALMAN Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sivas, Türkiye Ş. Merve KOŞAROĞLU Cumhuriyet Üniversitesi Zara Veysel Dursun Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Sivas, Türkiye Özet Bu çalışmada, yıllarını kapsayan dönemde Türkiye de faaliyet gösteren mevduat bankalarının kârlılığını etkileyen içsel ve dışsal faktörlerin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın bulguları banka kârlılığının kredi riski ve likidite yönetimi değişkenlerinden negatif yönde etkilediğini, banka sermayesi, faiz gelirleri ve faiz dışı gelirler gibi değişkenlerden ise pozitif yönde etkilediğini göstermektedir. Çalışmada bankaların varlıkları ile kârlılıkları arasında ters-u şeklinde doğrusal olmayan bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bulgular makroekonomik değişkenler açısından incelendiğinde, ekonomik büyümenin bankaların kârlılığını pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mevduat Bankaları, Banka Kârlılığı, Türkiye Abstract In this study, we empirically analyses the factors that determine the profitability of Turkish banks for the period of The results indicate that, credit risk and liquidity management indicators seem to have a negative influence, but bank capital, net interest income and non-interest income ratios appear to have a positive influence on return on average assets of deposit banks. The findings also suggest that there is an inverted U-shaped association between banks assets and profitability. When the findings are examined in terms of macroeconomic variables, we find that the profitability variable is affected positively by economic growth variable. Keywords: Deposit Banks, Bank Profitability, Turkey 1 Bu çalışma, 2-4 Haziran 2016 tarihleri arasında 17. Uluslararası Ekonometri, İstatistik ve Yöneylem Araştırması Sempozyumu nda sunulan bildirinin gözden geçirilmiş ve yeniden düzenlenmiş halidir. 2 Sorumlu yazar 1. Giriş Fon fazlası olan birimlerle fon ihtiyacı olan birimler arasında finansal aracılık fonksiyonu üstlenen bankalar hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülke ekonomilerinde finansal sistemin etkin kurumlarındandır. Küresel düzeyde yaşanan son finansal kriz iyi işleyen bir finansal sisteminin ekonomik istikrar ve sürdürülebilir büyüme için son derece önemli olduğunu göstermiştir (Taşkın, 2011; Demirhan, 2013). Bankalar ekonomide tasarrufların yatırımlara verimli dönüşümünü sağlayarak büyümenin devamlı olmasına katkıda bulunmaktadır. Sağladığı ekonomik katkının yanı sıra yüksek kârlar elde etmek amacıyla bankalar doğası gereği, finansal sistem içindeki işlevlerini yerine getirirken kredi riski, likidite riski, operasyonel risk, faiz oranı riski ve kur riski gibi bazı risklere maruz kalmaktadırlar (Alper ve Anbar, 2011; Turgutlu, 2014; Aydemir ve Guloglu, 2017). Türkiye de faaliyette bulunan bankalar finansal sistemin en büyük parçasını oluşturmaktadır. Aralık 2016 itibariyle Türkiye de faaliyet gösteren 52 banka bulunmaktadır. Bu bankalardan 34 ü mevduat, 13 ü kalkınma ve yatırım, 5 i ise katılım bankası olarak faaliyet göstermektedir (TBB, 2016). Bankacılık sektörü ile ilgili yapısal problemler ve makroekonomik ortamdaki istikrarsızlıklar döneminde Türkiye de bankacılık krizinin yaşanmasına neden olmuştur. Bununla beraber, bankacılık krizi sonrasında bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması ve izlenen etkin risk yönetim politikaları, diğer ülkelerin bankaları ile karşılaştırıldığında Türk bankalarının 2007 küresel ekonomik krizinden göreli olarak daha az etkilenmesine neden olmuştur (Gürbüz, Yanık ve Aytürk, 2013; Yıldırım, 2014; Akhmedjonov ve Balcı-Izgi, 2015). Dolayısıyla, son ekonomik krizin etkilerinin değerlendirilmesi ve finansal sistemin istikrarı açısından Türk bankacılık sektöründe faaliyette bulunan bankaların kârlılığına etki eden faktörlerin belirlenmesi oldukça büyük önem taşımaktadır. Bu amaç doğrultusunda, çalışmamızda yılları kapsayan dönemde Türkiye de faaliyet gösteren 20 mevduat bankasının kârlılıklarını etkileyen içsel ve dışsal faktörlerin araştırılması amaçlamaktadır. 2. Literatür Bu bölümde literatürde mevduat bankalarının kârlılığını etkileyen faktörler üzerine yapılan ulusal ve uluslararası çalışmalar değerlendirilecektir. Sabit etkili panel veri analiz yönteminin kullanıldığı çalışmalarında, Gülhan ve Uzunlar (2011) döneminde Türk bankacılık sektöründe banka kârlılığının belirleyicilerini tespit etmeyi amaçlamışlardır. Çalışmanın sonucunda sermaye yeterliliği, faaliyet giderleri, likidite, aktif büyüklüğü, menkul kıymet cüzdanı ve kredi riski gibi bankalara özgü değişkenlerin; enflasyon, ekonomik büyüme oranı gibi makro değişkenlerin; sektör payını ve sektördeki yoğunlaşmayı temsil eden sektörle ilgili değişkenlerin ve ekonomik kriz değişkeninin kârlılık değişkenini anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir yılları arasında Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren mevduat bankalarını kapsayan çalışmasında, Taşkın (2011) panel veri analiz yöntemi kullanarak banka kârlılığını belirleyen faktörleri araştırmıştır. Çalışmada banka kârlılığı ölçüsü olarak aktif kârlılığı, özkaynak kârlılığı ve net faiz marjı kullanılırken, bağımsız değişkenler olarak bankalara özgü değişkenler (toplam krediler/ toplam aktifler, aktif büyüklüğü, özkaynaklar/ toplam aktifler, geri dönmeyen krediler/ toplam krediler, 363 personel giderleri/ toplam gelirler, bilânço dışı faaliyetler/ toplam aktifler ve yabancı banka kukla değişkeni) ve makroekonomik değişkenler (GSMH deki yıllık büyüme oranı, TCMB kısa dönemli hazine bonosu faiz oranı, tüketici fiyat endeksi ve 2001 krizi kukla değişkeni) kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre banka kârlılığı değişkeninin makroekonomik değişkenlerden ziyade bankalara özgü değişkenlerden etkilendiği tespit edilmiştir. Ayrıca, çalışmada 2001 krizini temsil eden kukla değişkenin varlıkların kârlılığı üzerinde pozitif ve anlamlı, net faiz geliri üzerinde ise negatif ve anlamlı etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Alper ve Anbar (2011), Türk bankacılık sektörü için döneminde tek yönlü sabit etkili panel veri analiz yöntemi kullanarak hisseleri Borsa İstanbul da işlem gören 10 ticari bankanın kârlılığının makroekonomik ve bankalara özgü belirleyicilerini incelemişlerdir. Çalışmada aktif kârlılığı ve özsermaye kârlılığı değişkenleri bankaların kârlılığını ölçmek için kullanılmıştır. Çalışmanın bulguları bankalara özgü değişkenlerden bankanın büyüklüğü ve faiz dışı gelirlerin, makroekonomik değişkenlerden sadece faiz oranının artması banka kârlılığını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Buna karşın, hem krediler/ toplam varlıklar oranı hem de takipteki krediler/ toplam krediler oranı ile ölçülen bankaların varlık kalitesinin ise banka kârlılığını (ROA) olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir. Bununla beraber, çalışmada ROE modeli dikkate alındığında bankaların varlıkları ile faiz oranı değişkenlerinin kârlılık değişkeni üzerinde pozitif ve anlamlı etkileri olduğu tespit edilmiştir. Akbaş (2012), yıllarını kapsayan dönemde Türk bankacılık sektöründe bankaya özgü, sektöre özgü ve makroekonomik değişkenlerin 26 mevduat bankasının kârlılıklarını nasıl etkilediğini araştırmıştır. Çalışmada banka kârlılığının göstergesi olarak varlıkların getiri oranı ve özsermaye getiri oranı kullanılmıştır. Panel veri regresyon sonuçları; varlıkların getiri oranı ile kredi riski, yönetim etkinliği, sektördeki yoğunlaşmanın (hem mevduat hem de kredi temelli Herfindahl Hirschman Endeksi) ve enflasyon arasında anlamlı ve negatif yönde ilişkiler bulunduğunu göstermektedir. Çalışmada banka kârlılığının göstergesi olarak özsermaye getiri oranı dikkate alındığında ise özsermaye oranının, banka büyüklüğünün, kredi riskinin, yönetimin etkinliğinin ve sektördeki yoğunlaşmanın (aktif temelli Herfindahl Hirschman Endeksi), kârlılıkla anlamlı ve negatif yönde ilişkili olduğu tespit edilmiştir. 2003:Q4-2012:Q2 dönemi için Türk bankacılık sektöründe faaliyette bulunan ticari bankaları kapsayan çalışmasında, Demirhan (2013) 2008 ekonomik krizinin ticari bankaların kârlılığını (ROA) etkileyen değişkenler üzerindeki etkisini İki Aşamalı Sistem Genelleştirilmiş Momentler Tahmincisi kullanarak belirlemeye çalışmıştır. Banka örneklemi kriz öncesi ve kriz sonrası olmak üzere ikiye ayıran çalışmada, kriz öncesi dönemde gecikmeli kârlılık, faiz gelirleri/toplam krediler, faiz dışı gelirler/toplam varlıklar ve enflasyon oranı gibi değişkenlerin kârlılık üzerinde anlamlı etkileri olduğu tespit edilmiştir. Ancak, kriz sonrası dönem için analiz tekrarlandığında gecikmeli kârlılık, sermaye oranı ve faiz dışı gelirler/toplam varlıklar değişkenleri ile kârlılık arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler rapor edilmiştir. Sonuç olarak bulgular 2008 ekonomik krizinin varlıkların kârlılığının belirleyicileri üzerinde farklı etkileri olduğunu göstermektedir. Türk bankacılık sektöründe 26 ticari banka için dönemi için bankaların faiz dışı gelir yaratan faaliyetlerinin riske göre ayarlanmış banka kârlılığı üzerindeki 364 etkisi Gürbüz, Yanık ve Aytürk (2013) tarafından analiz edilmiştir. İki aşamalı sistem genelleştirilmiş momentler tahmincisinin kullanıldığı çalışmada gecikmeli kârlılık değişkeni, banka ölçeği, son finansal krizi temsil eden kukla değişken ve gelir çeşitlendirme ile riske göre ayarlanmış varlıkların kârlılığını temsil eden değişken arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler rapor edilmiştir. Samırkaş, Evci ve Ergün (2014), çalışmalarında 2003:M1-2012:M6 dönemleri arasında Türkiye deki ticari bankaların kârlılığını etkileyen içsel ve dışsal faktörleri tespit etmeyi amaçlamışlardır. Varlıkların kârlılığı ve özsermaye kârlılığı değişkenlerinin performans göstergesi olarak kullanıldığı modelleri tahmin etmek için En Küçük Kareler (EKK) yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda ROA ve ROE değişkenlerinin faiz dışı gelirler/toplam aktifler ve özsermaye/toplam aktifler oranlarından pozitif yönde etkilendikleri tespit edilmiştir. Bununla beraber, dışsal faktörler açısından mevduat faiz oranı ile ROA arasında negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna varılmıştır. Turgutlu (2014), Türk bankacılık sektörü için 2006:Q4-2012:Q2 dönemini kapsayan çalışmasında 30 mevduat bankasının kârlılığının belirleyicilerini ve dinamiklerini İki Aşamalı Sistem Genelleştirilmiş Momentler Yöntemi ile tespit etmeye çalışmıştır. Çalışmada aktif kârlılığı (ROA) ve özkaynak kârlılığı (ROE), banka kârlılığının göstergesi olarak kullanılmıştır. Bağımlı değişken olarak ROE nin kullanıldığı modelde, bulgular banka büyüklüğü, sermaye oranı, toplam krediler, yönetim verimliliği, bilanço dışı yükümlülükler ve finansal sağlamlık ile ilgili değişkenlerin kârlılık üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bununla beraber, ROA modelinde ise sadece yönetim verimliliği, bilanço dışı yükümlülükler, finansal sağlamlık ve ekonomik büyüme oranı ile ilgili değişkenler istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Güneş (2015), tarafından yapılan çalışmada döneminde Türkiye de 22 mevduat bankasının kârlılığını etkileyen bankaya özgü, makroekonomik ve sektöre özgü faktörlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Panel veri analiz sonuçları, bankalara özgü değişkenlerden banka sermayesi ve banka varlıkları değişkenleri ile makro değişkenlerden enflasyon değişkeninin aktif kârlılığını pozitif ve anlamlı bir biçimde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Takipteki krediler değişkeninin ise aktif kârlılığını negatif ve anlamlı bir biçimde etkilediği belirlenmiştir. Bununla beraber çalışmada özkaynaklara göre ölçülen kârlılık değişkeni ile banka varlıkları ve enflasyon değişkenleri arasında pozitif ve anlamlı sonuçlar rapor edilmiştir. İslatince (2015), çalışmasında yıllarının kapsayan dönemde 32 ticari bankanın kârlılığını etkileyen içsel (özsermaye oranı, yönetim etkinliği, kredi riski, likidite riski ve varlık kalitesi) ve dışsal (Tüketici Fiyat Endeksindeki % değişim, GSMH deki % değişim ve mevduat faiz oranı) faktörleri araştırmıştır. Çalışmada aktif kârlılığı ve özsermaye kârlılığı, banka kârlılığını ölçmek için kullanılmıştır. Çoklu regresyon analizinin kullanıldığı çalışmanın bulguları içsel değişkenlerin dışsal değişkenlere kıyasla banka kârlılığını belirlemede daha etkin olduğunu ortaya koymaktadır dönemi için 15 Avrupa Birliği ülkesinden 584 yerli ve yabancı mevduat bankasının kârlılığına etki eden faktörler Pasiouras ve Kosmidou (2007) tarafından araştırılmıştır. Statik panel veri analizinin kullanıldığı çalışmada, bankaya 365 özgü faktörlerin yanı sıra makro ve finansal yapı ile ilgili göstergelerin de varlıkların ortalama kârlılığı (ROAA) değişkenini anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Athanasoglou, Brissimis ve Delis (2008), banka kârlılığı ile bankalara özgü, sektöre özgü ve makroekonomik değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla dönemi kapsayan Yunan bankalarına ait panel verileri Sistem Genelleştirilmiş Momentler Tekniği ile analiz edilmiştir. Ampirik sonuçlar, aktif büyüklüğü hariç, bankalara özgü tüm değişkenlerin pozitif ve anlamlı bir biçimde banka kârlılığını etkilediğini göstermektedir. Sonuçlar sektöre özgü ve makroekonomik değişkenler açısından değerlendirildiğinde, konjonktür dalgalanmalar ve enflasyon gibi makroekonomik değişkenlerin banka kârlılığı üzerinde pozitif ve anlamlı etkisinin olduğunu, mülkiyet ve yoğunlaşma gibi sektöre özgü değişkenlerin ise banka kârlılığı üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığını ortaya koymaktadır. Sufian ve Habibullah (2009), Bangladeş te arasındaki yılları kapsayan dönemde 37 ticari bankanın performansını etkileyen faktörleri araştırmıştır. Çalışmada performans ölçüsü olarak varlıkların ortalama kârlılığı (ROAA), özsermayenin ortalama kârlılığı (ROAE) ve faiz gelirleri oranı (NIM) kullanılmıştır. Çalışmanın bulguları likidite riskinin, kredi riskinin ve faiz dışı giderler/toplam varlıklar oranının banka performansı üzerinde pozitif ve anlamlı etkilerinin olduğunu; bununla beraber, faiz dışı gelirlerin banka performansı üzerinde negatif ve anlamlı bir etkisinin olduğunu göstermektedir. Ayrıca aktif büyüklüğüne ilişkin sonuçlar değerlendirildiğinde aktif büyüklüğünün ROAA ve NIM değişkenleri ile anlamlı ve pozitif yönde ilişkili olduğu, ROAE değişkeniyle ise anlamlı ve negatif yönde ilişkili olduğu görülmektedir. Çalışma makro değişkenler açısından incelendiğinde, sadece enflasyon oranının banka kârlılığı üzerinde negatif ve anlamlı bir etkisinin olduğu rapor edilmiştir. Liu ve Wilson (2010), çalışmalarında yılları arasında farklı mülkiyet yapısına sahip 685 Japon bankasının kârlılığını etkileyen bankalara özgü, endüstriye özgü ve makro değişkenleri araştırmak için İki Aşamalı Sistem Genelleştirilmiş Momentler Yöntemi kullanmışlardır. Çalışmanın ampirik sonuçlarına göre, kredi riski daha düşük olan ve daha yüksek sermayeye sahip etkin bankaların daha yüksek kredi riskine sahip olan daha düşük sermayeli ve daha az etkin bankalardan daha iyi performans gösterdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca, çalışmada sektör yoğunlaşmasını, ekonomik büyüme oranını ve borsa gelişiminin derecesini ölçen değişkenlerin de Japon bankalarının kârlılığının (ROA, ROE ve NIM) belirlenmesinde önemli bir rol oynadığı rapor edilmiştir. Sanya ve Wolfe (2011), 11 farklı gelişmekte olan ülkede faaliyette bulunan 226 bankaya ait panel veri seti kullanarak gelir çeşitlendirmenin kârlılık ve risk üzerindeki etkisini araştırmıştır. İki aşamalı sistem GMM tahmincisinin kullanıldığı çalışmada, gecikmeli kârlılık değişkeni ve kredi/toplam varlıklar oranı ile riske göre ayarlanmış varlıkların kârlılığı değişkeni arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler rapor edilmiştir. Bununla beraber, çalışmada enflasyon oranı, ekonomik büyüme ve varlıkların büyüme oranı ve banka sermayesini temsil eden değişkenlerdeki artışların riske göre ayarlanmış varlıkların kârlılığını anlamlı bir biçimde azalttığı tespit edilmiştir. Riaz ve Mehar (2013), çalışmasında Pakistan da yılları arasında faaliyette bulunan 32 ticari bankaların kârlılığını etkileyen içsel ve dışsal faktörleri araştırmıştır. Oluşturulan modellerde ROA ve ROE kârlılık göstergesi olarak 366 kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, kredi riski ve faiz oranı değişkenleri ile ROA ve ROE değişkeni arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca likidite riski ve aktif büyüklüğü değişkenlerinin de ROE değişkeni üzerinde anlamlı etkilerinin olduğunu rapor edilmiştir. Ongore ve Kusa (2013), çalışmalarında Kenya da 37 mevduat bankasının finansal performansının belirleyicilerini doğrusal çoklu regresyon ve genelleştirilmiş en küçük kareler metotlarını kullanarak araştırmışlardır. Çalışmada bankaların finansal performansını ölçmek için varlıkların kârlılığı (ROA), özsermayenin kârlılığı (ROE) ve faiz gelirleri oranı (NIM) kullanılmıştır. Ampirik bulgular likidite değişkeni dışında bankalara özgü değişkenlerin tamamının bankaların finansal performansını anlamlı bir biçimde etkilediğini ortaya çıkarmaktadır. Makroekonomik faktörler göz önüne alındığında ise sadece enflasyonun Kenya daki ticari bankaların kârlılığını negatif yönde etkilediği rapor edilmiştir. Trujillo-Ponce (2013), dönemi için İspanya daki 89 bankanın kârlılıklarını belirleyen faktörleri Sistem Genelleştirilmiş Momentler Yöntemi kullanarak analiz etmiştir. Tüm değişkenlerin içsel olarak kabul edildiği modellerden elde edilen sonuçlara göre; toplam varlıklar içindeki kredi payı artışı, toplam borçlar içindeki müşteri mevduat artışı, sermaye artışı, artan sektör yoğunlaşması, ekonomik büyüme artışı kârlılık değişkenlerini (ROAA ve ROAE) arttığı sonucuna varılmıştır. Ancak, bankaların gelirlerine kıyasla maliyetlerinin azalmasının ve düşük kredi riski oranlarının kârlılık değişkenlerini azalttığı çalışmadan elde edilen bir diğer sonuçtur. Dietrich ve Wanzenried (2014), çalışmalarında arasındaki yılları kapsayan dönemde 118 ülkeden ticari bankanın kârlılığını etkileyen bankalara özgü, endüstriye özgü ve makroekonomik faktörleri analiz etmişlerdir. İki Aşamalı Sistem Genelleştirilmiş Momentler Tahmincisinin kullanıldığı çalışmada, üç gelir düzeyine göre (düşük, orta ve yüksek) ülkeler sınıflandırıldıktan sonra, çalışmanın bulguları bankaların kârlılığına etki eden faktörlerin gelir düzeyleri farklı ülkelerdeki ticari bankalar arasındaki mevcut kâr farklılıklarını açıklayabildiğini göstermektedir. Diğer bir deyişle, çalışmada banka kârlılığının (ROAA, ROAE ve NIM) belirleyicilerinin anlamlılık, işaret ve büyüklük açısından ülkelerin gelir düzeyine göre değişkenlik gösterdiği ifade edilmiştir. Gelir düzeyinin banka kârlılığını etkileyen faktörler üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Al-Jafari ve Alchami (2014), çalışmalarında yıllarını kapsayan dönemde Suriye bankacılık sektöründe 17 ticari bankanın kârlılıklarının belirleyicilerini Sistem Genelleştirilmiş Momentler Tahmincisi kullanarak analiz etmişlerdir. Varlıkların ortalama kârlılığı (ROAA) ve özsermayenin ortalama kârlılığı (ROAE) değişkenlerinin kârlılık ölçüsü olarak kullanıldığı çalışmanın sonuçları hem bankaya özgü değişkenlerin (likidite riski, kredi riski, aktif büyüklüğü ve yönetim etkinliği) hem de makroekonomik değişkenlerin (enflasyon ve büyüme oranı) banka kârlılığı değişkenini anlamlı olarak etkilediğini göstermektedir. Owoputi, Kayode ve Adeyefa (2014), çalışmalarında yıllarını kapsayan dönemde Nijerya da bankacılık sektöründe tesadüfi etkiler modeli kullanarak bankaya özgü değişkenlerin, sektöre özgü değişkenlerin ve makroekonomik değişkenlerin 10 bankanın kârlılığı üzerindeki etkilerini araştırmıştır. Çalışmada kârlılık göstergeleri olarak varlıkların kârlılığı (ROA), özsermayenin kârlılığı (ROE) ve faiz gelirleri oranı (NIM) kullanılmıştır. Çalışmada kredi ve likidite gibi bankaların risklilik 367 durumunu ölçen değişkenlerin banka kârlılığını negatif yönde etkilediği; ancak sermaye yeterliliği, banka büyükl
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks